KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/187
- Karar No
- 2026/81
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
Karar Metni
1.855 kelime·9 dk okuma·16 bölüm
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/187 Esas - 2026/81
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2025/187 Esas
KARAR NO : 2026/81
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE İSTEK
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı kurum arasında müvekkilinin işletmekte olduğu ...Rüzgâr Enerjisi Santraline ilişkin olarak davalı şirket ile 29.11.2011 tarihli Rüzgâr Enerjisi Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, Anlaşma’nın 3. maddesinde ve bu Anlaşma’nın dayandığı Yönetmeliğin 9. maddesinde belirtilen esaslara göre, hesaplanacak katkı payının tesisin bir yıllık elektrik enerjisi üretimi üzerinden hesaplanan bir önceki yıla ait yıllık toplam RES katkı payı tutarının 15 Ocak günü saat 17:00’ye kadar ...tarafından müvekkili Şirkete faturalandırılacağının kararlaştırıldığını,
ancak davalı yan söz konusu anlaşma ve yönetmelik hükümlerine aykırı bir yöntemle hesaplamayı içeren dava konusu 20/01/2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66-TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkil Şirkete 21/01/2025 tarihinde e-fatura sistemi üzerinden gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından ...20.
Noterliği ’nin 28/01/2025 tarih ve 2814 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile faturaya itiraz edildiğini, müvekkili Şirketin keşide ettiği söz konusu ihtarnamesi ile Anlaşma ve Yönetmelik hükümlerine göre toplam RES Katkı Payı tutarının 3,78 x 103.160.163,00 kWh x (1+%44,38) = 5.630.031,92 TL + KDV miktarı (5.630.031,92*20%) = 1.126.006,38-TL olmak üzere KDV dahil toplam 6.756.038,30-TL olması gerektiğini davalıya bildirdiğini,
müvekkili Şirket tarafından Yönetmelik ve Anlaşma hükümlerine göre davalıya ödenmesi gereken ve müvekkili tarafından da itiraz edilmeyen KDV dahil 6.756.038,31 TL fatura bedelinin davalı kuruma süresinde ödendiğini beyanla müvekkilinin talep hakları saklı kalmak üzere 20/01/2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66-TL bedelli faturanın KDV dahil 62.321.087,95-TL’lik kısmından müvekkilinin borcu olmadığının tespitine,
davalının 20/01/2025 tarihli faturanın 62.321.087,95 TL’si için icra takibine tevessülünü önlemek bakımından belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle. Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı merciinin görevli olduğunu, Mülga "Güneş ve Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği" kapsamında yapılan yarışma sonucunda müvekkili kurum ile davacı Şirket arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını,
müvekkili tarafından “Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” çerçevesinde yarışmaya katılan ve kazanan Şirketlerle imzalanan RES Katkı Payı Anlaşması gereğince Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturalarının hesaplandığını, RES katkı payı hesabına ilişkin olarak Yönetmelik ve taahhütname, teklif mektubu formu, RES katkı payı anlaşmasından oluşan ekleri bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
teklif mektubundaki taahhüdünün davacı Şirket açısından bağlayıcı olduğunu beyanla davanın yargı yolu ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden aksi takdirde esas yönünden reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, RES katkı payı alacağına ilişkin fatura konusu alacak nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar etmiş, davalı vekili ise; yargı yolu yönünden görevsizlik itirazını tekrar etmiştir.
Mahkememiz’ce somut uyuşmazlıkta ...Bölge Adliye Mahkemesi 23.H.D. Başkanlığı’nın emsal kararları gözetilerek davacının ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyamızda davalı ...vekilinin yasal süresinde sunduğu olumlu görev uyuşmazlığı talebi üzerine dosya Danıştay Başsavcılığı tarafından sözkonusu talep yerinde görülmekle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen karar ile dosyamızda davanın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğu kesin nitelikte tespit edilmekle; davaya bakmaya görevli Mahkememiz tarafından yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiş, dosyamıza sunulan ve alternatifli hesaplamaları içeren raporda özetle.
1- Davanın taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması nedeniyle, davalı yanca RES Katkı Payının fazla hesaplandığı ve bu nedenle davacıya fazla miktarlı fatura kestiği iddiasıyla davacı tarafından borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davası olduğu, dava değerinin 62.321.087,95-TL olduğu, davacı tarafından davalıya sunulan teklif mektubunda güncelleştirmeden bahsedilmekte iken taraflar arasında imzalanan sözleşmede herhangi bir güncelleştirmeden bahsedilmediği, taraflar’ca yapılan farklı hesaplamaların bu husustan kaynaklandığı,
sözleşmede yer alan birim fiyatın sabit olduğu yönünde Mahkememizde kanaat oluşması durumunda rapor içeriğinde yapılan hesaplamaya göre davacının dava konusu 20.01.2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66-TL bedelli faturanın KDV dahil 62.321.088,35TL’lik kısmı nedeni ile davalıya borçlu olmayacağı, alternatifli olarak Mahkememiz tarafından taraflar arasındaki sözleşmede yer alan birim fiyatın geçici kabul tarihinde güncellenerek 20 yıl boyunca yapılacak güncellemelerde bir önceki yıla ait güncellenmiş birim fiyatların esas alınması gerektiği yönünde kanaat oluşması durumunda davalı yanca hesaplanan RES Katkı Payı tutarının doğru olduğu,
bu durumda davacının toplam 69.077.126,26 TL bedelli faturanın tamamından sorumlu olacağı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, mevcut deliller ve dava konusu faturanın düzenlenmesine dayanak veriler itibariyle dosya kapsamı itibariyle denetime elverişli görülmekle; Mahkememiz'ce ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Dosyamız kapsamına sunulan dava konusu 20.01.2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66-TL bedelli faturanın RES katkı payı faturası olduğu, davacı tarafından açılan işbu davadan önce KDV dahil 6.756.038,31-TL’lik kısmının davalı ...'a 04/02/2025 tarihinde ödendiği, bakiye fatura alacağı yönünden ise; dosyamızda menfi tespit istemli dava açıldığı saptanmıştır.
Bu durumda, dosyamızda uyuşmazlığın konusunun değinilen faturanın ödeme haricindeki 62.321.087,95 TL bedelli kısmına yönelik olduğu tartışmasızdır.
Konu ile ilgili olarak taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. Maddesi incelendiğinde aynen; "Şirketin bağlantı hakkı kazandığı RES projesinde üretilecek her bir kWh elektrik enerjisi üzerinden 0,07 kr/kWh olarak belirlenen yarışma sonucuna esas RES Katkı Payı tutarı aşağıdaki yöntem ile ...tarafından hesaplanacaktır.
Toplam Res Katkı Payı Tutarı=kr x E x TÜFE
Kr=Şirket tarafından ...’a kilowatsaat (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş,
E=Bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi Üretimi (kWh)
TÜFE=Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde; yargılama konusu uyuşmazlık, RES katkı payı hesaplamasında yapılacak güncelleştirmede esas alınacak RES Katkı Payı hesaplaması birim fiyatının teklif mektubuna göre mi yoksa RES Katkı payı sözleşmesine göre mi yapılacağı ve TÜFE artışlarının kümülatif olarak hesaplanıp hesaplanmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Borçlar Hukukuna göre sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestisi ilkeleri bulunmakta olup bu ilkelere göre sözleşmenin aynen uygulanması esastır. Sözleşme öncesi yapılan teklifler icap mahiyetinde olup sözleşme imzalandıktan sonra artık icaplar değil sözleşme hükümleri geçerlidir.
Taraflar arasında düzenlenen RES Katkı Payı anlaşmasının 3.maddesinde katkı payının nasıl hesaplanacağı açık bir şekilde düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme aynı zamanda yönetmeliğe de uygundur. Yani sözleşme yasa ve ahlaka da aykırı olmadığı için geçerli olup tarafların anayasası sayılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir.
Sözleşme ve yönetmeliği göre RES Katkı Payı hesaplama formülü toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr X E x TÜFE olup buna göre sözleşmede belirtilen davacının kWh başına ödemeyi taahhüt ettiği kuruş cinsinden katkı payı bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksinin çarpılması sonucu bulunacak miktarın katkı payı olarak alınması gerekir.
Sözleşme ve yönetmelikte enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, sözleşme hükümleri esas alınarak birim fiyat tespit edildikten sonra sözleşme dönemi içerisinde düzenlenen dava konusu fatura yönünden önceki yılları da kapsar şekilde kümülatif olarak değil; sadece fatura konusu yıla ilişkin TÜFE endeksi esas alınarak güncelleme yapılarak davacı Şirketin davalı kuruma ödemesi gereken RES Katkı payı miktarının tespiti zorunludur. (Nitekim, ...Bölge Adliye Mahkemesi 23.H.D.
Başkanlığı'nın 2017/1552 esas, 2019/272 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır)
Bu bağlamda, değinilen sözleşme hükümleri ve emsal kararlar çerçevesinde yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu RES katkı payının hesaplanmasında taraflar arasında imzalanan RES katkı payı anlaşması hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Zira, sözleşmenin bağlayıcılığı ilkesi gereğince davacı Şirket ve davalı kurum yönünden imzaladıkları RES katkı payı anlaşması hükümleri ile bağlı olup sözleşme ile bağlılık (pacta sund servanda) ilkesi gözetildiğinde; RES katkı payı anlaşması hükümleri uygulanarak katkı payının tespiti gerekmektedir.
Daha açık bir anlatımla, sözleşme hükmü haline dönüştürülmediği anlaşılan ve hukuken icap olarak kabulü gereken teklif mektubundaki hesaplama formülünün RES katkı payının hesaplanmasında esas alınması hukuken mümkün değildir.
Taraflar arasında düzenlenen RES Katkı Payı anlaşmasının 3.maddesinde katkı payının nasıl hesaplanacağı yoruma imkan vermeyecek netlikte ve açık bir şekilde düzenlenmiş olup söz konusu düzenleme, aynı zamanda yukarıda değinilen yönetmelik hükümlerine de uygundur.
Bu çerçevede sözleşme ve yönetmeliğe göre RES Katkı Payı hesaplama formülü toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr X E x TÜFE olup buna göre sözleşmede belirtilen davacının kWh başına ödemeyi taahhüt ettiği kuruş cinsinden katkı payı bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi çarpılması sonucu bulunacak miktarın katkı payı olarak alınması gerekir.
Yukarıda değinilen sözleşme ve yönetmelik hükümleri arasında enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair açık ve tarafları bağlayıcı nitelikte bir hüküm yer almamaktadır. Aksine, anlaşmada her yıl bir önceki yılın birim fiyatı esas alınarak güncelleme yapılacağı öngörülmekte olup RES katkı payı anlaşmasının 1.maddesi gereğince tesisin ilk devreye girdiği tarihten itibaren 20 yıl süre ile RES Katkı Payının ...’a ödenmesi öngörülmektedir.
Bu itibarla, Mahkememiz’ce açıklanan gerekçelerle; dosyamıza sunulan bilirkişi raporunda yer alan alternatif hesaplamalardan bilirkişi raporunun sonuç kısmında 5 no'lu yer alan ve TÜFE güncellenmesinin sadece ilgili yıl için yapılacağının kabulü ile yapılan hesaplamayı içeren hesaplama yöntemi ve ulaşılan sonuç, değinilen anlaşmanın 3.maddesine uygun hesaplamayı içermekle benimsenmiş olup söz konusu hesaplama doğrultusunda;
davacı şirketin davalı ...tarafından tanzim edilen 20.01.2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66-TL bedelli faturaya konu alacağın sadece davalı kuruma davadan önce ödediği sabit olan KDV dahil 6.756.038,31-TL’lik kısmından hukuken sorumlu olduğu, işbu davada menfi tespit istemine konu olan bakiye kısmından ise; sorumlu olmadığı, bu nedenle de davacı tarafından aynı fatura kapsamında davalıya yapılan ödeme sonrasında davalı ...'ın davacıdan talep edebileceği bakiye RES Katkı Payı fatura alacağı bulunmadığının sabit olduğu kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile;
davanın talep ile bağlı kalınarak kabulü ile; davacının davalı kurum tarafından tanzim edilen dava konusu 20/01/2025 tarihli ve KDV dahil 69.077.126,66 TL bedelli faturanın KDV dahil 62.321.087,95 TL’lik kısmından dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ
1-Posta ve davetiye gideri : 482,50-TL 2-Bilirkişi ücreti : 14.000,00-TL
TOPLAM :+14.482,50-TL
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/187, K. 2026/81, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama