KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/501
- Karar no
- 2022/423
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2022
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2022 tarih ve 2022/531 Esas- 2022/875 Karar sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilerek mahkememize dosya tevzi edilmiş olup esas defterine kaydı yapılmıştır.
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;davacı şirketin, yapışkanlı bantlar sektöründe kendi markası olan “...” ile 17 yıldır deneyimli ve profesyonel ekibi ile halka hizmet verdiğini, bunun yanı sıra global pazarın lider markaları olan ... firmalarının da ana bayiliğini yaptığını, davalı şirketin, ... isimli online alışveriş sitesinde kurmuş olduğu “....kırtasiye” isimli firması ile müvekkiline ait olan ... markasının 5 metrelik çift taraflı halı bandını kendi ürünü gibi tanıtarak satışa sunduğunu,
bu çerçevede müvekkilinin resmi satış sitesinden almış olduğu ürünlerin fotoğraflarını izinsiz olarak ...’da yer alan e ofis kırtasiye isimli mağazasında kullandığını, ancak davalı firmanın “....” isminde kendi üretimi olan halı bandı bulunmakta olmasına rağmen müvekkiline ait markanın görsellerini izinsiz paylaşarak ürünü satın alan müşterilere ise müvekkilinin ürünü yerine kendi ürününü gönderdiğini, gelen şikayetler üzerine de kendi ürünün daha iyi kaliteli olduğunu ileri sürdüğünü, davalı firmanın,
müvekkiline ait ürünleri yine müvekkiline ait fotoğrafları izinsiz kullanarak satışa sunarak müşterileri yanıltmasının yanı sıra ... üzerinden satıcıya sorulan sorulara vermiş olduğu cevaplarla müvekkiline ait ürünleri de kötülediğini, davalının eylemlerinin haksız rekabete yol açtığını ve hukuka aykırı olduğunu, davalı firmanın, müvekkilinin tanınmışlığından ve güvenirliğinden faydalanmak amacıyla müvekkiline ait olan ürünleri,
yine müvekkiline ait ürün fotoğrafları ile birlikte izin almaksızın satışa sunduğunu ve satın alan müşterilere kendi ürününü göndererek müvekkiline ait ürünleri de gelen şikayetler çerçevesinde müşterilere karşı açıkça kötülediğini, davalı firmanın TTK m.55 uyarınca haksız rekabet hükümlerine kendi kusuru ile açıkça aykırı davrandığını, tüm bu nedenler ile;
müvekkiline ait ürün fotoğraflarını izinsiz kullanan ve müvekkilinin ürününü haksız şekilde kötüleyerek haksız rekabete yol açan davalı firmanın yol açtığı, haksız rekabetin men’i ile HMK m.107 uyarınca toplanacak delillerden sonra arttırmak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL’lik maddi tazminatın, ticari faizi ile birlikte davalı firmadan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacının TTK 55 maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti meni ve haksız rekabete dayalı maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK’nın 4/1-a maddesi uyarınca “bu kanunda düzenlenen” davalar, mutlak ticari dava olup, TTK.'nın 5. maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğu düzenlemesi mevcuttur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır." hükmü mevcuttur.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/531 esas 2022/875 karar sayılı kararı kanun yoluna başvurulmadığından 22.11.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı tarafça 6769 sayılı SMK’dan kaynaklanan hakların ihlaline yönelik bir iddia ileri sürülmediği gibi, aynı zamanda tescilli bir sınai mülkiyet hakkına da dayanılmadığına göre, uyuşmazlıkta 5846 sayılı FSEK ve 6769 sayılı SMK'nın uygulama yeri bulunmadığından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi olan "Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi"nin görevine girmediği kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren bir olgunun varlığından söz edilemeyeceğinden uyuşmazlığın ticari dava olması nedeniyle Asliye ticaret Mahkemesi'nde görülmesi dava şartı olup, mahkememizin iş bu davayı görmesine kanuni engel bulunmaktadır. Belirtilen nedenlerle dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/501, K. 2022/423, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama