KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/27
- Karar no
- 2024/324
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalılar
- 1- ... -... ...
Karar Metni
2.418 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
2- ... -... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2024
TALEP
Davacı vekili 22/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... sayılı ve ... ibareli markaların sahibi olduğunu, davalıların ... sayı ile tescil ettirdikleri "..." ibareli markanın sahibi olduklarını, söz konusu markanın 29.08.2023 tarihinde 20. sınıftaki ... emtiası üzerinde tescil edildiğini, davalılara ait marka ile müvekkiline ait markaların iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin 20. sınıfta markalarının tescilli olduğunu, uzun yıllardır ... sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların markasının da aynı sınıfta olduğunu, somut olayda SMK 6/1 hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleştiğini,
müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu, birçok ülkede tescilli olduğunu, somut olayda SMK 6/4 ve 6/5 hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğini, müvekkilinin, ... ibaresini içeren ticaret unvanının sahibi olduğunu, ayrıca ... ibaresini uzun yıllardır mağazalarında işletme adı olarak da kullandığını, somut olayda SMK 6/6 ve 7/3 hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğini, davalı tarafın marka seçme konusunda kötü niyetli olduğunu, somut olayda SMK 6/9 hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğini, davalı yanın müvekkilinin markasına yakınlaşma çabası içerisinde olduğunu,
fiilen de markasını tescil edildiği biçimde değil, müvekkilinin markasına yakınlaştıracak şekilde kullandığını ileri sürerek, dava konusu ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle: Müvekkiline ait marka ile davacı yan markası bir bütün olarak karşılaştırıldığında markalar arasında iltibas ihtimaline varacak düzeyde ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalini doğuracak şekilde bir benzerlik ve ayniyetin varlığının söz konusu olmadığını, herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını, müvekkillerinin marka ismi arayış sürecinde kendileri için anlam ifade eden, kısa, tek heceli ve bu husus sayesinde markanın akılda kalıcı olması saiki ile hareket ettiklerini, sektör itibariyle altına "..." ibaresini eklediklerini, "..." kelimesinin Almanca karşılığının "Sadece bu" olduğunu,
markanın pazar alanının ekseriyetle ... 'da ikamet eden Türk vatandaşları olması hasebiyle de bu marka isminin uygun görüldüğünü, müvekkilinin markasının faaliyet gösterdiği bölgede davacı tarafın hiçbir şubesi bulunmadığını, anılan bölgede ne müvekkilleri ne de tüketiciler tarafından bilinen duyulan bir durumda olmadığını, mal ve hizmetler kapsamında aynı olmadığını, zira "... ..." sadece ev mobilyası satışı yapmaktayken davacı yanın markası olan "..."un ofis mobilyaları satmakta olduğunu, ... alan dallarının, müşteri hedef kitlesinin tamamıyla farklı olduğunu, iltibas ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; davalılar adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu markaya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, ...’den davalı şahsa ait ... sayılı marka işlem dosyası getirtilmiş, sunulan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Markanın hükümsüzlüğü davasında, davacı tarafından hangi hükümsüzlük sebebine dayanılıyorsa bunun açıkça belirtilesi gerekmektedir. Zira, mahkemece sadece dayanılan hükümsüzlük sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılabilecektir. ...'a göre; mutlak red sebepleri hariç, hangi hükümsüzlük sebebine bağlı olarak dava açılmış ise mahkeme bununla bağlı olup, dava dilekçesinde yazılı olan hükümsüzlük sebebinden başka bir sebebe bağlı dayanılarak hükümsüzlük kararı veremez (.... 'nin, 12.06.2008 tarihli, .... sayılı kararı).
Bu kapsamda somut davada, davacı vekili tarafından SMK 25/1 yollaması ile SMK 6/1', 6/5, 6/6 ve 6/9'a dayanıldığı anlaşılmış ve Mahkememizce belirtilen hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Dava Konusu Davalı Markası "... ..." (...) 20. sınıf.
Davacı Markaları "... " (..., ..., ..., ..., ..., ...) 09, 16, 20, 21, 35. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan 26/06/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1- Davacı markalarının kapsamında yer alan 20. sınıftaki mallar ile davalı markası kapsamında yer alan 20. sınıftaki tüm malların aynı/aynı tür mallar olduğu,
2- ... sayılı davacı markasının 35. sınıf kapsamında yer alan 20. sınıftaki malların satışı hizmetleri ile davalı markası kapsamında yer alan 20. sınıftaki malların benzer/ilişkili mal ve hizmetler oldukları,
3- Taraf markalarının ortalama tüketici kitlesi yönünden iltibas yaratacak derecede benzer olduğu,
4- Diğer yandan ... ibaresinin davacının ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğu, davacı şirketin temel iştigal alanının uyuşmazlık konusu mal ve hizmet sektörünü kapsadığı (... üretim ve satışı), bu ibarenin aynı zamanda davacının mağazalarında ve internet alan adında da kılavuz unsur olarak aynı sektörde kullanılageldiği,
5- Açıklanan nedenlerle dava konusu ... sayılı markanın 6769 sayılı SMK’nın 25 inci maddesi ile 6/1 ve 6/6 fıkraları kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun kabul edilebileceği,
6- Ancak davacı taraf markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunun sunulan deliller kapsamında ispat edilemediği, ayrıca, davalı markasının haksız bir yarar sağlayabileceği ihtimaline ilişkin delillerin de sunulmadığı,
7- Kötü niyet konusunda nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI VE HÜKÜMSÜZLÜK HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu davalılar adına tescilli marka: 13/03/2023 başvuru tarihli, ... sayılı "... ..." ibareli markanın tescil kapsamında dava konusu edilen 20. sınıftaki:
"20: Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler.
Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar.
Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, ... bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri.
Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar." mal ve hizmetler bakımından 29/08/2023 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacının ... nezdinde tescilli markası:
... sayılı "... a.ş." ibareli markanın 20. sınıftaki bir takım mal ve hizmetlerin yer aldığı 25/10/1995 tarihinde tescil edildiği,
... sayılı "... " ibareli markanın 16, 20, 35. sınıftaki bir takim mal ve hizmetlerin yer aldığı 30/04/2008 tarihinde tescil edildiği,
... sayılı "... " ibareli markanın 20. sınıftaki bir takim mal ve hizmetlerin yer aldığı 07/09/2009 tarihinde tescil edildiği,
... sayılı "..." ibareli markanın 20, 21, 35. sınıftaki bir takim mal ve hizmetlerin yer aldığı 08/04/2011 tarihinde tescil edildiği,
... sayılı "..." ibareli markanın 16, 20, 35. sınıftaki bir takim mal ve hizmetlerin yer aldığı 13/10/2015 tarihinde tescil edildiği,
... sayılı "... " ibareli markanın 09, 20. sınıftaki bir takim mal ve hizmetlerin yer aldığı 14/10/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davalı markasının 20. sınıfta yer alan yukarıdaki malları kapsadığı görülmüştür. Davacı markalarının da 20. sınıfta yer alan aynı mallarda tescilli oldukları tespit edilmiştir. Davacı markalarının kapsamında yer alan 20. sınıftaki mallarla, davalı markası kapsamındaki tüm malların aynı/aynı tür mallar olduğu tespit edilmiştir.
Bu noktada belirtilmelidir ki markaların tescil kapsamı esas alınmış olup, sicil kaydı karşısında markanın fiilen ev veya ofis mobilyası üzerinde kullanılıp kullanılmadığı sonuca etkili olmamaktadır. Kaldı ki ... emtiaları yönünden yapılan tescilin her türlü ... ürünü yönünden hak sağladığı, bu yönüyle de hukuki korumasının bulunduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, davacı markalarının kapsamında yer alan 20. sınıftaki mallarla, davalı markası kapsamındaki tüm malların aynı/aynı tür mallar olduğu değerlendirilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacı markaları incelendiğinde; .... sayılı markaların kelime ve şekil unsurundan, diğer markaların ise esasen kelime unsurundan oluştuğu görülmektedir. Tüm markalarda, ... ibaresine yer verildiği görülmektedir.
Bir kısım markalarda ... ibaresinin yanında ayırt edici özelliği olmayan herkesin kullanımına açık “...” gibi ibarelere de yer verildiği, ancak bu tasviri nitelikteki ibarelerin ve şekil unsurlarının marka örneğinde tali nitelikte olup, ... ibaresinin okunup algılanmasının önüne geçmediği görülmektedir. Zira tüm markalarda ... ibaresinin doğrudan doğruya okunabilir konumda bulunduğu, bağımsız bir unsur olarak yer aldığı görülmektedir.
Davacının tüm markalarında ... ibaresinin büyük harflerle veya büyük puntolarla ön plana çıkarıldığı, markalarda ilk görülen, algılanan ve okunan hâkim unsur konumunda olduğu görülmektedir. Markalardaki kullanımı ve konumlandırılışı göz önüne alındığında, ... ibaresinin bağımsız asli unsur konumunda olduğu değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, davacı markasının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davalı markasında büyük puntolarla “...” ibaresine yer verildiği, ilk görülen ve algılanan unsurun “...” ibaresi olduğu görülmektedir. Bu ibarede ayraç işareti yerine kalp görselinin kullanıldığı, ancak, bu kullanımının markaya tüketici algısını değiştirecek düzeyde bir ayırt edicilik katmadığı, zira ibarenin “... olarak okunup algılanmasını değiştirmediği değerlendirilmiştir.
Bu ibarenin altında olacak şekilde “...” ibaresine yer verildiği, ibarenin ticaret hayatında herkesin kullanımına açık tasviri bir unsur olduğu, markada da en altta, geri planda tali unsur olarak yer aldığı görülmüştür. Çekişme konusu ürünler yönünden de tasviri nitelikte olan “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı sabittir. Bu yönüyle davalı markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yapılan incelemede, taraf markalarında esas unsur olarak yer alan kelimelerin “...” ve “...” olduğu değerlendirilmiştir. Her iki ibarede de kullanılan harflerin davalı markasındaki ikinci “u” harfi dışında aynı olduğu, esasen aynı sıralamayla tüketiciye sunulduğu, ibarelerin aynı seslerle başlayıp sona erdiği görülmektedir. Bu bakımdan ibareler arasında görsel benzerlik üst düzeydedir. Diğer yandan davacı markalarının esas unsuru, Türkçe telaffuzunda “...” şeklinde telaffuz edilirken, dava konusu marka “...” şeklinde okunmaktadır ancak bu okunuşlar, işitsel anlamda da aralarındaki fark her zaman tefrik edilemeyebilecek derecede birbirine yakındır.
Çekişme konusu 20. sınıftaki malların herkese hitap eden, tüm tüketicileri kapsayan mallar oldukları görülmüştür. Bu malların niteliği incelendiğinde, herkese hitap eden, özel uzmanlık gerektirmeyen mallar oldukları tespit edilmiştir. Bunların niteliği itibari ile alıcılarının ortalama tüketici kitlesi ve genel anlamda halk olduğu tespit edilmiştir. Bu kişilerin söz konusu ürünlere yönelirken özen ve dikkat seviyesinin nispeten düşük olduğu değerlendirilmiştir.
Neticeten, yarışan ibareler arasındaki tek farklılığın, davalı ibaresinde “U” harfi yerine ayraç işaretinin konulması olduğu, bu kullanımının ibareye görsel ve işitsel açılardan tüketici nezdinde ayırt edicilik katacak nitelikte olmadığı, markalar arasındaki benzerliği sona erdirmediği değerlendirilmekle, taraf markaları arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.
2. SMK 6/6 BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
6769 sayılı SMK m.6 “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” Hükmü kapsamında ticari kaynak gösterebilen sınai hak sahiplerinin, bu hakları ile ihtilaf yaratan marka başvurularına karşı itiraz edebilmeleri, tescil edilmiş markalara karşı da hükümsüzlük talep edebilmeleri imkanı getirilmiştir.
Bu talep ticaret unvanına dayalı olarak ileri sürülüyor ise, ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile ihtilaf yarattığı ileri sürülen markanın kapsayacağı mal ve/veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun, önceki sınai hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir.
Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, ... ibaresinin davacının ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğu, davacı şirketin temel iştigal alanının uyuşmazlık konusu mal ve hizmet sektörünü kapsadığı (... üretim ve satışı), bu ibarenin aynı zamanda davacının mağazalarında ve internet alan adında da kılavuz unsur olarak aynı sektörde kullanılageldiği, bu kapsamda, ... ve ... ibareleri arasındaki benzerlikler de dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı SMK’nın 6/6 fıkrasında belirtilen koşulların da mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
3. SMK 6/5 BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Somut dosya kapsamında; davacı tarafından tanınmışlığı ispata yönelik olarak, markanın 2012-2018 yılları arasında kullanımını, etkinliklere katılım sağlandığını ve ürünlerini gösterir... alan adlarına ilişkin web sayfası görüntülerinin, 2016-2017 tarihli Google arama sonuçlarını ve bu kapsamda yapılan haberleri gösterir ekran görüntülerinin, 2016 ve 2018 tarihli 4 adet gazete haberi ve röportaj sayfasının sunulduğu görülmüştür.
Davacı taraf ayrıca, yurt içi ve yurt dışı marka tescillerinin bulunduğunu ve bunların sicil kayıtlarını bildirmiştir. Davacı tarafından sunulan delillerin incelenmesinden; markaların Türkiye’de tanınmış marka statüsüne getirildiğini ispata yeterli olmadığı, ticari hayattaki olağan nitelikte ve ölçüde markasal kullanımı gösterir deliller olduğu, ilgili sektör itibariyle normal kullanımın ötesine geçen delillerinin dosya kapsamında sunulamadığı değerlendirilmiştir.
Kaldı ki davacı tarafından, davalı markasının haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markanın itibarına zarar verebileceği ya da ayırt edici karakterini zedeleyebileceği ihtimallerinin gerçekleşebileceği de delillerle ispat edilememiştir. Dolayısıyla eldeki davada hükümsüzlük talebi bakımından SMK 6/5 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
4. SMK 6/9 BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalılar markasının kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 6/1 ve SMK 6/6 hükümleri kapsamında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00-TL · Posta Masrafı 925,00.-TL · Bilirkişi Masrafı 7.500,00.-TL · Toplam 9.350,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/27, K. 2024/324, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama