İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/62 K.2023/347

Av.... Av. ... : 2-... Av....

Esas2023/62Karar2023/347Tarih7 Kasım 2023Okuma20 dk · 3.960 kelime

KÜNYE

Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
7 Kasım 2023
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/62 Esas - 2023/347
Esas no
2023/62
Karar no
2023/347
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalılar
1- ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.960 kelime·20 dk okuma·12 bölüm

Av.... Av. ... : 2-... Av....

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/02/2023

KARAR TARİHİ : 07/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024

TALEP

Davacı vekili 07/02/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: müvekkili şirketin ... sayılı ve "... ...", "... ...+..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... ...'na (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket kurum başvurusunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini;

müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük ilk beşyüz sanayi kuruluşundan biri olduğunu, “...” ibaresini yıllardır marka olarak aralıksız ve yoğun olarak kullandığını ve tanınmışlığa ulaştırdığını, dava konusu markanın müvekkiline ait “...” esas unsurlu markalar ile görsel, sesçil ve anlamsal olarak neredeyse aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkilinin marka imajından haksız yarar sağlayacağını ve müvekkili markasının ayırt ediciliğini zayıflatacağını,

dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; ... sayılı kararın iptali ile ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkili şirketin dava konusu marka tescilini 07.07.2004 yılında yaptırdığını, 2014 yılında 10 yıl süreyle yenilediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin 29 / 30. sınıflarda tescilli ... tescil numaralı “...” ibareli markası bulunduğunu, müvekkili şirkete ait marka ile davacının mesnet markalarının görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasının gıda sektöründe bilinen bir marka olduğunu,

“...” ibaresinin markaya ayırt edicilik sağlamayan bir özel isim olduğunu, markaların farklı sınıflarda olduğunu, tüketiciler nezdinde herhangi bir karışıklık olmasının mümkün olmadığını, müvekkili markasının ayırt edici ve özgün bir marka olduğunu, müvekkili markasının 20 yıldır kullanıldığını, davacının müvekkili markasına itiraz etme hakkı bulunmadığını, “...” kelimesinin kimseye özgülenemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ile ... sayılı başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescili durumunda hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz ve hükümsüzlük mesnedi ... markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptali ile davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... kararının davacıya 09/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 07/02/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

....

Yapılan değerlendirme neticesinde, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından işbu itirazın da reddi gerekmiştir. Ayrıca, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir.

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)

Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)

"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

...

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

...

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."

Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;

Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNİYETİ olması,

Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.

Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;

Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “Pussycat London” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.

SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası: Davacı Markaları "..." "... ...", "... ...+..." (...) ... 29. Sınıf 29. Sınıf 30. Sınıf 30. Sınıf 35. Sınıf 43. Sınıf

Bilirkişi heyetinden alınan 29/08/2023 havale tarihli raporda özetle;

"1. Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan “29 ve 30. Sınıfın tamamı, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.

Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.

Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” ve “43. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” mal ve hizmeti bakımından, taraf markaları arasında sınıfsal ayniyet/benzerlik bulunduğu,

2. Davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığı, taraf markalarının kavramsal olarak benzer olmadığı, 3. Markalar arasında (1) numaralı bentte sayılan mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu, 4. Davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, 5. Somut olay bakımından müktesep hak koşullarının oluşmadığı..." ifade edilmiştir.

Davalı ve davacı şirket vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttiği hususların açıklanması için dosya bilirkişi heyetine ek rapor hazırlanması için tevdi edilmiş; 12/10/2023 havale tarihli ek raporda özetle: " bilirkişi kök raporunun '...' kısmında, 'kavramsal benzerlik bulunmadığı' hususu sehven yazılmış olup, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında kavramsal benzerlik bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı..." ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

Yukarıdaki tabloda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 29, 30, 35, 43 üncü sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilâna, davacı tarafından 29, 30'uncu sınıfın alt gruplarında tescilli ... sayılı ve "... ...", "... ...+..." markaları mesnet gösterilerek itiraz edlmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME

1. 6769 SAYILI SMK 6/1 ve 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER

A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme

Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunda, 29, 30, 35' inci sınıf: "29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.

30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.

Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.

35. Sınıf: (Bkz. Bilirkişi raporu syf.4 vd) 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise ... sayılı ve "... ...", "... ...+..." esas unsurlu ibarelerden meydana geldiği; ... sayılı "... ..." ibareli markanın; "29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.

30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.

Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez ";

... sayılı "... " ibareli markanın; "29. Sınıf: Yenilebilir bitkisel yağlar." alt gruplarındaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.

Dava konusu marka kapsamında yer alan 29. ve 30. sınıf emtiaların tamamının, davacının ... sayılı “... ...” ibareli markası kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla 29 ve 30. sınıf mal ve hizmetler bakımından, taraf markaları arasında ayniyet/benzerlik oluşmuştur. Dava konusu marka kapsamında yer alan (29 ve 30. sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 sınıf hizmetler ile davacı markalarında yer alan 29 ve 30. Sınıf emtialar ise benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. 29. ve 30. sınıf emtialar ile bu emtiaların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir. Yukarıda aynı/benzer addedilen mal ve hizmetler altı çizili olarak işaretlenmiştir.

Ayrıca dava konusu marka kapsamında yer alan “43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”, davacı markaları kapsamında yer alan 29 ve 30. emtialar ile benzerlik ihtiva etmektedir. .... ve 11.11.2019 tarihli kararında; “Dairemizin yerleşik uygulamalarında da yer verildiği üzere yiyecek ve içecek emtiaları ile bunların satımına ilişkin 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin" birbirleriyle ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetlerden oldukları kabul edilip, bu doğrultuda yapılacak değerlendirmeyle karar verilmesi gerekir…” hükmü ile yiyecek ve içecek emtiaları ile bu mal ve hizmetlerin satımına ilişkin hizmetlerin benzerliği açıkça ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıfın tamamı, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.

Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.

Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” ve “43. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” emtiaları yönünden “emtianın aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.

B)Marka İşaretlerinin Görsel, İşitsel, Anlamsal Benzerlik Değerlendirmesi ile Tanınmışlık Hususunda Yapılan Değerlendirme

İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Somut olayda; davaya konu marka başvurusu, standart bir yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Kelimelerin tamamı aynı satırda aynı punto ile yazılmıştır. Siyah renkle ve küçük harflerle yazılan markada, hiçbir kelime ön plana çıkarılmamıştır. Fakat anlam itibarıyla, “üçlü” ve “yeni” ibareleri birer sıfat olup, önüne gelen kelimeyi nitelendirir kelimelerdir. Bu nedenle, işaretsel bazda ön planda olmasa da, anlamsal olarak “...” kelimesinin ön plana çıktığı değerlendirilmiştir.

Davacıya ait markalar ise biri kelime markası iken diğeri kelime ve ... unsurlarından oluşan karma nitelikte bir markadır. Davacıya ait markaların ortak unsuru “...” kelimesidir. Zira davacının ... sayılı “... ...” ibareli markasında yer alan “...” kelimesi, Türkçe’de “..." anlamını haizdir ve özellikle yiyecek/içecek emtiaları yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliği olmayan, ilgili sektörde tüm aktörler tarafından kullanılabilecek bir ibaredir.

Davacının ... sayılı “... ...” ibareli markası ise bir ambalaj şeklini içeren bir ... markasıdır. Ambalaj üzerinde ön planda olan, marka algısı yaratan kısmı ise “...” kelimesidir. Markada yer alan “...”, “...” ibaresinin İngilizcesi olup, markanın kapsamında yer alan “...” emtiasını tanımlamaktadır. Dolayısıyla davacının her iki markasının da esas unsuru “...” kelimesidir.

Somut uyuşmazlık; taraf markalarında geçen, "..." ibarelerinin ortaklığından hareketle, taraf markaların benzediğinin söylenip söylenemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Zira; “...” kelimesi, “İnsanoğlunun üzerinde yaşadığı toprak ve denizlerin tümü; acun, yeryüzü, küre (I), âlem, arz (III), cihan, darıdünya, devran, zemin.” anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir cins isimdir.

Bu kelime, ülkemizde de pazarlama sloganları çerçevesinde sıklıkla kullanılan, ticari ve konuşma dillerine yerleşmiş bir ibaredir.

Böyle, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, böyle ibareleri içeren markalarda ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden ziyade diğer unsurlara yönelmek gerektiği yönünde doktrinde ve ...

Kararları’nda yerleşmiş bir görüş de bulunmaktadır (....’nin 05.03.2007 tarihli ... sayılı ilamı). Yine ... sayılı ilamında "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmiş; mevzu bahis kararda atıf yapılan ...

Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve ...sayılı ilamında ise "..." ibaresinin İngilizce karşılığı olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edildiği, zayıf ibareleri marka olarak seçenlerin bu ibarelerin yapılan küçük değişikliklerle başkaları tarafından kullanılmasına katlanmaları gerektiği ifade edilmiştir.

Öte yandan; zayıf/ayırt edici niteliği düşük ibareleri ihtiva eden markaların da zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem ... tarafından kabul edilmiştir. Bazı durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği kabul edilmektedir.

Zira, tanımlayıcılığı veya bilgilendirme işlevi güçlü olan ibarelerin marka olarak kullanımla ayırt edicilik kazanmaları mümkündür. Ancak, herkesin çok sık kullanımına açık, cins isim niteliğini haiz ibarelerde bu dönüşüme izin verilmemiştir. “...” kelimesinin, böyle dönüşümü hak ettiğinin kabul edilebilmesi için, ülkedeki alıcı/tüketici çevresinin çok büyük bir kısmının bu işareti, davacının işletmesi ile bağlantı içinde algılaması gerekir.

Bunun için aranacak ölçünün, hiçbir şekilde bir markanın tanınmış olup olmadığını tespit ederken belirlenen ölçüden daha hafif olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü; herkesin kullanımına açık ve olumlu bir anlamı çağrıştıran/algılatan ve bu yönüyle markasal hüviyette herkes tarafından tercih edilebilecek bir kelimenin tek bir kişinin tekeline bırakılması, bir markanın tanınmış sayılmasının sonuçlarından daha önemlidir.

Dosya kapsamına göre; “...” kelimesi yönünden bu tür bir bağımsızlaşmanın sağlandığından bahsedilmesi olanaksızdır.

Zira davacı taraf, itiraz aşamasında marka işlem dosyasına “...” ibaresinin kullanımına, tanıtımına ve davacı ile özdeşleşmiş olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, dava aşamasında ise 05.04.2023 tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde internet sitesi görüntüleri, faturalar, kapasite raporları, gümrük beyannameleri, sertifikalar (... markasına ilişkin), ticaret sicil gazetesi, ... ... kararları, vergi levhası, faaliyet belgesi, davacı şirketin ... listesinde olduğuna dair haber görüntüleri, ödül töreni davet yazısı, ödül töreni haberlerine ilişkin belgeler sunulduğu tespit edilmiş olup, sunulan belgeler incelendiğinde,

belgelerin markanın olağan kullanımını gösterir belgeler, sertifikalar, faturalar olduğu, her ne kadar tanıtıma ilişkin olarak değerlendirilmesi mümkün olan, davacı şirketin ... listesinde olduğuna dair bir kısım belgeler de dosyaya sunulmuşsa da, bu belgelerin ... markası ile ilgili olmadığı, davacı şirketin unvanının yer aldığı, unvanın ise ... esas unsurunu taşıdığı, dolayısıyla “...” markası ile ilgili iddia edilen tanınmışlığı ispatlamaya yetecek bir delil sunmamıştır.

Dolayısıyla dosya kapsamı itibariyle davacı, “...” markalı ürünlerinin/hizmetlerinin piyasa payı ve bilinirliği, davacının bu markaya yaptığı yatırımları güncel ve somut delillerle ispatlayamamıştır. Bütün bu hususlar göz önüne alınarak; taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin yer almasının, markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediğine kanaat getirilmiştir.

Neticeten Mahkememizce; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığından, somut olayda davacının ... sayılı markaları özelinde dava konusu marka kapsamında bulunan, yukarıda benzerliği tespit edilen emtiaların ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, ayırt ediciliği düşük "..." ibaresini markasal kullanımda tercih eden davacının, söz konusu ibarenin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğuna ve neticeten dava konusu ... kararının yerinde olduğuna kanaat getirilmiştir.

2) DAVALININ MÜKTESEP HAK İDDİASI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME

Müktesep hak uygulamasında, önceki tarihli markasının devamı olarak bir marka başvurusu yapan marka sahibi, bazı hallerde yapılan itiraza karşı itiraz sahibinin markasından önceki tarihli markasının varlığını müktesep hak savunması olarak ileri sürebilmekte, bu halde yapmış olduğu yeni marka başvurusunun tescili engellenememektedir. Yani müktesep hak ilkesi gereğince, bazı istisnai durum ve koşullarda bir işletmeye ait önceki marka, bu işletmenin daha sonraki marka başvuruları için kazanılmış hak teşkil etmektedir (...).

Müktesep hak kavramının kanunda tanımı bulunmamakta olup, konu süreç içerisinde ... kararları ile birlikte şekillenmiştir. Yargıtayın istikrarlı uygulaması sonucunda içtihat olarak yerleşen ilkeleri kapsamında müktesep hakkın uygulama alanı bulması için;

a. Önceki tarihli marka ile sonraki tarihli markaların benzer olması,

b. Markaların kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının aynı olması ve

c. Önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkmış olması ilkelerinin kümülatif olarak sağlanması gerekir.

Somut dava bakımından; dava konusu marka başvurusu 24.03.2021 tarihinde tescil başvurusuna konu edilmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ekinde önceki tarihli ... sayılı "..." ibareli markanın ... sunduğu, işbu belgenin Mahkememizce incelenmesi neticesinde, markanın; 07/07/2005 tarihinde tescil edildiği ve 07/07/2014 tarihinden itibaren on (10) yıl süreyle yenilendiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafa ait önceki tarihli marka incelendiğinde, dava konusu edilen ... kararının verildiği tarihte, 5 yıldır tescilli olduğu, dolayısıyla hükümsüzlük tehdidi altında olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, davalı şirketin önceki tarihli markası da yeni tarihli markası da, standart bir kelime markası olup, “...” ibaresinden oluşmaktadır. Dolayısıyla, işaretsel olarak önceki ve sonraki tarihli marka, ayniyet taşımaktadır. Davalının önceki tarihli markası ile sonraki tarihli markası, sınıf bakımından değerlendirildiğinde, davalının dava konusu marka başvurusunda sınıf kapsamını genişlettiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı yanın önceki tarihli markasına binaen müktesep hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacının itiraza ve hükümsüzlüğe mesnet markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartını sağlayan emtialar yönünden iltibas tehlikesinin olduğunu belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Neticeten, taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın SMK 6/1 maddesi kapsamında reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/11/2023

Katip ... ¸ Hakim ... · ¸

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/62, K. 2023/347, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 07/02/2023
  5. Karar Tarihi : 07/11/2023
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 09/01/2024
  8. Talep
  9. Cevap
  10. Muhakeme
  11. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  12. Gerekçe
  13. Karar
  14. A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/62
Karar No
2023/347
Tarih
7 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/62 K.2023/988
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/63 K.2023/685
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/63 K.2023/734
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/64 K.2023/469
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/64 K.2023/244
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/64 K.2023/232

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.