KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/276
- Karar no
- 2023/161
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (Mersis:...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 10/07/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/04/2023
- Dava
- —
Karar Metni
2.110 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili 10/07/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin "..." ibaresini tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... tarafından re'sen yapılan incelemede ... tescil numaralı "..." sayılı marka ile 6769 sayılı SMK 5/1-b-c-ç maddesi uyarınca benzer bulunarak kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... tarafından reddine karar verildiğini, oysa marka sahibi müvekkilin kendi hizmet sektöründe ve tüketici nezdinde bilinen firma olduğunu, “... ...” markası 6769 s. SMK uyarında son derece benzer kavramına dahil olmadığı,
yanına farklı unsurların eklenmesi suretiyle “...” ibaresini ihtiva eden tescilli markaların olduğunu, müvekkile ait markanın “...” ibaresi yanına “...” kelimesi ile ayırt edici şekil ve renk unsuru eklediğini ve ... diğer markalar ile arasında benzerlik olmadığını, davalı ... web sitesinin tecrübeli insanlar tarafından kurulduğunu ve sosyal mecralarda tıklanma oranı ve görüntülenme hacmi dikkate alındığında markanın ayırt edicilik işlevinin yerine getirdiğini, “...” adlı websitenin kime ait olduğu, vizyonu, misyonu savunduğu ilkeler sosyal medya kullanıcıları ve website kullanıcıları tarafından ayırt edilebilir olduğu,
... kararında ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak kabul edilen ... sayılı “...” markasına esas teşkil eden h... adlı internet sitesinin künyesi, adresi ve yazarı olmadığını, 6769 s. SMK’nın 5/1-c gereği tüm firmaların kullanımına açık olan tamamlayıcı terimlerin tek firmanın tekeline verilmemesi gerektiğini, müvekkile ait markanın 6769 s. SMK 6/1 maddesi anlamında diğer markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin bütünlük çerçevesinde yapılması gerektiğini,
itirazın dayanağı olan marka “...” ile müvekkile ait marka “...” karşılaştırılırken bir bütün olarak ele alındıklarında karıştırılma ihtimalinin olmadığını ve tüketicinin bunlar karşısında iltibasa düşmeyeceğini, ... yanın itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve kötü niyetli olduğunu, itiraz eden tarafın iddia ettiği ortaklığın “...” ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, müvekkilin “... ...” ibareli başvurusu ile ”...” ibareli markanın benzer olmadığını ve karıştırılması, ilişkilendirilmesi ihtimali olmadığını belirterek,
... ...’nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı markada ilk görülen ve algılanan kısmın “...” ibaresi olduğu, bu haliyle Türkiye’den haberler olarak algılanacak bu durumun ayırt edicilik taşımadığı ve halkı yanıltma ihtimali bulunduğuna, bu ibarenin tanımlayıcı olduğu ve bir kişinin tekeline bırakılamayacağına, davacı tarafın markaların benzer olmadığını iddia etmediğini ve markaların aynı esas unsurdan oluşan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğuna, davacı markasınını esas unsuru olan “... ...” ibaresinin redde mesnet markada da aynen yer almakta olup esas unsur konumunda olduğuna,
SMK 5/1-c maddesi gereği ... sayılı markanın incelenmeye ve redde esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığına, davacının markasında kullandığı ibarenin sıradan olduğu ve kendi markası ile özdeşleştirdiğine kanaat getirecek somut delil olmadığına, markalar arasında tarihsel öncelik sonralık ilişkisini olduğuna, markanaın ayı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğuna, redde konu mallarla aynı/aynı türdeki malların, redde dayanak olan markaların kapsamında yer aldığı ve bu durumun iltibasa neden olduğuna beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE DELİLLER
Tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, ...’den davacı şirkete ait ... sayılı marka başvurusu işlem dosyası ile itiraza dayanak marka tescil belgesi getirtilmiş, sunulan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlıgın Tespiti ve Uygulanacak Hükümler, Delillerin Tartışılması ve Kabul
Dava, davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir. İptali istenen ... kararının davacıya 12/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 10/07/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
...’den getirtilen ... sayılı marka başvuru işlem dosyası incelendiğinde, davacı şirketin 07/08/2021 tarihinde "..." ibaresinin marka olarak tescili istemiyle davalı ...'e başvuruda bulunduğu, ... yapılan incelemede ... tescil numaralı "..." ibareli markalar ile 6769 sayılı SMK 5/1-b-c-ç maddesi uyarınca benzer bulunarak başvurunun reddedildiğini, davacı tarafından yeniden inceleme isteminin ...’nun ... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle mahkememiz önündeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 16/02/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "...Davaya konu marka başvurusunun ilgili hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 5/1-b, 5/1-c ve 5/1-ç maddesi yönünden tescil engeli bulunduğu, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı..." ifade edilmiştir.
Uyuşmazlığın özü, davacının ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu yönünden redde mesnet ... tescil numaralı "..." ibareli markasının 6769 Sayılı SMK madde 5/1-b-c-ç bendi çerçevesinde tescil engeli oluşturup, oluşturmadığından ibarettir.
Buna göre dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, 6769 Sayılı SMK madde 5/1-b-c-ç yönünden reddedilen "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.
Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). ... ajansı hizmetleri, Dergi, kitap, gazete vb. Gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. ... muhabirliği hizmetleri, foto - muhabirliği hizmetleri.
Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil" mal ve hizmetlerin bulunduğu, redde mesnet markaların ise "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 38.sınıftaki "38 Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). " hizmetlerin yer aldığı, gözlenmektedir.
6769 s. SMK 5/1-b ve c Maddeleri Uyarınca Değerlendirme
6769 s. SMK 5/1-b maddesi “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler”in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. Madde gerekçesi incelendiğinde, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. ... sayılı AB Marka Tüzüğünün 7. maddesinde de marka olarak tescil edilemeyecek herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler benzer şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre işaretin tescilinin mümkün olmaması için “kaynak gösterme fonksiyonu”na sahip olmaması gerekmektedir.
Zira ... ve ... ve üye ülkelerin ulusal mevzuatlarına göre bu maddenin yorumunda hareket noktası markanın esaslı fonksiyonu kavramıdır. Bir markanın esaslı/asıl fonksiyonu, mal ve hizmetleri bir başkasının mal ve hizmetlerinden ayırt etmekten ibarettir. Dolayısıyla ürünün bir kişi veya firmaya ait olduğunu tanıtmaya imkan vermesi, yani ayırt edici gücünün olması gereklidir. Eğer ki işaret, ürünün aidiyeti hakkında tüketiciye bir bilgi veremiyor ise marka olarak tescil edilemez. Dolayısıyla ayırt edicilik fonksiyonu, işaretlerin genel ve temel bir özelliğidir. (...”).
“Bir markanın ayırt edici karaktere sahip olması için o markanın, tescili istenen ürünün belirli bir işletmeden kaynaklandığını belirler hale gelmiş ve böylece o ürünü diğer işletmelerin mallarından ayırır hale getirmiş olması gerekir. (...).”. ... kararlarında da, ayırt ediciliğin markanın temel fonksiyonu olan kaynak gösterme fonksiyonunun sağlanıp sağlanmadığına bağlı olduğu ifade edilmektedir. .... sayılı kararında:
"556 sayılı KHK ile hüküm altına alınan tanım ve ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ayırt edicilik fonksiyonu markanın en temel unsurudur. Çünkü, ayırt edicilik markanın üzerinde kullanıldığı bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan en önemli tescil şartıdır." denilerek ayırt ediciliğin markanın en temel unsuru olduğuna dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla kabul edilen bu görüşler çerçevesine işaretin, tescili talep olunan emtialar yönünden “kaynak gösterme” fonksiyonunun var olup olmadığı incelenmeli ve bu doğrultuda bir kanaate varılmalıdır.
Kanunun 5/1-c maddesi ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. 556 s. KHK döneminde 7/1-c maddesinin doğrudan karşılığı olan bu düzenlemeye göre bir işaretin 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile olan sıkı ilişkisi sebebiyle derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.
Görüleceği üzere işaretin 6769 s. SMK 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususu, başvuru kapsamındaki emtialar ile işaret arasındaki ilişki gözetilerek değerlendirilmesi gereken bir husustur. Zira tescili talep edilen işaretin kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olup olmadığı ya da ilgili mal ya da hizmetin bir özelliğini ifade edip etmediği değerlendirilirken, başvuru kapsamındaki mallar / hizmetler esas alınmak durumundadır.
Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar kapsamında incelenmesi gereken husus “... ...” ibaresinin redde konu hizmetler bakımından ayırt edici olup olmadığı veya hizmetin özelliğini ifade edip etmediğidir. Bu doğrultuda davaya konu marka ele alındığında "..." ibareli markanın beyaz zemin üzerinde solda kırmızı balon içerisinde ... ibaresi ve sağda lacivet renkli ... ibaresinden tasarlandığı tespit edilmiştir.
Markada bulunan ... ibaresinin coğrafi kaynak gösterme durumundan ötürü sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ilgili tüketici yönünden de bu şekliyle algılanacağı, çekişme konusu hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşüktür.
Markada bulunan ... ibaresinin ise redde konu hizmetler bakımından tanımlayıcı nnitelikte olmakla ilgili tüketici kesimi tarafından herhangi bir zihni çaba gerektirmeksizin, doğrudan doğruya “Türkiye Haberleri, Türkiye’den haberler” şeklinde algılanacaktır.
Dolayısıyla davaya konu marka, çekişme konusu hizmetler bakımından hizmetin/ürünün amacına doğrudan atıf yapan bir anlamda kullanılmış olup anılan hizmetler bakımından marka olarak algılanmayacağı; tüm bu sebeplerle SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engeli bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
6769 s. SMK 5/1-ç Maddesi Uyarınca Değerlendirme
6769 Sayılı SMK madde 5/1-ç bendinde “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemez hükmünü içermektedir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder.
6769 Sayılı SMK madde 5/1-ç bendine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markaların tescil edilmesi mümkün değildir. Bu durum mutlak ret sebeplerinden biridir. Mutlak ret nedenleri ... tarafından re’sen İncelenmekte ve bu tür bir tescil engeli görüldüğü takdirde kurumca marka tesciline izin verilmemektedir. Ayrıca bu düzenleme aynı mal ve hizmetlerle ilgili bir tescil engelidir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun marka tescilinde red için mutlak nedenlere ilişkin 5/1 (ç) maddesi gereğince “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” marka olarak tescil edilemez.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun marka tescilinde red için mutlak nedenlere ilişkin ilişkin 5/1 (ç) maddesi kapsamında belirtilen, iki koşulun birlikte varlığıdır: 1) Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması, 2) Mal ve/veya hizmetlerin aynı/ aynı tür olması. Her iki koşulun birlikte sağlanması halinde, sonraki tarihli başvuru, çakışan mal ve/veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddedilir.
Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması: “Aynı” markalar, birbirleri ile görsel olarak aynı olan ve tüketiciler tarafından birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak unsurları bulunmayan markalardır. Farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez. “Ayırt edilemeyecek kadar benzer” markalar ise, arasındaki farklılıkların ortalama tüketici açısından ilk bakışta veya kolayca fark edilemeyecek düzeyde, yani ihmal edilebilir önemde olmasıdır. Bu durumda, tüketici markalar arasındaki farklılıklara rağmen, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin aynı kişi ve/veya firmaya ait olduğunu sanacaktır.
Mal ve/veya hizmetlerin aynı / aynı tür olması: Sınıflandırma tebliğindeki her bir grupta yer alan mal/hizmetin, birbirleri ile aynı/aynı türde olduğu kabul edilmektedir. Ancak, Tebliğ’in 4. maddesinde “556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen aynı tür malın veya hizmetin tespitinde, bu Tebliğ ekindeki listede yer alan gruplar esas alınır. Ancak, Enstitü marka tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında bu grupları, aynı tür malın veya hizmetin tespitinde daha dar veya farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebilir.” denilmektedir.
Öncelikle markaların ayırt edici ve baskın unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir: “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak yapılmalıdır.”
Davaya konu markaların “aynı” yahut “ayırt edilemeyecek kadar benzer” marka olarak değerlendirmeyi mümkün kılacak bir derecede benzerlik taşıdığı ve yine redde mesnet markanın tescile konu “Haberleşme hizmetleri” ile başvuru konusu markanın reddine karar verilen hizmetleri yönünden aynı veya aynı tür olma şartının sağlandığı düşünülmekle 6769 Sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi bağlamında tescil engelinden bahsedilebileceği kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/276, K. 2023/161, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama