KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Esas no
- 2022/673
- Karar no
- 2024/275
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...,....
- Davacı vekili
- AV...., ...
- Davalı
- ..., ....
- Davalı vekili
- AV...., ...
- Dava
- İtirazın iptali
- Dava tarihi
- 13/10/2022
- Karar yazım tarihi
- 25/04/2024
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalının davacıdan kanepe, berjer, orta sehpa, yan sehpa ve takibe dayanak faturalarda yer alan diğer ürünleri satın aldığını, bu ürünlerin fatura toplamının 108.400,00 TL olduğunu, davalının 40.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan borcunu ödemediğini, yapılan hesap mutabakatında davalının 68.200,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, davacının tam ve eksiksiz olarak teslim olgusunu ispat yükü olduğunu, davacının teslim etmeyi vaat ettiği 2 adet kanepe, 3 adet berjer, 2 adet yan sehpa, 4 adet sandalye, 1 adet tv ünitesi ve 3 adet aynayı teslim etmediğini, davacının eşyaların teslimini sürüncemede bıraktığını, bir kısım eşyaları teslim alamayan davalının bu eşyalar için 28/07/2022 tarihli 52.432,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediğini, iade faturasının davacıya tebliğ edildiğini, bu iade faturasına davacı tarafından itiraz edilmediğini,
davalının davacının göndermiş olduğu eşyaların bedeline karşılık 19/10/2021 tarihinde 40.000,00 TL, 25/05/2022 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının davacının göndermiş olduğu eşyaların bedelini eksiksiz ödediğini, göndermediği eşyaların bedelini ise iade faturası düzenleyerek kendilerine bildirdiğini, davacının sunduğu denetim firması tarafından verilen tutanağın borç ikrarı niteliğini taşımadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 10/08/2022 tarihinde 68.200,00 TL 2 adet fatura alacağı bakiyesi alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 16/08/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 17/08/2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Bilirkişi ... davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 14/11/2023 tarihli raporunda davalı ticari defter kayıtlarına göre hesap özeti incelendiğinde davacı tarafından davalıya düzenlenen Kdv dahil toplam (94.000 TL+414.200 TL) 108.400 TL tutarındaki 2 adet faturanın davacı hesabının alacağına kaydedildiğini, karşılığında davalı tarafından davacıya yapılan 40.000,00 TL tutarında ödemenin davacı hesabının borcuna kaydedildiğini ve netice olarak,
davacı adına kayıtlı hesabın 31/12/2023 ve 11/05/2022 takip tarihinde 68.200,00 TL alacaklıya borç bakiyesi verdiğini, davalının davacı adına 28/07/2022 iade-... ... 52.432,00 TL tutarında iade faturası düzenlenmesi ile 15.768,00 TL borç bakiyesi ile devam ettiğinin tespit edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde ödemeye konu ettiği 25/05/2022 tarihli ve 15.000,00 TL tutarlı ...
A.Ş. açıklamalı ödemenin takip tarihinden sonraya isabet ettiğini ve davalının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığının görüldüğünü, Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayıldığını, e-fatura itiraz işleminin bildirimi, onay veya red işlemleri faturanın ait olduğu ayı izleyen ayın 20. günü sonuna kadar yapılması gerektiğini, düzenlenen iade faturasının açıklama kısmına hangi tarihli faturaya iade oluşturulduğu açıklamasının yer almadığının görüldüğünü,
davalının usulüne uygun ve itiraz süresinde iade faturasını düzenlemediğini, davacının ticari defter kayıtlarına göre hesap özeti incelendiğinde davacı tarafından davalıya düzenlenen Kdv dahil toplam 94.000 TL+414.200 TL=108.400 TL tutarındaki 2 adet faturanın davalı hesabının borcuna kaydedildiğini, karşılığında davalı tarafından davacıya yapılan 40.000,00 TL tutarında ödemenin davacı hesabının alacağına kaydedildiğini ve netice olarak davacı adına kayıtlı hesabın 31/12/2023 ve 11/05/2022 takip tarihinde 68.200,00 TL davalıdan alacak bakiyesi verdiğini, davalının davacı adına 28/07/2022 iade-.... ...
52.432,00 TL tutarında iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığını, 31/12/2023 tarihinde 68.200,00 TL davalıdan alacak bakiyesi verdiğini ve devam ettiğinin tespit edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde ödemeye konu ettiği 25/05/2022 tarihli ve 15.000,00 TL tutarlı ...
A.Ş. açıklamalı ödemenin takip tarihinden sonraya isabet ettiğini ve davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığının görüldüğünü, davalı adına kayıtlı hesabın 68.200,00 TL tutarında borç bakiyesinin devam ettiğini, davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, dava ve cevap dilekçelerine göre taraflar arasındaki ticari ilişki olduğunu, ticari ilişkinin gelişimi ve davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü alacağının 11/05/2022 takip tarihinde 68.200,00 TL olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... 06/03/2024 tarihli ek raporunda dava konusu icra takibinin açılış tarihi itibari ile davacının davalıdan 68.200,00 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen mal satışından kaynaklanan faturalara dayalı olarak açılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı davalının satım sözleşmesi ile davacıdan eşyalar satın aldığı ve bu eşyaların bedelinin bir kısmını ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacı ile aralarında satım sözleşme bulunduğunu kabul etmiş ancak davacının satım sözleşmesine konu eşyaların bir kısmını teslim etmediğini, teslim edilen eşyaların bedelini ödediğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında mal satışından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık davacının dava konusu icra takibine konu ettiği faturalardaki tutarlarda davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının davalıya çeşitli mallar sattığı, usulüne uygun tutulan davacının ve davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 68.200,00 TL alacaklı olduğu, davacının 10/08/2022 tarihinde 68.200,00 TL 2 adet fatura alacağı bakiyesi alacağının tahsili talebi ile ...
Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ve davalının ticari defterleri ile ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Türk Ticaret Kanununun "Fatura ve teyit mektubu" başlıklı 21. maddesi şu şekildedir;
"(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır."
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı kendisi ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 68.200,00 TL alacaklı olduğunun bildirilmesi, her ikisi de usulüne uygun olarak tutulan davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın davalının 28/07/2022 tarihinde 52.432,00 TL tutarlı iade faturası düzenlemesinden kaynaklanması, iade faturasının davacınn kayıtlarında yer almaması, Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrasında sürenin üzerinden uzun zaman geçmesinden sonra iade faturası düzenlemesi,
.... 19/12/2018 tarih ve .... nolu kararında da belirtildiği gibi faturalara ticari defterine işleyen borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi durumunda borçlunun borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorunda olması, davalının bunu ispatlar nitelikte delil sunmaması ile ispatlaması, davalının ...
A.Ş. tarafından ödeme yapıldığı savunması açısından bilirkişi raporu ile bu ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının bildirilmesi ve taraflar tacir olduğundan asıl alacağa avans faizi işletilmesinin olanaklı olması nedenleri ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, dava konusu alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davanın tamamen kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/673, K. 2024/275, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama