KÜNYE
T.C. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/50
- Karar No
- 2022/1036
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
Karar Metni
2.254 kelime·11 dk okuma·18 bölüm
... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2018/50 Esas
KARAR NO : 2022/1036
HAKİM :... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ
Av. ... ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2018
Birleşen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/437 E. Sayılı dava dosyası bakımından;
DAVALI : ... -
VEKİLİ
Av. ... -... DAVACI : ... - ... VEKİLİ :...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2019
KARAR TARİHİ : 28/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
1- Asıl davada davacı ... vekili, taraflar arasında, Antares alış veriş merkezinin Güvenlik ve Koruma hizmetlerinin sağlanması için 22/03/2010 tarihinde Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, daha sonra sözleşmenin uzatılmaması üzerine sona erdiğini, Sözleşmenin 8.1 Maddesinin " Yüklenicinin bu sözleşme kapsamında hizmet alan şirkete karşı verebileceği zararları teminen şirket tarafından 100.000,00TL tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu alınacaktır," şeklinde olduğunu, şirketin teminat mektubu yerine müvekkili şirketin 100.000,00 TL tutarındaki hak edişine el koyduğunu, ancak daha sonra kısmi ödemeler yapıldığını,
36.388,11TL bakiye alacağı bulunduğunu, kalan bu miktarın tahsili için ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11336 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, sözleşmenin 11.2 maddesinde. "Hizmet alan şirket, 7 gün öncesinden bildirmek kaydıyla işbu sözleşmeyi fesih edebilir.
Bu halde yüklenici, her türlü tazminat taleplerinden (Personelin ihbar tazminatı dahil, kıdem tazminatı hariç) peşinen feragat ettiğini gayrikabili rücu ile beyan eder" denildiğini, sözleşme ekinde bulunan ve her iki tarafça imzalanan maliyet analizinde yüklenici müvekkil firmanın vermiş olduğu fiyata hangi kalemlerin dahil olduğunun görüldüğünü, maliyet analizine bakıldığında;
hizmet alan şirketin personelin fazla mesai ücretini, genel tatil, ulusal ve dini tatillerde çalışma ücretini, yıllık izin ücretini, ihbar tazminatını ve kıdem tazminatını karşılamadığını, bu durumun farkında olan hizmet alan şirketin hemen hemen tüm işçileri kendi talimatı ile işten çıkardığını, işçilerin hak edişlerinin bir müddet davalı tarafından ödendiğini, ancak bir müddet sonra bu ödemelerin bir kısmını yapmadığını, ödemelerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, hizmet alan şirketin asıl işveren olduğunu, bu ödemelerin hizmet alan şirket tarafından yapılması gerektiğini,
sözleşme hükümlerinden ziyade Maliyet Analizi dikkate alınarak yüklenicinin sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini, asıl işveren konumundaki davalı şirketin personel tazminat ve ödemelerinin tümünden aslen sorumlu olduğunu, alt işveren konumundaki müvekkil davacı şirketin ödemekle yükümlü olduğu her türlü ödemeyi maliyet analizi gereğince davalı şirkete rücu hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin işçi ücretleri hariç her türlü giderden sorumlu olduğunu, tüm yükü müvekkil şirkete yüklediğini, işçilerin 39.976,21 TL tutarındaki ödemelerinin müvekkil şirket tarafından yapıldığını,
yapılan bu ödemelerin müvekkil şirkete iadesinin sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, Taraflar arasında güvenlik hizmeti alımına ilişkin 01/04/2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 14. maddesine göre ... merkez mahkeme ve icra dairelerinin tek yetkili olduğunun belirlendiğini, başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, davalı yanın yapmış olduğu yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, sözleşme gereği işçilerin özlük haklarından davalı yanın sorumlu olduğunu, itirazın mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında imzalanmış sözleşmede personele ilişkin hükümlerin 6. Madde de düzenlendiğini,
buna göre " İş bu madde kapsamında yüklenici tarafından çalıştırılacak personel yüklenici'nin kendi personeli olacaktır. Yüklenici tarafından bu sözleşme için tahsis edilen personelin kanundan, ilgili personelin sözleşmesinden yada yüklenicinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan iş ve çalışma hukukuna ilişkin yükümlülüklerden tamamen yüklenici sorumlu olup; bu hususta şirketin bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla yüklenici, iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yönünden şirket ile hiçbir ilgilerinin olmadığını, işveren sıfatının münhasıran kendisine ait olduğunu, bu konularda doğabilecek her türlü sorumlulukların muhatabının kendisinin olduğunun gayrikabili rücu olarak kabul eder.
Bu ilişkilerden tfoğabilecek itilaflar ve bunların giderilmesi münhasıran yüklenici sorumluluğundadır." denildiğini, belirtilen madde hükmünden anlaşılacağı üzere davacı yana ait işçilerin özlük haklarından, tazminatlarından ve diğer alacaklarından davalı yanın sorumlu olduğunu, dava konusu borcun davalı yana ait işçilerin iş akdini fesih etmiş olması nedeni ile işçiler tarafından açılan ve müvekkil şirketinde müştereken ve müteselsilen borçlu/davalı olarak gösterilen davalar nedeni ile ödemek zorunda kalınan bedellerden kaynaklandığını, davalı yana ait işçilerin sorumluluğunun sözleşme gereğince davalı yana ait olduğu,
borcunun olmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına,davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
2-Asıl davada Davalı vekili, Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği işçilerin özlük haklarından davacı yanın sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanmış sözleşmede personele ilişkin hükümlerin 6. Madde de düzenlendiğini, buna göre " yüklenici tarafından bu sözleşme için tahsis edilen personelin kanundan, ilgili personelin sözleşmesinden yada yüklenicinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan iş ve çalışma hukukuna ilişkin yükümlülüklerden tamamen yüklenici sorumlu olup; bu hususta şirketin bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla yüklenici, iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yönünden şirket ile hiçbir ilgilerinin olmadığını, işveren sıfatının münhasıran kendisine ait olduğunu, bu konularda doğabilecek her türlü sorumlulukların muhatabının kendisinin olduğunun gayrikabili rücu olarak kabul eder.
Bu ilişkilerden doğabilecek itilaflar ve bunların giderilmesi münhasıran yüklenici sorumluluğundadır." denildiğini, teminat'a ilişkin hükümlerin 8. Madde de düzenlendiğini, bu madde hükmüne göre; " yüklenici, kendi çalışanlarının ve hizmet ifasında kullandığı kişilerin şirket'e vereceği zararların, özel/resmi kurumlara olan sorumlulukların teminatı olarak 100,000,00 TL tutarında kesin, süresiz ve muteber bir bankadan temin edilen ve ilk talepte nakde tahvil edilebilen bir banka teminat mektubunu şirket'e işbu sözleşmenin imza tarihinde verecektir.
Bu teminat mektubu sözleşme süresince şirket'te kalacaktır.
Teminat, zarar, ziyan , personel özlük hakları tazminatı ve şirket'in hiçbir alacağının kalmadığının tespiti üzerine, bu tespit tarihinden itibaren bir ay sonra yükleniciye imza karşılığı iade edilecektir." denildiğini, belirtilen madde hükümlerinden anlaşılacağı üzere davacı yana ait işçilerin özlük haklarından, tazminatlarından ve diğer alacaklarından davacı yanın sorumlu olduğunu, davacı yanın iddia ettiği üzere maliyet analizinde sorumluluğun müvekkil şirkette olduğunun belirtilmediğini, müvekkil şirketin hangi kalemleri ödeyeceğinin belirtildiğini, bu kalemler içerisinde tazminatlar ve diğer kalemlerin bulunmadığını,
taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde belirtildiği üzere personele ilişkin tüm sorumluluğun davacı yana ait olduğunu, sözleşme gereği maliyet analizinde belirtilen kalemlerin ödenmesinin davacı yanda olduğu, maliyet analizinin sözleşmenin teyit'i mahiyetinde olduğunu, davacı yanın maliyet analizine dayanarak yapmış olduğu çıkarımın hatalı olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin dikkate alınmamasını, sadece maliyet analizinin dikkate alınmasını talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tarafları bağlayıcı olduğunu, maliyet analizinin sözleşmenin bütünü olduğunu,
ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı yanın iş akdini feshetmiş olduğu işçiler tarafından açılmış ve müvekkil şirketinde müştereken ve müteselsilen borçlu/davalı olarak gösterildiği davalar bulunduğunu, bu davalardan bazılarının karara çıktığını, icra takibine geçildiğini, bu nedenle icra dosyalarına nakit teminatlar yatırıldığını, müvekkil şirketin ödeme yapmak zorunda kalabileceğini, davacı yanın işten çıkartılan işçilerin müvekkil şirketin talimatıyla işten çıkartıldığını belirttiğini, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, böyle bir talimatın varlığının ispat edilmesi gerektiğini,
iddianın geçersiz olduğunu ve itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkil şirketin kalan teminatı halen sürmekte olan ve karar çıkmış ancak kesinleşmemiş davalardan dolayı tuttuğunu, davacı yanın 01/04/2010 ile 31/03/2015 tarihleri arasında hizmet verdiğini, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle sgk' ya prim borcunu ödemediğini, borcu yoktur yazısı getiremediğini, bu nedenle prim borcunun bir kısmının müvekkil şirketçe SGK'ya ödendiğini ve nakit teminattan düşüldüğünü, davacı yanın SGK'ya prim borcu bulunduğunu bu nedenle sözleşmenin 8. maddesi gereği teminat tutulduğunu, müvekkil şirketin davacı yana borcu bulunmadığını,
yapılacak inceleme sonucunda cari hesapta alacak görülse bile bu miktarın müvekkil şirketin müştereken ve müteselsilen ödemekle sorumlu olduğu, kanunen ve sözleşmesel olarak teminat olarak alıkoyma hakkının uygulanması nedeni ile tutulduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili, “Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında, Antares alış veriş merkezinin Güvenlik ve Koruma hizmetlerinin sağlanması için 22/03/2010 tarihinde Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, daha sonra sözleşmenin uzatılmaması üzerine sona erdiğini, Sözleşmenin 8.1 Maddesinin : Yüklenicinin bu sözleşme kapsamında hizmet alan şirkete karşı verebileceği zararları teminen şirket tarafından 100.000,00TL tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu alınacaktır, şeklinde olduğunu, şirketin teminat mektubu yerine müvekkil şirketin 100.000,00TL tutarındaki hak edişine el koyduğunu,
ancak daha sonra kısmi ödemeler yapıldığını, 36.388,11TL bakiye alacağı bulunduğunu, kalan bu miktarın tahsili için ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11336 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, sözleşmenin 11.2 maddesinde. Hizmet alan şirket, 17 gün öncesinden bildirmek kaydıyla işbu sözleşmeyi fesih edebilir.
Bu halde yüklenici, her türlü tazminat taleplerinden (Personelin ihbar tazminatı dahil, kıdem tazminatı hariç) peşinen feragat ettiğini gayrikabili rücu ile beyan eder denildiğini, sözleşme ekinde bulunan ve her iki tarafça imzalanan maliyet analizinde yüklenici müvekkil firmanın vermiş olduğu fiyata hangi kalemlerin dahil olduğunun görüldüğünü, maliyet analizine bakıldığında;
hizmet alan şirketin personelin fazla mesai ücretini, genel tatil, ulusal ve dini tatillerde çalışma ücretini, yıllık izin ücretini, ihbar tazminatını ve kıdem tazminatını karşılamadığını, bu durumun farkında olan hizmet alan şirketin hemen hemen tüm işçileri kendi talimatı ile işten çıkardığını, işçilerin hak edişlerinin bir müddet davacı tarafından ödendiğini, ancak bir müddet sonra bu ödemelerin bir kısmını yapmadığını, ödemelerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, hizmet alan şirketin asıl işveren olduğunu, bu ödemelerin hizmet alan şirket tarafından yapılması gerektiğini,
sözleşme hükümlerinden ziyade Maliyet Analizi dikkate alınarak yüklenicinin sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini, asıl işveren konumundaki davacı şirketin personel tazminat ve ödemelerinin tümünden aslen sorumlu olduğunu, alt işveren konumundaki müvekkil davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu her türlü ödemeyi maliyet analizi gereğince davalı şirkete rücu hakkına sahip olduğunu, davacı şirketin işçi ücretleri hariç her türlü giderden sorumlu olduğunu, tüm yükü müvekkil şirkete yüklediğini, işçilerin 39.976,21 TL tutarındaki ödemelerinin müvekkil şirket tarafından yapıldığını,
yapılan bu ödemelerin müvekkil şirkete iadesinin sağlanamadığını, davacı şirketin aynı sözleşmeyi dayanak yaparak işçi ödemelerini müvekkile rücu etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
3- Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsili için başlatılan takiplere davalı(lar)ın vaki vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
4-Deliller toplandıktan sonra; öncelikle asıl davada davacı defterlerinin incelenmesi için talimat yoluyla bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş ancak davacı defterleri dosyaya sunulmadığından ve yerleri de bildirilmediğinden davacı defterleri üzerinde bir inceleme yapılamamıştır.
5- Mahkememizce asıl ve birleşen dava dosyaları bakımından alınan ilk bilirkişi raporu ve akabinde sunulan ve dosyaya katkı sağlamayan ek raporlar hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı görüldüğünden dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve alınan rapor tetkik edilmiştir.
6- Dosyaya sunulan ve mahkememizce, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen 09/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davalı firma ticari defterlerinde, davalı tarafından davacının hakedişlerinden kesilen teminat kesintilerinden dolayı, İcra takip tarihi itibari ile davacı ... firmasının 36.386,42 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerinde görünen bu tutar ile ilgili, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Teminat başlıklı 8.maddesi uyarınca davacı ... tarafından talep edilen bu tutarın davalı ... firması tarafından henüz sonuçlanmayan “PERSONEL ÖZLÜK HAKLARI” davaları ile ilgili olarak tutulduğu,
birleşen dava dosyası bakımından ise İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının davalıdan 58.442,29 TL yi talep edebileceği kanaati bildirilmiştir.
7- Eldeki davada öncelikle taraflar Arasında yapılan sözleşme hükümleri irdelenerek, asıl dava yönünden teminata ilişkin hususların, birleşen davada ise dava dışı işçilere ödenen miktarlardan hangi tarafın sorumlu olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
Asıl davada davacı yüklenici, davalı ... işveren olup, birleşen davada davacı işveren davalı yüklenicidir. Asıl davada ve dayanağı takip dosyasında takibin ve davanın konusu davacının hak edişlerden kaynaklı bakiye alacağının ödenmesi istemi olup, birleşen davada ve dayanak takip dosyalarındaki talep ise işveren tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından kaynaklı rücu alacağına ilişkindir.
Taraflar arsındaki ilişki ise; ANTARES Alışveriş Merkezinin Güvenlik ve Koruma hizmetlerinin sağlanması amacıyla 22.03.2010 tarihinde yapılan Güvenlik Hizmeti Sözleşmesine dayanmaktadır.
8-Bu doğrultuda; asıl dava bakımından anılan sözleşmenin teminat başlıklı 8.Maddesinde teminatın, personel özlük hakları tazminatı şirketin hiçbir alacağının kalmadığının tespiti üzerine iade edileceği hükme bağlanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından dosyaya kazandırılan 28.11.2018 tarihli yazısında; ...-1 Ltd. Şti.'nin 06/06/2017 tarihi itibariyle 1,66 TL borcu bulunduğu belirtilmiş olup, her ne kadar miktar cüz'i nitelikte olsa da davacının davalıya SGK ilişiksiz belgesini sunmadığı ve ayrıca birleşen davanın konusunu oluşturan dava dışı işçilere yapılan ödemelerle ilgili taraflar arasında niza olduğu birlikte değerlendirildiğinde , her ne kadar davalı defterlerinde davacının davalıdan 36.386,42 TL alacaklı olduğuna dair tespitlere yer verilmişse de teminat iade koşullarının oluşmadığı sabit olup, bu sebeple asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
9-Eldeki birleşen dava dosyası bakımından ise ; taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinde, çalıştırılacak personelin yüklenicinin personeli olacağı hususunun ve iş ve çalışma hukuku yükümlülüklerinden yüklenicinin sorumlu olacağı hususunun açıkça kararlaştırıldığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, 4 ayrı işçinin açmış olduğu dava sebebiyle birleşen davanın davacısı tarafından dava dışı işçilere ödenen 55.439,29 TL Asıl alacak ve 3.003,00 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 58.442,29 TL ödemeden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmış ve neticede birleşen davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilerek asıl ve birleşen dava dosyaları bakımından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/50, K. 2022/1036, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama