KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/471
- Karar No
- 2024/288
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/471 Esas - 2024/288
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/471 Esas
KARAR NO : 2024/288
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 22/03/2022
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (Kamu ihale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 02.10.2020 tarihinde imzalanan Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve Anlaşması uyarınca, davalı kurum tarafından 12.10.2021 tarihinde yapılan 2021/619156 numaralı ihalede, bir kısım ihale kalemleri müvekkil şirkette kaldığını ve ihalenin kesinleştiğini, sözleşme uyarınca davalı şirket lehine, ... ... ...
30.09.2020 tarih ve 124210000370 nolu, 10.000,00-TL. bedelli süresiz ve kesin teminat mektubu davalı idareye verildiğini, ihale sözleşmesine göre teslimatın yapılması gereken son tarih 20.12.2021 olduğunu, teslim tarihinden önce davalı idare tarafından, 05.11.2021 tarihli 1320707 sayılı yazıları ile.
2021/619156 nolu ihaleye ait olmak üzere 6.630 Adet “Basınç Ölçüm Seti, Transduserli, Tekli “ teslimatı yapılması talep edildiğini, Davalı idarenin bu yazısı üzerine müvekkil şirket tarafından, 17.12.2021 tarihli cevabi yazı ile,
aşağıda detaylı yer vereceğimiz sebepler ile 2021/619156 ihale kayıt numaralı ihaleden doğan yükümlülüğümüzün feshine karar verilmesi talep edildiğini, çünkü müvekkil şirketçe fiyat teklifinin sunulduğu 12.10.2021 tarihinde, Merkez Bankası 1 USD Efektif Satış kuru 9,0293 TL, Merkez Bankası 1 EURO Efektif Satış Kuru:10,4370 TL olduğunu, teslimatın yapılması gereken son tarih ise 20.12.2021 olduğunu, müvekkilin davalı kuruma vermiş olduğu cevabi dilekçe tarihi 17.12.2021 tarihinde ise USD satış kuru: 17,00 TL, EURO Satış Kuru: 19,00 TL’dir.
Görüldüğü üzere 2 ay gibi kısa bir sürede, USD kurlarında %88, EURO kurlarında ise %82 oranında öngörülmesi mümkün olmayan bir artış yaşandığını, İhale tarihinde söz konusu ithal ürüne ait verilmiş birim fiyat teklifi 47,40-TL o günkü kur ile 5,25-USD yapmaktayken, dilekçe tarihi itibari ile 5,25-USD, 89,25-TL oluğunu, Kurlardaki mevcut artışın yukarı doğru süreklilik arzettiği gözönünde bulundurulduğunda bugün itibari ile neredeyse %100 olan zararın daha da artacağı kaçınılmaz olduğunu, davalı idare tarfından 07.03.2022 tarihli E-17537969-110.04.01-2214537 Sayılı yazıları ile;
“…17.12.2021 tarihli dilekçelerinde yeni bir ihale düzenlenmesine istinaden ürünün temin edilmesi ve tedarik edilecek olan ürünlerin fiyatının, tedarikçiye verilen siparişteki fiyata nazaran pahalı olması halinde aradaki fiyat farkının müvekkil şirketten tahsil edilmesi kaydının yer aldığını, ürünlerin temin edilmesi ile oluşan fiyat/tutar farkı olarak 153.153,00-TL.’nin hesaplarına 5 işgünü içerisinde yatırılması” bildirildiğini beyan ederek Müvekkil şirket yönünden borcun ifasını engelleyen olayın mücbir sebep olduğunun tespit ve kabulü ile,
Müvekkil şirketin davalı kurumun 27.12.2021 tarih, 1741095 sayılı cevabi yazısında yer vermiş olduğu. Sözleşmenin sipariş iptal ceza bedeli olarak belirtilen 23.569,65-TL.’lik ve damga vergisi olarak belirtilen 593,96-TL.’lik borçlu olmadığının tespitine, Müvekkil şirketin 07.03.2022 tarihli, E-17537969-110.04.01-2214537 Sayılı yazısında yer vermiş olduğu. 153.153,00-TL. fiyat/tutar farkına ilişkin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Sipariş iptaline ilişkin mücbir sebep halleri ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmadığını, ilgili maddede işin gecikmesinde etkili olabilecek ve taahhüdün ifası için tedarikçiye ek süre verilebilmesi bakımından sınırlı sayıda ve açıkça belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edildiğini, dolayısıyla sözleşme hükümleri ve tabii olunan mevzuat uyarınca davacının ileri sürdüğü kur artışlarının mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığını idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticari defterler, bilirkişi raporu, 02.10.2020 tarihli Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve anlaşması,
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve Anlaşması gereğince davacının sözleşme kapsamında üstlendiği yükümlülüklerini dövizdeki aşırı kur artışından kaynaklı olarak yerine getirememesi nedeniyle siparişin iptalinden kaynaklı davalı tarafından davacıdan istenen sipariş iptal ceza bedeli, sipariş iptalinden doğan damga vergisi, fiyat farkından borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 19.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Dövizde sözleşme tarihi ile ifa tarihi arasında öngörülemeyecek derecede artış olduğu, bu durumun takdiri mahkemeye ait olmakla beraber yüklenici açısından ifa güçlüğünü oluşturacağı, Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ancak 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının süresinde oluşturulmadığı, Davaya konu sözleşmenin feshinden sonra, davalı idare tarafından davacıya toplam 1.032.313,48 TL hakediş ödemesi yapıldığı,
Davalı idare tarafından davacı şirketten talep edilen 23.569,65 TL cezai şart, 596,96 TL- damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkının davacı şirket tarafından davalı idareye ödenmediği, ancak, davalı idarenin yazısına göre, ilgili tutarlar ödenmediği takdirde davacının hakedişinden kesileceği bildirildiğinden, dâvaya konu cezai şart, damga vergisi ve fiyat farkının davacının hakedişinden kesinti yapılıp yapılmadığının davacının ticari defter kayıtlarından tespit edilemediği, Bu durumda, davalı idareden;
davaya konu 23.569 65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkının davacının hakedişlerin kesinti yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiği mütalaa olunmuştur.
Davalının da defterlerinin incelenmesi için alınan bilirkişi raporunda özetle.
Davalının incelenen 2021-2022 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, bu haliyle defterlerin delil niteliğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Davaya konu 23.566,65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 173.316,61 TL'nin davalı idare tarafından davacının hakkedişinden fiilen kesildiği, kesintinin davacının 2021/619156 no.lu ihaleyle üstlendiği edimi ifa etmemesi sebebiyle Çerçeve Anlaşmaya istinaden yapıldığı, Davacının hakedişinden kesilen fiyat farkı, cezai şart ve damga vergisinin davalının defterlerinde kayıtlı olduğu,
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin Ocak 2021 döneminden bu güne kadar devam ettiği, Dosya arasında, davacının 2021/619156 no.lu ihaleyle üstlendiği edimi Covid-19 salgını sebebiyle ifa edemediğine dair bilgi ve belge bulunmadığı,
Davacının 2021/619156 no.lu ihaleyle üstlendiği edimi döviz kurundaki artış sebebiyle ifa edememesinin mücbir sebep sayılıp sayılmayacağının Mahkemece takdir edilmesi gerektiği, Mahkemece, döviz kurundaki artışın mücbir sebep olmadığının benimsenmesi halinde, davacının 2021/619156 no.lu ihaleyle üstlendiği edimi ifa etmemesi sebebiyle davalı idare tarafından davacının hakedişinden kesilen 23.566,65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 173.316,61 TL'nin sözleşmeye uygun hesaplandığı,
davacının bu miktar yönünden menfi tespit isteyemeyeceği, Mahkemece, döviz kurundaki artışın mücbir sebep olduğu kanaatine varılması halinde, davacının hak edişinden kesilen 173.316,61 TL yönünden davalı idareye borçlu olmadığı mütalaa olunmuştur.
Davacı, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini dövizdeki aşırı kur artışından kaynaklı olarak yerine getiremediğini, bu nedenle siparişin iptalinden kaynaklı davalı tarafından davacıdan istenen sipariş iptal ceza bedeli, sipariş iptalinden doğan damga vergisi, fiyat farkının kendisinden istenemeyeceğini bildirerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise kur artışının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dövizdeki kur artışının, mücbir sebep sayılıp sayılamayacağı, bu kapsamda davalı idare tarafından kesilen 23.566,65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 173.316,61 TL açısından davacının borçlu olup olmadığının tespiti hususundan kaynaklanmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında 02.10.2020 tarihli Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve anlaşması imzalandığı, davalı kurum tarafından 12.10.2021 tarihinde 2021/6199156 numaralı ihalede, ihale kalemlerinin ihale sözleşmesine göre teslimat için son tarih olarak 20.12.2021 olarak belirlendiği, davalının davacıya 05.11.2021 tarihinde bu ihaleye ait 6.630 adet “Basınç Ölçüm Seti, Transduserli Tekli” teslimatı yapılmasına ilişkin sipariş verildiği, davacı ise aşırı kur artışından kaynaklanan mücbir sebep hali nedeniyle sözleşmenin feshini istemiştir. Davalı idare ise davacının ihaleyle üstlendiği edimi ifa etmemesi sebebiyle 23.566,65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 173.316,61 TL alacak talebinde bulunmuştur.
Toplanan deliller bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, davacı dövizdeki aşırı kur artışından kaynaklı olarak idare tarafından sözleşme kapsamında kesilen 23.566,65 TL cezai şart, 596,96 TL damga vergisi ve 153.153,00 TL fiyat farkı olmak üzere toplam 173.316,61-TL’den borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, kur artışının taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 13. maddesinde mücbir sebep olarak yer verilmemesi, ekonomik verilere ilişkin bu durumlar ülkemizde sıkça karşılaşılan bir durum olup tacir olan davacı tarafından öngörülebilir nedenler olduğu,
bu nedenle bu yöndeki gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan davacının akdin devamı sırasında aşırı ifa güçlüğü gerekçesiyle sözleşmenin feshini isteme talebinde bulunmasının doğru olmadığı, davacının menfi tespit isteminin sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ve sözleşme serbestisi ilkelerine uygun olmadığı, somut olayda davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.(Emsal Yargıtay 6. HD. 2022/3245E-2023/4372K)
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/471, K. 2024/288, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama