KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/254
- Karar no
- 2024/56
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalılar
- 1- ... -... ...
Karar Metni
2.604 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
2- ... - ....
DAVA
Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü.
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024
TALEP
Davacı vekili 18/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "...." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şahıs başvurusunun, .... 'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını;
markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının "..." ibareli markası ile müvekkili şirketin "..." esas unsurlu markaları arasında işitsel, görsel ve anlamsal yönlerden çok ciddi düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile davalının "..." ibareli başvuru markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu,
müvekkillerinin itiraza mesnet markalarında yer alan "..." ibaresinin çatı marka niteliğinde olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, davalı başvurusunun müvekkili şirket markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olmakta ve müvekkili şirket markalarının ayırt edici karakterini zedelemekte olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararı iptaline ve dava konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahsa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve dava kapsamında diğer bilgi ve belgeler tebliğ edildiği halde, davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği .... sayılı davacı markaları açısından SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının, alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tarihinin davacıya 20/03/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 18/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen ... aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; ".... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı ...." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
....
Belirtilen kapsamda yapılan inceleme sonucunda işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların ihtiva ettikleri anlam, genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından itirazın benzerlik, tanınmışlık ve haksız rekabet de dahil olmak üzere tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir...." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her ... taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her ... taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her ... taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markala arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her ... ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası "..." (...) 30. sınıf
Davacı Markaları "...." (....) 30. sınıf ve sadece ... sayılı marka açısından 30ve 35. sınıf.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/12/2023 havale tarihli raporda özetle; "...I-) Davaya konu ... sayılı markanın dava konusu edilen 30. sınıftaki malların tamamı ile davacının mesnet markalarında yer alan mallarla aynı olduğu, ancak taraf marka işaretleri benzer olmadığından aralarında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, III-) Davacı yanın SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka korumasından yararlanamayacağı, IV-) Dosya kapsamında kötü niyet iddiasına dair delile rastlanamadığı, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
V-) Heyetin yukarıda belirtilen inceleme yöntemleri, bilimsel ve teknik dayanakları kapsamında, varılan sonucu ile AYNI nitelikte olan dava konusu ...’nın 16.03.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olduğu, VI-) Davaya konu ... sayılı marka tescil edilmekle birlikte hükümsüzlük halinin oluşmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır..." olarak ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İİHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30'uncu sınıftaki:
" Sınıf 30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez..." mal / hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... , sayılı ve "...." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 30. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, ... sayılı markanın ise "... ..." ibaresinden oluşup, sınıf kapsamında 30'un yanında 35'in de yer aldığı gözlenmektedir.
Söz konusu markalardan, .... sayılı markaların tescil işlemleri tamamlanmamış veya davaya konu markanın başvurusu aşamasında tescillerinin düşmüş olduğu anlaşıldığından, dosya kapsamına dahil edilmemiştir.
Dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mallar/hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında benzer mallar/hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın dava konusu edilen 30. sınıftaki mallarının tamamının davacı yan markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davaya konu markanın kelime markası olduğu, ... unsuru içermediği, davacı yan markalarından bir kısmının kelime markası olduğu, bir kısmının ise ... unsurunu özellikle ürün ambalajı şeklinde şekiller içerdiği, davacı yan markalarında ortak unsurların “...” / “... ...” olduğu görülmüştür.
Görsel benzerlik yönünden değerlendirme yapıldığında; davaya konu markanın kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine, mavi tonlarda, ... ayrı satıra gelecek şekilde üstte daha küçük boyutta “...” ibaresini, altta daha büyük olacak şekilde “...” ibaresini içerdiği, davacı yan markalarından bir kısmının kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda farklı yazı karakteri ile tescile konu edildiği, diğer davacı yan markalarının bazılarının ise ... markası olduğu, söz konusu şekillerin genel olarak ambalaj kompozisyonunu içerdiği, markalarda kendine özgü yazı karakteri ile sarı-kırmızı renkte “...+...” ibaresinin yer aldığı,
markaların incelenmesinde anlamsal, sesçil, görsel bakış açıları ile bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; bir markada bir veya daha fazla unsurunun baskın karakterine karar verilirken, özellikle bu unsurların her birinin asıl niteliklerinin diğer unsurların asli nitelikleriyle karşılaştırılmasına ve ayrıca ek ve yardımcı olarak çeşitli unsurların markadaki konumlarına dikkat edilmesi gerektiği (....) (....), bu doğrultuda davaya konu markada yer alan unsurların davacı yan markalarından farklılaştığı, ilk bakışta dikkat çeken unsurların benzerliğinden söz edilemeyeceği,
fonetik olarak taraf markalarındaki sınırlı yakınlığın taraf markalarını benzer hale getirmediği, her ... kelime ile karşılaşacak tüketicide aynı / benzer çağrışımların oluşmayacağı bu hali ile taraf markalarının farklı olduklarının kabul edilmesi gerektiği, neticeten de taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
İşitsel Benzerlik Yönünden Yapılan Değerlendirme: davacı yan markalarında yer alan “...” ibaresinin .... “...” şeklinde okunacağı, “...” ibaresinin /....ː/ “...., “...” ibaresinin /... şeklinde okunacağı, davaya konu markanın “... ...” şeklinde olduğu, her ne kadar markada yabancı kelimeler varsa, refleks olarak rakamların Türkçe okunmasının muhtemel olduğu, davaya konu markanın “...” şeklinde okunacağı ve böylelikle davacı yanın markasında yer alan ortak “...” ibaresinden ayrıldığı görülmüştür. Davacı yan markasında "..." ibaresi zaten bulunmamakta, "..." şeklindeki ifadenin de davacı yanın "..." ibareli markalarına benzemediği değerlendirilmiştir.
Anlamsal Benzerlik Yönünden Yapılan Değerlendirme: davaya konu markanın kelime ve rakam içerdiği, bu hali ile “...” şeklinde olduğu, kelime unsurlarının İngilizce olduğu, “...” ve “...” ibarelerinin Türkçe karşılıklarına bakıldığında, “...” ibaresinin “...”, “...” ibaresinin “günler” şeklinde Türkçe'ye çevrilebileceği ve davalı markasında "..." şeklinde bir anlam ortaya çıkacağı; , davacı yan markalarında yer alan “...” ibaresinin davacı yanın ticaret unvanın kök unsurunu oluşturan isim olduğu,
“...” ibaresinin İngilizce olduğu ve Türkçe karşılığının “bugün” şeklinde çevrilebileceği, davacı yan beyanlarında “...” ibaresinin müvekkili şirketin “çatı” markası” olduğunu beyan etmesi ile lider markayı içeren marka işaretinde ayırt ediciliği üzerinde toplayan unsurun bu çatı/lider markalar değil, bu markanın yanında kullanılan ve asıl olarak ürünü başka ürünlerden ayırma fonksiyonunu yerine getiren kelimeler/işaretler olacağı değerlendirilmiştir.
Bu bağlamda çatı/lider markanın marka sahibini ve ürün aidiyetini ortaya koymaya, bu markanın yanında kullanılan ayırt edici işaretin ise ürünü diğer ürünlerden ayırt etmeye yaradığı kabul edilmektedir. .... ’nin 13.01.2020 tarihli, .... sayılı kararında; “… esasen ticaret unvanı ve çatı markalarının tescilindeki temel amacın, bu şemsiye markanın yanına eklenen ibarelerin tescili bulunduğu, dolayısıyla davalı başvurusunun asıl unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davacı şirketin itiraza dayanak markalarının da asıl unsurunun "..." ibaresi olduğu” denilmek sureti ile esas unsurun tespitinde yol göstermiştir.
Belirtilen ... kararı uyarınca, davacı markalarında yer alan “...” (anlam: bugün) ibaresi esaslı unsur olarak kabul edilmekle beraber, belirtilen ifadenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu değerlendirilmiş ve neticeten kavramsal olarak markaların benzer olmadığına kanaat getirilmiştir.
2.SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davacı markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, piyasa araştırması, satış rakamları, yurt içi ve yurtdışı satış ağı vb. delillere rastlanmadığı, davacı markasının bir kişiye veya teşebbüse sıkı sıkıya bağlı, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine sahip, dost ve düşman ayrımı yapılmaksızın coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım yapacak seviyeye ulaşmadığı değerlendirilmiş,
benzer görülen veya görülmeyen mal ve hizmetler açısından davacı marka sahibinin davaya konu markanın tescilinden zarar görme veya itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin bulunmadığı kabul edilmiş olmakla, 6769 sayılı SMK’nun m. 6/5 kapsamındaki şartların oluşmadığı değerlendirilmiştir.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Davacı tarafın, davalı marka başvurusunun kendi markasının itibarından yararlanmak üzere kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ettiği, kötü niyetin her somut olayda net olarak ortaya konması gerektiği, davalı şahsın kötü niyetinin ispatı külfetinin davacıya ait olduğu, dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir her hangi bir belge bulunmadığı görülmüş ve davalının kötü niyetli olduğu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmıştır.
4.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/254, K. 2024/56, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama