KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/66 Esas - 2024/331
- Esas no
- 2024/66
- Karar no
- 2024/331
- Hakim
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.918 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
Av. ... Av. ...
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2024
TALEP
Davacı vekili 14/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı ve "..." ibareli başvuruda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı firmanın tescilli “...”lı markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazlar neticesinde ... tarafından 29. sınıfa giren emtialar yönünden kısmen dahi olsa nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının Türkiye’de modern perakende sektörünün öncülerinden olan, yurt içinde toplam 3378 adet mağazası bulunan tanınmış bir firma olduğunu,
“... ...” ibareli markasını “...” markası altında piyasaya sürdüğünü ve bu markanın yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri neticesinde kullanıldığı potansiyel tüketicileri nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış olduğunu, aralarından sadece “...” ibaresinin seçilerek markaların karşılaştırılmasının ve aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun söylenmesinin marka hukukuna göre mümkün olmadığını, zaten davacının markasında geçen “...” ibaresinin bilinen anlamı nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve bu kelimenin bilhassa da gıda ile ilintili emtialar yönünden marka olarak kimsenin tekeline verilemeyeceğini,
bu kelimeyi içeren onlarca farklı markanın farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli olduğunun ... kayıtlarından görülebileceğini, ayrıca davacının markasının şekil, yazı stili, dizayn ve renk itibariyle orijinal ve ayırt edici ve dolayısıyla da davalının markalarından tamamen farklı olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, davacının marka başvurusunun kısmen reddedildiği emtialar açısından, taraf markalarının aynı veya ilişkili emtialarda kullanılacağını, markalarda en ön planda olan ibarelerin ortak olmasının markaları benzer kıldığını, tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşüneceklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: 2000 yılında Türkiye’de faaliyete geçmiş olan davalının kökeninin 200 yıl öncesine dayandığını, ilk olarak 1818 yılında hububat ticari yapmak üzere ... ’da kurulduğunu, günümüzde 4 kıtada 32 ülkede faaliyetlerini sürdüren uluslararası bir şirket olduğunu, davalının “...” markasının en prestijli markalarından biri olarak Türkiye’de ayçiçek, mısır ve kanola yağı çeşitlerinde kullanıldığını, davalının “...”lı seri markalarının yurt içinde ve yurt dışında tanınmış markalar olduğunu,
hal bu iken davacının “... ...” ibareli markayı davalının markalarının tescilli olduğu ve tanındığı gıda emtialarında tescil ettirmek istemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarında geçen “.../...” ibarelerini gören ortalama tüketicilerin, davacının markasının davalının seri markalarının bir devamı olarak algılamasının ve markaları karıştırmasının yüksek ihtimal olduğunu, dava konusu edilen markada öne çıkan ibarenin “...” olduğunu ve markadaki asli unsurun “...” ibaresi olduğunun uzman olmayan bir gözle dahi görülebildiğini, ayrıca taraf markalarında kullanılmış olan yeşil rengin de aynı olduğunu,
davacının davalının markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar elde edeceğinin açık olduğunu, ... nezdinde tescilli markalara bakıldığında “...” ibaresini ihtiva eden markaların sadece davalı firma adına tescilli olduğunun görülebileceğini, bu durumun tek başına dahi davacının “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğu iddialarının yanıltıcı olduğunu ortaya koyduğunu, zaten de ilgili sektörde “...” markasının davalı ile özdeşleşmiş hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 15/12/2023 olduğu, 14/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
... numaralı marka tescil başvurusu dosyası içeriğinin örneği incelendiğinde; davacının 22.03.2022 tarihinde 29, 30 ve 43. sınıflara mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı "..." görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere 27.04.2022 tarihli ve 395 sayılı ... ’nde ilanı üzerine davalı firmanın SMK m. 6/1, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine ve .... sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itiraz üzerine davalının ... sayılı markalarının, tescilli oldukları tüm emtialarda kullanıldıklarının ispat edilmesini talep ettiği, davalının bu talep üzerine marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunmamış olduğu,
davalının itirazlarının ... 25.04.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile SMK m. 6/1 hükmü yönünden ve davalının ... sayılı markaları açısından itirazları haklı bulunarak davacının marka başvurusunun kısmen reddedildiği, davacının bu karara karşı dosyaladığı itirazın da ...’in ...’nun huzurda dava konusu edilen 14.12.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.
... ...'in ... sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ..... sayılı "... ", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile kullanım ispatına konu olmayan ve "..." asli unsurlu ... kısmi red gerekçesi markaların, ".../..." ibarelerini asli unsurlardan biri olarak içerdikleri için ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır.
Bunun yanısıra, başvuru ile .... sayılı markaların eşya listeleri kapsamında, kısmen aynı/aynı tür malların yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve malların aynı/aynı tür olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile sayılı markalar arasında, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve ... tarafından verilen kısmi red kararı isabetli bulunmuştur.
KARAR
İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." (...) 29. sınıf. (Davacının markasının kısmen kabul edildiği emtialar somut uyuşmazlığa konu edilmemiş olduğundan, bu emtialar değerlendirmelere dahil edilmemiştir.)
Davalı Markaları "...", "...". (....) 29. sınıf.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 08/07/2024 havale tarihli raporda özetle:
"1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı,
2) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen/markanın kısmen reddedildiği tüm emtialar açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, 3) Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/ dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı,
4) (1) nolu bentteki değerlendirmeden dolayı, (2) ve (3) nolu bentlerde yer alan tespit ve değerlendirmeye rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar yönünden (dahi), karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunmadığı,
5) Dava konusu edilen 14.12.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, (4) nolu bentte yer alan değerlendirme ile çeliştiği/uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.
Davalı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 29. sınıflardaki:
"29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı "... "..." sayılı markaların koruma kapsamında 29. Sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu gözlenmektedir.
Bu doğrultuda, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların tamamının, davalının kısmi redde mesnet tescilli markalarının kapsamında birebir yer aldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Karşılaştırılan markalarda “..."! ibarelerinin esas unsur olduğu değerlendirilmiştir. Bu açıklamalar kapsamında; markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; davalının "..." esas unsurlu markasıyla, davacının “...” ibaresini içeren markaları arasında görsel ve işitsel olarak tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir.
Şöyle ki; davalının ... ibareli markalarını tanımış ve bilen bir tüketicinin, davacının "..." ibareli markasını gördüğünde, davalının markası ya da yuzantısı-serisi sanabileceği, davalı ile işletmesel bağ kurabileceği kanaati oluşmuştur.
Zira; başvuru görselindeki “...” ibaresinin davalının “...” ibaresini içeren markaları ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı bir marka olduğunun görüleceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net aynısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının başvuru markasını gördüğünde,
bunun davalının “...” ibaresini içeren markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, davacı markalarında yer alan tali konumdaki diğer ibareler ile dava konusu markada yer alan diğer ibarelerin bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, zira davalı markalarının da esas unsurunun görsel, işitsel olarak ilk ibare konumundaki “...” ibaresi olduğu,
tüketicinin dava konusu “...” ibareli markayı gördüğünde, dava konusu markayı davalıya ait markaların bir serisi olarak algılayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, reddedilen mal/hizmetler bakımından dava konusu marka ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu yönündeki iddiası bakımından, belirtilen ibarenin sadece "..." bakımından tanımlayıcı olabileceği, dava konusu edilen redde konu emtialarda bahsedilen yiyeceğin bulunmadığı, böylelikle redde konu emtialar bakımından tanımlayıcı olmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığını belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, rapor aksi olarak, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/66, K. 2024/331, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama