KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/316
- Karar no
- 2023/295
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.692 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. ... - Av. ... - ...
DAVALILAR : 1- ... ... Av. ... - ... : 2- ... - ... Av. ... - ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 18/04/2018
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2023
TALEP
Davacı vekili 18.04.2018 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında ÖZETLE: müvekkili şirketin ... sayılı "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini,
bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin 1924 yılında kurulmuş yurtiçi ve dışında tanınmış, saygın ve köklü bir kuruluş olduğunu, dünyaca meşhur ... markası üzerinde tescilli hak sahibi olduğunu, tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkile ait itiraza mesnet markalar ile benzer olduğunu ve iltibas yarattığını, müvekkili şirket markaları üzerinde yapılan ufak oynamalarla davalı markasının tasarlandığını, davalı markasının saat yönünde 180 derece çevrilmiş halinin davacı markalarına ayniyet derecesinde benzediğini,
bu tarz kullanımlara hep rastlandığını örneğin ... nezdinde tescile konu edilen ... sayılı markanın ayakkabılar üzerinde ters şekilde kullanıldığını, davalı markasının davacı markalarının serisi gibi algılanacağını, davalı kullanımlarının da iltibası kuvvetlendirdiğini, davalının dava konusu markayı tescil edildiği gibi de kullanmadığını, marka işaretinde yer alan ... ibaresinin şekilden başka bir yerde kullanıldığını, davalının kötüniyetli olduğunu, markanın ününden yararlanma amacıyla hareket ettiğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek,
... ...’nın ...sayılı kararının iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Kurum tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: Açılan davanın davacı tarafından spor ayakkabılar üzerinde kullanılan süslemelere ilişkin bir nevi tekel yaratma amacı ile ikame edildiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanımı olduğunu, dava konusu ... markalarının birbirlerinden farklı olduğunu, ürün üzerindeki kullanımların da bu farklılığı artırdığını, .... sayılı kararında, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği ... marka şeritlerin 2 ve 4 şeritli olarak ... markalı ürünler üzerinde kullanılması üzerine açılan emsal davada;
ürünün nihai tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacak şekilde markasal kullanım sayılmasının mümkün bulunmayacağına karar verdiğini, spor ayakkabılar üzerinde farklı tasarımlarda şeritlerin birçok ayakkabı üreticisi tarafından kullanıldığını, bu süslemelerin ... kararında ifade edildiği gibi bir nevi ürünün özelliğinden kaynaklandığını, bu sebeple bu kullanımın kimsenin tekeline bırakılamayacağını, ilgili tüketici kesiminin de ürünü tercih ederken ürün markasına karşı ilgi gösterdiğini, markanın ürün üzerinde kullanımı ile ilgili bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını belirterek,
davanın reddini istemiştir.
ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait ... sayılı "..." ibareli markanın, davalının ... sayılı ve “...+...” ibareli başvurusu yönünden KHK’nin 6/1, 6/5, 6/9 hükümleri çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre ...sayılı ... kararının hukuka uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda .... Sayılı kararla ÖZETLE: "...Davalı markası ... ve kelime unsurlarını havi bir karma markadır. Marka işareti ... ibaresi ve dirsekli bir şekilden oluşmaktadır. Bu haliyle değerlendirildiğinde ... ibaresinin dava konusu 25. sınıf mallar için ayırt edici olduğu ve ... unsuru ile bir bütünlük arz ettiğini söylemek mümkündür.
Ancak davacının iddiası dava konusu ... unsurlarına bağlı olarak dava konusu markalar arasında iltibas doğacağı yönündedir. Davacı markalarına bakıldığında tamamının ... markası olduğu görülmektedir. Söz konusu şekillerin geniş ayağının sol alt kısımda kaldığı ve şeklin sağ yukarıya doğru incelip kavis alarak uzadığı anlaşılmaktadır. Davacının bu işaretinin ... markası ile özdeşleştiğini ve ayırt edici olduğunu dosyaya sunulan ... kararı ile de kabul etmek gerekmiştir.
Bununla birlikte davalı markasında yer alan ... ögesinin geniş kısmının sağ yukarıda olduğu, iki ayrı kavis çizerek aşağıya doğru indiği, sert bir dirsekle sola doğru incelerek uzadığı görülmektedir.
Bu haliyle dava konusu ... unsurlarını kıyasladığımızda benzerlik arz etmediği, kaldı ki davalı markasının sadece ... markası olmayıp ... ibaresini de içerdiği, marka işareti bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır....Davacının ... ... sayılı ile tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu ve ... markasının ayırt ediciliği sağladığı kabul edilmiştir.
Ancak dava konusu marka işaretlerinin benzer olmaması ve davalının, davacı markalarından farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı SMK'nun 6/4 ve 6/5 maddelerini incelenmesinin somut davaya bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır....Bu hükümde yer alan işaret ile kastedilen, SMK 6/3’deki işaretlerden farklı olarak tescil edilmiş işaretlerdir.
Somut olayda davacının tescilli ticaret unvanının ... olduğu ve davalı markasında yer almadığı anlaşılmakla somut olayda m. 6/6 koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta kötüniyet iddiasının ispatı bakımından delillerin sunulmamış olduğu, davalının markasını kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, karşı tarafı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olayın dosya kapsamından tespit edilemediği dolayısıyla somut olayda kötüniyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır....
Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Dairesinin 19/03/2021 tarih ve ... sayılı kararın temyizen ... incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla; ... Dairesinin 25/01/2023 tarih ve ... sayılı ilamıyla ÖZETLE: "...Davacının itirazına gerekçe markaları "..." unsuru içeren "..." markaları niteliğindedir.
Somut olayda davacının itiraz gerekçesi "..." markalarının davalı başvurusuna konu markada, önemsiz bir çıkıntı dışında neredeyse ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davalının savunmasında bu tür şeritlerin süsleme amaçlı olarak yaygın kullanıldığı savunulmuş ise de davalının kullandığı şeridin sıradan düz bir şerit olmayıp davacının tanınmış ... markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi ... markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada iltibası önleyici etkiye sahip olmadığı,
tüketicinin ... markasında görmeye alışık olduğu formu davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, hatta ... markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen kullanım itibariyle ... unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markalarının benzerlik taşıdığı bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
Somut olayda davacı taraf, kötü niyetli tescile de dayanarak ayrı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmektedir. Türk marka uygulamasında marka tescilinde kötü niyetin varlığının hem bir tescil engeli hem de bir hükümsüzlük sebebi olduğu ... Hukuk Genel Kurulunca da kabul edilmiştir. Nitekim 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında kötü niyetle başvuru hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir.
Ancak Kanun'da hangi hallerin kötü niyetli başvuru sayılacağı belirtilmemiştir. Dairemiz uygulamalarında (17.07.2008 tarihli ve ... sayılı kararı) tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının son derece orijinal ... markasının birebir kopyası veya ayırt edilemeyecek ölçüde bir benzerinin tescili başvurusunda bulunulması kötü niyetli başvuru olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı ile aynı sektörde bulunan davalının, davacıya ait markadan haberdar olmaması, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, binlerce farklı ... markası tescili imkanına rağmen davalının davacının Türkiye'de, yurtdışında ve ... nezdinde tescilli ... markalarının ayırdedilemeyecek derecede benzerini tescil ettirmesinin, marka hukuku anlamında bir kötü niyetli tescil olarak değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı lehine hükmün bozulması gerekmiştir
KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA," şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
YENİ DEĞERLENDİRME
...
Dairesinin 25/01/2023 tarih ve ... sayılı bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş, "Davacının itirazına gerekçe markaları "..." unsuru içeren "..." markaları niteliğinde olduğu, somut olayda davacının itiraz gerekçesi "..." markalarının davalı başvurusuna konu markada, önemsiz bir çıkıntı dışında neredeyse ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı, davalının savunmasında bu tür şeritlerin süsleme amaçlı olarak yaygın kullanıldığı savunulmuş ise de davalının kullandığı şeridin sıradan düz bir şerit olmayıp davacının tanınmış ... markasının kopyaya yakın benzeri olduğu,
davalının ayakkabıda ilaveten kendi ... markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada iltibası önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin ... markasında görmeye alışık olduğu formu davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, hatta ... markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen kullanım itibariyle ... unsurunun ön planda olduğu,
bu nedenle taraf markalarının benzerlik taşıdığı bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca kabulünün gerektiği, davacı tarafın, kötü niyetli tescile de dayanarak ayrı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmakla bu hususa ilişkin olarak aşağıdaki değerlendirme yapılmıştır.
Türk marka uygulamasında marka tescilinde kötü niyetin varlığının hem bir tescil engeli hem de bir hükümsüzlük sebebi olduğu ... Hukuk Genel Kurulunca da kabul edilmiştir. Nitekim 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında kötü niyetle başvuru hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak Kanun'da hangi hallerin kötü niyetli başvuru sayılacağı belirtilmediği, ...
Dairesi uygulamalarında (17.07.2008 tarihli ve ... sayılı kararı) tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının son derece orijinal ... markasının birebir kopyası veya ayırt edilemeyecek ölçüde bir benzerinin tescili başvurusunda bulunulması kötü niyetli başvuru olarak kabul edildiği, somut olayda davacı ile aynı sektörde bulunan davalının, davacıya ait markadan haberdar olmaması,
ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, binlerce farklı ... markası tescili imkanına rağmen davalının davacının Türkiye'de, yurtdışında ve ... nezdinde tescilli ... markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini tescil ettirmesinin, marka hukuku anlamında bir kötü niyetli tescil olarak değerlendirildiği, şeklindeki bozma gerekçesi doğrultusunda davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 77,00.-TL · Posta Masrafı 437,80.-TL · Bilirkişi Masrafı 1.800,00.-TL · İstinaf.Kar.Harcı 44,40.-TL · İstinaf Yol.Baş.Harcı 121,30.-TL · Tem. Kar. Harcı 59,30.-TL · Toplam 2.539,80-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/316, K. 2023/295, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama