KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/318 Esas - 2024/72
- Esas no
- 2023/318
- Karar no
- 2024/72
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
Karar Metni
3.177 kelime·16 dk okuma·13 bölüm
Av. ... DAVALILAR : 1- ... Av. .... : 2-.... 3-.... Av. ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024
TALEP
Davacı vekili 05/09/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısların bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun, .... 'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini,
ancak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." ibaresinin yüksek ayırt edici olduğunu, davaya konu markanın bu nedenle öncelikli algılanacak unsurunun ... ibaresinin olduğunu, marka sınıflarının birebir aynı olduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve tüketicilerin davalı markasını müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının bir serisi olduğunu düşüneceğini, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek,
... ...'in ... sayılı kararın iptalini ve ... sayılı markanın 30. ve 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... usulüne uygun olarak davadan haberdar edildikleri halde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararının iptali ile ... sayılı markanın 30 ve 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ve dava dilekçesinde hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markalardan .... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptali ile dava konusu ... sayılı markanın 30 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tarihinin 17/07/2023 olduğu, 05/09/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ...kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...", "...", "... ...", "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...
Yapılan incelemede, "..." ibaresinden oluşan başvuru konusu marka ile itiraz gerekçesi markaların ortak unsuru olan "..." ibaresinin 3 harften oluşan görece kısa; ihtiva ettiği "zinde (olmak)", "sıhhatli (olmak)" gibi anlamlar ve yarattığı "sağlık, zindelik, zinde olmak" gibi algı ve çağrışımlar ve ticari alandaki yaygın kullanımı itibariyle ayırt edici niteliği oldukça düşük bir ibare olması, işbu başvurunun bir bütün oluşturması, başvurunun "..." biçiminde görsel, işitsel ve kavramsal bir bütün olarak okunup algılanması,
uyuşmazlık konusu markalarının tertip tarzları, genel görünümleri, kelime unsurlarının içerdiği toplam kelime, harf ve hece sayılarının birbirinden farklı olmasının yanı sıra markaların bütünüyle bıraktığı izlenimin de birbirinden önemli ölçüde farklılaşmış olması gibi hususlar birlikte dikkate alındığında, markalar arasındaki farklılıkların benzerliklere göre daha belirleyici rol oynadığı ve söz konusu farklılıkların markalar arasında karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek etkide olduğu kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmünün koşullarının varlığı muteriz tarafından ispatlanmadığından bu yöndeki itirazlar da kabul edilmemiştir. Her somut olayın kendi özellikleri ve somut koşulları çerçevesinde, ayrı olarak incelenmesi gerekliliği marka hukukunun temel prensiplerinden birisidir. Bu genel ilke çerçevesinde, özellikle de marka örnekleri ve/veya eşya listeleri işbu başvurudan farklı olan başvurular için verilmiş olan kararların işbu başvuru için emsal karar teşkil etmesi de mümkün görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 30, 35. sınıflar.
Davacı Markaları "...", "...", "... ...", "... ...", "... ..." (.....) 29, 30, 32. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 25/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markalarının, başvuruda yer alan 30. Sınıf emtialar ile bu emtiaları kapsayan 35. Sınıf hizmetlerin tamamı bakımından iltibasa yol açacak bir benzerliğinin mevcut olmadığı, Huzurdaki uyuşmazlık açısından 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinin uygulanma olanağının olmadığı," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
Dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 30, 35'inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 29, 30, 32 nci sınıflarda tescilli "..." esas unsurlu ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir. Açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA
İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, dava konusu 30, 35'inci sınıflardaki:
"30: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez
35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.
Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...", "...", "... ...", "... ...", "... ..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 29, 30, 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki malların itiraza mesnet .... sayılı markalarda aynen yer aldığı, 35. Sınıfta yer alan hizmetlerin davacının itiraza mesnet markalarda yer almamakta ise de bu mallara yönelik "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerinin" mallarla benzerliği hakkında.
“Belirli malların perakendeciliğine yönelik hizmetler, söz konusu mallarla (düşük derecede) benzer niteliktedir (....)." şeklinde iç hukukumuzda yerleşik Yargıtay uygulamasında da kural olarak düşük derecede benzer nitelikte kabul görmekte olup, dava konusu markanın 30. sınıfta yer alan mallar ile itiraza mesnet marka kapsamında 30. sınıf malların perakendeciliği hizmetleri yönünden benzer olduğu değerlendirilmiş; neticeten iltibas değerlendirmesi kapsamında taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı tür ve/veya benzer olduğuna kanaat getirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında bulunan 30. Sınıfta yer alan mallar ile bu mallara ilişin perakendecilik hizmetleri günlük hayattaki ihtiyaçların giderilmesi için hemen herkes tarafından sıklıkla edinilen ve piyasada çok yüksek fiyatlar ile sunulmayan ürün ve hizmetler olması nedeniyle bu mal ve hizmetler yönünden makul derecede dikkatli ortalama tüketicilerin dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; başvuru ve dava konusu “...” ibaresi ve ”... ...”, “... ...”, “...”, “... ...” markalarında, “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığı görülmüştür.
Davalı markası incelendiğinde; baskın unsur olarak ... ibaresine yoğunlaşma olmayan tek kelimeden oluşan bir marka olduğu, bu marka beyaz zemin rengi üzerinde ... ibaresi ile bu ibarenin üzerinde F ve O harflerinin yan dönmüş ve birbiriyle bağlanmış hali olan bir figür olduğu değerlendirilen şekilden oluşmaktadır. Davacı markaları ise tek başına ... ibaresinden ya da ... ibaresiyle birlikte ..., ... kelimesi ve “...” harfinden oluşmaktadır.
Davacının itiraza mesnet markalarının bir kısmında ... ibaresi kalın puntolarla ve sarı renkte, ... ibaresinin ise yatay şekilde ve pembe renkte yazılı olduğu görülmektedir. Dava konusu marka ve itiraz gerekçesi markalar görsel açıdan ortak ... ibaresi içerseler de, davalı markasının başında yer alan "daha" ibaresi ile markanın sonunda yer alan “ol” ibaresinin yer almasının, davalı markasını davacı markalarından yeterince farklı hale getirdiği değerlendirilmiştir.
Davalı markasında dikkat çekici şekilde konumlandırılmayan F ve O figürü, renk unsuru ve markanın bir bütün halinde tek kelimeden oluşması dikkate alındığında; markaların görsel olarak benzer olmadıkları kanaatine varılmıştır.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; taraf markalarında ortak "..." ibaresi bulunup bu ibaresinin telaffuzundan doğan düşük düzeyde işitsel benzerlik bulunmakta ise de davalı markasındaki "..." ibaresinin önüne ve arkasına eklenen kelimelerle, işitsel benzerliğin bertaraf edildiği değerlendirilmiştir.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka daha, ... ve ol kelimlerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. “Daha” kelimesi ... kelimesini niteleyici görevde olmakta iken “ol” kelimesi bir eylem içermektedir. Taraf markalarında ortak olarak yer alan ... ibaresi ise İngilizce bir kelime olup; formda, zinde anlamına gelmektedir. ... kelimesi, Türkçe’de de anlamlı bir kelime olup, ...
Sözlüklerinde yer aldığı şekliyle “I- Birini başkasına karşı kışkırtma. II-argo 1. Ödeşme. 2. Razı olma. III- ç. a. 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi. IV-Kabullenmiş; hazır” anlamlarında olan bir kelimedir. Diğer taraftan, bu kelimenin yoğun kullanımıyla günlük dilde “sağlıklı, zinde olmak” anlamlarında da kullanılmakta olduğu bilinmektedir.
Açıklanan nedenle; taraf markaları kavramsal açıdan “...” ibaresinin anlamını içermekte ise de bu hususun tek başına kavramsal benzerlik oluşturmayacağı, davalının markasının ... ibaresinin önünde ve arkasında başkaca kelimeler de içermesi sebebiyle anlamsal olarak farklılaşacağı değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle, mahkememizce taraf markaları arasında SMK 6/1 kapsamında iltibas oluşmayacağı kanaatine varılmıştır.
Nitekim eldeki davaya emsal olabilecek ...
09.11.2023 tarihli ve ..... sayılı ilamında; davacının "...", "... ...", "...", "... ...", "... ..." ibareli markaları ile davalının "...+..." ibaresine ilişkin olarak; ilk derece mahkemesince markaların benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile reddedilen, .... 'ce verilen 24.02.2022 tarihli ve .... sayılı ortadan kaldırma ve davanın kabulü yönündeki kararını "Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı,
her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenecektir.
Başvuru markası "...+..."ile redde mesnet "...", "... ...", "...", "... ...", "... ..." markalar bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortamalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
taraf marka işaretleri benzer olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçe ile ... kararını bozmuştur.
Ayrıca yine eldeki davaya emsal teşkil eden .... 31.10.2023 tarihli ve .... sayılı kararında; benzerlik karşılaştırması yapılırken davacının “...” esas unsurlu markaları ile davalının “... makarna ...” ibareli başvuru markasının bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak.
“Ancak, markanın başvuru tarihinde yürürlükte olan 6769 Sayılı Kanun’un 6/1 maddesine görse benzerlik karşılaştırması yapılırken davacının itiraza mesnet ... esas unsurlu markaları ile davalının “... makarna ... ibareli başvuru markasının bütünsel olarak karşılaştırması gerekmekte olup, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde anılan madde kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurduğu anlaşılmıştır.
2. SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/318, K. 2024/72, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama