İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/321 K.2022/155

Davacı vekili 05/11/2021 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ......." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...…

Esas2021/321Karar2022/155Tarih12 Mayıs 2022Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Mayıs 2022
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2021/321 Esas - 2022/155
Esas no
2021/321
Karar no
2022/155
Dava
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
05/11/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/05/2022
Dava
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili 05/11/2021 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ......." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, 2020/44532 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini,

oysa davacının 1978 yılında başlayan faaliyetleri ile gıda sektöründe Türkiye’nin en köklü ve büyük şirketlerinden biri olduğunu, “...” markasına kurulduğu günden beri ciddi yatırımlar yaptığını ve emek harcadığını, “...” ibaresinin gıda sektöründe davacı ile özdeşleştiğini ve tanınmış hale geldiğini, bu tanınmışlığın davalı TÜRKPATENT tarafından da kabul edilerek T/03067 sicil no.su ile tescil edilmiş olduğunu, yine davacının “...” ibaresini ticaret unvanında da çok uzun yıllardır kullanageldiğini, davacının çok sayıdaki “...” markalarının seri marka niteliğini haiz olduğunu,

davalı firmanın tescil ettirmek istediği “... ...” ibareli markanın davacının tescilli/tanınmış/seri “...”lı markalarının devamı niteliğinde olduğu imajını verdiğini, davalının markasında geçen “...” ibaresinin tasviri/tanımlayıcı bir ibare olduğunu ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayrıca genel görünümleri itibariyle benzer markalar olduğunu ve aynı/aynı tür emtialarda kullanılacaklarını, zira davacının “...”lı markalarının 01-45.

Sınıflar arasında birçok sınıf için tescilli olduğunu, bu durumun markalar arasında karıştırılma ihtimalini doğuracağını, davalı firmanın davacının tanınmış markalarının ününden haksız bir biçimde faydalanmak amacıyla “...” esas unsurlu markayı tescil ettirmek istemesinin davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu belirterek, TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/44532 başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, davacının markalarının “...” ibaresi dışında başkaca unsurlar da ihtiva ettiğini,

davalının markasında da “...” ibaresinin “...” şeklinde birleşik bir kelime içerisinde ve “...” ibaresiyle birlikte bir kelime öbeği oluşturacak şekilde kullanıldığını, markalar benzemediği için de davacının tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisi olmadığını, davacının dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı hususundaki iddialarının da ispat edilemediğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.

Davalı şahsa usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.

GEREKÇE

Uyuşmazlıgın Tespiti ve Uygulanacak Hükümler,Delillerin Tartışılması ve Kabul Dava TÜRKPATENT YİDK’nun ... sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait 2020/44532 başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir. İptali istenen YİDK kararının davacıya 14/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 05/11/2021 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 10/03/2022 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "...

Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirleriyle benzer olmadığı, davacının muhtelif markaları hasebiyle, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar açısından, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, (1) nolu bentte yer alan sebeplerden dolayı, (2) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunmadığı,

Davacının “önceki kullanıma dayalı hak”, “tanınmışlık” ve ticaret unvanından doğan hak” iddialarının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, dava konusu edilen 13.10.2021 tarihli ve ... sayılı YİDK Kararının, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu, davacının hükümsüzlük isteminin, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı..." ifade edilmiştir.

6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü kısaca, bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir.

Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı yada benzer olması gerekir; karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. İlke olarak mal ve hizmet benzerliği ile değerlendirmeye başlanır.

Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.

Buna göre dava konusu başvurunun 2020/44532 başvuru numaralı “... ...” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 05.sınıftaki "05 İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.

Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.

Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise ...." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 05, 07, 08, 09, 11, 16, 21, 24, 27, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 41, 43, 45.sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, gözlenmektedir.

Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davacının muhtelif markaları yönünden, taraf markaları arasında, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar yönünden somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği tespit ve kabul edilmiştir.

İşaretlerin benzerliğine gelince, bu değerlendirmede, önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan dominant yada ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “... ...” ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların standart karekterle yazılı ...." ibarelerinden oluştuğu görülmektedir.

Davalının markası renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; düz yazım karakterinde küçük ve siyah harflerle ayrı olarak aynı puntolarda yazılmış “... ...” ibaresi, markanın tek unsurudur. Bu ibarelerden “...” ibaresi, İngilizce de olsa, Türkçe’ye de yerleşik olan ve bilinen bir anlamı haiz bir ibare, yani genel olarak tasviri/tanımlayıcı bir ibare olmakla, marka olarak ayırt edici niteliği olmayan veya ayırt edici niteliği düşük bir ibaredir. Dolayısıyla, davalının markasında, markayı ayırt etmeye yarayan esas unsurun, bilinen/ yerleşik bir anlamı olmayan, sonradan yaratılmış/ orijinal bir kelime olan “...” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.

Davacının markalarının görsel benzerlik değerlendirmesinde; çok sayıda olan bu markaları, şekil ve renk unsurlarından yoksun sırf kelime markaları ve şekil/renk unsurlarını da haiz karma markalar olarak ayırıp değerlendirmek gerekmektedir. Davacının karma markalarının büyük çoğunluğunun da, “ambalaj şekli”ni gösteren işaretler olduğu görülmekle; bu markalarda geçen “...” ibaresinin, markaların genel görünümleri ve bütünleşik tasarımları itibariyle, tek başına ön planda olmayan ve işarete tek başına ayırt edicilik katmayan bir unsur olduğu, yani davacının karma markalarında geçen “...” ibaresinin markaların tek başına esas/baskın unsuru olduğunun söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Davacının kelime markalarında ise, hepsinde ortak olan “...” ibaresidir ve bu ibarenin yanında markasal anlamda ayırt edici niteliği bulunmayan, tasviri/tanımlayıcı kelimeler ve cins isimler yer almaktadır.

Bir kısmı İngilizce olan bu kelimelerin de anlamları ülkemizde de yaygın bir biçimde bilinmektedir ve bu ibarelerin anlamlarını bilmek için İngilizce’ye hakim olmak da gerekmemektedir. “...” ibaresi ise, davalının markasında geçen “...” ibaresinin aksine, davacı tarafından yaratılmış/orijinal bir kelime değildir ve Türkçe’deki yerleşik/bilinen anlamı “Yunan alfabesinin ikinci harfi”dir.

Bu anlamı itibariyle, soyut ayırt ediciliği bir derece düşük de olsa, üzerinde kullanıldığı emtiaları doğrudan tanımlamadığı/ tasvir etmediği ve çağrıştırmadığı için, somut ayırt ediciliği olan bir ibaredir ve davacının kelime markalarında geçen diğer kelime unsurlarının tasviri/tanımlayıcı nitelikleri çok yüksek olduğundan, bu markalarda esas/ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuçta; davacının karma markalarında “...” ibaresinin tek başına ön planda yer almadığı ve markalardaki diğer unsurlarla bütünleşik şekilde algılandığı, dolayısıyla bu markaların esas unsuru olmadığı, ancak davacının sırf kelime markalarında ayırt ediciliği en yüksek/baskın/esas unsurun “...” ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır.

Buna göre de davacının kelime markaları özelinde, her ne kadar karşılaştırılan markalarda, “...” ve “...” ibareleri esas unsur olarak kullanılmış ise de, bu ibarelerin yanında kullanılan diğer kelime unsurlarının varlığı ve “...” ibaresinin ilk hecesinin yaratmış olduğu farklılık, bu ibarenin bir bütün olarak “...” şeklinde algılanıyor olması gibi etkenler nedeniyle; taraf markaların bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimlerin, tümüne hakim olan görünüşlerin ve ayrıcalıklarını vurgulayan imajlarının görsel açıdan yeterli derece farklılaştığı göz ardı edilememektedir. Sonuçta, taraf markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin mevcudiyetinin, markaları görsel olarak benzer kılmaya yeten baskınlıkta bir durum yaratmadığı kanaatine varılmıştır.

Görsel açıdan ortaya çıkan bu farklılıklar, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Markalarda geçen “...” ve “...” ibarelerinin özellikle de öncelikli olarak algılanan ilk hecelerinin farklılığı nedeniyle farklı okunuyor olması, markalarda bunların dışında başkaca kelime unsurlarının da bulunması ve bunların “...” ve “...” ibareleriyle birlikte/tamlama içinde yer alması nedenleriyle, markaların okunuşlarının, kulakta bıraktıkları “tını”ların işitsel açıdan birbirlerinden yeterli derecede farklılaştıkları kanaatine varılmıştır.

Anlamsal açıdan bakıldığında; davalının markasında geçen “...” kelimesinin, Türkçe’de veya yaygın olarak kullanılan yabancı bir dilde yerleşik/bilinen bir anlamı yoktur, yani orjinal/davalı tarafından kurgulanmış birer kelimedir ve tüketici zihninde uyandırdığı “orjinal/anlamı bilinmeyen bir kelime” ilk algısı, davacının, yukarıda açıklandığı üzere, yerleşik anlamı olan “...” esas unsurlu markalarının yarattığı kavramsal algıdan oldukça farklıdır.

Bu nedenle; somut olayda karşılaştırılan markaların/işaretlerin tüketici zihninde uyandırdığı ilk algının da birbirlerine yakınlaştığı söylenememektedir. Bütün bunlara göre; taraf markalarında “...” ve “...” ibarelerinin geçiyor olmasının, işaretleri görsel, işitsel ve anlamsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer kılmaya yetmediği kanaatine varılmıştır.

Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.

Hükümsüzlük talebi açısından; taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harçta düşümü ile 21,40 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalılar için AAÜT uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/05/2022

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/321, K. 2022/155, 12 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/321
Karar No
2022/155
Tarih
12 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/323 K.2022/346
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/323 K.2022/485
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/323 K.2022/461
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/323 K.2022/436
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/323 K.2022/356
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/324 K.2022/141

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.