İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/948

... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/92Karar2023/948Tarih20 Aralık 2023Okuma20 dk · 3.983 kelime

KÜNYE

T.C. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/92
Karar No
2023/948
Karar tarihi
20 Aralık 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.983 kelime·20 dk okuma·15 bölüm

... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2023/92 Esas

KARAR NO : 2023/948

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVA

Tapu İptali Ve Tescil (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/02/2023

KARAR TARİHİ : 20/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE İSTEK

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, Mersin İlinde duvar kâğıdı sektöründe faaliyet gösteren ve bu kapsamda sektörde ihtiyaç

olan ürünlerin üretim ve satımını yapmakta olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen

21.05.2020 tarihli Sözleşme gereğince davalı şirket tarafından ...'da yapılmakta olan Northland ve

Regista konut projeleri inşaatında kullanılmak üzere duvar kâğıdı üretim ve satışı ile buna ilişkin bedelin ne

şekilde ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığı ve sözleşmede müvekkili ile davalıya düşen

yükümlülükler belirlenmiş olduğunu, sözleşmenin 4. maddesinde ödemenin ne şekilde yapılacağı da açık bir

şekilde hüküm altına alındığını ve her iki taraf da sözleşmeyi basiretli tacir olarak kendi rızası ile

imzaladığını,

sözleşme gereğince davalı tarafından ürünler sipariş verildikçe müvekkili şirket tarafından teslim

edildiğini ve iş bu dava konusu uyuşmazlık oluşuncaya kadar ürün teslimi konusunda taraflar arasında

herhangi bir sorun yaşanmadığını, ancak sürecin devamında davalı tarafından hiçbir haklı gerekçe

olmaksızın kalan ürünlerin teslimi konusunda sipariş verilmemeye başlandığını,

sözleşmenin "Ödeme Şekli" başlıklı 4. maddesinde ürünlerin toplam bedeli belirlenen miktardaki

kısmının, Northland A1 Blok 72 nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tapuda tescilinin sağlanması

suretiyle mal karşılığında ödeneceği ve devir ve tescil işleminin de 21.10.2020 tarihinde yapılacağı

kararlaştırılmış olduğunu, bahse konu dairenin sözleşme gereği fiilen müvekkiline ait olduğu davalı tarafından

da kabul edildiğini ve bu sebeple söz konusu daireye ilişkin giderler de müvekkili şirketten alınmış

olduğunu, müvekkili edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalı taraf sözleşmeye konu

dairenin tapusunun devrine ilişkin bugüne kadar müvekkilini sürekli oyaladığını ve son olarak açık bir

şekilde müvekkiline dairenin tapuda devir ve tescilinin yapılmayacağını şifahen bildirilmiş olduğunu, hatta

davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 18.02.2022 tarihinde bir kısım ödeme yapıldığını ve bu ödemenin

de cari hesaba mahsuben gönderildiği iletilmişse de, taraflar arasındaki sözleşme gereğince teslimatı

yapılan ürünlerin bedelinin belirlenen kısmı karşılığında sözleşmede belirlenen taşınmazın tapuda devri ve

tescili gerektiğinden, gönderilen bu bedel müvekkili tarafından kabul edilmeyerek 21.02.2022 tarihinde

Taraflarınca... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile

21.05.2020 tarihli sözleşme gereğince devri taahhüt edilen dairenin müvekkili şirket adına tapuda devir ve tescilinin sağlanması ve sözleşmedeki diğer edimlerin yerine getirilmesine ilişkin ihtarname keşide edilmiş

olduğunu, davalı şirketçe gönderilen ... 43. Noterliğinin 14.04.2022 tarih ve 04585 yevmiye numaralı

cevabi ihtarnamede ise sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı, yasal olmayan haksız taleplerde

bulunulduğu, bundan sonra herhangi bir ürün gönderilmemesi, gönderilmesi halinde ise taraflarına iade

edileceği ve herhangi bir ödemenin yapılmayacağı şeklinde cevap verilmiş olduğunu, söz konusu

cevabi ihtarnameye karşılık Mersin 4. Noterliğinin 10.05.2022 tarih ve 09094 yevmiye nolu ihtarnamesi ile

davalı tarafın 21.05.2020 tarihli sözleşmeyi haksız ve geçerli bir nedene dayanmaksızın feshetmiş olduğunu

bildirdiğinden sözleşmenin (5) nolu maddesinde yer alan sözleşme bedelinin %10'u tutarında cezai şartı

ödemesi, sözleşmenin (4) nolu "Sözleşmenin Bedeli Ve Ödeme Şekli" Başlıklı maddesi gereğince devri

taahhüt edilen taşınmazın tapuda müvekkili adına devri, mümkün olmaması halinde ise taşınmazın güncel

piyasa değerinin müvekkili şirkete ödenmesi ihtarında bulunulduğunu, ancak davalı tarafça verilen süre

içinde gerekli işlemin yapılmadığını, davalının keşide ettiği cevabi ihtarnamede sözleşmenin geçersiz şekilde yapıldığından bahisle

edimini ifa etmeyeceğini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanla sözleşme konusu devamında haklı davanın kabulü ile ...

bölüme konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline,

bunun da mümkün olmaması halinde ise terditli olarak aynı parsel üzerinde... davalı satıcı/yüklenici adına

kayıtlı olan ve tespit edilecek başkaca dairelerin aynen tazmin kapsamında tapusunun iptaline, bunun da mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazın dava tarihindeki güncel piyasa

değerinin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davalının sözleşmeyi haksız olarak

feshetmesi nedeniyle söz konusu sözleşmede yer alan sözleşme bedelinin %10'u tutarındaki

cezai şartın davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep

edilmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının parasal alacağa ilişkin

bu talebi için arabuluculuk yoluna başvurmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini,

davadaki talepler açık ve herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmediğinden davanın

reddi gerektiğini, davacı “aynen tazmin kapsamında yüklenici adına tespit edilecek başka bir dairenin

tescilini” talep etmişse de bu şekilde muğlak, belirsiz bir talebin kabulü mümkün olmadığını, davacının

hangi bağımsız bölümün tescilini talep ettiği veya hangi değerde bir talepte bulunduğu açık olmadığından,

davanın reddine, mümkün değilse taleplerin açıklatılması gerektiğini, davacı edimini yerine getirmediği ve

müvekkili asıl yükleniciden hakedişi bağımsız bölüm olmadığından, davacı yana da taşınmaz

devredemeyeceğinin belirtilmiş olduğunu, davacı yan “sözleşme bedelinin %10’u tutarında cezai şart” talep etmiş ise de; bu talebinin de belirsizlik

taşımakta olduğunu, sözleşmenin tarafı olan davacının sözleşme bedelini bilmemesi mümkün

olmayacağından, belirli bir alacak ile talebini açıklaması gerektiğini, “sözleşme bedelinin %10’u” gibi bir

ifadeyle dava açması davanın hukuki yarar yokluğundan reddini gerektirdiğini, dava şartları davanın açıldığı

ana göre tespit edileceğinden, davacı tarafça belirlenebilir bir alacak olduğu açık olması karşısında, davacı tarafından açık ve belirli bir talep olmadığı ve sonradan tamamlanması da mümkün olmayacağından davanın

reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu edilen ... üzerindeki

taşınmazın bazı işlerini yapmak için ana yüklenici olan ... . ile taşeronluk

sözleşmesi imzalamış olduğunu, bu sözleşme ile müvekkili sözleşme kapsamındaki işleri, sözleşmede

belirtilen bedelle yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin ... ...Ltd.Şti. ile yapmış olduğu sözleşmede alacağı hakedişi Türk Lirası olduğunu, barter/taşınmaz devri sözleşme konusu olmadığını,

müvekkili ile davacı şirket arasında duvar kâğıdı alımı konulu 21.05.2020 tarihli sözleşme

akdedildiğini, sözleşmeye göre 140.000 m2 duvar kâğıdı 1,60 USD KDV dâhil birim fiyat ile anlaşıldığını ve

sözleşmeye göre tüm ürünler 1 yıl içinde yani 21.05.2021 tarihine kadar teslim edileceğini, müvekkili ile

davacı şirket arasında yapılan sözleşmeye göre müvekkili ana edimi parasal yükümlülük olmakla birlikte

inşaat sektöründe genelde nakit/para sıkıntısı çekilmesi her zaman olası olduğundan, ödemelerin bir

kısmının barter usulü ile yapılması ticaret hayatında genel bir teamül gereği olduğunu, ancak barter usulü ödemelerde, KKİS’nin tarafı olan ana yüklenici, barteri hak ettiği zaman, bunu 3. kişilere/taşeronlara bedel

mukabilinde ödeyebilir/devredebileceğini, müvekkili ile KKİS’nin asıl yüklenicisi olan ... Şirketi ile arasındaki taşeronluk sözleşmesinde edimin ifası barter olmadığından, -Türk Lirası ile anlaşma

yapıldığından- müvekkili yaptığı sözleşmelerde barter devri suretiyle anlaşma yapmasının normal şartlar

altında mümkün olmadığını, ancak bununla birlikte ana yüklenici ... Şirketi müvekkiline para

yerine edimini barter olarak yerine getirdiği takdirde, müvekkili de 3. kişilerle (örneğin davacı ile) edimini

barter olarak yapma ihtimali doğacağını, ancak bu hiçbir zaman ana ediminin barter olduğu anlamına

gelmeyeceğini, müvekkili ürün karşılığı ödeyeceği bedelin nakit para olduğunu, davacı şirketin sözleşme konusunun yarısına ilişkin ilk bölüm edimini yerine getirirken (ki edimler süresinde olmadığı gibi

ayıplı ve eksik olarak yerine getirilmiştir.) müvekkili tarafından da sözleşmede belirtildiği şekliyle USD kuru

üzerinden ödemeler yapıldığını, bu ödemeler davacı tarafından kabul edildiği gibi, kalan kısım hususunda

da müvekkiline gerekli bilgi ve belgeler de gönderildiğini, dolayısıyla aynı malın bedeli, hem nakit hem de

barter olarak ödenemeyeceğinden davacı tarafın talepleri yerinde olmadığını, davacı taraf teslim

yükümlülüğünde olan malın diğer yarısını göndermiş olsaydı, bunun karşılığında yapılacak ödemenin ne

şekilde olacağı belki tartışma konusu olabileceğini, ancak davacı tarafından taahhüdün yarısı eksik ve ayıplı

olarak yerine getirildiğini, davacının taahhüdünü yerine

getirmediğine göre ne bir parasal bedel ne de barter konusunun talep edilmesi mümkün olmadığı gibi

değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, sözleşmeye konu edilen ve teslim edilen ürünlerin kalite ve vasıflarının sözleşmeye aykırı olması

yanında sözleşmede ödenecek miktar da dâhil olmak üzere her şey açık iken ve teslim edilen ürünlerin

ödemeleri de yapılırken bir anda davacı taraf tescil veya taşınmaz değerinin talebinde bulunmaya çalışması,

anlaşmaya uygun mal göndermemesi veya gönderememesi gibi sebeplerle sözleşmeden dönme niyetini

açıkça ortaya koymuş olduğunu,

Davacının şimdiye kadar yapılan tüm ödemeleri tahsil ve kabul ederken gönderilen 178.620,70-TL miktarı müvekkili firmaya iade etmesinin de sözleşmeden dönme iradesini göstermesi açısından önemli

olduğunu, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğinden aksine sözleşme hükümlerini kasıtlı olarak ihlal ederek sözleşmeyi eylemsel olarak

feshettiğini beyanla davanın öncelikle usulden reddine, mümkün

değil ise; esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

- Taraflar arasında imzalanan Eser Sözleşmesi -Tapu kaydı -Tarafların ticari defter kayıtları ve belgeleri -Biirkişi raporları

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine istinaden davalı borçlunun (alıcı) temerrüdü iddiasına dayalı olarak sözleşmede davacıya tapusunun devri öngörülen taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescili, bunun mümkün olmaması halinde terditli olarak aynı parsel üzerinde davalı satıcı/yüklenici adına

kayıtlı olan ve tespit edilecek başkaca dairelerin aynen tazmin kapsamında tapusunun iptaline, bunun da mümkün olmaması halinde yine terdiden dava konusu taşınmazın dava tarihindeki güncel piyasa

değerinin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davalının sözleşmeyi haksız olarak

feshetmesi nedeniyle söz konusu sözleşmede yer alan cezai şart alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Dosyamızda davalı vekili her ne kadar dava konusu terditli cezai şart alacağı yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüş ise de; sözkonusu itirazı yerinde görülmemiştir. Zira, Yargıtay 11.H.D. Başkanlığı'nın 15.03.2023 tarih, 2021/5334E., 2023/1568K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; terditli davalarda Mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği belirtilerek asli talebe öncelik verilmesi gerektiği, davanın asli talebe göre niteleneceği , davacının asli talebinin para alacağı olmadığı durumda bu talebinin de arabuluculuk dava şartı aranmaksızın incelenmesi gerekmektedir.

Dosyamıza örneği sunulan 21/05/2020 tarihli Eser Sözleşmesinin incelenmesinde; dosyamız davacısı satıcı ve davalısı alıcı Şirketler arasında imzalandığı, işin konusu başlıklı 2. maddesi gereğince davalı Şirketin taahhüdü altındaki Northland ve Regista konut projeleri için davacı yüklenici tarafından özel olarak üretilecek duvar kağıtlarının davalı alıcı şirkete üretim ve satışının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3.maddesinde duvar kağıdı ürününün 2 çeşit ve özel üretim niteliğinde olacağı, toplam 140.000 m2 yüzölçümlü saha için alınacağının açıkça belirtildiği,

sözleşmenin bedeli ve ödeme şekli başlıklı 4.m. gereğince sözleşme konusu iş bedelinin 800.000,00-TL'lik kısmının bu değerdeki ... ili,...ilçesinde yapılan Northland A 1 blok 72 no'lu bağımsız bölünün davacı Şirket adına tapuda tescilinin sağlanması suretiyle mal karşılığında verileceği ve 21/10/2020 tarihinde davacı Şirket adına tapuda tescilinin yapılacağının açıkça belirtildiği, 5.maddesinde ise;

tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi durumunda Borçlar Kanununun 106-108.maddesinde yer alan borçlunun temerrüdü hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda diğer tarafın sözleşmenin feshini ve bedelin veya ürünlerin iadesini talep etme hakkına sahip olduğu, ayrıca haklı olan tarafın doğmuş ve doğacak tüm zararlarının da genel hükümlere göre tazmin edileceğini, ancak sözleşmeyi hiçbir haklı ve hukuki gerekçe olmaksızın fesheden tarafın sözleşme bedelinin % 10'u kadar cezai şartı ödeyeceğinin hükme bağlandığı anlaşılmıştır.

Dosyamızda sözleşme konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değer tespitinin yapılması ve davalı Şirketin ticari defterlerinin incelenmesine yönelik olarak bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiş, davalı şirket ticari defterlerinin ayrıntılı, anlaşılır, VUK ve TTK hükümlerine uygun olarak tutulmuş

olduğu, davacı şirket ticari defterlerinin Mersin’de bulunması nedeniyle davacı şirket ticari defter ve

kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, Davacı tarafından dosyaya sunulan cari hesap

ekstresinin incelendiği,

dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı yandan 392.250,70 TL alacaklı, davalı şirketin ise davacı yana 388.620,70-TL borçlu olarak gözüktüğü, taraflar arasındaki cari hesap farkının 3.630,00-TL

olduğu, farkın davacı şirketin 09.01.2020 tarihli “Northland ... Şantiyesi” açıklamalı muhasebe

kaydından kaynaklandığı,

dava konusu taşınmazın dava tarihi (03.02.2023) itibarıyla değerinin 5.029.000,00-TL olarak tespit

edildiği,

taraflar arasındaki 21.05.2020 tarihli Eser Sözleşmesi’nde Davacının ediminin, Davalının ...

adresinde yapılmakta olan Northland ve Regista konut projeleri inşaatına duvar kağıdı üretmek ve

bunları satmak olduğu, Davalının ediminin duvar kağıtlarının metre karesi 1,60 dolardan olmak

üzere sözleşme bedelini ödemek olduğu,

dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, Davacının sözleşme kapsamındaki “duvar kağıdı

üretmek ve bunları satmak” şeklindeki edimini tam ve gereği gibi yerine getirip getirmediğine dair

Mahkeme dosyasından herhangi bir kanaate varılamadığı, dava konusu sözleşmede taşınmaz mülkiyetinin devri vaat edilmiş olmasına rağmen sözleşmenin

noterde düzenleme şeklinde değil adi yazılı şekilde yapıldığı, nihai hukuki değerlendirme ve takdir

sayın mahkemeye ait olmak üzere dava konusu bağımsız bölümün tapusunun veya rayiç bedelinin

talep koşullarının oluşmadığı mütalaa edilmiştir.

Davacı Şirketin ticari defterleri yönünden Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine istinabe yazısı yazılarak SMMM bilirkişisinden rapor temin edilmiş, dosyamıza sunulan davacının 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait Ticari Defterlerinin (E-defterler ve Envanter Defteri)

dava konusu ile sınırlı olarak inceleme yapılmış olduğu, davacı ile davalı arasında bir eser sözleşmesi yapılmış olduğu, bundan kaynaklı ticari

faaliyette bulunmuş oldukları,

dava konusu olan eser sözleşmesine ilişkin davacı tarafından davalıya satışların yapılmış

olduğu ve bu satışların toplamı 762.825,74-TL olduğu, buna karşılık davalı tarafından çek

ödemesi ve iade fatura şekinde 370.579,04-TL şeklinde olduğu, davalı tarafından yapılan 178.620,70-TL'lik bir banka havale-eft ile davacıya ödeme yapılmış

olduğu ama bu ödemenin davacı tarafından banka havale-eft olarak “Sözleşme gereği daire teslimi grek. Eft. İad.” şeklinde açıklama belirtilerek geri iade edilmiş

olduğunu,

2023 yılı açılış fişi kayıtlarında 2022 yılından davalının 392.250,70-TL davacıya borçlu şekilde devir kaydı olduğu, 2020-2021-2022-2023 yılllarına ilişkin yapılmış olan ticari faaliyete ilişkin kayıtların E-Defter

(Yevmiye ve Büyük Defter) ile Envanter Defterinde kayıtlara alınmış olduğu, Elektronik ortama tutulan E-defterlerin ve Kağıt ortamında tutulan Envanter Defterinin Vergi

Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve E-Defter Tebliğleri ile bu konuya ilişkin diğer bütün

kanun ve tebliğ, yönetmelik vs. uygun olduğu, ilgili kanuni tasdik işlemleri, e-defter yükleme,

berat oluşturma vs. işlemleri, kağıt ortamında tutulan Envanter Defterinin tasdik işleminin

ilgili kanunlara göre uygun olduğu

2020-2021-2022-2023 yılllarına ilişkin yapılmış olan ticari faaliyete ilişkin ticari kayıtların

genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine, Vergi Usul Kanunu, Türk Ticaret Kanuna ve ilgili

diğer kanunlara göre uygun olduğu,

2020-2021-2022-2023 Yıllarına ilişkin bütün ticari defterlerinin HMK 222 . maddesi uyarınca delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kendisi ve davalı taraf içinde delil özelliğine sahip olmakla

birlikte; davalı tarafında ticari defterleirnin incelenmesi yapılarak karşılıklı kontrol ve

inceleme yapılmasının da uygun olduğu, 21.05.2020 tarihli Sözleşme gereğince davalı tarafından davacı şirkete devri

taahhüt edilen ... ili Keçiören ilçesi, 91597 Ada 1 Parsel de inşa edilmiş olan

Northland A1 Blok 72 Nolu bağımsız bölüm”le ilgili olarak davacının ticari defter kayıtlarında herhangi bir kaydın olmadığı, ilgili bağımsız bölümün bina hesapları içinde olmadığı, bu bağımsız bölüme

ilişkin olarak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosya kapsamında bilirkişi raporları denetime elverişli görülmekle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.

Dosyamızda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; taraflar arasında davalı Şirketin sorumluluğu ve taahhüdü altındaki 2 adet inşaat projesindeki binalarda kullanılmak üzere davalı alıcının davacı satıcıdan davacının özel olarak üretimini yapacağı duvar kağıdının satın ve teslim almasına yönelik olarak eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit ve çekişmesizdir. Akdi ilişkinin çekişmesiz olduğu dosyamızda somut uyuşmazlık, sözleşme konusu edimlerini tarafların tam ve gereği gibi ifa edip- etmedikleri, sözleşmenin feshinde taraflardan hangisinin kusurlu olduğu ve dava konusu terditli taleplerin kabul edilebilirliği noktalarında toplanmaktadır.

Bu bağlamda, dosyamıza sunulan davacı ve davalı Şirketlerin yukarıda ayrıntılı olarak değinilen ticari defter kayıtları dikkate alındığında; davacının sözleşme kapsamında özel üretim yaparak davalı Şirkete sattığı ve teslim ettiği duvar kağıdı ürününe ilişkin faturaların davalı alıcı Şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı Şirketin davacıdan satın aldığı fatura konusu malların bedelinin toplam bedelinin 762.825,74-TL olmasına karşın bizzat davalının ticari defterlerine göre yapılan iade ve ödeme toplamının davalı tarafından çek

ödemesi ve iade faturası şekinde olmak üzere toplam 370.579,04-TL şeklinde olduğu, bu durumda davalının davacıdan satın aldığı malların bedelinin tamamen ödemediği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere ; eser sözleşmelerinde iş sahibinin asli edimi sözleşme konusu eseri işin niteliğine uygun şekilde ve süresinde teslim etmektir. Yüklenicinin üstlendiği asli edimi ise; kendisine teslim edilen eserin bedelini eksiksiz şekilde yükleniciye ödemek olup iş sahibinin bedel ödeme yükümlülüğü, işin tesliminden sonra doğar.

Dosyamızda davalı alıcı Şirket vekili cevap dilekçesinde sözleşme konusu malların ayıplı olup istenilen nitelikte ve kalitede teslim edilmediğini ileri sürülmüştür. Ne var ki, bu konuda davalı tarafından sözkonusu ürünlerin ayıplı olup sözleşmede belirlenen kalite ve nitelikte olmadığına yönelik bir delil tespiti raporu veya başkaca somut herhangi bir delil dosyamıza sunulmamıştır. Bu durumda , davalı yanın soyut nitelikteki ayıplı mal teslimi iddiasını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı gözetilerek soyut iddiasına itibar edilmemiştir.

Öte yandan, dosyamıza örneği sunulan Mersin 4.Noterliği'nin 21/02/2022 tarihli ve 03728 yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde ise; davacı satıcı Şirketin davalı Şirkete sözleşme gereğince inşaatın biten kısmı ile ilgili olarak talepleri doğrultusunda ürünleri teslim ettiklerini ve henüz bitmeyen ve sipariş talebi de oluşturulmayan kısımlar için de kendilerine sipariş verilmesi halinde ürünleri teslime hazır olduklarını bildirdiği, ayrıca sözleşmede davacıya devri öngörülen taşınmazın tapusunun devrinin devredilmesinin ihtaren talep edildiği görülmüştür.

Yine, ... 43.Noterliği'nin 14/04/2022 tarih ve 4585 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde ise; davalı Şirketin davacıya kendilerine keşide edilen Mersin 4.Noterliğine ait 21/02/2022 tarih ve 03728 yevmiye numaralı ihtarnameye cevaben keşide ettiği ihtarnamede taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödemelerin TL/nakit olarak yapıldığını, sözleşme konusu barter karşılığı olan miktarın da davacı satıcı tarafından tahsil edildiğini ileri sürdüğü, ayrıca sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını iddia ettiği davacı tarafından kendilerine herhangi bir ürün gönderilmemesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Bu bilgiler ve dosya kapsamındaki tespitler ışığında davacının dava konusu talepleri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında ise;

Davacı yan, dava dilekçesinde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmektedir. Ancak bahse konu talebin öncelikle taşınmazın devrini öngören sözleşmenin geçerlilik koşulları yönünden değerlendirilmesi zorunludur. Bu bağlamda, bilindiği üzere kural olarak; eser sözleşmelerinin geçerli olması herhangi bir şekil şartına tabi değildir.

Tarafların karşılıklı olarak "icap" ve "kabul" iradelerinin oluşmasıyla eser sözleşmesi ilişkisi kurulur. Yazılı olması ancak, taraflara ispat kolaylığı sağlar. Ne var ki, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin 818 sayılı BK'nın 213 (6098 sayılı TBK 237.md), TMK'nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmi yazılı şekilde yapılması zorunludur.(Yargıtay 6.H.D.

Başkanlığı'nın 17/02/2022 tarih, 2021/2863E- 2022/900K, sayılı ilamı ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 27.H.D. Başkanlığı'nın 10.03.2023 tarih, 2023/16E., 2023/291K. ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 31.H.D. Başkanlığı'nın 08/04/2021 tarih, 2020/493E., 2021/371K. sayılı ilamları)

Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlıkta tapu iptali ve tescil istemi, taraflar arasında adi yazılı olarak düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak ileri sürülmüştür. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde davacı yükleniciye iş bedeli karşılığında davalı iş sahibi tarafından sözleşme konusu dairenin tapusunun devrinin öngörüldüğü tartışmasızdır.

Dosyamızda sözleşme konusu taşınmazın davalı tarafından fiilen davacıya teslim edilerek edimin ifa edildiğine yönelik bir iddia ve delilin de sunulmaması nedeni ile TMK 2.m. gereğince dürüstlük kuralı bağlamında ifanın şekle aykırılığı ortadan kaldırdığı yönünde bir kabul ve değerlendirmenin yapılması mümkün değildir.

Taraflar arasındaki eser sözleşmesi, iş bedeli karşılığında tapuda pay devrini içerdiğinden TMK’nın 706, BK’nın 213, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. m. gereğince noterde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi veya tapuda resmi geçerlilik şekil koşuluna uygun şekilde yapılması gerekirken adi yazılı şekilde yapılmakla; hukuken geçersiz olduğu saptanmıştır.

Bilindiği üzere; hukuken geçersiz olan bir sözleşme hükmünün aynen ifasının talep edilmesine hukuken olanak bulunmamakta olup sadece tarafların sebepsiz zenginleşme nedeni ile karşı tarafa verdiklerinin iadesi talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, açıklanan nedenlerle aynı sözleşmenin taşınmaz satış vaadini içeren kısmının kısmi butlan görüşü dikkate alındığında; resmi şekil koşuluna aykırılık nedeni ile hukuken geçersiz olup davacının sözleşme konusu taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Diğer taraftan, davacı yan 1. terditli talep olarak sözleşme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali talebinin kabul edilmemesi halinde aynı parsel üzerinde davalı satıcı/yüklenici adına

kayıtlı olan ve tespit edilecek başkaca dairelerin aynen tazmin kapsamında tapusunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Ne var ki, sözleşme konusu iş bedelinin 800.000,00-TL 'lik kısmına karşılık olarak davacıya sözleşmede belirtilen tarihte öngörülen devri öngörülen taşınmazın tapusunun davacıya devredilememesi halinde aynen tazmin kapsamında yine aynı parsel üzerinde davalı iş sahibi adına tapuda

kayıtlı olan ve tespit edilecek başkaca dairelerin tapusunun davacıya devrinin öngörüldüğüne ilişkin olarak taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hüküm yer almamaktadır. Bu durumda, davacının değinilen taşınmazlar yönünden mülkiyet hakkının el değiştirmesi sonucunu doğurabilecek bahse konu terditli talebinin herhangi bir hukuki bir dayanağının bulunmadığı sabittir. Açıklanan nedenlerle; davacının 1. Terditli talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı yan dava dilekçesinde 2. terditli talep olarak dava konusu taşınmazın dava tarihindeki güncel piyasa

değerinin ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davalının sözleşmeyi haksız olarak

feshetmesi nedeniyle söz konusu sözleşmede yer alan sözleşme bedelinin %10'u tutarındaki

cezai şartın davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu (sözleşmede belirtilen) taşınmazın devrine ilişkin sözleşme, resmi geçerlilik koşuluna uygun olarak yapılmadığı gibi davacı yüklenicinin dosyamızda yaptığı ancak kendisine ödenmeyen iş bedeli alacağına yönelik bir talebinin de mevcut olmadığı dikkate alındığında; davacının taşınmazın rayiç değerinin tazminen davalıdan tahsili talebi de hukuki dayanaktan yoksundur. Bu nedenle, değinilen terditli talebin de reddi gerekmiştir. Davacının cezai şart alacağının talep koşulları yönünden ise; tarafların sözleşme konusu edimlerini ifa edip etmedikleri ve sözleşmenin feshi olgularının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde ise; tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri yönünden alınan ve yukarıda ayrıntılı olarak değinilen bilirkişi raporları gözetildiğinde; davalı yüklenici Şirketin davacı yüklenici tarafından kendisine özel üretilerek satım ve teslim edilen ürünlerin bedelini tamamen ödemediği sabittir.

Davalı yan her ne kadar soyut olarak kendisine sözleşme hükümlerine aykırı şekilde ayıplı ürün teslim edildiğini ileri sürmüş ise de; dosyamızda bu konuda yaptırdığı delil tespiti ve buna istinaden sunduğu bilirkişi raporu mevcut bulunmamaktadır. Yine, işbu davadan önce davacı Şirkete malların iadesine yönelik olarak usulüne uygun şekilde ayıp ihbarını da içeren bir noter ihtarnamesi keşide ettiğini dosya kapsamında iddia ve usulen kanıtlayamamıştır. Öte yandan, ...

43.Noterliği'nin 14/04/2022 tarih ve 4585 yevmiye numaralı ihtarnamesi içeriği de dikkate alındığında; davalının davacı yükleniciden artık sözleşme kendisine yeni ürün gönderilmemesini talep ettiği tartışmasızdır.

Ancak sözkonusu talebinin haklılığını ortaya koyan bir delil de sunamaması nedeni ile değinilen tüm bu olgular çerçevesinde davalı yüklenicinin 6098 sayılı TBK'nın 125.m. gereğince borçlunun temerrüdüne düştüğü ve sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmenin tek taraflı ve eylemli şekilde davalı tarafından feshedildiği kanaatine varılmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde; aynen " Ancak sözleşmeyi hiçbir haklı ve hukuki gerekçe olmaksızın fesheden taraf sözleşme bedelinin % 10'u kadar cezai şart ödeyecektir." hükmü yer almaktadır.

Sözkonusu cezai şart , hukuki niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 179/II.maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olup davacı yüklenici (alacaklı) bu hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borcun yani edimin ifası ile birlikte cezanın ödetilmesini de talep edebilecektir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı alıcı konumundaki şirketin sözleşme konusu borcunu tamamen ifa etmediği toplanan deliller ve sunulan bilirkişi raporları ile sabit olduğu gibi davacı yüklenicinin sözkonusu cezai şartı talep etmekten feragat ettiğine yönelik bir iddia ve delil de dosyamıza sunulmamıştır.

Bu durumda, davacı yüklenicinin sözleşme bedeli olarak tespit edilen (140.000 m2*1,60 USD)= 224.000,00 USD'nin % 10'una karşılık 22.400,00 USD cezai şart alacağını davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle; dava konusu 22.400,00-USD cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının dava konusu tapu iptali tescil ve sözleşme konusu taşınmazın rayiç değerinin tahsiline yönelik terditli taleplerinin ayrı ayrı reddine,

davacının reddine karar verilen terditli taleplerinin asıl talebin kabul edilmemesi halinde sırasıyla incelenerek karara bağlanması gereken talepler niteliğinde olup terditli taleplerinden birisinin kabul edilmemesi halinde reddine karar verilen fer'i terditli talepler nedeni ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdir edilemeyeceği dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine yer olmadığına,

davada asıl talebe konu sözleşme konusu taşınmazın güncel tapu kaydına göretapuda dava dışı 3. Kişi adına kayıtlı olması nedeni ile 3.kişinin muhtemel mağduriyetinin önlenmesini eminen taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati tedbirin Mahkememiz kararının kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİNE, 1-Dava konusu 22.400,00-USD cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının dava konusu tapu iptali tescil ve sözleşme konusu taşınmazın rayiç değerinin tahsiline yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine,

3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 28.853,77-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 13.662,00-TL ve 79.434,18-TL tamamlama harcı dahil olmak üzere toplam 93.096,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 64.242,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma ve 28.853,77-TL olmak üzere toplam 29.033,67-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 65.135,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Dava konusu reddine karar verilen terditli talepler yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine yer olmadığına,

7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 8.011,25-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

9-Mahkememizin 14/02/2023 tarihli ara kararı ile işbu davada sözleşme konusu ... ili, Keçiören ilçesinde kain 91597 Ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 72 bağımsız bölümün tapu kaydına konulan ihtiyati tedbir şerhinin derhal kaldırılmasına, bu hususta Keçiören Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ

1-Posta ve davetiye gideri : 511,25-TL 2-Bilirkişi ücreti :+ 7.500,00-TL

TOPLAM : 8.011,25-TL

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/92, K. 2023/948, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gerekçeli Karar
  4. Esas No
  5. Karar No : 2023/948
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 03/02/2023
  8. Karar Tarihi : 20/12/2023
  9. Gerekçeli Kararın
  10. Yazıldığı Tarih : 21/12/2023
  11. Gereği Düşünüldü
  12. İddia Ve İstek
  13. Cevap Ve Savunma
  14. Deliller
  15. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  16. Yargılama Gideri Dökümü
  17. Toplam : 8.011,25-TL
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/92
Karar No
2023/948
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2023/738
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/93 K.2023/1040
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/95 K.2023/120
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/95 K.2023/1137
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/95 K.2023/261
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/96 K.2023/277

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.