KÜNYE
T.C. Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. "Türk Milleti Adına" Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/10
- Karar no
- 2022/263
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1- T..
- Vekili
- Av. ... -..
- Davalı
- 2- ... -.....
- Dava
- Marka 2021-M-9062 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 10/01/2022
- İddia
- —
Karar Metni
1.749 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ....tesisleri ile 1972 yılından beri gelen üretim yaptığını, yüksek kalite ve teknoloji ile birçok çeşidiyle Orta Doğu, Avrupa, Asya, Afrika ülkeleri ve Türkî Cumhuriyetler ile beraber 80’in üzerinde ülkeye ihracat yaptığını, Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer aldığını ve sektörün öncü firmalarından olduğunu, Türk Patent nezdinde ... ibareli markalarının 30. Sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu 29 / 30 / 43 sınıflarda başvurusu yapılan “.... ibareli markaya karşı müvekkili tarafından yapılan itirazın .... tarafından ret edildiğini,
davaya konu olan markanın nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkil firma markaları ile iltibas teşkil edeceğini, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davaya konu davalı markanın “mutlu sinop” ibaresinden oluştuğunu, markanın asli unsurunun .... ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkili adına tescilli olduğunu, bu markaların kesintisiz bir şekilde uzun yıllardır kullandığı ve 1986 yılından bu yana Türk Patent nezdinde korunduğunu, müvekkiline ait “mutlu” ibareli markaların sonuna “sinop” ibaresinin eklenmesi ile markaya ayırt edicilik kazandırmadığını,
....” ibareli markanın; görsel, fonetik, anlamsal, olarak müvekkilinin mesnet markaları ile iltibas yaratmakta olduğunu, mutlu ibaresinin müvekkilinin 1972 yılından beri ticaret unvanının esas unsuru olduğunu tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkil firmanın yoğun maddi manevi yatırımlar yapmak sureti ile nihai tüketici nezdinde tanınır – bilinir hale getirebilmiş olduğu markası ile dava konusu markanın nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, davalı yanın marka başvurusunun nihai tüketici nezdinde yaratacağı karışıklık nedeniyle de aynı zamanda kötü niyetli olduğunu,
dava konusu markanın 29 / 30 / 43 sınıflarda tescil başvurusuna konu edildiğini, müvekkilinin markalarının da bu sınıfta tescilli olduğunu belirterek Türk Patent YİDK’nın .... sayı ile müvekkil Firma tarafından yapılan itirazın reddedilmesine dair verilen kararın iptali, .... başvuru numaralı “mutlu sinop” ibareli marka tescil başvurusunun reddine ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası ile SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patent'in .... sayılı YİDK kararının iptalinin, davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 15/11/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/01/202 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun.... sayılı kararında; "................
Yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru markanın birden çok ayırt edici niteliğe sahip unsurdan oluştuğu, "mutlu sinop" ibaresinin kavramsal olarak bütün oluşturduğu ve tertip tarzı ile farklılaştığı tespit edilmiştir. Bu nedenle markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak ihtiva ettikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında S 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçeli itirazlar yeterli bilgi, belge ve delil ile desteklenmediğinden yerinde bulunmamıştır.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ( Bu konuda örneğin.
“Marka sahibinin, markasını tescil ettirirken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir” (...
.... Kararı”nda da “Marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği” vurgulanmıştır.
...’ın 11/06/2009 tarihli ... sayılı kararında “önceki markanın varlığı hakkındaki mevcut veya muhtemel bilginin, başvurunun kötü niyetle yapıldığını tek başına göstermeyeceği ve tüm faktörlerin dikkate alınması gerektiği” hükmü verilmiştir. Y... sayılı Kararında da “Kötüniyetin varlığının her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği, markaların iltibasa yolaçması ve davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesinin başlı başına kötüniyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı” vurgulanmıştır.)
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
.....
29,30,43. Sınıf 30. Sınıf
....
30. Sınıf
...
29,30,32. Sınıf
...
29,30,32,43. Sınıf
(YİDK'da geçen diğer markalar)
Bilirkişi heyetinden alınan 06.09.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1. Davalıya ait ...) markalar arasında görsel, işitsel anlamda benzerlik olduğu, bununla birlikte taraf markaların kapsamında yer alan dava konusu 29, 30 ve 43. Sınıftaki tüm mal ve hizmetlerin de birebir aynı olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşacağı,
2. Davaya konu olan marka ile davacının ticaret unvanın çekirdek unsurunun aynı olduğu ancak davacının faaliyetlerini gösteren Ticaret sicil gazetesinin dosyada yer almadığı ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden yapılan araştırmada ise faaliyet alanlarını gösteren ilanın tespit edilmemesi nedeniyle davacının SMK 6/6 maddesi anlamında itiraz etme hakkının ispatlanamadığı,
3. Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı konusundaki nihai takdirin Sayın Mahkemenin değerlendirmesinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait .... " asli unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, Davalı başvurusunda yer alan "..." ibarelerinin yöre , coğrafi yer, il adı olmasından dolayı asli unsur olmadığından karşılaştırmada... ibarelerinin esas alındığı, Diğer yönden taraf markalarının kapsamında da aynı mallar/hizmetler bulunduğundan iltibas koşulu oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının ".... ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." asli unsurlu tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı;
her iki markadaki baskın " ..." ibaresi benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki markadaki baskın " ..." ibaresi benzerliği nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın ". ... ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda sayılan var olan iltibası da ortadan kaldırmadığı; Neticeden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Katip ... Hakim ... · E İmzalıdır. E İmzalıdır.
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/10, K. 2022/263, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama