KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- Esas no
- 2019/265 Esas
- Karar no
- 2025/117
Karar Metni
2.366 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 07/07/2006
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında 30/06/1993 başlangıç tarihli 11 yıl süreli 30/06/2004 tarihinde sona erecek... nolu %95 kar paylı hayat poliçesi düzenlendiğini, davacının poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sigorta primlerini düzenli olarak ödediğini, poliçe ile ecel ile vefat, kazaen vefat, hastalık ve/veya kaza sonucu malûliyet ile emekliliğin teminatı altına alındığını, 2004 yılında davacının davalı şirkete malûliyet bildiriminde bulunduğunu ve poliçeye göre ödeme yapılmasını istediğini, davalının istediği belgenin düzenlenip gönderildiğini,
davalının davacının malûliyetini gerektiren rahatsızlığının 2001 yılına dayandığını, poliçenin yeniden yürürlüğe alınması için 04/10/2002 tarihinde doldurulan sağlık beyanında davacının herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını bildirdiğini, bu sebeple vefat ve malûliyet teminatlarının yürürlüğe alındığını, davacının yanlış beyanda bulunduğunu, talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek malûliyet tazminatı ödemediğini, sadece 29/08/2005 tarihinde 7.484,16 TL kar paylı birikim tutarını ödediğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacının malûliyeti oranında şimdilik 5.000,00 TL sigorta tazminatı,
250,00 TL iştira kıymeti ve 250,00 TL kar payı olmak üzere 5.500,00 TL.nin davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalı şirket ile davacı arasında 30/06/1993-30/06/2004 tarihlerini kapsayan ... nolu 11 yıl süreli hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu sözleşme ile davacı ...'ın ölüm, malûliyet ve emeklilik teminatları kapsamına alındığını, davacı sigortalının poliçesine ait primleri ödemediği için 28/09/2002 tarihinde poliçenin tenzile tabii tutulduğunu yani poliçedeki ölüm ve malûliyet tazminatlarının sona erdiğini, davacının 04/10/2002 tarihinde davalı şirkete başvurarak ödemediği prim borçlarını ödeyerek poliçesinin ölüm ve malûliyet teminatlarını tekrar canlandırmak istediğini,
bunun üzerine davalı şirketin davacıdan 04/10/2002 tarihinde sağlık beyanı aldığını, davacının sağlık beyan formunda sağlığı ile ilgili sorulan soruları yanıtladığını ve herhangi bir sağlık probleminin olmadığını bildirdiğini, bunun üzerine davalı şirketin bu beyana dayanarak poliçenin yeniden yürürlük işlemini yaptığını ve ölüm ile maluliyet teminatlarını yeniden yürürlüğe aldığını, davacının 28/06/2004 tarihinde davalı şirkete başvurarak malûliyet tazminatı ödenmesi talebinde bulunduğunu, davalı şirketin davacıya hastalığı,
hastalığın ilk ortaya çıkış tarihi ve malûliyet oranına ilişkin bilgi sahibi olabilmek amacıyla hastalığı ile ilgili kayıtları, raporları ve malûliyet oranını gösteren belgeleri istediğini, davacının bunları davalı şirkete verdiğini, belgelerin incelenmesinde 05/05/2002 tarihinde davacının "depresyon ve somatoform bozukluk" hastalıkları nedeniyle %50 oranında malûl olduğunun anlaşıldığını, bu durumda davacı sigortalının poliçesini yürürlüğe aldırdığı 04/10/2002 tarihli beyan formunda herhangi bir rahatsızlığı olmadığını bildirdiğinden davalı şirketi yanıltıcı, yanlış ve eksik beyanda bulunduğunun anlaşıldığını,
davacının malûliyeti 05/05/2002 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan 28/06/2004 tarihinde yapılan başvuru anında davacının poliçeden kaynaklanan haklarının zamanaşımına uğradığının anlaşıldığını ve talebinin reddedildiğini, davacının malûliyetinin kas ağrısı ve bel fıtığı ile bir ilgisinin olmadığını, poliçenin 30/06/2004 tarihinde sona erdiğini ve kar paylı birikim tutarı olan 7.484,16 TL.nin davacıya ödendiğini, davacının dava dilekçesinde iştira kıymeti ve kar payı adı altında tutarlar talep ettiğini, sigorta poliçesinin süresi sonunda zaten kar paylı birikimini yani iştira kıymetini davacının aldığını,
kar payının iştira kıymetinin içinde olan bir tutar olduğunu, bu talebin yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, "Hayat poliçesinden kaynaklanan malûliyet tazminatı ve kar payı alacağının tahsiline" ilişkindir.
Davalı ... şirketinin... poliçe nolu geleceğin sigortası %95 kar paylı hayat sigortası poliçesi ile 30/06/1993-30/06/2004 tarihleri arasında 11 yıl süreyle davacıyı sigortaladığı, poliçede ecel ile vefat, kazaen vefat, hastalık ve/veya kaza sonucu malûliyet ve emeklilik teminatlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Poliçenin 28/09/2002 tarihinde ölüm ve malûliyet teminatları yönünden iptale uğradığı, ancak davacının 04/10/2002 tarihinde yeniden müracaat ederek bu teminatları canlandırmak istediği, bunun üzerine davacıdan sağlık beyanı istendiği ve davacının 04/10/2002 tarihli sağlık beyanını doldurup davalı şirkete verdiği ve burada hastalıkla ilgili sorulan tüm sorulara "hayır" şeklinde cevap verdiği ve poliçenin belirtilen teminatları açısından da hayat sigortası umumi şartlarının 11.maddesi uyarınca yeniden yürürlüğe girdiği tespit edilmiştir.
Davacının davalı ... şirketine 28/06/2004 tarihinde tebliğ edilen dilekçe ile sigortalı olduktan sonra geçirdiği hastalık sonucunda %50 oranında malûl kaldığını belirterek malûliyet tazminatı talebinde bulunduğu, davalı ... şirketinin malûliyet raporu ve malûliyetine ilişkin hastalıkla ilgili epikriz raporu ve diğer belgeleri istediği,
davalı ... şirketinin gönderilen rahatsızlıkla ilgili belgeleri inceleyerek rahatsızlığın malûliyet teminatının yeniden güncellendiği 04/10/2002 tarihli sağlık beyanında belirtilmediğini, rahatsızlığın 2001 yılına dayandığının anlaşıldığını, gerek yanlış beyanda bulunulması gerekse talebin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle herhangi bir malûliyet tazminatı ödemesi yapılamayacağını 25/02/2005 tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davacının yurt dışında ... dairesinin düzenlediği belgeye göre 09/03/2004 tarihinden itibaren engellilik derecesinin %50 olarak 05/05/2004 tarihinde tespit edildiği, davacının bu orana yaptığı itiraz üzerine oranın 20/07/2004 tarihinde %60 olarak düzeltildiği ve geçerlilik sonunun Aralık 2019 olduğunun davacıya bildirildiği, ancak engeli ile ilgili herhangi bir iyileşme olması halinde bunun kuruma bildirilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davacının malûliyet oranının tespiti bakımından ... karar nolu rapor alınmıştır. Bu raporda davacı ...'ın görme bozukluğu ve depresyon arızası nedeniyle %67 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirtilmiştir.
Görme rahatsızlığının başlangıcı davacının teminat altına alındığı 2004 yılından sonradır. Bu nedenle teminat kapsamında kalan malûliyet depresyon, somatoform bozukluk rahatsızlığına ilişkin oranın belirlenmesi gerekmektedir. Bu oran yurt dışındaki rapora göre %50'dir daha sonra %60'a çıkarılmış ise de, bu oran kesinlik taşımamaktadır. Raporda da geçerlilik tarihi sonunun Aralık 2019 olduğu belirtilmektedir. Ayrıca rapordan sonra engelleyici durumundan herhangi birinin ortadan kalkması veya iyileşme göstermesi halinde bu değişikliği bildirmekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Bu da oranın kesinlik taşımadığını göstermektedir.
Bu haliyle davacının depresyon ve somatoform bozukluk nedeniyle asgari %50 oranında malûl olduğu anlaşılmaktadır. Geri kalan oranın gözdeki bozukluğa ilişkin olduğu kabul edilmiştir.
Davacının isteyebileceği tazminat miktarının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Ek raporlar alınmıştır.
10/02/2014 tarihli Ek bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır.
Bu raporda %50 malûliyet oranına göre davacının isteyebileceği malûliyet tazminatının 11.250,00 TL, %67 maluliyet oranına göre malûliyet tazminatının 15.075,00 TL olduğu, ayrıca kar paylı birikim tutarının 8.476,86 TL olduğu, 29/08/2005 tarihinde ödenen 7.484,16 TL mahsup edildikten sonra geriye 992,70 TL kar payı dahil birikim kapitali alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf 11/03/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.000,00 TL malûliyet tazminatını 10.075,00 TL arttırarak 15.075,00 TL.ye, 250,00 TL kar payını da 742,70 TL arttırarak 992,70 TL.ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı beyanlarında, ıslaha konu arttırımın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Hayat sigortası umumi şartlarının 18.maddesine göre bu poliçeden doğan bilcümle hak ve menfaatler ihtilafa sebep olan hadise tarihinden itibaren iki sene geçmekle sakit olur.
T.T.K.nun 1268 maddesine göre de, hayat sigortalarında tüm hak ve alacaklar iki yıllık süre sonunda zamanaşımına uğramaktadır.
Davacının rahatsızlığının kesin teşhisi ve malûliyet oranının belirlenmesi poliçe de malûliyet ve ölüm teminatının yeniden yürürlüğe konulma (04/10/2002) tarihinden sonra belirlenmiştir. Bu nedenle başlangıçta yapılan zamanaşımı savunması haklı değildir. Ancak davacı davayı açmadan önce en az %50 oranında malûl olduğunu bilmektedir. O halde dava tarihi itibariyle zararını bilebilecek durumdadır. Islah nedeni ile yapılan arttırıma ilişkin talebin zamanaşımına uğradığı değerlendirilmiş ve 5.000,00 TL malûliyet tazminatı ile 250,00 TL bakiye birikim kapitali alacağının kabulü fazlaya yönelik taleplerin reddine dair mahkememizce 25/04/2014 tarihinde karar verilmiştir.
Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde; mahkememiz kararı ...
Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, davacı ile davalı arasında 30/06/1993 başlangıç tarihli, 30/06/2004 bitiş tarihli %95 kar paylı hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; maluliyet teminat altına alınmış, Poliçe 28/09/2002 tarihinde ölüm ve malûliyet teminatları yönünden iptale uğramış, ancak davacının 04/10/2002 tarihinde yeniden müracaat ederek bu teminatları canlandırmak isteği üzerine davacıdan sağlık beyanı istenerek yeniden yürürlüğe alınmıştır.
Dosya kapsamında bulunan tedavi evraklarının hepsi Almanya’da düzenlenmiş,yargılama sırasında tedavi evrakları ... çevrilmiştir. Ancak tedavi evraklarının tercümesi sırasında davacının maluliyetinin ilk tespit edildiği tarih ve maluliyet oranının ne kadar olduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Almanca olan asıl evraklara göre maluliyetin tespit edildiği tarih 05/05/2002 olarak anlaşılmakta ise Türkçe tercümelerinde bu tarihin 05/05/2004 olduğu belirtilmektedir.
Ayrıca Almanca olan tedavi evraklarının bir kısmında maluliyet oranı %50, bir kısmında ise %60 olarak görünmektedir.
Daha sonra alınan bilirkişi raporunda da; hastalığın ve maluliyetin ilk teşhis tarihinin tam olarak anlaşılamadığı belirlenmiştir.
Buna göre mahkemece yapılması gereken iş;öncelikle Almanca olan tedavi evraklarının Türkçe tercümesi yaptırılarak yukarıda belirtilen çelişkilerin giderilerek maluliyetin ilk tespit tarihinin ve tespit tarihinde maluliyet oranının kaç olduğunu belirleyip daha sonra alanında uzman üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınarak ...) ve hayat sigortası genel şartlar C-3 ve devamı hükümlerinin tartışılarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile bozulmuştur.
Yargıtay incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında;... alınan 29/07/2020 tarihli rapor...'ndan alınan 16/12/2022 tarihli rapor,... İkinci Üst Kurulu'nun 25/05/2023 tarihli raporu ve 18/04/2024 tarihli ek raporu, 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
...'ndan alınan 29/07/2020 tarihli raporda "Mevcut belgelere göre. Dosyada, 2002-2004 yılları arasında düzenlenmiş evrakın Türkçe tercümelerinde Bel fıtığı, Somatoform Rahatsızlık Depresyon tanıları ile maluliyet oranları verilmiş olduğu, Çevirisi yapılmış tıbbi evrak tetkik edildiğinde, gerek tespit edilen maluliyet oranları gerekse maluliyet başlangıç tarihi hususunda çelişkiler mevcut olduğu, ...
Bozma İlamı doğrultusunda yeniden çevirisi yapıldığı ve davacı vekilinin 11.12.2019 tarihli dilekçesi ekinde sunulduğu belirtilen, 05.05.2004, 20.07.2004 ve 28.08.2002 tarihli evrak incelendiğinde ise.
28.08.2002 tarihli çeviri belgenin tıbbi değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı, 05.05.2004 ve 20.07.2004 tarihli çeviri belgenin her ikisinde de “Somatoform Bozukluklar ve Depresyon” tanılarıyla 09/03 tarihinden başlamak üzere %50 oranında engellilik bulunduğunun belirtildiği, bu iki belgeye göre, o tarihte yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde değerlendirme yapılabilmesi için söz konusu hastalıkların “tedavi ile iyileşme olanağı bulunup bulunmadığı”nın bilinmesi gerektiği, belgelerde bu husus belirtilmemiş olduğundan ilgili tüzük kapsamında değerlendirme yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur.
" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
.. alınan 16/12/2022 tarihli raporunda. "Mevcut belgelere göre;...Dairesinin 05.05.2004 tarihli tercüme belgesinin, ilk kez “Depresyon ve Somatoform Bozukluklar” tanılarının konduğuna ilişkin resmi evrak olduğu, tespit edilmiş bulunan engellilik derecesinin 09.03.2014 tarihinde itibaren geçerli olduğu, hastanın ... Kliniği’nde 28.07.2009-07.08.2009 tarihleri arasında serviste yatarak takip edildiği, Göz Hastalıklarına ait ilk muayene evrakının ...
15.01.2009 tarihli raporunda olduğu ve keratokonus hastalığının mevcut olduğu, hastada mevcut hastalıkların bu tarihlerden önceki durumuna ilişkin başlangıç tarihinin tam olarak bilinemeyeceği, ...
1968 doğumlu ...'ın mevcut görme kaybı ve depresyon hastalıkları nedeniyle 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dördüncü bölüm 12. Madde kapsamında iş kazası ve meslek hastalığı oluşmadığı gibi Ek-1 Bölüm kapsamında da olmadığı cihetle çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklide görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
...'nun 25/05/2023 tarihli raporunda; " ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... ...'a ait Mevcut tıbbi belgelerde;
Kişinin dosyasında 05.05.2002 tarihinde düzenlenmiş herhangi bir tıbbi belgenin bulunmadığı, temini halinde yeniden değerlendirileceği,
Kişi hakkında düzenlenen 05.05.2004 tarihli belgede, 28.01.2004 tarihindeki karara göre psikiyatri ile ilgili maluluyetinin belirlendiği,
A-) Kişideki Psikiyatri ile ilgili maluliyetinin başlangıç tarihinin;... 05.05.2004 tarihlibelgede tanımlanan, 28.01.2004 tarihli karara göre düzenlenediği bu belgede, somatoform bozukluğu ve depresyon tanılarının kayıtlı olduğu ve %50 maluliyet oranı verildiği,
B-) Göz rahatsızlığıile ilgili maluliyetinin başlangıç tarihi ise:Kişinin 15.01.2009 tarihinde Hacettepe Üniversitesinde yapılan muayenesindeki teşhisinde” keratokonus” hastalığı tanısı konulduğu, bu hastalığın progresif (ilerleyici vasıfta) olduğu, her iki gözde de keratokonus olup, sol gözde daha belirgin olduğu;
C-) Hüseyin kızı, 1968 doğumlu ...’ın görme bozukluğu ve depresyon arızası, 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 (bir) kabul olunarak
Gr 1 I (16Aa-------------45) A%49
Gr 1 II (12---------------30) A%34
Balthazard formülüne göre %66.34
Kişinin yaşına göre (2011) %67.0 (yüzdealtmışyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı oy birliği ile mütalaa olunur. ... 25/05/2023 tarihli raporunda; " " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
...nun 18/04/2024 tarihli ek raporunda; " ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Mevcut tıbbî belgelerde kişinin dosyasında 05.05.2002 tarihinde düzenlenmiş tıbbî belgenin bulunmadığı, ancak ... Ofisinin 20.07.2004 tarihli üst yazısında Kişinin 05.05.2002 tarihli belgede; fonksiyonel bozuklukların etkileri dikkate alındığında, Somatoform bozukluklar ve Depresyon gibi psikiyatrik bulguların dikkate alındığı,
Kişideki Psikiyatri ile ilgili maluliyetinin başlangıç tarihinin ... 05.05.2004 tarihli belgede tanımlanan, 28.01.2004 tarihli karara göre düzenlendiği bu belgede, somatoform bozukluğu ve depresyon tanılarının kayıtlı olduğu ve %50 maluliyet oranı verildiği,
Göz rahatsızlığı ile ilgili maluliyetinin başlangıç tarihi ise: Kişinin 15.01.2009 tarihinde ... yapılan muayenesindeki teşhisinde “keratokonus” hastalığı tanısı konulduğu, bu hastalığın progresif (ilerleyici vasıfta) olduğu, her iki gözde de keratokonus olup, sol gözde daha belirgin olduğu,
Hüseyin kızı, 1968 doğumlu ...’ın görme bozukluğu ve depresyon arızası.... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 (bir) kabul olunarak;
Gr1 I (16Aa----------45) A %49
Gr1 II (12----------30) A %34
Balthazard formülüne göre %66.34 olduğu,
Kişinin yaşına göre %67.0 (yüzdealtmışyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "30/06/1993 başlangıç- 30/06/2004 bitiş tarihli hayat sigortalı ... hakkında
düzenlenmiş adli ve tıbbi belgeler incelenmiş ve yukarıda özetlenmiştir. Kişi hakkında
Almanca düzenlenmiş belge fotokopileri de özellikle kontrol edilmiş ve 05.05.2002 tarihli
belge bulunmadığı belirlenmiştir. Kişiye somatoform bozukluk ve depresyon tanısı
konulan belgenin 05.05.2004 tarihli olduğu görülmüştür. Keratokonus tanısının kişiye 2009
tarihinde konulduğu belirlenmiş olup; ilerleyici vasıflı bir hastalık olup, başlangıç tarihi tam
olarak bilinememekle birlikte, hesaplamaya dahil edilmesi uygun bulunmuştur. Bu
sebeplerle ... 18.04.2024 tarihli raporunda bildirilen Kişinin
yaşına göre %67.0 (yüzdealtmışyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden
kaybetmiş olduğu tespiti uygun bulunmuştur.
" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında, mahkememizce önceki karardaki gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ✎ e-imzalıdır Hakim ... · ✎ e-imzalıdır
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/265, K. 2025/117, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama