KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/417
- Karar no
- 2023/151
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (T.C.: ...
- Vekili
- Av. ... ...
- Davalılar
- 1- ... - (Mersis:...) ...
Karar Metni
1.705 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Av. ... -... Av. ... - ... Av. ... - ... : 2- ... ... Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2023
DAVA
Davacı vekili 12/10/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla, müvekkilinin ... nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlandığını; davalı şirketin ...sayılı ve "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez ... ... sayılı ... kararı ile nihai olarak reddine karar verilerek başvurunun reddine karar verildiği,
oysa davacının, 22.03.2021 tarih ve ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı ...’nde kısmen yayımlandığı, ... SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. Tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun ...
SMK 6/1 maddesi kapsamında reddedildiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, markasal anlamda ayırt ediciliklerinin son derece zayıf olduğunu “...” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını belirterek, ... ’nun ... sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini savunduğu görülmektedir. Bu başvuru ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bağlantı kurulması ihtimali dâhil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduklarını, başvuru konusu markada bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip unsurun aynen yer aldığını, ayrıca, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların, kısmi ret kararı kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından aynı/aynı tür veya benzer mal/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi ile verilen Kurum kararının yerinde olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bağlantı kurulması ihtimali dâhil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduklarını, markalardaki ortak unsurun ... olduğunu, ayrıca, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların, kısmi ret kararı kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından aynı/aynı tür veya benzer mal/hizmetleri kapsadıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu,
davalının markasını kesintisiz bir şekilde uzun yıllardır kullandığı ve 2014 yılından bu yana ... nezdinde korunmakta olan markası ile aynı/benzer sınıftaki aynı ve benzer ürünler/hizmetler için haksız olarak tescil müracaatında bulunduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE DELİLLER
Mahkememizce tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, davaya konu ... ...’nun ... sayılı kararı ile davacıya ait kod nolu marka başvuru dosyası ve davalı şirkete ait marka tescil belgeleri getirtilmiş, taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlıgın Tespiti ve Uygulanacak Hükümler, Delillerin Tartışılması ve Kabul
Dava, davanın davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali isteminden ilişkindir. ... kararının davacı başvuru sahibine 15/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 12/10/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 15/03/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan malların davalıya ait redde mesnet markada yer alan mallar ile aynı olduğu Davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalıya ait gerekçe markanın görsel, işitsel olarak benzer olduğu ve dava konusu marka başvurusunun davalı markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu," ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü kısaca, bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir. Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı yada benzer olması gerekir.
Karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. İlke olarak mal ve hizmet benzerliği ile değerlendirmeye başlanır.
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Buna göre dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 05. sınıftaki "05. sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.
İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." mal ve hizmetlerden oluştuğu, itiraza mesnet markaların "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, gözlenmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davaya konu olan 05. Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.
İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. emtiaları, davacının gerekçe olarak gösterdiği ve ... nezdinde benzer kabul edilen markada aynen yer aldığı tespit ve kabul edilmiştir.
İşaretlerin benzerliğine gelince, bu değerlendirmede, önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan dominant yada ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "..." ibarelerinden oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacı başvurusunun ... ibaresi ve kırmızı renk unsurları ile birlikte düz kitap harfleri kullanılarak beş harften oluştuğu gözlenmiştir. ... kelimesi ... olarak telaffuz edilmektedir. İngilizce dilinde ise “kabarık” anlamı taşımaktadır.
İtiraza mesnet marka ... olup “...” ve “...” olarak iki kelime ve dokuz harften siyah-beyaz unsurları ile birlikte düz kitap harfleri kullanılarak oluşturulduğu gözlenmiştir. ... kelimesi ...olarak telaffuz edilmektedir. “...” ibaresinin bilinen bir anlamı olmadığı, “...” ibaresinin ise İngilizce dilinde “taze, serin, diri vb.” anlamına geldiği, tali unsur olarak kullanıldığı ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı, “taze, serin, diri ... ” anlamı taşıyarak ... kelimesini nitelediği tespit edilmiştir.
Taraf markalarında ortak unsur ...-... ibaresidir. "..." ibaresine yalnızca f harfi eklenerek “...” ibaresi ile elde edilmiş olan davacı markasının telaffuzda ve görsel olarak ayırt edicilik katmadığı ... bileşik kelimelerden oluşan markada ... ibaresinin ... ibaresine vurgu yapar nitelikte olduğu ve markanın esas unsurunun ... olarak anlaşılacağı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, ... ve ... ibareli markaların görsel ve işitsel bakımdan ortalama düzeyde tüketici nezdinde bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzerlik gösterdiği kanaatine varılmıştır. Bu anlamda taraf markaları arasında SMK m. 6/1 kapsamında aranılan temel kriterlerden marka benzerliği kriteri meydana gelmiştir.
Karıştırılma ihtimali açısından önem arz eden bir diğer husus, mal veya hizmetin alıcısı olan makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı olduğu varsayılan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin inceleme konusu mal ve hizmetlerin niteliğine göre değişmekte olduğudur.
Tarafların markalarının eczacılık ürünleri üzerinde kullanılan markalar olması nedeniyle satışı yapılan ürünlerin tüketicinin birkaç saniye içinde alım kararı verdiği türden ürünler olmadığı ve dolayısıyla ortalama tüketicinin göstereceği dikkat derecesinin ortalama olacağı, tüketici kitlesinin eczacılık ürünleri alışverişi yapan her yaş ve eğitim seviyesindeki kişilerden oluşmakta olduğu düşünülmektedir.
Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında iktisadi veya idari yönden bir bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Davacı taraf, “... ve ...” ibaresinin 05. sınıf emtia bakımından sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu iddia etmişse de ... online veri tabanı kontrol edildiğinde, “... ve ...” ibaresi ile oluşturulmuş markaların bazılarının özellikle 05. Sınıfta geçersiz olduğu, “... ve ...” ibaresi ile türetilen markaların tescilli olduğu ancak hepsinde birebir 05. Sınıf malları kapsamadığı tespit edilmiştir
Dolayısıyla, davalı yana ait marka, davacı yanın başvurusunda aynen yer almakta olup, taraf markalarının emtia yönünden ayniyet taşıdığı gözetildiğinde, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davalı markası ile davacının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, aralarında ticari-ekonomik bir ilişki olabileceğini düşünmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmiş olup, markaların birbiri ile karıştırılma tehlikesi bulunması nedeniyle somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, davacının “...” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılan “...” ibaresinin, davalı şirket tarafından ön plana alınması ve yazım şekli ve renk unsurları bakımından da kullanımların benzerlik göstermesi, bu bağlamda ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek benzer kullanımın davacıya ait marka hakkına iltibas teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/417, K. 2023/151, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama