KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Ttürk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/212
- Karar no
- 2025/66
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/03/2025
- Talep
- —
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili 08/05/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin "..." markasını 24/09/2020 tarihinde ... marka numarası ile tescil ettirdiğini, davalı şirket ile 01/06/2021 tarihli ... imzaladığını, davalı şirketin müvekkili şirketten habersiz ve rıza dışı bir şekilde etiketleri kullanarak satış yaptığını, müvekkili şirketin bu ürünü hiç piyasaya sürmemesine rağmen piyasada bu ürünlerin satıldığını, bu haksız satışların marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, müvekkilinin maddi kayıplarının olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ekinde dava şartı arabuluculuk son tutanağının sunulduğu anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu sözleşmeyi davacı şirket adına ...'ın imzaladığını, ancak söz konusu şahsın sözleşmenin imzalandığı tarihte şirketin yetkilisi olmadığını, temsil yetkisi olmayan üçüncü kişinin sözleşmeyi imzalamış olduğunu, sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini, 04/11/2022 tarihli ve "PROTOKOL" başlıklı marka devir sözleşmesinden anlaşılacağı üzere davacı şirketin "..." markasını dava dışı ... İnş. Tem. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şirketine devrettiğini, davanın anılan markanın sahibi dava dışı şirket tarafından açılması gerektiğini, davacı şirketin dava açmaya yetkisiz üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ ve GEREKÇE:
Davanın; davanın marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı, maddi manevi tazminat isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.114/1-d bendine göre; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır.
HMK m.115 hükmüne göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Davacı şirketin "..." markasını 24/09/2020 tarihinde ... marka numarası ile tescil ettirdiği, söz konusu markanın üretimi için taraflar arasında 01/06/2021 tarihli ... düzenlendiği, davalı tarafın davacı şirketten habersiz olarak etiket kullandığı, markaları bastığı ve satış yaptığı iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Davalı tarafça dava konusu sözleşmede davacı şirket adına imza atan ...'ın sözleşme tarihinde şirket yetkilisi olmadığından bahisle, aktif husumet itirazından bulunduğu görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde sunulan ve davada dayanılan 01/06/2021 tarihli fason imalat sözleşmesinde davacı şirket adına ...'ın imzasının bulunduğu taraf vekillerinin de kabulündedir (26/12/2024 tarihli celsede taraf vekillerinin imzalı beyanları bulunmaktadır).
Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacı şirketin 04/09/2018 tarihinde ... ve ... tarafından kurulduğu, ...'ın şirket müdürü olduğu, 02/12/2020 tarihinde pay devri sonrası ...'in payını ...'e devrettiği ve böylelikle yeni ortakların ... ve ... olduğu ve 23/12/2022 tarihinde pay devri sonrası son ortaklıkta ...'ın tek şirket yetkilisi olduğu ve böylelikle şirketin kuruluş tarihi olan 04/09/2018 tarihinden, 23/12/2022 tarihine kadar şirketi temsile ...'ın yetkili olduğu; davada dayanılan fason imalat sözleşme tarihi olan 01/06/2021 tarihinde sözleşmede imzası bulunan ...'ın imza atmaya yetkisiz üçüncü kişi konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ekinde vekaletname bulunduğundan bahsetmiş ise de dosya kapsamında sunulmuş olan vekaletname, davada avukat adına çıkarılan vekaletname olup, başkaca vekaletname sunulmamıştır.
Öte yandan; davalı vekili tarafından Mahkememiz dosyasına sunulan 04/11/2022 tarihli "PROTOKOL" başlıklı marka devir sözleşmesi ile davacının dava konusu "..." markasını dava dışı ... İnş. Tem. İml. San. ve Tic. Ltd. şirketine devrettiği görülmüştür. Davacı vekilince belirtilen devir sözleşmesi kabul edilmiştir (26/12/2024 tarihli celsedeki imzalı beyanları bulunmaktadır).
Neticeten davacının hem davayı açmaya yetkili şirket olmadığı, hem de yukarıda detaylıca gerekçelendirildiği gibi, davada dayanılan fason imalat sözleşmesini imzalayan kişinin sözleşme tarihinde davacı şirketi temsile yetkili olmadığı, usulüne uygun vekaletname de sunulmadığı anlaşılmakla; HMK 114/1-d ve 115. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/212, K. 2025/66, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama