KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Veryeme Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/14 Esas - 2024/140
- Esas no
- 2023/14
- Karar no
- 2024/140
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
Karar Metni
3.197 kelime·16 dk okuma·12 bölüm
: Av. ... Av. .... DAVALILAR : 1- .... : Av. ... : 2-... : Av. ....
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 09/01/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
TALEP
Davacı vekili 09/01/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde .... sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı "...." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin .... sayılı .... (....) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu,
zira müvekkilinin tüketiciler nezdinde tanınır ve güvenilir bir marka haline gelmiş olduğunu, 2000 senesinden beri “....” markalarını kullanmakla birlikte 2017 senesinde “...” ibaresinin baş harflerinden oluşan “...” ibaresini ve logosu ile oluşturduğu “... ...” markasını kullanmaya ve marka tescilleri almaya başladığını, dava konusu markanın bir bütün olarak ele alınması halinde kısmi redde mesnet alınan markalardan son derece farklı olduğunu ve kendi içerisinde ayırt edici niteliği haiz bir işaret olduğunu, taraf markalarına kullanılmış olan renklerin de farklı olduğunu,
davacının markasında geçen “...” ve “...” kelime öbeklerinin işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının yüksek olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek, .... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davalının “...&... ...” markasının gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında tescilli ve ciddi bir biçimde kullanılan tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu edilen markanın davalının önceki tarihlerde tescile bağlanmış ve tanınmış olan markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, davalının ayırt ediciliği yüksek “...” markasının dava konusu edilen markada aynen geçtiğini, davacının markasında kullanılmış olan ve Türkçe’de “günlük mükemmellik”,
“biyolojik bariyer” anlamlarına gelen “...” ve “...” kelime öbeklerinin işarete markasal hüviyette bir ayırt edicilik kattığının söylenmesinin mümkün olmadığını, davacının “...” markasını kullanarak davalının tanınmışlığından haksız bir fayda sağladığını ve bu yüzden de kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 08/11/2022 olduğu, 09/01/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış (08/01/2023 pazar günü olduğundan) ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "... ... bio barrıer" ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca .... sayılı "....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle kısmen reddedilmesi kararına karşı, başvuru sahibi adına kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle yapılan itiraz ve başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer haklar ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddedilmesi talebiyle "...-... ... ŞİRKETİ" adına yapılan itirazlar incelenmiştir.
...
6769 s. SMK Md. 19/2'ye göre "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması h?linde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
SMK Uygulanmasına Dair Yönetmelik Md 29/1'e göre "Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için başvuru sahibinin, yayıma itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak Kuruma bildirmesi gerekir. Belirtilen koşulları taşımayan ve süresi içinde yapılmayan kullanımın ispatına ilişkin talepler yapılmamış sayılır."
Bu ilkeler ışığında ilk olarak başvuru sahibi adına yapılan itiraz değerlendirilmiştir.
Başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi .... tescil numaralı itiraz gerekçesi markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... tarafından bu markaların "Sınıf 03: Parfümler " malında kullanımının ispatlandığının tespit edildiği görülmüştür.
Başvuru sahibinin Kurul nezdinde yapmış olduğu işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, ... tarafından yapılan bu tespite ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması,
kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...'nin söz konusu tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla, kullanım ispatı talebine konu kısmi ret (itiraz) gerekçesi markaların "Sınıf 03: Parfümler" de kullanımının ispatlandığı sonucuna varılmış olduğundan, SMK m. 19(2) hükmü uyarınca, söz konusu markalara dayalı olarak SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın kısmen kabulü kararına karşı yapılan itiraz bu doğrultuda incelenmiştir.
Belirtilen kapsamda ve ... sayılı Kurul kararı da dikkate alındığında işbu başvurunun baskın olarak konumlandırılan ve tüketici nezdinde marka algısı yaratan asli unsurunun "..." ibaresi olduğu görülmüş ve başvuru ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen markaların genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olduğu, kısmi ret kapsamında bulunan malların kısmi ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunanlarla aynı/aynı tür olduğu tespit edilmiş ve bu mallar bakımından markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle başvuru sahibi adına yapılan itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
...
KARAR
1- Başvuru sahibi adına yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. 2- "...-... ... ŞİRKETİ" adına yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK 6/1 maddesi anlamında;
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için mal/hizmet aynîyeti/benzerliğinin yanı sıra, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "...." (...) 03, 05. Sınıflar.
Davalı Markaları "...." (....) 03, 05, 35. sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 10/05/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1) Karşılaştırılan markalar arasında, davalının ... sayılı markaları hariç, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu,
2) Davalının kullanmama def’ine muhatap markalarının “parfümeri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, kolonyalar, deodorantlar, esanslar, mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler” emtiaları ile bunların 35. Sınıf altında satışı hizmetlerinde yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiği,
3) Davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden, davalının markalarının tescilli olduğu/kullanıldığı emtialar ile ayniyet/benzerlik/ türdeşlik şartının gerçekleştiği,
4) Davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bu emtiaları satın alırken düşük olmadığı,
5) (1), (2) ve (3) nolu bentlerdeki sebeplerden dolayı, (4) nolu bentteki tespit rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, davalının.... sayılı markaları özelinde, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,
6) Dava konusu edilen 01.11.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınan 03/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "Yukarıda incelendiği ve değerlendirildiği üzere; davacının itirazları doğrultusunda, Kök Raporumuzdaki tespit ve değerlendirmelerde değiştirmemizi gerektirecek bir husus bulunmadığı yönündeki kanaatlerimizi, Sayın Mahkeme’nin takdirlerine, saygılarımızla, arz ederiz." şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilince emsal olarak bildirilen karar, ilk derece mahkemesi kararı olup emsal alınamayacak nitelikte olduğundan, davacı vekilinin yeni heyetten rapor alınması yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
KULLANMAMA DEF'İ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Davacının, ... marka işlem dosyasında ileri sürdüğü kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davalının itirazlarına mesnet aldığı markalarının davacının dava konusu edilen markasının başvuru tarihinde en az 5 yıl süreyle tescilli olması gerekir. Kullanmama def’ine muhatap davalı markalarının tescil tarihlerine bakıldığında, 03, 05, 35. sınıfların bu tarihler üzerinden dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 11.06.2021 tarihi itibariyle beş yıl geçmiş olduğundan, davalının .... sayılı markaları yönünden davacının ileri sürdüğü kullanım ispatı talebinin hukuken dinlenebilir olduğu değerlendirilmiştir.
Somut olayda, incelenmesi gereken husus, davalının .... sayılı markalarının;
✓ Davalı tarafından,
✓ Tescilli oldukları emtialarda,
✓ Türkiye sınırları içerisinde,
✓ Ciddi bir şekilde,
✓ Markasal hüviyette,
✓ 11.06.2016–11.06.2021 tarihleri aralığında ve
✓ Tescillerine uygun olarak
kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır.
Davalının ... marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde (“....” markasının kullanımına ilişkin; davalının ticaret sicil gazetesinin örneğini, ... nezdinde tescilli markalarının listesini, web sitesinden ve sosyal medya hesabından alınmış görselleri, “...&...” markalı ürünlerinin görsellerini ve bu ürünlerin satışına ve yurt dışına ihracatına ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi örneklerini sunduğu anlaşılmıştır);
davalının işaretini markasal hüviyette, “parfüm, deodorant, kolonya, araç ve ortam kokulandırma” emtialarında ve bunların satışı hizmetlerinde, 2016-2021 tarihleri aralığında yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispatlanabildiği değerlendirilmiştir.
Bu sebeple, davalının huzurdaki davaya konu edilen ... kararında kısmi redde mesnet alınan markalarından .... sayılı olanlara dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan sadece, tescilli oldukları takdirde, “parfümeri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, kolonyalar, deodorantlar, esanslar, mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler” emtiaları ile bunların 35. Sınıf altında satışı hizmetleri açısından yararlanabileceği kanaatine varılmıştır.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Eldeki davada dava konusu edilen husus, davacının marka başvurusunda başvuru kapsamından çıkartılan 03 ve 05. sınıftaki aşağıda belirtilen mallardır. Davalının dava konusu edilen markaya karşı dosyaladığı itirazları doğrultusunda, davacının markasının kapsamından çıkartılmayan emtialar huzurdaki davaya konu edilmemiştir.
Dava konusu "... ... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 03, 05 sınıflardaki:
"03 Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
05 İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalının kısmı redde mesnet alınan markalarının tamamının, davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların aynıları yönünden tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, dava kapsamında davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti şartı gerçekleşmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği tüketicilerin, “koku” ile ilintili bu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak kötü/kalitesiz bir ürün alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği ve seçici davrandığı gerçekleri gözetildiğinde,
söz konusu tüketici kitlesinin bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B)Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının kısmen reddedilen markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; işaretin üst kısmında “...” ve “...” küçük harfleri, birleşik bir kompozisyon oluşturacak şekilde, düz yazım karakterinde siyah renkle büyük puntolarla yazılmış, bu kompozisyonun altına çok küçük puntolarla “...” kelime öbeği ile işaretin en altında da siyah renkli büyük harflerle “...” kelime öbeği konuşlandırılmıştır. Bu özellikleri itibariyle işarette ilk anda göze çarpan/görsel açıdan baskın olan unsurun, işarette geniş bir yer kaplayan “...” harfleri olduğu değerlendirilmiştir.
İşarette kullanılmış olan diğer unsurların, yani İngilizce “...” ve “...” kelime öbeklerinin, Türkçe’deki “günlük mükemmeliyet” ve “biyolojik set” anlamları itibariyle, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısı nispeten düşüktür. Zira, bu anlamları itibariyle bu kelime öbekleri, tasviri/tanımlayıcı nitelikleri haiz, marka olmaktan ziyade pazarlama sloganı olabilecek kelime öbekleridir. Keza; bu kelime öbeklerinin, “...” harf kompozisyonu olmaksızın tek başlarına marka olarak koruma altına alınması mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla; dava konusu edilen işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliği en yüksek olan unsurunun, “...” harflerinden müteşekkil kompozisyon olduğu, markada da söz konusu unsurun ön planda olduğu anlaşılmıştır.
Davalının kısmı redde mesnet alınan markalarının da, “...” ve “...” harflerini, “... ...” şeklinde, yani İngilizce’de “ve” anlamına gelen bağlacı sembolize eden, tüm dünyadaki yaygın kullanımı neticesinde bir sembol/bağlaç haline gelmiş işaretle birlikte bir kompozisyon içerisinde ihtiva ettiği görülmektedir. Davalının markalarında kullanılmış olan “...” kelimesi de, Latince kökenli bir sözcük olup, Türkçemize “parfüm” şeklinde geçmiştir ve “güzel koku, şişelenmiş güzel koku” yerleşik anlamı itibariyle, bilhassa uyuşmazlık konusu olan “koku” ile ilintili emtialar yönünden, markasal hüviyette ayırt edicilikten yoksundur.
Davalının "..." görselini haiz markalarında, her ne kadar renkli bir geometrik zemin şekli -çerçevesi kahverenginde açık sarı renkli bir elips- kullanılmış ise de bu zemin şeklinin işarete kattığı markasal hüviyetteki ayırt ediciliğin işaretin kelime/harf unsurlarına nispeten düşük kaldığı değerlendirilmiştir. Zira; böyle basit şekil unsurları yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ilkesi hakimdir. Ayrıca, potansiyel müşteriler kelime, şekil, renk gibi unsurları bir arada ihtiva eden karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Dolayısıyla; davalının "...." görselli markalarında esas unsurun “.....” harf kompozisyonu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalının "..." görselli markaları özelinde, taraf markalarında “...” ve “...” harflerinden oluşturulmuş birer kompozisyonun esas unsur hüviyetinde kullanılmış olmasının, işaretleri görsel açıdan birbirlerine yakınlaştırdığı, davalının “... ...”li markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...”li markasıyla karşılaştığında bu markaları “görsel açıdan benzer bulması ve karıştırması” ihtimalini doğurduğu değerlendirilmiştir. Zira, potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır.
Bu meyanda; markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarının esas unsurlarının “...” ve “...” harflerini aynı dizinde ihtiva ediyor olmasının markaların okunuşlarını benzer kıldığı, davalının markalarında kullanılmış olan “&” bağlacının bir fark oluşturmadığı, davacının “...” şeklinde okunan markasıyla yeterince farklılaşmadığı değerlendirilmiştir.
Son olarak; taraf markalarının esas unsurlarında harf kompozisyonlarının kullanılmış olmasının ve bu harflerin de aynı harfler olmasının, markaların tüketici zihninde yarattığı algıyı da benzer kıldığı değerlendirilmiştir.
Somut olayda, davalının "...." görselini haiz .... sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik olduğu ve iltibas oluşabileceği kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim .... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/14, K. 2024/140, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama