KÜNYE
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/349 Esas - 2025/141
Karar Metni
1.341 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/349 Esas
KARAR NO : 2025/141
HAKİM :...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI ...... VEKİLİ : Av. ......
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili tarafından davalı adına 2023 yıldında düzenlenen 7 adet fatura bedellerinin bir kısmının davalı tarafından ödenmiş, 406.404,42 TL kısmının ise ödenmemiş olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi için ......
E sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatılmış olduğunu, davalı tarafın ödeme emrine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, takibe konu faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunu, davalının yetki itirazının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira Yargıtay'ın faturaya dayalı bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan borçların TBK m.89 uyarınca götürülecek borç niteliğinde olduğundan alacaklının ikametinin olduğu yerin mahkemesi ve icra dairesinin yetkili olduğu yönünde karar vermiş olduğunu belirterek davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, ancak dosyada ilgili hizmetlerin davacı tarafından verildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ olunmadığını, Yargıtay'ın faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağı yönünde içtihatları bulunduğunu belirterek davanın reddine, % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ticari defterleri incelenmek üzere dosya talimat ile bilirkişiye tevdi olunmuş talimat bilirkişi raporunda; Davalı şirket muhasebe servisinden ticari defter örnekleri dijital olarak mail yoluyla
istenmesine ve davalı vekili Av. ...... ile defalarca GSM ve SMS kanalıyla
iletişime geçilmiş olmasına rağmen tarafımıza herhangi bir dijital belge ve kayıt
sunulmadığı ve inceleme için geri bildirimde bulunulmadığı, dosyaya mübrez 08/07/2024 tarihli ... yazısı incelendiğinde 2023
yılında takip, dava ve cari hesaba konu KDV hariç toplam 8.476.182,76 TL bedelli alış
faturalarının davalı şirketçe BA Formuyla vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı görüşüne varılmıştır.
Dosya tekrar talimat bilirkişiye tevdi olunmuş talimat bilirkişi ek raporunda; Davalı ... İnş. Tic. A.Ş.’nin incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine
delil olma vasfına haiz olduğu,
davalı ... İnş. Tic. A.Ş.’nin incelenen ticari defter ve belgelerinde davacı
... Tic. Ltd. Şti. ...... Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket
gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, cari hesaba ve takibe konu
faturaların davalı şirketçe kayıt altına alındığı, takip ve dava tarihi itibariyle davalı
şirketin davacı şirkete 335.458,46 TL borçlu göründüğü kanaatine varılmıştır.
Davacı defterleri incelenmek üzere dosya mahkememizce bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda; Davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 04.09.2023 tarik ve ... nolu fatura tutarı, 4.732.968,00 TL olarak ticari defterler kayıt edilmiş olmasına rağmen, faturanın tetkikinde fatura bedelinin 4.372.968,00 TL olduğu tespit edildiği, bu tespite uygun olarak taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait revize hesap ektresi yukarıya çıkarılmış olup buna göre davacının davalıdan 31.12.2023 ve takip tarihi itibariyle 351.404,42 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı şirketin bağlı bulunduğu ... Müdürlüğünün 08.07.2024 tarih ve ...... sayılı cevabi yazıları ekinde davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı Ba-Bs Analiz dökümleri bulunmakta olup buna göre, 2023 yılında davacı şirket tarafından davalı şirket adına 7 adet fatura düzenlenmiş olduğu, bu aturaların KDV hariç tutarları toplamının 8.476.182,76 TL olduğu, davacı şirketin bağlı bulunduğu ......
22.05.2024 tarih ve 279137 sayılı cevabi yazıları ekinde davacı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı Ba-Bs Analiz dökümleri bulunmakta olup buna göre, 2023 yılında davacı şirket tarafından davalı şirket adına 7 adet fatura düzenlenmiş olduğu, bu aturaların KDV hariç tutarları toplamının 8.476.182,76 TL olduğu, bu haliyle tarafların Ba-Bs form birigilerinin birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş olan ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ... nolu, ......, ...... nolu faturaların e-fatura olarak düzenlenmiş olup, e-fatura mahiyeti icabı sistem üzerinden düzenlendiği anda alıcının ekranına düşmekte olup bu haliyle davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen bu e-faturaların muhatabına tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde 31.12.2023 ve takip tarihi itibariyle 351.404,42 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise davacının 31.12.2023 ve takip tarihi itibariyle 335.458,46 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalının ticari defterlerinin incelendiği rapor davacıya tebliğ edilmiş olup, davacı tarafça rapora yönelik itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Tüm bu haliyle davacının satmış olduğu ürünlerden dolayı faturalar düzenlediği, davalının fatura tutarlarının bir kısmını ödediği, bir kısmını ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 406.404,42 TL asıl alacağının olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile ......
Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ticari defterleri ve davalının ticari defterleri ile asıl alacak yönünden kısmen ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır,
3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Her ne kadar tarafların ticari defterlerinde 15.945,96 TL'lik alacak farkı çıkmakta ise de davacı tarafça davalının ticari defter incelemesine dair rapora itiraz edilmemesi nedeniyle davacının takip tarihi itibariyle 335.458,46 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının itirazının 335.458,46 TL asıl alacak için iptaline,, takip talebinde talep edilen faizin avans faizi olduğu anlaşıldığından avans faizi işletilmek suretiyle devamına, faturalar ve davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen dava konusu alacağın tutarının likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davacının kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · e-imza Hakim ...... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/349, K. 2025/141, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama