KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Esas no
- 2021/601
- Karar no
- 2025/61
Karar Metni
1.286 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
...
DAVA
İstirdat davasına dönüşen menfi tespit
DAVA TARİHİ : 28/09/2021
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2025
Davacı tarafından davalılar hakkında açılan istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının uzman doktor olduğunu, ... ünvanlı bir hastaneye ortak olduğunu, diğer ortaklar ile birlikte bu hastaneyi işletmeye başladığını ortaklar arasındaki uyuşmazlıklardan dolayı hastanenin bir süre işletilemediğini, kira bedelini dahi ödeyemeyecek hale gelince kapatılmak zorunda kaldığını, şirket ile davacı hakkında bir çok icra takibi başlatıldığını, kira bedeli için davacı tarafından teminat olarak mal sahibine verilen bono ile şirketin ortakları hakkında...
Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının maaşından kesinti ile bu borcun ödendiğini, davacının bu sırada davalılardan ... ile tanıştığını, onun yönlendirmesi ile kendisine bonolar verdiğini, bu bonoların daha sonra icra takibine konu edildiğini, davacı ile davalılardan ... arasında bono düzenlenmesini gerektirecek her hangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, her iki davalı arasında organik bağ mevcut olmadığını savunarak davacının ...
Esas nolu dosyası ile hakkında açılan icra takibinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/10/2024 tarihli dilekçesi ile davacının dava konusu borcun icra dosyasına tamamen ödediğini bildirmiş ve davanın istirdat davası olarak devamına, davacının ödediği toplam 77.696,43 TL'nin ödeme tarihi olan 04/11/2021 tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Daha sonra vekillikten azledildiği için gerekçeli karar başlığına vekil olarak yazılmayan davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle dava dilekçesinde hata ve hileye dayanıldığını, icra takibi ve dava tarihlerine göre Türk Borçlar Kanununun 39. maddesindeki 1 yıllık sürenin geçtiğini, davacının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan davalıya karşı dava açmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında muvazaa ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış, davalı vekili 28/10/2024 tarihli dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Esas nolu dosyasında davalı ... tarafından 12/08/2020 tarihinde davacı ile davalı ... hakkında, düzenleyeni davacı, lehtarı davalı ... olan 7 adet bonodan dolayı toplam 56.828,19 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmıştır.
...16/06/2023 tarihli cevabi yazı ile davacı ile davalı ...'ın tacir kayıtlarına rastlanılmadığını, davalı ...'un ise ortağı olduğu şirketlerin bulunduğunu bildirmiştir.
05/03/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesine göre vekaletnamesinde yemin teklif etme yetkisinin bulunması ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılması nedeni ile dava konusu ... Esas nolu dosyasına konu bonoların bedelsiz olduğuna ilişkin yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması ve yemin teklif edecek ise yemin metnini sunması için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... ...Talimat nolu istinabe evrakının 11/07/2024 tarihli celsesine katılarak yemini eda etmiştir.
... 16/10/2024 tarihli cevabi yazı ile kapatılan ... Esas nolu dosyasında ihtiyati tedbirin uygulandığını, paraların muvafakat üzerine ödendiğini, dosyanın infaz kaydı ile kapatıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava konusu icra takibine konu bonoların bedelsiz olduğu gerekçesi ile menfi tespit talebi olarak açılıp dava sırasında alacağın ödenmesi sonucunda dönüşen istirdat davasıdır.
Davacı dava konusu bonoların bedelsiz olduğu vakıasını ileri sürmüş ve borçlu olmadığının tespitine, daha sonra dava konusu borcu ödediğini ileri sürerek ödediği toplam 77.696,43 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde davanın haksız olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... ise süresinde davalı cevap vermemiş, vekili 28/10/2024 tarihli dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık dava konusu bonoların bedelsiz olup olmadığı hususundadır.
Davacı ve davalılar gerçek kişi olmakla birlikte dava dilekçesinde dava konusu bonoların davacının... ünvanlı hastaneye ortak olmasından dolayı düzenlendiğinin belirtilmesi ve bonoların Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş olması nedeni ile ... Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Davacı vekilinin 28/11/2023 tarihli celsenin 2 ve 3 numaralı ara kararları ile kendisine verilen sürede dava dilekçesinde dayandığı vakıalara ilişkin delil sunamaması, davacı vekiline 05/03/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması ve yemin teklif edecek ise yemin metnini sunması için verilen iki haftalık kesin sürede sunduğu 21/03/2024 tarihli dilekçesinde davalılardan yalnızca ... için yemin teklifinde bulunulması, diğer davalı için yemin teklifinde bulunmaması, davalı ...'ın ...
Talimat nolu istinabe evrakının 11/07/2024 tarihli celsesine katılarak yemini eda etmesi, böylece davacının davalı ... için yemin teklif etmemesi, davalı ...'ın yemini eda etmesi sonucunda bu davalı için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 229. maddesinin 1. fıkrası gereğince yemin konusu vakıaların aksinin kesin delil ile ispat edilmiş olması nedenleri ile davaların reddine, davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine, mahkememizin ihtiyati tedbir kararının 29/09/2021 tarihinde icra dosyasına gönderilmiş olması,
dosyada paranın üçüncü kişi tarafından 03/11/2021 tarihinde yatırılması, bu paranın 08/11/2021 tarihli icra müdürlüğünün kararına göre 10/11/2021 tarihinde alacaklı vekiline ödenmesi,...
Esas nolu dosyasında ihtiyati tedbirin uygulandığının, paraların muvafakat üzerine ödendiğinin, dosyanın infaz kaydı ile kapatıldığının bildirmesi dolayısı ile ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığı anlaşılması nedenleri ile davalı ...’un tazminat talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/601, K. 2025/61, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama