KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2022
- Esas no
- 2022/115
- Karar no
- 2022/235
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli Maddi-Manevi Tazminat İstemli , Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/07/2022
- Dava
- —
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı 25/03/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin Abidinpaşa Mahallesinde yer alan ... isimli şahıs şirketinin 15/04/2021 tarihi itibariyle ... markasının ... numaralı markanını sahibi olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen marka üzerinden erkek ve kadın giyim üzerine ürettiği malların hem sahibi oldukları dükkan üzerinden hem da ... isimli internet satış platformundan satışını yaptığını,
müvekkilinin ilk satışlarından itibaren satın alan kullanıcıların yaptığı yorumlar ve vermiş olduğu puanlar en yüksek seviyede iken davalı tarafından müvekkiline ait patentli ürünlerin ve ürün satışından kullanılan mankenlere ait fotoğrafların kopyalanarak ... giyim adı altında başkaca müşterilere sunulduğunun farkedildiğini, müşteriler tarafından müvekkiline olumsuz mesajlar geldiğini, ilgili durum üzerine trendyola gerekli şikayetler yapıldığını ve davalı tarafından kullanılan ürünler ve ihlal edilen müvekkiline ait markaya ilişkin bilgilerin kaldırıldığını, ancak bu durumun müvekkiline ait markanın ve şahıs şirketinin itibar kaybına,
satışlarının düşmesine, müşteri potansiyelinde bir güven kaybının oluşturduğunu, müvekkiline ait marka, marka yüzleri ve ürünler kullanılarak davalının ne kadar satış yaptığının tespitini yapamadıklarını, bu hususta ... isimli internet platformunun sahibi olan ... Danışmanlık Elektronik Hizmetler Pazarlama Ltd. Şti.
Firmasına yazılacak müzekkere ile davalının ne kadar haksız kazanç elde ettiğinin ortaya çıkacağını, Ayrıca davalının ticari defterleri incelendiğinde de ilgili kazanç kayıplarının tespiti yapılabileceğini, davalı yanın müvekkilinin markasını kullanarak kazanç elde ettiği tüm dönümlere dair araştırma yapılması ve akabinde müvekkilin kazanç kaybı ve maddi zararının tespiti ile ilgili zararın tespiti ile ilgili zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini tüm bu sebeplerle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin başlama tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,
20.00,00 TL manevi tazminatın haksız eylemin başlama tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şahıs cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde bahsi geçen ...firması, annem olan diğer davalı ... ...e ait olduğunu, bu firmayla kendisinin bir alakasının olmadığını, davada neden taraf olarak gösterildiğini bilmediğini beyan ederek davanın husumet yokluğu nedeniyle davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... .... cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davaya konu ... markasının ... isimli şahıs şirketine ait olduğunun belirtildiği, ancak dava ... isimli şirket tarafından değil ... isimli gerçek kişi tarafından açıldığını, buna göre davacının dava açma hak ve yetkisinin bulunmayıp işbu dava ancak ... isimli tüzel kişilik tarafından açılabileceğini, haksız ve yasal dayanaktan mahrum davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının marka hakkına tecavüzden kaynaklı, maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. 6102 TÜRK TİCARET KANUNU
IV – Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri (1)
1. Genel olarak (2)
MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Yukarıda yazıldığı üzere; 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Açılan dava da Fikri Mülkiyet Hukuku kapsamında olan marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan; uyuşmazlık, ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan açılan davanın dava şartı noksan olduğundan davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/115, K. 2022/235, 5 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama