KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/52
- Karar No
- 2021/312
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
Karar Metni
1.667 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - 2021/312
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : 2021/312
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2019
KARAR TARİHİ : 21/04/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 17/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalı gerçek şahısların müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladıklarını, toplam kredi alacağına ilişkin olarak adı geçen borçlu ve kefillere 22/10/2018 tarih ve 52938 sayılı muacceliyet ihtarname keşide edildiğini, muacceliyet ihtarnamesinden sonuç alınamaması üzerine borçlu ve kefiller hakkında ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibene geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı yararına % 20'den aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Gıda İht.Mad. Paz ve Tic. Ltd.Şti ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin haksız ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacıya borçlu bulunmadığını, müvekkili ...'in kefil olarak bu takibe taraf olmuşsa da kefaletinin Türk Borçlar Kanunun'nun kefililiğe ilişkin hükümlerine aykırı geçersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve takip konusu edilen alacağa ilişkin sadece genel kredi sözleşmesini dayanak gösterdiğini, takibe konu olan alacak kalemlerini gösterir kredi kullandırılması talep etme formlarını dosya sunmadığı ve delil olarak belirtilmediğini, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamede alacak kalemlerinin dayanaklarının belirtilmediğini, ihtarnameye ekli belgelerin gönderilmediğini, bu nedenlerle ihtarname yasal koşulları içermediğinden müvekkilinin temerrüde düşmediğini,
diğer davalı şirket ile davacı bankanın imzaladığı 17/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğu davacı tarafından ileri sürülmesine rağmen banka ile diğer davalı şirket arasındaki kredi sözleşmeleri ve ödeme planlarında söz konusu genel kredi sözleşmesinin şirket yetkilisi ... 'in imzalandığını ve ilgili kredi taksitlerinin bittiğini, müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını, davanın görev ve yetkili mahkeme açılmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 10.ATM'nin ... esas sayılı dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 17.03.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ... Gıda İht. Mad. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne kredi kullandırılmış olup, ..., ..., ..., ...ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu kredi sözleşmesini imzaladıklarını, davalı ...'e gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligat mazbatası iade olmakla birlikte adı geçen davalı tarafından 25.01.2019 tarihinde takibe itiraz edildiğini, ... Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesinin diğer borçluları tarafından yapılan itiraz sebebiyle açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, aynı icra takibinin borçluları olan her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında tanzim edilen GKS istinaden verilen kredinin geri ödenmediği iddiasıyla asıl borçlu ve kefiller hakkında yapılan takibe vaki itirazının iptali konularına ilişkindir.
... Müdürlüğünün ... esas sayılı celb edilmiş yapılan incelemede; alacaklı T.C.... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ... Gıda İht.Mad. Paz. Ve Tic.Ltd.Şti, ..., ..., ... ve ... aleyhine 722.540,78 TL alacak yönünden icra takibi yapıldığı, borçluların borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, davacının bir yıllık yasal süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Celp edilen ticaret sicil kaydının yapılan incelemesinde davalı kefiller ..., ... ve ...'in davalı asıl borçlu ... Gıda şirketinin ortakları oldukları anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... mahkemenin görev ve yetkisine itiraz etmiş ise de ön inceleme duruşmasında davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklanmış olup TTK 4.maddesi kapsamında ticari dava olduğu ve 5.madde kapsamında ticaret mahkemesi görevli olduğundan görev itirazının reddine, ayrıca dava konusu sözleşme davacı bankanın Ankara Gimat Şubesi tarafından tanzim edilmiş olup HMK 14.maddesi uyarınca sözleşmeyi tanzim eden şubenin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğundan davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraf delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor aldırılmış bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 17/03/2014 tarihinde 1.250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, davalı gerçek şahısların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, kefillerin şirketin ortağı olmaları nedeniyle eş muvafakatlarının alınmasına gerek olmadığını,
sözleşmeden önce bilgilendirme formu verilerek gerekli inceleme imkanının sağlandığını ve sözleşme koşulları hakkında bilgi sahibi olarak imzalamış olup tacir sıfatı bulunduğundan genel işlem koşulları iddiasının yerinde olmadığını, taraflar tacir olup ticari işlerde faiz oranını serbestçe belirleme yetkilerinin bulunduğunu, dosyaya ibraz edilen belgelerde cari kredilere uygulanan faizin yıllık %29, BCH kredileri için icra takibinde temerrüt faizi oranı olarak uygulanan %28,60 oranının sözleşme ve yasalara uygun olduğunu,
hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirket ile kefil olan gerçek şahıslara 24/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup 24 saatlik süre tanındığını, bu durumda temerrüt faizinin başlangıç tarihinin 26/10/2018 olduğunu, buna göre yapılan hesaplama sonucunda 09/01/2019 takip tarihi itibariyle taleple bağlı kalındığında davacı bankanın davalılardan 680.151,13 TL, asıl alacak 41.246,23 TL işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 721.397,36 TL talep etme hakkının bulunduğunu, takipten sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler dikkate alındığında 11/02/2019 dava tarihi itibariyle 613.122,17 TL asıl alacak, 41.246,23 TL işlemiş faiz ve BSMV,
1.208,56 TL 09/01/2019 - 11/02/2019 arası işlemiş faiz, 60,42 TL BSMV olmak üzere toplam 655.637,38 TL talep etme hakkının bulunduğunu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Taraf itirazları üzerine bilirkişiden ek rapor aldırılmış bilirkişi ek raporunda özetle; davacı bankanın sözleşmeye göre %58 oranında temerrüt faizi uygulama imkanın olduğunu ancak banka tarafından %28,60 oranında temerrüt faizi uyguladığından hesaplamanın davalılar lehine olan bu oran esas alınarak yapıldığını, davalı kefillerin bilgilendirme formunu teslim alarak inceledikleri ve imzaladıklarını, sözleşmeyi 3 gün sonra imzalamış olmaları dikkate alındığında buna yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, kefalet türü, miktarı ve tarihinin ıslak yazısıyla yazılıp imzalandığını, kefalet koşullarının bulunduğunu,
takip tarihinden sonra kısmi ödeme bulunduğundan bunlar indirildiğinde dava tarihi itibariyle taleple bağlı kalınarak davacının davalılardan talep edebileceği asıl alacak miktarının 613.122,17 TL, işlemiş faiz ve BSMV miktarının 41.246,23 TL, takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 1.208,56 TL, BSMV'nin 60,42 TL olmak üzere toplam 655.637,38 TL olduğunu belirtmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında tanzim edilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi verildiği, davalı gerçek şahısların müteselsel kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, verilen kredinin geri ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine derdest itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnameleri, takip dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçluya verilen kredinin geri ödenmediği, genel kredi sözleşmesinin imzalanmasında 3 gün önce davalı tarafa bilgilendirme formunun imza karşılığı verilerek gerekli bilgilendirme işleminin yapıldığı, tarafları tacir olup sözleşmedeki koşulları bilerek ve kabul ederek sözleşmeyi imzaladıkları, bu nedenle sözleşmenin mevzuata uygun ve geçerli olduğu, davalı gerçek şahısların asıl borçlu şirketin ortakları olup eş rızasına gerek bulunmadığı,
yasada belirtilen kefalet koşullarının mevcut olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapıldığından dava tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 613.122,17 TL asıl alacak, 41.246,23 TL işlemiş faiz, 1.208,56 TL takip sonrası işlemiş faiz, 60,42 TL BSMV olmak üzere toplam 655.637,38 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
davalılar haksız olarak takibe itiraz edip davacının zamanında alacağına ulaşmasına engel olduklarından İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı alacaklının kötü niyeti ispatlanamadığından davalıların koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/52, K. 2021/312, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama