KÜNYE
T.C. "Türk Milleti Adına" Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hakim...
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/7 Esas - 2022/276
- Esas no
- 2022/7
- Karar no
- 2022/276
- Katip
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Marka 2021-M-9293 Sayılı YİDK Kararı iptali-Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 10/01/2022
- İddia
- —
Karar Metni
2.193 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilin Türkiye'nin lider elektronik eşya üreticisi olduğunu, ....nun bünyesine 1994 yılında katıldığını, Türkiye'nin en büyük özel sanayi kuruluşlarından biri haline geldiğini, Avrupa'nın en büyük televizyon üreticisi olduğunu, 127 ülkeye ihracat yaptıklarını, .... markasının tanınmış olduğunu, ...baresinin baş harfi olan “... harfini tanıtımlarında kullanmaya başladığını, V harfinden oluşan ve V harfini esas unsur olarak taşıyan seri markaları olduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı kararında, müvekkile ait bir kısım markaların kullanımının ispatlanamadığının ifade edildiğini,
Markaların ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğunu, Dava konusu sınıfın müvekkilin tanınmış markasının sınıfı olduğunu, Hem müvekkile ait markaların esas unsuru hem de davaya konu markanın esas unsurunun, tek harften (V) oluştuğunu, Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilin 1975 yılında ABD’de kurulduğunu, Dünyanın en büyük kişisel bilgisayar yazılım sistemleri ve uygulamaları geliştiricisi olduğunu,....web tarayıcısı, .... internet üzerinden iletişim hizmetleri, .... uygulama paketi,... oyun sistemi, .... arama motoru, .... kurumsal yazılım çözümleri ve ... platformu gibi uygulama ve ürünlerin sahibi olduğunu, Dava konusu markanın ... sayı ile ulusal aşamaya geçtiğini, Davacının yayına itiraz aşamasında öne sürmediği markaları dava aşamasında öne sürdüğünü, Bu markaların kullanımının ispat edilmesi gerektiğini, Markaların benzer olmadığını,
V harfinin tekele verilemeyeceğini, Malların aynı/benzer olmadığını, Davacının hiçbir şekilde markalarını kullanmayı planlamadığı ilgisiz mallarda markasını tescil ettirmesi ve bu markaları kullanmadığı halde müvekkilin tescilinin önüne geçmek amacı ile itiraz etmesinin yersiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, V markasının tanınmış olmadığını, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.
Davalı firmanın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın Kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı davalı başvurusunda kötü niyetli olunduğu yönündeki SMK 6/5, 6/9 maddeleri açısından bu iddiaların yerinde ve doğru olup olmadığı, Kurum tarafından davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet markalarından bazıları açısından kullanım ispatı değerlendirmesinin yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patentin .... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği,
hükümsüzlük açısından dava dilekçesinde belirtilen davacı tarafa ait markalar yönünden iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı firmanın kullanmama defi talebinin bu markaları açısından yerinde ve doğru olup olmadığı anlaşılmıştır.
YİDK kararının 12/11/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/01/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nın .... sayılı kararında; ... başvuru numaralı ..." ibareli başvurunun yayınına yapılan itirazın incelenmesi sonucunda, markalar kavramsal, işitsel ve görsel olarak ihtiva ettikleri unsurların tamamı ile birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ........sayılı "
.... ibareli markaların iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulanmadığı kanaatine varılmıştır.
Markalar benzer olmadığından, itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağı, muteriz markaların ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ya da bunlara zarar verme ihtimallerinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmış. İtirazda ileri sürülen kötü niyet iddiasının ise yeterli bilgi ve delille ispatlanmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki iddialar da haklı bulunmamış ve itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19/2 " 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. ",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ( Bu konuda örneğin.
“Marka sahibinin, markasını tescil ettirirken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir” (Karasu, Rauf. Spekülasyon ve Engelleme Markaları, FMR, 2008/3, s. 30 vd).
....’nun 16.7.2008 tarih ....ararı”nda da “Marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği” vurgulanmıştır.
...n 11/06/2009 tarihli .... sayılı kararında “önceki markanın varlığı hakkındaki mevcut veya muhtemel bilginin, başvurunun kötü niyetle yapıldığını tek başına göstermeyeceği ve tüm faktörlerin dikkate alınması gerektiği” hükmü verilmiştir. ..... sayılı Kararında da “Kötüniyetin varlığının her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği, markaların iltibasa yolaçması ve davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesinin başlı başına kötüniyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı” vurgulanmıştır.)
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
YİDK davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ..
09. Sınıf 07,09,11,35. Sınıf
...
07,09,11,35. Sınıf
(ve diğerleri......)
Bilirkişi heyetinden alınan 15.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "
1) Davacının yayına itiraz aşamasında gerekçe olarak öne sürdüğü.... sayılı markalar yönünden kullanımı ispat edemediği,
2) Davacının dava aşamasında gerekçe olarak öne sürdüğü..... sayılı markalar yönünden kullanımı ispat .....sayılı markalar kapsamındaki mallarla dava konusu malların aynı/aynı tür olduğu,
4) Davacının dava aşamasında öne sürdüğü .. sayılı marka kapsamındaki mallarla dava konusu malların aynı/aynı tür olduğu,
5) İtiraz gerekçesi .... sayılı markalar kapsamındaki malların dava konusu mallardan farklı olduğu,
6) Taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olmadığı,
7) Taraf markaları arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığı,
8) Tanınmışlıkla ilgili iddiaların dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
9) Kötü niyet iddialarının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
10) Dava konusu ... sayılı YİDK kararının yerinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "Şekil+V" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...." ibareli tescilli markaları arasında yukarıda bilirkişi heyet raporundaki tabloda mal (emtia ) benzerliği olan .... sayılı markalar açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle her ne kadar ortak "..." ibareleri benzese de markanın bütünselliği, davalı markasındaki şekil unsurunun ayırt ediciliğinin yüksekliği gibi hususlar dikkate alındığından; görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
Diğer markalar açısından ise emtia benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 koşulu oluşmadığı;
İtiraz aşamasında " .... sayılı markalar " yönünden davacı tarafın kullanım ispatını yerine getirmediği benimsenen bilirkişi raporu ile de anlaşıldığından bu markaların SMK 19/2 maddesi gereği iltibas değerlendirmesine de dikkate alınamayacağı;
(emtia benzerliği olan ve kullanım ispatına konu olmayan markalarda) İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin,....benzerliği olan markalar açısından yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde,
davalının ".... ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ".... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının ".... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının"...."ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu benimsenerek YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Katip.... Hakim .... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/7, K. 2022/276, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama