KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/312 Esas - 2023/292
- Esas no
- 2023/312
- Karar no
- 2023/292
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.678 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. ... : 2- ... Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2019
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2023
DAVA
Davacı vekili 15.01.2019 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin ... sayılı ve "..." esas unsurlu ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 35 ve 37.sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılarak kalan diğer mal ve hizmetler açısından nihai olarak reddine karar verildiğini, müvekkilinin tescilli markaları ile başvurusu markasının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebep olma ihtimali bulunduğunu, İtiraz konusu "..." ibareli başvurunun müvekkilinin "..." ve "..." esas unsurlu markaları ile görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu sebeple itiraz konusu başvuruda yer alan ... ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, aksi taktirde,
davalı markasının müvekkili şirketin seri markalanndan biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, markaların "..." ibaresinden kaynakh olarak işitsel olarak da karıştırılma ihtimaline sebep olacak kadar benzer olduklarını, itiraza konu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği ve başvurusu için devam eden(reddedilmeyen) 06, 17, 19, 20, 35 ve 37. sınıfta müvekkiline ait ve itiraza mesnet oluşturan markaların da tescilli olduğunu, bu nedenle sınıfsal benzerliğin de mevcut olduğunu, itiraza konu "..." ibareli markanın müvekkiline ait ... ibareli alan adı ile de benzer olduğunu,
"..." ve "..." ibarelerinin müvekkiline ait ticaret unvanının ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait ... alan adının da esas unsuru olduğunu ve ...'in bu maddeye istinaden verdiği kararın hatalı olduğunu, "... ..." markasının butik mağaza zincirleti olarak tanınmakta ve tercih edilmekte olduğunu, Türkiye'de toplam 5l adet olan ... ... mağazasının hedef olarak gurme ve çok çeşitli ürün satmakta olduğunu ve konsept mağazacılık anlayışıyla sektöründe bir ilk olduğunu, itiraza konu markanın tescili durumunda, söz konusu marka başvurusu sahibinin bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, bunu da ötesinde,
müvekkiline ait markaların ayırt edici karakterini zedeleyeceği sonuçlar doğuracağını ve bu markaların itibarını zedeleyeceğini, itiraza konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının sabit olduğunu belirterek, ... ... sayılı kısmi kabul kararının iptali ile ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Alınan kurum kararlarının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirkete ait marka ile davacı markaları arasında iltibasa sebep olacak bir ayniyet/benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında örtüşmeyen bileşenler olan "..." ilavelerinin arasında benzerliğin bulunmadığını, "..." ibaresinin Türkçe'de "büyük" anlamında kullanıldığını, müvekkilinin markasında esas vurgunun "-..." eki üzerinde olduğunu, ayrıca, "-..." ekinin yanında yaırt edici olarak "cam balkon ve gölgelendirme sistemleri" ibaresinin de bulunduğunu, dolayısıyla ayırt ediciliğin ortak unsurlardan daha fazla olduğunu,
hukuka uygun olarak verilmiş ... kararının yerinde olduğunu ve karara itiraz mahiyetinde açılan işbu davanın kötü niyetle açıldığını, ...'nın da davacının itirazında yer alan kötü niyet iddialarını söz konusu iddia gerekçelendirmediğinden kabul etmediğini, müvekkilinin 200l yılından bu yana ... doğrama ve alüminyum, cam balkon sistemleri, 2005yılından bu yana ise, açılır kapanır tavan sistemi (...) işleriyle iştigal etmekte olan sektöründe öncü firmalardan birisi olduğunu, somut olayda bahsedilen "..." markasının tescil konusunun da cam, balkon ve gölgelendirme sistemleriyle ilgili olduğunu, davacının ise, modern perakendecilik alanında,
gıda ve ihtiyaç maddelerinin yanında, kozmetik, kırtasiye, zicaciye, elektronik, kitap ve tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, faaliyet alanları tamamen birbirinden farklı, kesinlikle benzer alıcı kitlesine hitap etmeyen ve benzer ihtiyaçları karşılamaya yönelik olmayan markalar arasında, kapsadıkları mal/hizmet bakımından ayniyet/benzerlik olmasın ın söz konusu olmadığını, müvekkilinin 2002 yılından bu yana ... adıyla ticari faaliyetlerini yürütmekte olduğunu ve faaliyetlerinin ülke genelinde bilindiğini, davacının tanınmış markaya ilişkin iddialarının da kabul edilebilir olmadığını,
markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede yakınlık bulunmadığını, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın da bu anlamda kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME
Davada uyuşmazlığın özü, davacıya ait ... sayılı ve "..." esas unsur ibareli markaların, davalı şirketin ... sayılı ve “... ” ibareli başvurusu yönünden KHK’nin 6/1, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 hükümleri çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre ... sayılı ... kararının hukuka uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 12/09/2019 tarih ve .... sayılı kararla ÖZETLE; "...davaya konu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacı şirkete ait itiraza mesnet markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer oldukları, ancak taraf markalarının genel olarak benzer olmadığı, taraf markalarının işaretlerinin benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan inceleme neticesinde “...” ibareli markalar ile dava konusu marka başvurusunun benzer olmadığına kanaatine varıldığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalı başvurusunun davacının alan adını kapsamadığı ve ticaret unvanı ile işletme adlarını içermediği, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Dairesi'nce 24/06/2021 tarih ve ... Sayılı kararın temyizen ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla ... Dairesi'nin 15/03/2023 tarih ve ... sayılı ilamıyla ÖZETLE.
"Mahkemece davalının ... sayılı “...” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “...” esas unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “...” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “...” markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
İşaretlerin benzerliği incelenirken de özellikle redde mesnet markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve ayırt edici unsurların dikkate alınması ve bu baskın unsurların ayırt edicilik seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır.
Tescil kapsamında mal ve hizmetleri tür, çeşit, nitelik, karakteristik özellik gibi tanımlayıcı sözcükler asıl unsur olarak dikkate alınamayacağı gibi ima yoluyla bu özellikleri belirten unsurların da ayırt ediciliğinin zayıf olacağı unutulmamalıdır.
Ayrıca bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil vb. işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
Bahsi geçen tüm bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “...” ibareleri oluşturmakta olup başvuru konusu işaret ise "..." ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA..." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememizce gönderilmiştir.
YENİ DEĞERLENDİRME
Taraf teşkilinden sonra bozma ilamına uyularak bozma gerekçesinde "davacı markalarının asıl unsurunu “...” ibareleri oluşturmakta olup başvuru konusu işaret ise “...” ibaresidir.
Bilindiği üzere markanın asli fonksiyonu kaynak gösterme fonksiyonudur (...). Söz konusu fonksiyon markanın kullanıldığı mal veya hizmetin kaynağını, o mal veya hizmetin kimden, hangi işletmeden geldiğini gösterir. Böylece, markanın kaynak gösterme fonksiyonu, bir mal veya hizmetin bir işletme ile olan bağlantısına işaret eder.
Dosya kapsamında, davacının seri ve ülkemizde tanınmış "..." esas unsurlu markalarının bulunduğu ve davacı ile "..." unsurlu markalar arasında tüketici zihninde bağlantı bulunduğu, söz konusu markalara ilişkin mal veya hizmet alan tüketicinin kaynak olarak davacıyı düşüneceği değerlendirilmiştir. Bu durumda davacı markasını tanımış ve kaynağını bilen bir tüketicinin davalının "..." unsurlu mal veya hizmeti ile karşılaşması durumunda, söz konusu mal veya hizmetin davacı işletmesine ait olduğunu, o mal veya hizmetlerin davacıya ait teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve Mahkememizce uyulan bozma ilamı doğrultusunda; itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği" şeklindeki gerekçe doğrultusunda davanın kabulü (... ...'nun ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına) gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 95,20.-TL · Posta Masrafı 332,50.-TL · Bilirkişi Masrafı 1.800,00.-TL · İstinaf.Kar.Harcı 44,40.-TL · İstinaf Yol.Baş.Harcı 121,30.-TL · Tem. Kar. Harcı 59,30.-TL · Toplam 2.452,70-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/312, K. 2023/292, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama