KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/248
- Karar No
- 2023/298
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/248 Esas - 2023/298
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2020/248 Esas
KARAR NO : 2023/298
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ : 16/06/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket Arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil olarak yer aldığını kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, ödenmeyen kredi borcu için... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, Banka tarafından tek taraflı olarak ve banka menfaatlerini koruyan, önceden hazırlanmış olan, tüketici olarak içeriğine etki edilemeyen, açıkça aleyhe olan ve müşteriyi külfete sokan, standart, matbu bir sözleşmeyi amir konumda olan bankanın, müvekkii şirketin önüne koymuş olması nedeniyle imzalandığını, bu durumun Tüketici Korunması Hakkında ki Kanunun 6'ıncı maddesine aykırı olduğu gibi imzalanmış olan sözleşmenin bir örneği müvekkil tarafa verilmeyerek ilgili kanunun 10'uncu maddesinin de Banka tarafından ihlal edildiğini, banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen kredi sözleşmesinin ağır koşullar içerdiğini, sözleşmeye konu kredinin faiz oranının yüksek olduğunu ve tüketici aleyhine düzenlenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında tanzim edilen GKS'ne uyarınca davacı banka tarafından verilen kredinin geri ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe davalı asıl borçlu ve kefillerin vaki itirazının iptali konuları ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava konusu genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde, sözleşmenin davalı ... Görüntü Sistemleri .... Ltd Şti ile 29/03/2018 tarihinde imzalandığı, sözleşme limitinin 150.000,00 TL olduğu, 48 ay vadeli olarak kullandıırıldığı, sözleşmede davalılar ... 'ın müteselsil kefil olarak imzaladıkları, TBK’nın 583 ve devamı maddesince kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı, davaya konu taksitli ticari kredinin 236861 karton numaralı bu krediden kaynaklı ilk 7 taksitinin ödendiği kalan taksitlerin ödenmediği görülmüştür.
Davalı borçlu şirkete ve kefillere 04/03/2019 tarihinde hesap kat ihtarı içeren ihtarname gönderildiği, 143.813,43 TL alacağın 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, tebligatın asıl borçlu şirket ve kefillere 06/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle asıl borçlu ve kefiller yönünden 14/03/2019 tarihinde temerrüdünün oluştuğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, davalı asıl borçlu ve kefilin kredi sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarının belirlenmesi için bankacılık alanından uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 23/02/2023 tarihli raporda, uyuşmazlığın davalı borçlu şirkete kullandırılan 29/03/2018 tarihli Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanan 236861 karton numaralı taksitli ticari krediden kaynaklandığı, kredinin ilk 7 taksitinin ödendiği, kalan taksitlerin ödenmediği, uygulanacak faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu, temerrüt faizinin yüzde 58,80 oranının uygulandığı ve bu oranın uygulanmasının mümkün olduğu,
buna göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağının 142.726,21 TL Asıl Alacak, 15.990,91 TL İşlemiş Toplam Faiz ve 799,55 TL BSMV olmak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu, sözleşme hükümleri ve bankacılık uygulamaları ve yasaya uygun ilkelerle hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın, bilirkişi raporunda hesaplanan tutar ve takipteki miktarlar ve her bir kalem yönünden talebe bağlılık ilkesi de nazara alınarak ve diğer ipoteğe dayalı takip bulunması sebebiyle tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi kaydıyla, davanın kabulüne, takibin belirlenen alacak miktarı ile devamına alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/248, K. 2023/298, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama