KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2019/583
- Karar no
- 2024/192
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., ....
- Davacı vekili
- AV...., ...
- Davalı
- ...,
- Davalı vekili
- AV....,
- Dava
- İstirdat davasına dönüşen menfi tespit
- Dava tarihi
- 23/10/2019
- Karar yazım tarihi
- 03/04/2024
Karar Metni
1.735 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı tarafından .... Esas nolu dosyası ile davacı hakkında başlatılan icra takibine konu çekteki davacının yetkilisine atfen atılan keşideci imzasının davacının yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek davacının dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/11/2019 tarihli dilekçesi ile dava konusu icra dosyasına konu alacağın davacı tarafından ödendiğini bildirmiş ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalının merkezi ... ilçesinde bulunduğu için yetkili mahkemenin .... Mahkemeleri olduğunu, davalı ile ... A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalının ciro yoluyla dava konusu çekin hamili olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ile dava konusu çekte lehtar gözüken ... A.Ş. yetkilisi ...'nun kardeş olduğunun öğrenildiğini, bu nedenle dava konusu çekle ilgili iddianın abesle iştigal olduğunu savunarak öncelikle yetkisizlik, aksi kanaatte olunması durumunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... getirtilen .... Esas nolu dosyasında ... San. İnş. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Sanayi ve Ticaret A. Ş. ile ... A. Ş. hakkında 23/07/2018 tarihinde 22/04/2018 keşide tarihli, 175.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten dolayı çek, işlemiş faiz, komisyon ve çek tazminatı olmak üzere toplam 198.272,61 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış, 23/10/2019 tarihinde ... A.Ş. tarafından dosya borcu 276.939,38 TL ödenmiş, 24/10/2019 tarihinde dosya borcunun tamamı ödendiğinden dosyanın infazen kapatılmasına karar verilmiştir.
.... Mahkemesinin getirtilen .... Esas nolu dosyasında müşteki ... San. İnş. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından ... hakkında açılan dava sonucunda 14/03/2019 tarih ve .... nolu karar ile sanığın çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar .... 16/07/2019 tarih ve .... nolu kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle 16/07/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
20/10/2022 tarihli celsenin 10 numaralı ara kararı ile davacı vekiline davanın istirdat davasına dönüşmesi ile ilgili beyanına esas ödeme belgeleri ve belge örneklerini sunması için iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 02/11/2020 tarihli dilekçesi ile davanın 23/10/2019 günü saat 13:43'de açıldığını, dava konusu çekin bedelinin aynı gün saat 16:32'de ödendiğini bildirmiş ve ekte ... 23/10/2019 günü saat 16:32 saatli dekontunu sunmuştur.
... 04/02/2021 tarihli cevabi yazı ile davacı şirketi temsile yetkili kişinin 14/07/2015 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanı ... olduğunu bildirmiştir.
Davacının yetkilisi ... Talimat numaralı istinabe evrakının 16/11/2021 tarihli duruşmasında; Dava konusu çek üzerindeki imza benim tarafımdan atılmamıştır, şirkette tek imza yetkilisi kişi de benim başka temsil ve imza yetkisi bulunan kişi de bulunmamaktadır, daha önceden çek keşide edilmeden önceki tarihlerde başka şirket yetkilileri vardı ancak çek tarihinde başka şirket yetkilisi bulunmamaktadır şeklinde beyanda bulunmuş ve davacının yetkilisinin imza örnekleri alınmıştır.
Davacının yetkilisi ...'nın imza örnekleri çeşitli kurum ve yerlerden getirtilmiştir.
... 26/07/2022 tarih ve ... uzmanlık numaralı raporunda dava konusu çek üzerinde ... adına atfen atılı imzaların ...'nın el ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 08/05/2023 tarihli raporunda davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davaya konu 22/04/2018 düzenleme tarihli, 175.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak davacının 2017 yılı yasal defterlerinde dava dışı ... adına 103 verilen çekler ve ödeme emirleri hesabında muhasebe kaydı bulunmadığını, davalı ... Ltd.
Şti.'nin 2017 ve 2018 yılı yasal defter kayıtlarına göre aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalının satıcı, dava dışı ... Taah. Tic.
A.Ş.'nin alıcı olduğunu, dava konusu 22/04/2018 keşide tarihli, 175.000,00 TL'lik çekin davalı ...'in 2018 yılı yevmiye defterinde ... yevmiye numarasıyla kayıt edildiğini, dava konusu çekin keşide edildiği 22/04/2018 tarihi dikkate alınarak davacıdan talep edilen 2018 yılına ait yasal defterleri ibraz edildiğinde dava konusu çekin davacının yasal defter kayıtlarında olup olmadığı konusunun değerlendirilebileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 17/10/2023 tarihli ek raporunda davacının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu , davalı ... Ltd. Şti ile dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının satıcı dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş.'nin alıcı olduğunu, dava konusu 22/04/2018 keşide tarihli, 175.000,00 TL'lik çekin davalı ...'in 2018 yılı yevmiye defterinde 08/01/2018 tarihinde ... yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğunu, davaya konusu edilen 22/04/2018 düzenleme tarihli, 175.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak, davacının 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinde dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş. adına 103 verilen çekler ve ödeme emirleri hesabında muhasebe kaydının bulunmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi ... 04/01/2024 tarihli ek raporunda davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının satıcı, dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş.'nin alıcı olduğunu, dava konusu 22/04/2018 keşide tarihli, 175.000,00 TL'lik çekin davalı ...'in 2018 yılı yevmiye defterinde 08/01/2018 tarihinde ... yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğunu, davacı ile dava dışı ... Taah. Tic.
A.Ş. arasında davacının ticari defter kayıtlarına göre 159 verilen sipariş avansları ve 320 satıcılar hesabıyla kayıtlı ticari ilişki bulunduğunu, dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş.'nin satıcı, davacının alıcı konumunda olduğunu, davacıya ait 2017 ve 2018 yılı ticari defter kayıtlarındaki 103 verilen çekler ve ödeme emirleri hesabıyla ilgili olarak düzenlediği tablolarda da görüldüğü üzere davaya konusu edilen ....
Şubesi, 22/04/2018 tarihinde keşide edilen, ... seri numaralı 175.000,00 TL'lik çekle ilgili olarak davacının 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerindeki 103 verilen çekler ve ödeme emirleri hesabında dava dışı ... Taah. Tic. A.Ş. adına muhasebe kaydı bulunmadığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava konusu icra takibine konu çekteki davacıya atfen atılan imzanın davacının yetkilisine ait olmadığı gerekçesi ile menfi tespit talebi olarak açılıp dava sırasında alacağın ödenmesi sonucunda dönüşen istirdat davasıdır.
26/01/2021 tarihli celsenin 2 ve 28/09/2021 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararları ile davalı vekilinin yetkisizlik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı dava konusu icra takibine konu çekteki davacıya atfen atılan imzanın davacının yetkilisine ait olmadığı vakısını ileri sürmüş, dava dilekçesinde dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, daha sonra ise dava konusu icra dosyasına konu alacağın davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek davanın istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Davalı davacının ileri sürdüğü vakıaları kabul etmemiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden dava konusu .... Esas nolu dosyasına konu dayanak çekteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının yetkilisinin imzası olmadığı sonucuna varılmıştır.
İspat yükü kendisine düşen davacının dava konusu icra takibinin dayanağı olan çekteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının yetkilisinin imzası olmadığı vakıasını mukayeseye elverişli imzalarının toplanması sonrasında hazırlanan ...
26/07/2022 tarih ve ... uzmanlık numaralı raporu ile ispatlaması, imzada sahtecilik iddiasınin kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilmesi, istirdat talebi açısından dava konusu .... Esas nolu dosyasında 23/10/2019 tarihinde dosya borcunu ödeyenenin davacı değil ...
A.Ş. olması, davacı vekilinin 02/11/2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu dava konusu icra dosyasının borcunun ödendiğine ilişkin dekontun aynı dekont olması nedenleri ile davanın menfi tespit talebi açısından ispatlanması, istirdat talebi açısından ise ispatlanmaması göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmemesi nedeni ile davacının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötü niyet tazminatı talebi olmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, davanın menfi tespit talebi açısından tamamen kabulüne karar verilmesi nedeni ile yargılama giderlerinin hesabı davanın tam kabulüne göre yapılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/583, K. 2024/192, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama