KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/42 Esas - 2024/21
- Esas no
- 2023/42
- Karar no
- 2024/21
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
2.422 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
2-... Av. ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024
TALEP
Davacı vekili 27/01/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun .... yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı "...." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu red kararının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira her iki şirketin de ... işi yapmakta olduğunu;
taşımacılık, ... sektörü düşünüldüğünde “...” “....” kelimelerinin sektörün %90’nının kullandığı müşterek kelimeler olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket, usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 27/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 27/01/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "...+..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun "..." ibarelerinden oluştuğu görülmüş, başvurunun tertibinde "..." ibaresinin büyük puntolarla yazılı olup öne çıkan konumda olduğu, ihtilaf konusu "..." ibareli itiraz gerekçesi markalar ile başvurunun görsel, işitel ve kavramsal yönden benzer olduğu değerlendirilmiştir. Takiben başvuru ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu hizmetler üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında .... 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen ret kararı yerinde görülmüştür.
Öte yandan başvurusu yapılan markanın kullanılıyor olması, daha önceki tarihte aynı/aynı tür mallar için tescil edilmiş/ tescil başvurusu yapılmış bir marka ile karıştırılma ihtimalini ve SMK'nın 6/1 maddesinin uygulama alanını ortadan kaldırmayacağından başvuru sahibinin bu yöndeki iddiaları isabetli bulunmamıştır. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.
KARAR
İtirazın ve başvurunun reddine oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve ..... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası Davalı Markaları "...." "...." (....) (....) 39. sınıf 35, 39 sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 17/05/2023 havale tarihli raporda özetle; "...1.Davacının ... sayılı marka başvurusu ile davalı şirketin .... sayılı markalarının benzer olduğu; 2. Emtia benzerliğinin davacının marka başvurusunun kapsamında yer alan 39.sınıf tüm emtialar yönünden oluştuğu; 3. Taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin davacının marka başvurusunun kapsamında yer alan tüm emtialar yönünden oluştuğu; 4. Dava konusu ... ...’nın 22.11.2022 tarih ve ... sayılı kararının kanaatimiz ile aynı yönde olduğu;..." ifade edilmiştir.
Dosya, davacı vekilinin bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını değerlendirmek üzere bilirkişi heyetine ek rapor tanzimi için tevdi edilmiş; 24/10/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...kök raporda vardığımız kanaati değiştirecek bir durum oluşmamıştır..." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 39. Sınıf:
"Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise .... sayılı "...", "...+..." sayılı markaların koruma kapsamında 35, 39 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda, davacının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetler, davalının itirazına mesnet markalarından ... kararında belirtilen ve benzer kabul edilenlerin kapsamında aynen yer almaktadır. Dolayısıyla taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin ilk şartı olan emtiaların/hizmetlerin benzerliği kriterinin sağlandığı, sonuç itibariyle taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti/benzerliği şartının sağlandığı görülmüştür.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu davacının marka başvurusu "..." ibaresinden oluşmaktadır. Söz konusu ibarelerden ... ibaresi büyük puntolarla markada ön planda konumlandırılmıştır. Söz konusu ibarelerin yazımında mavi ve kırmızı renkler kullanılmıştır.
Markada "..." ibareleri ise oldukça küçük puntolarla yazılı olup gerek markadaki konumlandırılma şekli gerekse her ne kadar İngilizce dilinde olmakla birlikte Türkçe'de sıklıkla kullanılan ve anlamı bilinen ve günlük dilde de kullanılan ibarelerden olup 39.sınıf hizmetlere ilişkin açıklayıcı ibare niteliğini taşıması dikkate alındığında markada esaslı etki yaratmamaktadır.
Markada yer alan ... harflerinden oluşturulmuş kompozisyon ise ... ibaresine gönderme yaptığı için ayırt edici nitelik taşımamaktadır.Davacının marka başvurusunda esaslı unsurun ... ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.
Davalının itiraza mesnet markalarına bakıldığında, kelime unsurlarının ... ibarelerinden oluştuğu, davalının markalarında yer alan içinde üçgen olan altıgen ve taşımacılık aracının ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu; davalı markalarının esaslı unsurunun ... ibareleri olduğu açıktır.
Markaların kelime unsurları sıralaması farklı olmakla birlikte aynı dolayısı ile markalar arasında güçlü bir benzerlik olmakta ve buna ilaveten markaların kapsamında yer alan 39. sınıf hizmetler de aynı bulunmaktadır. Davacı tarafın davalının uluslar arası yük taşımacılığı yapmamakta olduğuna dair iddiaları da durumu değiştirmemektedir.
Zira tarafların markalarının kapsamındaki emtialar karşılaştırma konusu olup davalı tarafın tescilli markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlere yönelik itiraz ve kullanım hakkı bulunmaktadır. Tarafların markaları arasındaki güçlü benzerlik ve emtialar arasındaki ayniyet markalar arasındaki iltibası arttıran bir etki yaratmaktadır. Bu nedenledir ki tüketicinin bilinç düzeyi yüksek olması da iltibası tek başına ortadan kaldıracak bir etkiye sahip olmayabilir.
Diğer bir ifade ile bilinç düzeyi yüksek tüketici de somut olaydaki gibi benzerlik düzeyi yüksek markaları karıştırabilir, işletmeler arasında bağ kurabilir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ... ve ... ibarelerinin markasal olarak kelime unsurlarından yola çıkarak anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu değerlendirimiştir. Her ne kadar davacının marka başvurusu ... şeklinde İngilizce dilinde yazılı bulunsa da gerek kelimenin Türkçe'de de yaygın olarak bilinmesi, günlük dilde kullanılması nedeniyle KARGO olarak telaffuz edileceği ve bu durumun markaları farklılaştırmaya yetmeyecektir.
Taraf markalarının esaslı unsurları aynı kelimelerden oluşmaktadır. Diğer yandan markaları oluşturan kelimelerin yerlerinin farklı olması, sıralanış şekli markaları ayırt etmeye yeter düzeyde değildir. Taraf markalarının aynı emtialara (39.sınıf) yönelmiş olmasının da markaları yakınlaştırmakta olduğu ve neticeten markalar arasında iltibasa sebep olabilecek ölçüde benzerliğin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
2.SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:
- Kullanımın niteliği- Markanın temel işlevine uygun kullanım
- Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım
- Kullanımın yoğunluğu
İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.
Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir:
- İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü
- Satış miktarı
- İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı
- İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı
- Hitap ettiği müşteri çevresi.
Somut olayda davacı taraf eskiye dayalı hak iddiasında bulunmuş ise de bu iddia kendi yapmış olduğu başvuruya tescil konusunda bir öncelik hakkı tanınmamaktadır. Dolayısı ile davacı tarafça 29.09.2023 tarihli dilekçe ile sunulan 2016-2023 Kurumlar Vergisi Beyannameleri Geçici Vergi Tahakkukları Defter Tasdik Listesi Faturalar Kurumlar ve Geçici Vergi Ödemeleri, Kurumlar Vergisi Tahakkuku Muavin Defter Sermaye Artırımı Sicil Gazetesi ve 17.10.2023 tarihli dilekçe ile sunulan 2003 -2019 yılları arasında davacı şirketçe düzenlenen faturalar, irsaliye, vergi açılış belgesi vd. ticari kayıtları incelendiğinde - Davacı şirketin 2003 tarihli ticaret sicil kuruluş gazetesi örneği ve devam eden gazete örnekleri
- Davacı yana ait ...’nden alınan 05.09.2005 tarihli mükellefiyet yazısı, 05.09.2003 tarihli faaliyet belgesi, 2003- 2012 yıllarına ait vergi levhası örnekleri, muhtelif tarihlere ait oda ve faaliyet belgeleri
- Davacı şirketin 2003 yılından beri faaliyette olduğunu belgeler ... alınan belge örnekleri,
- 2008 ve 2013 tarihli sertifika belgeleri,
- ... tarafından verildiği görülen 2005 tarihli yetki belgesi,
- ... tarafından verildiği görülen 2013 tarihli yetki belgesi yenileme evrak örneği,
-2003, 2005, 2016 tarihli ve taraflarından birinin davacı şirket olduğu görülen bir adet sözleşe örneği,
-18.03.2020, 30.07.2020, 29.09.2020, 29.05.2020, 11.04.2020, 03.06.2020, 14.03.2020, 30.06.2020, 29.02.2020, 29.01.2020, 28.02.2020, 29.03.2014, 31.01.2012, 31.01.2013 tarihli yurtdışı taşımacılık navlun ücreti içerikli fatura örnekleri,
-25.07.2010 tarihli davacı şirket tarafından verilen acentelik hizmeti verilmesi yetki belgesi örnekleri,
- 2016 - 2017 tarihli ... üyelik sertifikası belgesi örneği,
- 2016 - 2022 tarihlerine ait kurumlar vergisi beyanname örnekleri, geçici beyanname örnekleri gibi belgelerin sunulduğu görülmektedir.
Davacı yanca dosya kapsamına sunulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde, davacı yanın hem ticaret unvanı hem de faaliyette bulunduğu sektörün bir hizmet sektörü oluşu da gözetildiğinde, aktif bir şekilde 2003 yılından beri markasal nitelikte kullandığını, bu kullanımlarında “...” ibaresinin davacı ile özdeşleşen ve ayırt edici hale gelen unsuru olduğu, yine sunulan fatura örnekleri, sertifika örnekleri, oda kayıt belgeleri gibi evraklardan da davacı yanın uzun yıllardır “...” işletme adıyla faaliyet gösterdiğinin ve uluslararası lojistik alanında, yani “taşımacılık sektöründe” bu ibare altında bir kurumsal kimlik edindiği,
başka bir ifadeyle davacı yanın “...” markası üzerinden “taşımacılık hizmetleri” alanında fiili ve uzun süreli kullanımlarının bulunduğu, bu kullanımlara dayalı olarak SMK 6/3 koşullarını davacının kullanımlarının sağladığı anlaşılmış ise de SMK 6/3 tescil hakkı vermeyip, sadece tescile itiraz hakkı tanıdığından, dosya kapsamında uygulanamaz olduğu değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸ Hakim .... · ¸
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/42, K. 2024/21, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama