KÜNYE
T.C. ''Türk Milleti Adına'' Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/19 Esas - 2022/385
- Esas no
- 2022/19
- Karar no
- 2022/385
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2... ...
- Vekili
- Av.....
- Dava
- Marka 2021-M-9756 Sayılı YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 18/01/2022
- İddia
- Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Tanınmış ....” ve .... markasının sahibi
Karar Metni
2.919 kelime·15 dk okuma·3 bölüm
olan Davacının ve satış hacmi bakımından Avrupa’nın en büyük 5. ve dünyanın 10. bira
şirketi olduğu; Davacının herbiri 32. sınıfı kapsayan markaları arasınd....
markasının ... sayısı ile “TANINMIŞ MARKA” statüsüne alındığı; itiraza konu tescilli
ve tanınmış ...” markalarının birebir aynısını tek ve esas unsur olarak içeren
.... sayılı marka başvurusunun Davacının “... ibaresini ESAS UNSUR
olarak içeren tescilli ve taninmiş ‘’....’ markalariyla görsel, işitsel ve kavramsal
açıdan kariştirilmaya neden olacak düzeyde benzer olduğu; itiraza konu marka
başvurusunun kapsamında yer alan 05. sınıf mallar ile Davacı markalarının tescilli olduğu
32. sınıftaki mallar arasında, hitap edilen tüketici kitlesi, kullanım amaçları bakımından
ortaklık söz konusu olduğundan benzerlik bulunduğu; örneğin, 05.sınıf mallarından
“Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar
için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek
mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 32. sınıftaki
“Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları,
sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji
içecekleri (alkolsüz).” malları karşılaştırıldığında bu malların benzerlik arz ettiği; 05.
sınıftaki “tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” mallarının 32. sınıfta yer alan biralar ve alkolsüz
içecekler ile bir “içecek” olması ve aynı ihtiyacı gidermeye yönelik olması sebebiyle
benzerlik taşıdığı; Davacı markaları kapsamında 32. sınıfta “sebze ve meyve suları”nın
05. sınıftaki “tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” mallarının aynı hammadeye sahip olması
sebebiyle benzer olduğu; 05. sınıftaki “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda
(besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar” malları da diyet, sağlık ve enerji
amaçlı tüketilen ürünlere olduğu Davacı markaları kapsamında 32. sınıfta yer alan “sebze
ve meyve suları, enerji içecekleri” mallarının da 05. sınıftaki işbu mallar gibi temel
beslenmeyi destekleyici nitelikte olup diyet, sağlık ve enerji gibi amaçlarla tüketilen,
birbiri yerine ikame edilen ve aynı amaca hizmet eden mallar olduğunun kabulü
gerektiği; Davalı kurumun benzer başka ihtilaflarda verdiği kararlarda, 05. sınıftaki
mallar ile 32. sınıftaki malları benzer bulunduğu; Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 32.
sınıfta tescilli “....” markalarına dayanarak 28.03.2012 tarihli v... marka başvurusunu, 11.06.2010 tarihli ve.... sayılı kararıyla... sayılı “....L” marka başvurusunu 05. sınıfta
bulunan mallar bakımından reddettiği; YİDK’nın da 19.08.2016 tarihli ve ...
sayılı kararında 05. sınıf mallarda tescili istenen ....sayılı “vitabull” marka
başvurusunu ve 20.10.2020 tarihli ve ....1 sayılı kararında 05. sınıf
mallarda tescili istenen .... sayılı “buff 49 full” marka başvurusunu, 32. sınıfta
tescilli “RED BULL” markalarıyla karıştırılacak derecede benzer bularak reddettiği;
.... K. sayılı kararında Davalının 05 sınıfının 02
alt grubunda yer alan “Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları;
tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler”emtiaları arasındaki “tıbbi amaçlı diyet
maddeleri” kavramı esas alındığında; yeni Tebliğ ile yapılmış olan düzenleme ile diyet
gıdaların bu başlıktan çıkarılmış olabileceği yaklaşımı yapılabileceğini, Ancak; madde;
“uzayda yer kaplayan ve kütlesi olan her şey” olduğuna göre bu kadar geniş bir kavramın
varlığında bu alt grupta gıda emtiaları hariçtir denilemeyeceğini, bu nedenle tıbbi amaçla
doktor tavsiyesi ile tüketilmesi gereken diyet1 gıdaların da dâhil edilmesi gerektiğini, bu
durumda diyet amaçlı üretilen gıdaların büyük bir bölümü diyet amaçlı olmayan diğer
gıda emtialarının bulunduğu reyonlarda veya yan yana reyonlarda satışa arz
edilebildiğini, dolayısıyla davalının 05.02 alt gurubu emtiaları davacının 29, 30 ve 32.
sınıf emtiaları ile benzer olduğu...” tespitlerinin yapıldığı; Davacının tanınmış ‘....
markalarına dayalı itirazları üzerine YİDK’nın 02.03.2019 tarih ve ..sayılı
kararında 43. sınıf hizmetlerin ve yine 26.07.2017 tarih ve ... sayılı ve
30.01.2018 tarih ve.... sayılı kararlarında 35. sınıftaki hizmetlerin 32. sınıf
mallarla benzer bulunduğuna karar verildiği; YİDK’nın 17.08.2016 tarih ve ...
...sayılı kararında da itiraza konu marka başvurusunun, dayanak marka
kapsamındaki 35. sınıf hizmetleri altında bulunan 30. sınıf ürünlerin itiraza konu marka
başvurusu kapsamında yer alan 30. sınıf ürünler ve 43. sınıf hizmetlerle ilintili olduğundan başvurunun reddine karar verildiği; “...” birasının, Türkiye’de üretilen
ilk bira olduğu,.... kardeşler tarafından 1890 senesinde Feriköy’de kurulan
“...’ 1938’de Tekel’e geçtiği, “....Fabrikası’’nın 1991’de
kapanmasının ardından Davacının 2010’da “...’’ markasını devraldığı ve ülkemizde
1890 yılından bugüne piyasada bulunduğu; Davacının 15 ülkede 16 bira fabrikası, 6 malt
fabrikası, 20 meşrubat şişeleme tesisi ile geniş bir coğrafyada 500 milyona yakın bir
tüketici kitlesine ulaştığı; ... Bira Fabrikası’nın bulunduğu ilçeye de sonradan adının
verilmesinin, markanın ayırt ediciliğinin azaldığını değil, markanın bir semte adını
verecek kadar tanınmış hale geldiğini, Davacının tanınmışlığının kendi sektörünü de
aştığını, “...” ibaresinin alakasız mal ve hizmetlerde gören tüketicinin dahi Davacıyı
hatırlayacağını gösterdiği; tanınmış “...” markası biralar malları üzerinde
kullanılmakta ise de bu mallar ile ilgili tüketici kitlesini aşan bir tanınmışlığa sahip olan,
genel halk nezdinde tanınmış bir marka olduğu; marka başvurusu sahibinin bu markayı
seçmesinde makul ve inandırıcı bir gerekçesi yoksa, bu marka başvurusunu sahibinin,
tanınmış markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığı kabul edilebileceği;
başvuru sahibinin hiçbir çaba sarf etmeden reklam ve pazarlama masraflarına
katlanmadan, Davacı markasının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız bir şekilde avantaj
sağladığı; itiraza konu başvurunun 03. sınıfta çamaşır suyu, deterjan, sabun gibi temizlik
ürünlerinde kullanılmasının, alkollü içecek de olsa bir gıda ürünü olan biralar üzerinde
kullanılan Davacının tanınmış markasının çekim gücünü azaltarak,imajını zedeleyeceği;
başvuru kapsamında tescili talep edilen 05. sınıfta yer alan kimyasal ürünler,
dezenfektanlar, antiseptikler, zararlı böcek, bitki, mantar ve kemirgeni yok edici
maddeler gibi zehirleyici ürünler üzerinde tescil edilmesi de müvekkilin markaları altında
sunulan ürünler bakımından halk nezdinde olumsuz çağrışımlar yapabileceği;
başvurunun 05. sınıftaki ilaçlar üzerinde tescil edilmek istenmesi de her iki markanın
sağlık bakımından yapacağı çağrışımın ve dolayısıyla da imajın zıt olduğunu gösterdiği;
örneğin, .... sayılı kararında tanınmışlık itirazı kabul
edilerek başvuruların tümden reddine karar verildiği; “...” markasının biralar
malları üzerinde tescilli ve tanınmış olduğu dikkate alındığında, başvuru markasının
tescili halinde, markayı alkollü içecekler ile tanıyan tüketiciyi kapsamındaki malların
niteliği bakımından yanıltacağı; İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6.
maddesinden delaletle, SMK’nın 5/1(f) maddesi uyarınca da reddi gerektiği; Alkollü
içecek malları üzerinde tescilli bir markanın bu mallar dışında başka bir mal veya hizmet
üzerinde tescil edilemeyeceği 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun
6. Maddesinin 9. fıkrası kapsamında açıkça hüküm altına alındığı; Alkol ve Alkollü
İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 19.
maddesinde “Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve
sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti
de alkollü içkilerde kullanılamacağı” hükmünün bulunduğu; söz konusu yasağa ilişkin
09.09.2015 tarih ve 9782 sayılı TAPDK Kurul kararına göre Davacının, söz konusu marka
başvurusunun tescili ve kullanımı halinde bu marka başvurusunun SMK’nın ilgili
hükümlerinin yanı sıra, anılan kanun ve yönetmelik maddeleri uyarınca da
engelleyebileceği” öne sürülerek, Türkpatent YİDK’nın 15/11/2021 tarihli ve 2.....sayılı kararının iptali ile tescili halinde 13/07/2020 tarih ve 2020/78790 sayılı
marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE:Davalının ...tescil
numaralı ‘’...’’ ibareli markası ile Davacı adına tescilli ‘’..." esas
unsurlu markalar ve tanınmış marka olarak tescil edilen ... sayılı "...
... markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi, tescil sınıfları da farklı
olup sınıflar arasında da iltibas tehlikesi mevcut olmadığı; Davalıya ait 03 ve 05.
Sınıflarda genel anlamda kozmetik ve temizlik ürünleri için tescili gerçekleşen
... markası ile davacıya ait markaların iltibas oluşturmayacağı; SMK 6/1 deki
koşullar gerçekleşmediği; ülkemizde alkol kullanmayan ve ilgisi, bilgisi olmayan
genişçe bir kitle bulunduğundan burada ... markasının genel anlamda
ulaştığı bir tanınmışlık düzeyinden bahsedilemeyeceği; farklı sınıflarda üçüncü
kişiler adına gerçekleşen ... ibareli marka tescil kayıtları bulunduğu” gerekçeleri öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiası ile davalı başvurusunun SMK 5/1-f maddesine göre yanıltıcılık vasfı taşıdığından reddi gerektiği konusundaki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patentin itiraz hakkında nihai olarak verdiği ... sayılı YİDK kararının iptalinin, tescil halinde de davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 18/11/20221 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 18/01/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun .... sayılı kararında; özetle, ...başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına
yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı,
başvurunun .....
..... ibareli markalar ile karıştırılma
ihtimali ve tanınmışlıktan haksız yarar sağlama ...) gerekçesiyle 6769 s.
SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
..............
Yapılan incelemede, markaların ortak olarak ''...'' ibaresini içermelerinden dolayı belli düzeyde benzer oldukları görülmekle birlikte, markaların kapsamında aynı veya benzer mal/ hizmetlerin bulunmadığı tespit edildiğinden markalar arasında 6769 s. SMK nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
''...'' ibaresinin İstanbul'da bir semt adı olması nedeniyle, tüketiciler tarafından her tür mal ve hizmet için itiraz sa0hibine ait markalarla ilişkilendirilmesinin mümkün olmamasının yanı sıra, başvurunun, başvurur kapsamında yer alan mallar için tescili veya bunlarla ilgili olarak kullanımı halinde 6769 s. SMK nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak,
itirazda, muterizin tanınmışlığını ileri sürdüğü ''...'' markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak vakıa, delil veya argümanlar da sunulmadığından, Kurul da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmıştır.
Karar: İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. '' ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
5.nci maddede " f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. hükmü yer aldığı;
Buna göre ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir.
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. .",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
.... ...+şekil (...
03,05. Sınıf 32.Sınıf
(ve YİDK kararında geçen diğer mesnet markalar)
23/10/2022 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE:" 1) SMK 6/1 kapsamında,.... sayılı ibareli başvuru markasının Davacının ... sayılı markası ile ayniyet düzeyinde benzerlik ve
Davacının itiraza mesnet diğer ...... esas unsurlu seri markalarıyla bütünsel
Genel izlenim yönünden görsel, fonetik ve kavramsal bakımdan yüksek düzeyde
benzerlik taşıdığı; ancak, başvuru markasının 03 ve 05. sınıflarda tesciline karar verilen mallar ile Davacının itiraza mesnet markalarının 32 ve 33. Sınıflarda tescilli
Malların benzerlik taşımayan farklı mallar olduğunda başvuru markası bakımından
tescil engeli oluşturmadığı;
2) Başvuru markasının tesciline karar verilen 03. ve 05. sınıf malların ... semti
ile özdeşleşmiş mallar olmadığından/... semtinin bu mallardan herhangi biri
için şöhreti bulunmadığından, bu malların hitap ettiği alıcı kitlesi nezdinde bu
malların ... semtinde üretilen veya kullanılan kalitede
Hammaddeler/mal zemeler veya üretim tekniği kullanılarak üretilmiş mallar olduğu
yönünde satın alma tercihlerinin etkileyebilecek bir kalite algısıhı zaten
Yaratılamayacağı ve SMK md.5/1-f uyarınca, ... ibaresinin, başvuru
markasının tesciline karar verilen 03. ve 05. sınıf mallardan herhangi birinin
herhangi bir niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak bir
işaret niteliği taşımadığı;
3) ... markasının tanınmış marka statüsünün kabulü halinde, Davacının sadece
BİRA emtiası üzerinde kullandığı anlaşılan ... markasını bilen ve tanıyan her
cins, meslek ve sosyal statüden nihai tüketicileri de içeren potansiyel alıcıların,
tanınmış bir içecek markasını Davalı başvurusunun tesciline karar verilen 03. sınıfa
konu “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke
çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri; tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.” ve 05. sınıfa konu
“Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için
olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar,
antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar,
antibakteriyel el losyonları” malları üzerinde görmesinin olumsuz çağrışım yapması,
Davacının tanınmış markasının çekim gücünü azaltması ve imajını zedelemesi
olasılığının bulunduğu
" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekili ile davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE
SMK 5/1-f yönünden değerlendirme;
Davalı markasındaki " ..." ibaresi bir semt adı olsa da davalı markasının kapsamında yer alan 3.ncü ve 5.nci sınıftaki mallarda "..." semti ile özdeşleştiği sonucuna varan bir delil sözkonusu olmadığı , nitekim bilirkişi raporunda bu kısım "Başvuru markasının tesciline karar verilen 03. ve 05. sınıf malların ....semti
ile özdeşleşmiş mallar olmadığından/... semtinin bu mallardan herhangi biri
için şöhreti bulunmadığından, bu malların hitap ettiği alıcı kitlesi nezdinde bu
malların ....semtinde üretilen veya kullanılan kalitede
Hammaddeler/mal zemeler veya üretim tekniği kullanılarak üretilmiş mallar olduğu
yönünde satın alma tercihlerinin etkileyebilecek bir kalite algısıhı zaten
Yaratılamayacağı ve SMK md.5/1-f uyarınca, ... ibaresinin, başvuru
markasının tesciline karar verilen 03. ve 05. sınıf mallardan herhangi birinin
herhangi bir niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak bir
işaret niteliği taşımadığı; "şeklinde de ifade edildiğinden bu ibare halkı yanıltacak nitelikte olmadığı , yani SMK 5-1-f koşulu oluşmadığı sonucuna varıldığı;
SMK 6.ncı maddedeki nisbi red sebebi açısından ;
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".... ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber; taraf markaları arasında EMTİA BENZERLİĞİ oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki nisbi red koşulu oluşmadığı;
Nitekim bu kısımda yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi heyeti de aynı görüşü paylaştığı;
Taraf marka işaretleri benzese de SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Her ne kadar bilirkişi heyeti raporundan davacının ....malları üzerinde tanınmış olmasına bağlı davalı başvurusu kapsamındaki yukarıda belirtilen 03. sınıfa
konu “.....:........” ve 05. sınıfa konu
“.......” malları üzerinde görmesinin olumsuz çağrışım yapması,
Davacının tanınmış markasının çekim gücünü azaltması ve imajını zedelemesi
olasılığının bulunduğu
"nu ileri sürmüş ise de; 32 ve 33. sınıflarda tescilli markaları olan davacının ne şekilde 03.ncü ve 05. sınıfa konu yukarıdaki mallarda " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığından aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile bilirkişinin bu görüşüne iştirak edilmediği ; Tüm bu gerekçelerle YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Katip... Hakim ... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/19, K. 2022/385, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama