KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/590
- Karar No
- 2023/470
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
Karar Metni
1.601 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/590 Esas - 2023/470
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/590 Esas
KARAR NO : 2023/470
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 09/10/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
1- Davacı vekili, Müvekkilleri ile Hazine arasındaki tapu iptali ve tescil hakkında uyuşmazlık sebebiyle ... Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2014/501 Esas sayılı davada, bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar en uygulanacak en yüksek faiz oranı ile nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi kararı verildiğini,...
25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin nihai kararı ile bankada depo edilen paranın BANKALARIN MEVDUATA UYGULADIĞI EN YÜKSEK FAİZİ İLE BİRLİKTE nemalandırılmış Toplam tutarları ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verildiğini,kararın kesinleştirilmesiyle birlikte depo edilen tutar ve fark bedeli müvekkillerine teslim edildiğini, ancak Davalı Bankaya depo edilen ve kontrolü altında olan bu paraya mevduata fiilen uygulanacak en yüksek faiz oranının çok altında, hatta yasal faiz oranının yarısı kadar (%4.50) faiz uygulanması sebebiyle mağduriyet oluştuğunu ve bu davanın açıldığını,
Banka tarafından depo edilen paraya 4.50 oranında faiz işletilerek nemalandırma yapılması usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacıların Mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine depo edilen parayı 16.09.2021 tarihinde ...
O'nun Dışkapı Adliye Sarayı Şubesinden ihtirazi kayıtla birlikte parayı teslim aldığını,Davalı Banka yasal faizin neredeyse yarı oranında bir faiz uygulamakla müvekkillerin parası üzerinden ciddi oranda haksız kar elde etmiş olduğunu, Davalı Bankanın, ...
Mahkemesi'nin 2014/501 Esas sayılı davada yer alan kararına aykırı olarak, depo edilen paraya mevduata fiilen uygulanacak en yüksek ticari faiz oranı yerine yasal faiz oranının çok altında faiz oranı uyguladığını belirterek davanın kabulü ile eksik ödenen faiz farkı alacağının tahsilini ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, depo bedeline işlemiş faiz farkı alacağından şimdilik 1.000,00 TL sinin depo tarihinden itibaren Bankaların Mevduata uyguladığı değişken oranlı en yüksek faizi ile birlikte hesap edilmesi ile devamında davalıdan tahsil edilerek müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, 13/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 240.424,97 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
2- Davalılar vekili; davanın belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dava konusu edilen mevduat hesabı ... adına olup, davacının davalı banka ile akdi ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın esasına ilişkin olarak ise;
tapu İptali ve Tescil Önalım davası için 17.03.2017 tarihli karar üzerine Mahkemenin talimatı ile bankanın Adliye Sarayı şubesinde 27/03/2017 tarihinde 165.700.00 TL depo edilerek en kısa vade birer aylık olarak vadeli hesap açıldığını, ...
25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/501 Esas sayılı dosyasından görülen Tapu İptali ve Tescil Önalım davası için 29.11.2016 tarihli karar üzerine Mahkemenin talimatı ile bankanın Adliye Sarayı şubesinde 07/12/2016 tarihinde 243.854,50 TL depo edilmiş, en kısa vade birer aylık olarak vadeli hesap açıldığını, Adalet Bakanlığı bünyesinde, Bankada açılan Emanet depo edilen, tüm vadeli hesaplarda Merkez Bankası Tabela faiz oranlarından Cari faiz uygulandığını, depo edilen vadeli hesapların 00158018016868064 numaralı ve 00158018016653543 numaralı hesaplar olduğunu,
Bankaların akdi ilişki içinde olduğu müşterilerine uygulanan vadeli hesap faiz oranları her Banka tarafından serbest piyasa koşullarında tespit edildiğini,davacı davaya konu hesaplar çerçevesinde müvekkil Banka müşterisi olmayıp, bu kapsamda olmayan hesaplar için fazla faiz istemi kabul edilebilir nitelikte olmadığını, Davacının iddialarının aksine bankanın kar elde etme gayesi söz konusu olmayıp yasaya ve mevzuata uygun şekilde faiz işletildiğini, Adalet Bakanlığı ile olan genel anlaşma uyarınca kamulaştırma vadeli hesaplar cari faiz oranı ile açıldığını,
davacının dava dilekçesinde kendisine daha fazla faiz ödenmesine yönündeki talebi bu yönden haklı olmadığını, vadeli hesapların faiz oranları ile ilgili olarak T.C.
Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankasının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları TABELA FAİZLERİ(BANKA CARİ FAİZ ORANI) referans faiz olarak belirlenmiş ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunun ifade edildiğini, Mevduat fiyatlamaları hesabın bağlı olduğu segment, hukuki yapı, vade, piyasa koşulları gibi etkenlere göre değişkenlik gösterdiğini,bahse konu hesabın ise Bankaca ilan edilen cari faiz oranının üzerinde nemalandırılarak herhangi bir müşteri mağduriyeti yaşatılmadığını,
ilgili hesabın yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde nemalandırıldığını, geriye dönük faiz tahakkuku yapılmayacağını, davacı tarafça talep edilen fazla faiz isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
3- Dava, 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/501 Esas sayılı davada yer alan kararı uyarınca davacılara ödenmesi ve dava sürecinde nemalandırılması gerekli alacakla ilgili olarak davalı bankaca düşük faiz oranı uygulanmak suretiyle eksik ödendiği iddia edilen faiz farkı alacağının davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
4- Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürmüş olduğu ilk itirazlarla ilgili olarak. Davanın belirsiz alacak biçiminde açılması mümkün bulunduğundan zira dava açılış anında ileri sürülen zarar miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesinin mümkün olmaması ve hesaplamayı gerektirmesi sebebiyle, bu yöne ilişkin itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, yetki itirazı bakımından işlem yapan şubenin ...
Adalet Sarayı olması nedeniyle HMK 14/1 m uyarınca şubenin yapmış olduğu işlemler bakımından da mahkememiz yetkili olduğundan yetkisizlik itirazının reddine karar verilmiştir. Öte yandan. Davalı vekilinin zaman aşımı itirazının dava dilekçesinde ekli ödeme belgeleri ve ara buluculuğa başvuru tarihi dikkate alındığında ve nihayetinde işlemin bir bankacılık işlemi olması sebebiyle zaman aşımı defiinin reddine karar verilmiştir.
5-Davalı vekilinin aktif dava ehliyeti itirazına gelince; her ne kadar davalı vekilince dava konusu edilen mevduat hesabının ... 22. İcra Dairesi adına olduğu, davacının davalı banka ile akdi ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ve emsal olduğu belirtilen kararlar zikredilmişse de; ...
25. Asliye Hukuk Mahkemesinin talimat yazılarında ve ara kararlarında, "mahkememiz dosyası namı hesabına açılacak en kısa vadede en yüksek getiri'ye sahip vadeli bir mevduat hesabına" nakit paranın yatırılması talimatı verildiğinden ve hesabın mahkeme dosyası namına açıldığı ve ilgili dosyada da eldeki davanın davacılarının taraf oldukları gözetildiğinde dosya namına açılan hesapla ilgili olarak eldeki davanın davacılarının işbu davayı açmakta aktif dava ehliyetlerinin olduğunun kabulü gerekir.
6-Davalı vekili, cevap dilekçesinde ve sair beyanlarında Davalı bankaca özetle, Adalet Bakanlığı 104-1 sayılı genelgeye istinaden emanete alınan mahkeme paralarının Vakıflar Bankasına yatırıldığı,... Bankasına bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları TABELA FAİZLERİ(BANKA CARİ FAİZ ORANI) referans faiz olarak belirlenmiş ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususu ifade edildiğini, ilgili hesapların belirtilen hususlar çerçevesinde nemalandırıldığını ,davacı tarafça talep edilen fazla faiz istemi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin Davalı bankaya gönderdiği 2014/501 Esas sayılı 29.11.2016 tarihli talimatında.
Davacı vekili tarafından yatırılacak olan toplam 243.854,50 TL'nin mahkememiz dosyası namı hesabına açılacak en kısa vadede en yüksek getiriye sahip vadeli bir mevduat hesabına yatırılarak mahkememizden verilecek 2.bir talimata kadar ilgililerine ödenmek üzere ilgili hesapta muhafazası ve dekont örneğinin mahkemeye gönderilmesinin istendiği ayrıca 22.03.2017 tarihli talimat yazısında da,
Davacı vekili tarafından yatırılacak olan 165.700,00 TL teminat bedelinin mahkememiz dosyası namı hesabına açılacak en kısa vadede en yüksek getiriye sahip vadeli bir mevduat hesabına yatırılarakmahkememizden verilecek 2.bir talimata kadar ilgililerine ödenmek üzere ilgili hesapta muhafazası ve dekont örneğinin mahkemeye gönderilmesinin istendiği görülmektedir.
7-Bu talimatlarda da açıkça ifade edildiği gibi ilgili nakitlerin en kısa vadede en yüksek getiriye sahip vadeli bir mevduat hesabına yatırılması istenmekte olup, hesabın açıldığı davalı bankanın uygulandığı faiz oranlarının uygulanması mahkememizce kafi görülmemiş ve yargılama sırasında dava dışı bankalardan konuyla ilgili emsal faiz oranları istenmiş ve bilirkişiden de dosyada bulunan emsal faiz oranları da değerlendirilerek hesaplama yapılması istenmiştir.
Zira burada korunan değer, nakit paranın azami ölçüde taraflar aleyhine değer kaybetmesinin önüne geçme hususuna ilişkin olup, yargılamalar sırasında depo edilen bedelin tarafların haklarının azami şekilde korunması için en yüksek getiriye sahip mevduat hesabında değerlendirilmesi gerekir.
Bu doğrultuda; sadece davalı bankanın uyguladığı düşük oranların uygulanması davacıların zararına sebebiyet verecek olup, emsal banka uygulamalarının ortalamasının somut olaya uygulanması hakkaniyet gereğidir.
Bu kabulden hareketle; dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış; Asliye Hukuk Mahkemesi dosya içeriği ile dosyada bulunan emsal faiz oranları da değerlendirilerek davacılara ödenmesi gerekli faiz farkı alacağının hesaplnması ve bu hesaba göre davacılara eksik ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise miktarı ile ilgili rapor tanzimi istenmiştir. 10/03/2023 tarihli bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora göre de davacıların her iki hesapla ilgili olarak faiz farkı alacağının 240.424,97 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur.
8- Tüm dosya kapsamı bakımından;... Esas sayılı davada yer alan kararı uyarınca davacılara ödenmesi ve dava sürecinde nemalandırılması gerekli alacakla ilgili olarak davalı bankaca düşük faiz oranı uygulanmak suretiyle eksik ödendiği iddia edilen faiz farkı alacağının davalı bankadan tahsili istemiyle açılan eldeki davada, davacıların aktif dava ehliyetine sahip oldukları, emsal banka uygulamaları ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, davacıların her iki hesapla ilgili olarak faiz farkı alacağının 240.424,97 TL olduğu belirlenmiş ve dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/590, K. 2023/470, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama