KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/730
- Karar No
- 2023/898
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/730 Esas - 2023/898
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/730 Esas
KARAR NO : 2023/898
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/12/2016
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2023
Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan trafik kazasından doğan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE İSTEK
Davacı yan vekili ... sunduğu dava dilekçesinde özetle.
28/07/2016 tarihinde meydana gelen ve davalı sigorta şirketine kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın da karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde ... plakalı olan diğer aracın sürücüsü müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçiçi ve sürekli işgöremezliğe uğradığı gibi sol diz üstü amputasyanu nedeni ile protez kullanması zorunluluğunun doğduğuunu beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL protez bedeli ve protez bakım giderleri,
100,00-TL geçiçi ve 100,00-TL sürekli işgöremezlik olmak 200,00-TL işgöremezliğe ilişkin maddi tazminat olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düşütüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Dava dilekçesi davalı yana açıklamalı davetiye ile tebliğ edilmiş, davalı yan vekili ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu somut uyuşmazlık ile ilgili olarak kusur ve maluliyet bilirkişi raporlarının alınması gerektiğini, 6111 sayılı kanun gereğince bakıcı giderinden müvekkilinin değil; davacının hukuken sorumlu olduğunu, dava konusu geçiçi işgöremezlik tazminatının da tedavi gider teminatı kapsamında olup müvekkilinin davacının 6111 sayılı Kanun ve ZMMS poliçesi genel şartları gereğince geçiçi işgöremezlik zararından da sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
1-) Davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası ve ZMMM poliçesi örneği. 2-) Kazazede davacıya ait tedavi belgeleri. 3-) ATK kusur, maluliyet ve ve aktüer hesap bilirkişisi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından doğan geçiçi ve sürekli işgöremezlik alacağı ile protez bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yan vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamıza celp edilen sigorta hasar dosyası içerisindeki ZMMS poliçesinin incelenmesinde; dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın kazanın gerçekleştiği tarihi kapsar şekilde 22/02/2016-22/02/2017 dönemine ilişkin olarak ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Dosyamızda ATK Başkanlığı ... Adli Tıp Grup Başkanlığından aldırılan kusur bilirkişi raporunda özetle; dava konusu çift taraflı trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü davalının kusursuz, ... plakalı araç sürücüsünün ise; % 100 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Dosyamıza davacı kazazedeye ait tedavi belgeleri celp edildikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor aldırılmış ancak raporda kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre değerlendirme yapıldığı gözetilerek HÜTF’den davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince yapılan değerlendirme sonucunda tanzim edilen maluliyet raporu temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan 07/12/2018 tarihli 2. maluliyet raporunda özetle; davacının dava konusu trafik kazası nedeni ile sürekli işgöremezlik oranının % 75, geçiçi işgöremezlik süresinin 9 ay olduğu, hastanın yaşı ve sol diz üstü ampütasyonu olması, tekerlekli sandalye ile mobilize olabilmesi gözönüne alındığında; mağdurun kaza tarihinden itibaren sürekli bakıcıya muhtaç durumda olduğu mütalaa edilmiştir.
Dosyamız 2. maluliyet bilirkişi raporundaki maluliyet oran ve süre tespiti doğrultusunda aktüer hesap bilirkişisinden yeniden rapor alınmış, dosyamıza sunulan aktüer bilirkişi raporunda ise; dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükteki ZMMS Poliçe Genel şartları gereğince TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz oranı uygulanarak yapılan denetime elverişli hesaplama sonucunda davacının 11.121,08-TL geçiçi işgöremezlik ile 73.098,14-TL sürekli işgöremezlik zararının doğduğu mütalaa edilmiştir.
Dava konusu protez bedeli ve tamir gideri alacağı talebi yönünden protez-ortez uzmanı ile ortopdedi ve fizik tedavi- rehabilitasyon konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiş, davacının maruz kaldığı tarfik kaza neticesinde oluşan diz altı amputasyonu nedeni ile SGK SUT peotez ve ortez listesi de dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda 41.402,00-TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 03/10/2019 tarih 2016/1032 Esas 2019/649 Kararı ... Bam 35. HD’nin 2022/18E 2022/166 sayılı kararı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamı doğrultusunda Adli Tıp kurulundan alınan 22/05/2023 tarihli raporda özetle; Kişinin Tüm Vücut Özürlülük Oranının %48 (yüzdekırksekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği mütalaa olunmuştur.
Mahkememizce hekim bilirkişi ile aktüer bilirkişiden alınan raporda ise özetle; Protez alacağı yönünden görüş değişikliğine gidilmediği, davacı lehine 7.148,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Mahkemece usuli hak olduğunun kabulüne göre, 18.04.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 2019 yılı asgari ücret verilerine göre %48 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine 68.769,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Mahkemece usuli hak olmadığının kabulüne göre, 2023 yılı asgari ücret verilerine göre %48 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine 129.429,13 TL sürekli is göremezlik tazminatı hesaplandığı mütalaa alınmıştır.
İlk karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine mahkememizin kararının kaldırıldığı, davacı tarafın mahkememizin ilk kararına ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapmadığı, ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminatın davacı yönünden kesinleştiğinin anlaşılmasına göre davalı yararına oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak bilirkişi tarafından 2019 yılı asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplama dikkate alınmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi raporları denetime elverişli ve dosya kapsamındaki verilere uygun görülmekle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı yan vekili davacının protez giderinin tedavi gideri kapsamında olup 6111 sayılı Kanun hükümleri gereğince müvekkilinin değil; dava dışı SGK’nın hukuken sorumlu olduğu ileri sürmüştür. Davalı Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Daha açık bir anlatımla, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur.
Ancak somut uyuşmazlıkta olduğu gibi belgesiz tedavi giderlerinden (dosyamızda protez giderinden) ise; davalı sigorta şirketi ile işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. (bkz. Yargıtay 17.H.D. Başkanlığı’nın 19/03/2019 tarih, 2016/6026 E., 2019/3213K. sayılı ilamı)
Bu bilgiler ışığında, davalı sigorta şirketi dava dışı sigortalısı olan dava dışı 54 HD 870 plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak eylemi ile sebebiyet verdiği sabit olan trafik kazası nedeni ile kazazede davacının kaza nedeni ile oluşan işgöremezlik ve protez giderine ilişkin maddi zararlarını düzenlediği ZMMS poliçe teminat limitleri dahilinde azminle yükümlüdür.
Bu nedenle de , davacının değer artırım dilekçesi de gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 68.769,52 TL sürekli iş göremezlik, 7.148,72 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 75.918,24-TL iş iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat ile 41.402,00-TL protez giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminat isteminin ise davalının usuli kazanılmış hakkı da dikkate alınarak reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Diğer taraftan, davacının sigorta şirketine başvurusuna ilişkin olarak sigorta şirketinden gönderilen 23/02/2017 tarihli cevabi yazı ekindeki davacı vekilinin başvuru dilekçesinin üst kısmında sigorta şirketinin dilekçenin alındığı alındığı kaşeli tarihin 25/12/2016 olduğu dikkate alındığnda.
2918 sayılı KTK’nın 99.m. gereğince tebliğ tarihinden itibaren 8 gün sonraki tarih olan 02/12/2016 tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren hüküm altına alınan tazminat alacaklaına ayrı ayrı yasal faiz uygulanması gerektiği gözetilerek açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/730, K. 2023/898, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama