KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/61
- Karar No
- 2021/407
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
Karar Metni
1.464 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2020/61 Esas
KARAR NO : 2021/407
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2021
KARAR TARİHİ : 01/06/2021
YAZIM TARİHİ : 07/06/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin, davalı ile ticari ilişkilerde bulunduğunu ve bu kapsamda satışa bağlı olarak alacaklarının karşılığında irsaliyeli fatura kestiğini, söz konusu ticari ilişkiler için kesilen faturaların toplam 14.616,75 olduğunu, faturaların konusu olan malların davalıya teslim edildiğini ve mal teslimine binaen düzenlenen faturalara davalının da itirazı olmadığını, davalının, davacıya ....Noterliği’nden 25.09.2019 tarihli ...Yevmiye nolu ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnamede, "davacı şirket tarafından gönderilen mutabakat formu üzerine davalı şirket çalışanı ...'ın yolsuzluk yaptığının anlaşıldığı,
... tarafından yolsuzluğun kabul edilerek buna karşılık kendilerine 16.200 TL'lik senet verildiğini, bu nedenle borçtan sorumlu olmadıkları" iddialarını davacı şirkete bildirdiklerini, Söz edilen ihtarnameye cevaben taraflarınca gönderilen Ankara ...Noterliği 01.10.2019 tarihli, ...Yevmiye nolu ihtarnamede;
" Davacıya gönderilen ihtarı kabul etmediklerini, öne sürülen hususlarla ilgili şimdiye dek davacıya herhangi bir bilginin verilmediğini, davalının ... ile kişisel ilişkisi sonucu aldığı senedin davalının borcunu sona erdirmediğini, mutabakat formu üzerine yolsuzluğun anlaşıldığının belirtildiği tarih ile yolsuzluk karşılığında alman senedin alındığı tarihin çeliştiğini, ...'ın yolsuzluk yaptığı İddiasında ise bu hususu zamanında hem davacı şirkete hem Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesi gerektiğini, sonuç olarak da muaccel olan borcun en geç 1 gün içinde ödenmesi gerektiğini" ihtar ettiklerini,
İhtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen davalının, bildirilen süre içinde ödeme yapmadığını, davalı(Borçlu) tarafça ödenmeyen borç için ...
Dairesi ... lisas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını fakat, davalının takip dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazı üzerine dava öncesi arabulucuya başvurulduğumu fakat, davalının taleplerini kabul etmediği için uyuşmazlık tutanağı tutulduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının borca itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının dava konusu miktarın %20‘ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Otomotiv Tic. Ve San. Ltd. Şti. ismiyle faaliyet gösteren şirketten, 29.07.2019 tarihinde, o tarihte davacı şirkette sigortalı çalışan olan ... tarafından, davalı şirket adına, davalı şirketin bilgisi ve haberi olmaksızın 16.200,00.-TL'lik yedek parça satın alındığını, davalının davacıya .... Noterliği' nden 25.09.2019 tarihli,...
Yevmiye Nolu ihtarname göndererek davacı şirket tarafından gönderilen mutabakat formu üzerine davacı şirket çalışanı ...'ın yolsuzluk yaptığının anlaşıldığını, ... tarafından yolsuzluğun kabul edilerek buna karşılık kendilerine 16.200,00.-TL'lik senet verildiğini, bu nedenle borçtan sorumlu olmadıklarını" davacı şirkete bildirdiklerini, bunun üzerine göndermiş oldukları ihtarnameye cevaben ihtarnamede ver alan hususları kabul etmediklerini belirtmekle beraber, davacı tarafın ...
Dairesi ...
Esas sayılı dosvasıyla icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının dava dilekçesinde, davalının icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ettiğini hemen akabinde davalının beyanlarının çelişkili olduğunu, bu sebeple kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu iddialarının asılsız olduğunu, bakiye borç miktarındaki çelişkiyi fark eden muhasebeci ...'ın derhal .... durumu anlattığım ve ... .... da yapmış olduğu yolsuzluğu kabul ettiğini, 29/07/2019 tarihinde ise sipariş verdiği yedek parçaların bedeli olarak davalı şirket lehine 16.200,00'lik senet imzaladığını,
söz konusu senedin, davalı tarafından tahsil edilemediğini, değindikleri hususlara binaen davalı şirketin hiçbir sorumluluğu ve borcu bulunmadığını, ayrıca ... Otomotiv Tic. Ve San. Ttd. Şti. bünyesinde sigortalı çalışan ...'ın bu yolsuzluktan sorumlu olduğunu, davalının da bu durumda hayli mağduriyet yaşadığının aşikar olduğunu, davacı taraf ile ...
Çalışkanın davalı şirketi birlikle zarara uğrattığının tüm dosya kapsamında sabit olduğunu, arz ve izah etmeye çalıştıkları nedenlere binaen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
-... Dairesi ... Esas Sayılı İcra Dosyası: Davacı vekilince 21.11.2019 tarihinde 14,616.75.-TL fatura alacağı ve 296,74.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.913.49.-TL üzerinden takip yapıldığı, takibin 01.10.2019 tarihli ihtarnameye ilişkin olduğu, davalı vekili tarafından verilen 25.11.2019 tarihli dilekçe ile ödeme emrindeki, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasının talep edildiği, icra müdürlüğünce 26/11/2019 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür
-Davalı ... tarafından davacı şirkete gönderilen 25.09.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ... Noterliği ihtarnamesi
-Davacı ... Otom. Tic.Ltd.Sti. tarafından davalıya gönderilen 01.10.2019 tarihli ... vevmive numaralı Ankara .... Noterliği cevabi ihtarnamesi
-Mali Müşavir bilirkişi Sn. .... raporunda özetle; davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin E - Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığını, davalı ...'ın 2019 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08/01/2019 tarihinde başladığını, davaya konu edilen ve cari alacağı oluşturan faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, ilgili dönemde bağlı olduğu Vergi Dairesi'ne BS Formu ile beyan edildiğini,
davacı şirketin davalıya 2019 yılında toplam 189.537,60.-TL tutarında fatura düzenlendiğini ve davalı şirketten 174.920,85.-TL tutarında ödeme aldığını, buna göre davacının (189.537,60 - 174.920,85)= 14.616,75.-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunu,
Davalı kayıtlarına göre ise, davacı şirket tarafından davaya konu edilen ve cari alacağı oluşturan faturalardan 01.08.2019 tarihli DV6201900017851 sıra numaralı 387,00-TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında olmadığını, diğer faturaların ise davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı şirket kayıtlarında olmayan 01.08.2019 tarihli DV6201900017851 sıra numaralı 387,00.-TL tutarlı faturanın / fatura içeriği ürünlerin teslimi konusunda tespit yapılamadığını, ilgili faturanın / fatura içeriği ürünlerin tesliminin ispatı halinde davacının davaya konu ettiği 14.616,75-TL tutarında davalının davacı şirkete borçlu olduğunu, aksi halde ise (14.616,75 - 387,00)= 14.229,75.-TL tutarında davalının davacıya borçlu olacağını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenmeyen Fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraflara ait defter ve kayıtları incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınmıştır.
Mahkememizce aldırılan Bilirkişi raporları dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Dava ve cevap dilekçesi, icra takip dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında ticari nitelikte satış sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda keşide edilen faturaların ödenmemesi üzerine davacı tarafından başlatılan ilamsız takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde, davacı taraf çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlem ile davalı şirketin borçlandırıldığı ileri sürülmüş ise de, bu hususa ilişkin olarak ihtarname dışında bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, savunmaya itibar edilmemiştir.
Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalının, davacı tarafından düzenlenen 387,00 TL'lik tutarlı fatura dışında 14.229,75.-TL tutarındaki faturaları ticari defterlerine kaydettiği, bu faturalara süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil de ileri sürülmediği belirlenmiş olmasına göre, az yukarıda vurgulandığı üzere, davacı tarafça akti ilişkinin varlığının ve kaydedilen fatura tutarı kadar malların da usulüne uygun olarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğu hususunun ispatlandığının kabulü gerekmektedir. Bu hale göre, eldeki davada ispat yükü davalı-alıcı tarafa ait olup, davalı taraf malların bedelinin ödendiği yazılı delille ispatlamak durumundadır.
Dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınan rapor içeriğinde de ifade edildiği üzere, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 14.616,75 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla birlikte, davalı şirket defter ve kayıtlarına göre; davacının 14.229,75.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, 387,00 TL'lik tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunmadığı anlaşılmış olmasına göre, davalının defter ve kayıtları esas alınmak suretiyle hükmün tesisi yoluna gidilmiş, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir..
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/61, K. 2021/407, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama