İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/255 K.2024/60

Davacı vekili 16/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlanması üzerine davalı…

Esas2023/255Karar2024/60Tarih8 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.227 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2023/255
Karar No
2024/60
Karar tarihi
8 Şubat 2024
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/252 Esas - 2024/70
Esas no
2023/252
Karar no
2024/70
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
1- ....
Vekili
Av. ....
Davalı
2- ...
Vekili
Av. ...
Dava
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali
Dava tarihi
16/05/2023
Karar tarihi
15/02/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
13/03/2024
Talep
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.227 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili 16/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin ....sayılı "... ..", "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu,

zira dava konusu edilen markada geçen “... ...” kelime öbeğini ve logoyu davacının zaten dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun olarak kullanageldiğini, davacının kullanımları neticesinde markanın davacı adına ayırt edicilik kazanmış olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığını, taraf markalarında geçen “...” ibaresinin tek başına ele alınıp markaların benzediğinin söylenmesinin markaların bütünselliği ilkesine aykırı düştüğünü, zira davacıya ait markanın logosu, rengi, kompozisyonu,

yazı karakteri ve yerleştirmesi ile kendine has özellikleri ile apayrı orijinal bir logo olduğunu, ayrıca ayırt ediciliği düşük olan, zayıf nitelikteki markaların karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde, ayırt ediciliği yüksek markalardan farklı bir standartla incelenmesi gerektiğini, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin coğrafi ilin adı olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceğini, ayrıca da taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin bilinçli olduğunu ve markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davalının 19 yıldır ...’de ve çeşitli bölgelerde fırıncılık faaliyetlerinde bulunuyor olduğunu, davalının ortaklarının 4 kuşaktır fırıncılık ile iştigal ettiğini ve bu sektörde pek çok ödüle layık görüldüklerini ve tanınmış olduklarını, ilgili sektörde “...” denince davalının ekmek ve unlu mamullerinin akla geldiğini, “...” ibaresinin davalının tescilli seri markaları tahtında davalı adına korunuyor olduğunu, hal böyleyken davacının aynı ibareyi esas unsur olarak ihtiva eden bir markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu,

zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, davacının fiili kullanımlarında, dava konusu edilen markadaki logonun bulunmadığını, davacının tek başına “...” ibaresini markasal kullanımlara konu ettiğini, bu durumun davalının tescilli markalarından doğan haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, reddini istemiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı, taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 23/03/2023 Olduğu, 16/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında; "...... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun .... sayılı "... ..", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.

...

Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itirazlar belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir.

İnceleme esnasında, .... sayılı ret gerekçesi markalar hükümden düştüğünden anılan markalar ret gerekçeleri arasından çıkarılmıştır. Bununla birlikte, "... ..." ibareli başvuru ile .... sayılı "..." ibaresini esas unsur olarak içeren ret gerekçesi markaların görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten, başvuru ile ret gerekçesi markaların aynı/aynı tür malları kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile .... sayılı ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür.

Başvuru sahibinin ... sayılı markası hükümden düşmüş durumda olduğundan incelenen başvuru için öncelik hakkı sağlaması mümkün bulunmamış ve başvuru sahibinin bu iddiası da haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddedilmesi gerekmiştir.

KARAR 1- Redde mesnet gösterilen .... sayılı

markaların ret gerekçeleri arasından çıkartılmasına; .... sayılı markalar bakımından başvuru sahibinin itirazının reddine; 3- Sonuç itibariyle başvuru hakkında verilen ret kararının kapsamında herhangi bir değişiklik bulunmadığının tespitine ve dolayısıyla başvurunun reddine; oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."

Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;

Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." (...) 30. sınıf.

Davalı Markaları "... ", "...", "..." (....) 29, 30, 32, 35, 43. sınıflar.

Bilirkişi heyetinden alınan alınan 16/10/2023 havale tarihli raporda özetle;

"1)Karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan düşük seviyede de olsa bir benzerlik bulunduğu,

2)Davacının markasının reddedildiği tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/ benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,

3)Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı,

4)Bütün bu tespitler bir arada değerlendirildiğinde, karşılaştırılan markalar arasında, davacının markasının reddedildiği tüm emtialar açısında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu,

5)Dava konusu edilen 16.03.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu bentteki değerlendirme ile çelişmediği/uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER

A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme

Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 30 sınıftaki: "30: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markalarının ise .... sayılı markaların koruma kapsamında 29, 30, 32, 35, 43 Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.

Davacının markasının reddedildiği; “pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar” olarak özetlenebilecek emtiaların tamamının, davalının redde mesnet markalarının kapsamında birebir yer aldığı veya davalının markalarının kapsamına giren fırıncılık mamullerinin/tatlı çeşitlerinin farklı kelimelerle ifade edilmiş halleri olduğu alınan bilirkişi raporu kapsamında ifade edilmiş, mahkememizde de anı kanaat oluşmuştur.

Ayrıca; davalının ... sayılı markası da, bu mamullerin satışı hizmetleri yönünden tescillidir. Bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir. “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir".

Bu kapsamda, davacının markasının reddedildiği emtiaların tamamı açısından, somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, tüketici kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı/seçicilik seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Davacının tescil ettirmek istediği marka, renk, şekil ve kelime unsurlarını ihtiva eden karma bir markadır; işaretin üst kısmına, gözdesi “V” şeklinde başı kırmızı bir daireden müteşekkil, kollarını havaya kaldırmış bir çöp adam figürünü andıran bir şekil, işarette geniş bir yer kaplayacak şekilde konuşlandırılmış, bu şeklin altına da düz yazım karakterindeki kırmızı renkli kalın ve büyük harflerle, “...” kelime öbeği, aynı puntolarla ayrı olarak yazılmıştır.

Öncelikle; işarette kullanılmış olan “...” kelime öbeğinin, “...” olarak bilinen belli bir ekmek cinsinin üretildiği fırını işaret eden bir isim tamlaması olması, yani tasviri/tanımlayıcı bir kelime öbeği olması nedeniyle, markasal hüviyette ayırt edicilikten yoksun olduğu değerlendirilmiştir.

İşaretin geri kalan unsurları olan şekil unsuru ve “...” kelime unsurunun, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkıları karşılaştırıldığında; bu şekil unsurunun/ kompozisyonunun işarete kattığı ayırt ediciliğin, işarette kullanılmış olan “...” kelimesinden daha düşük seviyede kaldığı söylenememektedir.

Zira; her ne kadar, basit şekil unsuru yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ise de davacının markasında kullanılmış olan şekil unsurlarının “basit” olduğunun ve işarette geri planda kaldığının ve markanın genel görünümü itibariyle “...” kelimesinin tek başına ön plana çıktığının kabulü mümkün görülmemiştir.

Ancak, işarette kullanılan harfin "V" harfi şeklinde olması ve "..." kelimesinin baş harfi olması sebebiyle, alt kısımda yer alan "..." ifadesi ile çağrışım yaptığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, şekil unsurunun işarete kattığı ayırt ediciliğin “...” kelimesinden daha düşük seviyede kaldığı söylenememiştir.

Davalının redde mesnet alınan markaları; “...” ibaresinin tek başına, “...." gibi cins isimlerle veya ...’in bölgesel isimleriyle birlikte, bazen de basit birer figürle/renkli bir zemin şekliyle bir arada kullanıldığı işaretlerdir; işaretlerde, karakterize bir yazım karakteriyle, diğer ibarelerde daha büyük puntolarla yazılmış olan “...” ibaresinin esas unsur olduğu ve davacının “...” ibareli seri markalar yaratmış olduğu kanaatine varılmıştır.

Taraf markalarında geçen “...” ibaresinin ortaklığından hareketle markaların benzer olduğunun söylenmemesinin mümkün olup olmadığı, huzurdaki uyuşmazlığın özünü teşkil etmektedir. “...” ibaresini ilk anda gören tüketicinin zihninde oluşan algı, bir “soyadı” olduğudur ve somut uyuşmazlığa konu olan 30. Sınıftaki emtialar açısından markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Dolayısıyla; davalının “...” ibareli seri markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında, bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu, aynı işletmeden geldiğini düşünebileceği değerlendirilmiştir.

Sonuçta; somut olayda, karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediği kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı taraf ... nezdindeki itirazlarında ve dava dilekçesinde ... sayılı markasından gelen müktesep bir hakkı olduğunu iddia etmiş ise de dava konusu edilen ... kararının verildiği tarihte davacının bu markası hükümden düşmüş olduğundan, davacının müktesep hak iddiaları ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.

Ayrıca, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde, “...” ibaresi üzerindeki gerçek hak sahipliğini ileri sürmüş ise de SMK m. 6/3 hükmünde ifadesini bulan “gerçek hak sahipliği” müessesesine dayalı hak iddiası, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebilecek itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olup, davacının kendi başvurusuna ilişkin “gerçek hak sahipliği” durumundan faydalanarak, SMK m. 6/1 hükmünden kaynaklanan tescil engelini aşmasını sağlaması mümkün değildir.

Davalının hüküm ifade eden/redde mesnet alınan markaları, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmadığı/iptal edilmediği sürece, davalının bu markalarına dayalı olarak “benzer” markaların benzer emtialarda tescilini engellemesi hukuken mümkündür.

Bu sebeple; yani davacının “...” markası/tanıtma vasıtası üzerinde, gerçek hak sahipliği iddiasının, dava konusu edilen ... sayılı marka başvurusunun tescili açısından bir etkisinin olamayacağı sabit olduğundan, davacının “gerçek hak sahipliği” iddiaları değerlendirilmemiştir.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/02/2024

Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/255, K. 2024/60, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Muhakeme
  5. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  6. Gerekçe
  7. A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/255
Karar No
2024/60
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/256 K.2024/91
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/256 K.2024/54
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/256 K.2024/141
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/257 K.2024/51
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/258 K.2024/119
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/259 K.2024/184

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.