KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/629
- Karar No
- 2026/85
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/629 Esas - 2026/85
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2025/629 Esas
KARAR NO : 2026/85
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2025
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE İSTEK
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanuna uygun faaliyet göstermekte olan bir elektronik para kuruluşu olduğunu, müvekkili şirketin 11.08.2014 tarihli ve taraflar arasında imzalanan BaroKart Sözleşmesi kapsamında, Türkiye Barolar Birliği tarafından yürütülen BaroKart projesinin elektronik para ve ödeme hizmetleri altyapısını sağlamakla görevli taraf olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin BaroKart sisteminin finansal teknolojisinin ve cüzdan yapısının kurulumu,
işletilmesi ve sürdürülmesine ilişkin yükümlülüklerini üstlendiğini, BaroKart sistemi bünyesinde gerçekleştirilen tüm finansal işlemlerin lisanslı bir elektronik para kuruluşu sıfatıyla davacı tarafından yürütüldüğünü ve denetlendiğini, taraflar arasında 11.08.2014 tarihinde imzalanan BaroKart Sözleşmesinin sonrasında 06.02.2018 ve 14.10.2022 tarihli ek protokoller ile güncellenmiş ve uygulamaya dair teknik, operasyonel ve hukuki çerçevenin genişletildiğini, özellikle 14.10.2022 tarihli ek protokol ile,
sözleşmenin süresinin 11.08.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere 2 (iki) yıl 6 (altı) ay süreyle uzatıldığını ve bu sürenin 11.02.2025 tarihinde sona ereceğinin açıkça kararlaştırıldığını, ek protokolde ayrıca, taraflardan herhangi birinin sözleşmenin sona ermesinden en az 1 (bir) ay önce fesih iradesini yazılı olarak bildirmediği takdirde, sözleşmenin kendiliğinden ve aynı koşullarla 1 (bir) yıl süreyle otomatik olarak uzamış sayılacağının hükme bağlandığını, davalı Türkiye Barolar Birliği'nin 11.02.2025 tarihinden önce bu yönde herhangi bir yazılı fesih iradesinde bulunmadığından ve herhangi bir memnuniyetsizlik belirtmediğinden,
sözleşme hükümleri uyarınca sözleşme otomatik olarak 11.02.2026 tarihine kadar uzamış durumda olduğunu, buna rağmen sözleşme ve ek protokollerin davalı yan tarafından haksız yere ve tek taraflı olarak feshedildiğini beyanla davalı tarafından gerçekleştirilen haksız ve usulsüz fesih nedeniyle, müvekkilin uğradığı zararların tazmini kapsamında yatırımı yapılan altyapı sistemleri, teknik donanım, güvenlik yazılımları ve personel giderleri gibi doğrudan zararlar için, şimdilik 250.000,00-TL, sözleşme süresince düzenli olarak elde edilmesi gereken ancak haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan gelir ve kâr kaybı için, şimdilik 250.000,00-TL,
müvekkili tarafından kazandırılan müşteri portföyünden davalının veya yetkilendirdiği 3. Kişinin yararlanmaya devam etmesi sebebiyle portföy (denkleştirme) tazminatı için, şimdilik 250.000,00-TL olmak üzere belirsiz alacak davası kapsamında toplamda şimdilik 750.000,00-TL tazminat ile davalı tarafın eylemleri sonucunda oluşan itibar kaybı ve ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle 5.000.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davada davanın mutlak veya nispi ticari dava olmaması nedeni ile davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde, manevi tazminatın koşullarının gerçeklemiş olduğuna veya davacı tüzelkişinin kişilik haklarının ne şekilde ihlal edildiğine dair somut bir tespit bulunmadığını, müvekkili kurumun haksız bir rekabete veya fikri mülkiyet ihlaline sebebiyet vermediğini, davacı ile akdedilen sözleşme ve protokollerin haklı nedenle feshedildiğini,
hukuka aykırı bir fiil söz konusu olmadığından, manevi tazminat talep edilemeyeceğini, davacının kendi kontrolünde olan E-PUL raporunun müvekkilinin erişimine açık olmasını, sözleşme hükümlerine aykırı şekilde engellediğini ve toplam 84.311.737,10-TL’yi gizleyerek uhdesinde tuttuğunu, Türkiye Barolar Birliğine ait e-pul satışı karşılığında elde edilen Mart-Nisan ile Mayıs ve Haziran aylarına ait bedellerin ödenmediğini, dava dilekçesinde müvekkili kuruma izafe edilen ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen fiil ve işlemlerin gerçeği yansıtmadığını,
müvekkilinin sistemsel entegrasyon çalışmalarını bilinçli olarak geciktirmediğini veya askıya almadığını, davacının portföy tazminatı talebinin hukuken haklı ve yerinde olmadığını, davacının yatırımları ve yoksun kalınan kâr nedeniyle zarara uğradığının kabul edilemeyeceğini beyanla davanın öncelikle görev ve belirsiz alacak davası açılmasına ilişkin hukuki yarar yokluğu yönünden aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki protokoller -Ticari defter kayıt ve belgeleri
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan Barokart sözleşmesinin davalı tarafından haksız yere ve tek taraflı olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamızda öncelikle davaya bakmaya Mahkememizin görevli olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılımıyla oluşan, kamu kurumu niteliğinde, tüzel kişiliği haiz bir üst meslek kuruluşudur.
Dosyamızda açılan davada husumet yöneltilen davalı Türkiye Barolar Birliği'nin hukuki statüsü Avukatlık kanununda düzenlenmiştir. Konu ile ilgili olarak 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 02/05/2001 tarihli 4667 sayılı Kanunun 58.m. ile değişik 109.m. gereğince; " Türkiye Barolar Birliği, bütün baroların katılmasıyla oluşan bir kuruluştur. Birlik, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Birliğin merkezi Ankara'dır."
Dava dilekçesinde isteme dayanak olarak ileri sürülen maddi ve hukuki olgular itibariyle somut uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatına nazaran bakılmakta olan davanın TTK 4.m. Bağlamında mutlak ticari dava olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Yine, davalının kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup tacir sıfatının mevcut olmadığı gözetildiğinde; ortada Mahkemememiz görev alanında görülerek karara bağlanması gereken nispi ticari davanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle; davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/629, K. 2026/85, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama