KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/423
- Karar no
- 2024/882
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., T.C. Kimlik No:..., ....
- Davacı vekili
- AV...., ....
- Davalılar
- 1-..., T.C. Kimlik No:..., ....
- Davalı vekili
- AV...., ....
- 2-..., T.C. Kimlik No
- ..., ....
- Dava
- Menfi tespit
- Dava tarihi
- 15/03/2021
- Karar yazım tarihi
- 23/01/2025
Karar Metni
2.887 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalılar hakkında açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili ....Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle ....
Esas nolu dosyasına konu edilen bononun 19/09/2017 tarihinde davalı ...'dan 5 adet canlı hayvan alınması karşılığında davacı tarafından keşide edildiğini, bononun borcunun 10.000,00 TL'lik bölümünün 20/10/2017 tarihinde davacı tarafından davalı ...'a .... .... ödendiğini, kalan 16.000,00 TL'lik bölümünün ise vadeden bir kaç ay sonra müsade etmesi üzerine 20/11/2017 tarihinde ... isimli kişiye davacının eşi ... ve oğlu ... tarafından ödendiğini, davacının eşinin ve oğlunun bonoyu istediğinde davalı ...'ın bononun yanında olmadığını, davacıya sonra vereceğini söylediğini,
davacının daha sonra bonoyu istediğinde davalı ...'ın bonoyu yırtıp attım dediğini, bononun bedelinin tamamının 2017 yılında davalı ... tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı ...'a muvazalı bir şekilde devredilerek bononun ikinci kez tahsil edilmeye çalışıldığını, bundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek dava konusu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesini zamanaşımı yönünden kısmen ıslah ettiğini bildirmiş, dava konusu bononun vade tarihinden itibaren 3 yıl süre geçtiğinden zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
CEVAP
Davalı ... vekili .... Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalıya karşı yalnızca bono metninden anlaşılabilen defilerin ileri sürülebileceğini, suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ıslah dilekçesine karşı sunduğu dilekçede ıslaha muvafakatı olmadığını savunmuştur.
Davalı ... .... Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle davacının iddialarını kabul etmediğini, bonodan doğan alacağını ciro yoluyla borcuna karşılık olarak davalı ...'a ciro yaptığını, davacının borcu ödememek için köydeki adresini boşalttığını, devamlı adres değiştirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Mahkemesinin 15/03/2021 tarih ve .... nolu kararı ile asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, karar 08/04/2021 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekili Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, dosya .... Mahkemesine gönderilmiş ve ....Mahkemesinin esas kaydının .... sırasına kaydedilmiştir.
.... getirilen .... Esas nolu dosyasında davalı ... tarafından davacı hakkında 20/10/2017 vade tarihli, 26.000,00 TL bedelli bonodan dolayı asıl alacak, işlemiş faiz ve komisyon olmak üzere toplam 36.548,88 TL alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmıştır.
Bilişim uzmanı, bilgisayar programcısı bilirkişi ... 12/01/2022 tarihli raporunda ... isimli ve ... Amca isimli telefon görüşmelerinin çözümlemelerini sunmuştur.
Davacı tanığı ... ... Talimat nolu istinabe evrakının 23/02/2022 tarihli celsesinde.
Ben davacı ve davalıyı tanırım, söz konusu alışverişi davalı ile bir gün canlı hayvana bakmak üzere gittiğimizde .... köyünden geçerken davalı bana davacı ...'da alacağının olduğunu, gelmişken ona uğrayıp alalım demişti, akabinde davacının evine gittik, davacı evde yoktu ancak çocuğu ve hanımı çıktılar, geldiklerinde davalı davacının borcundan bahsedince onlar da elden tam olarak hatırlamıyorum ancak 10-15 bin civarı olması gerekir, bir para ödediler, davacını eşi senedi sorunca, davalı senet evde daha sonra ben davacıya senedi teslim ederim dedi, ardından oradan ayrıldık,
daha sonra biz davalı ile ... mal pazarında gezerken davacı ile yine karşılaştık, davacı davalıya senedi sordu, davalı da ben o senedi yırttım attım, kafan rahat olsun, biz de hiç yanlış olmaz dedi ancak davalı hiç bir şekilde davacıya karşı alacağım var ya da kalanı öde falan gibi bir şey söylemedi, aralarındaki alışverişin ne olduğunu tam bilmiyorum ancak davacı davalıya bir para ödemiştir ancak başka da alacağının olup olmadığını bilmiyorum, konuya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... .... Talimat nolu istinabe evrakının 23/02/2022 tarihli celsesinde.
Ben davacının kardeşi olurum, kardeşimden duyduğuma göre davalı ile 5 adet büyükbaş canlı hayvan alışverişi yapmışlar, kardeşim de karşılığında senet vermiş, davalı da bu senedi kardeşim ödemesine rağmen tefeciye vermiş hatta ben davacı kardeşimin söz konusu ödemeyi yaptıktan sonra hastanede babası ile karşılaştım, babası bana kardeşin neden 2 ay geç ödedi parayı diye sordu hatta ben de senin oğlun da daha önce beni 1 yıl ödeme yapmayıp bekletmişti, biz 2 ayda ödemişiz çok mu dedim,
ben alışverişlerinde ve para ödemelerinde yanlarında yoktum ancak bu icra meselesini duyunca davalıyı aradım neden böyle birşey yaptın ödediği halde deyince o bunu hak etti, beni 2 ay salladı, ben de ceza olsun diye icraya koydum dedi, benim konuya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 04/04/2022 tarihli celsede; ...'ı tanıyorum ancak ...'ı tanımıyorum. ... ise birkaç defa bize hayvan alım satımı için gelmişti. ... ile babam arasında ... babama 5 adet büyükbaş hayvan sattığı için babam ...'a bir adet senet verdi. Senedin miktarı 26.000,00 TL'ydi. Babam senedin günü geldiğinde 10.000,00 TL'sini elden ...'e ödedi.
Babam geri kalan 16.000,00 TL için bir ay süre istedi veya elinde bulunan hayvanlardan geri kalan miktarı karşılayacak şekilde almasını istedi. ... babama 1 ay süre verdi. Babam 1 ayın sonunda 16.000,00 TL'yi bana bıraktı. Babam, ...'i aradı ve parasının hazır olduğunu ve evde olduğunu gelip alabileceğini ve senedi istedi. ... yanında ... isimli birisiyle geldi. Ben 16.000,00 TL'yi ...'ın eline verdim. Senedi istediğimde yanında olmadığını ve senedi babama vereceğini söyledi.
Ben parayı verirken annem ... ve ... vardı. Ben ilk önce parayı vermek istemedim. ... telefonda babamı aradı. Babama başka köyden geldiğini senedin üzerinde olmadığını ve 2-3 gün içerisinde senedi getireceğini söyledi. Babam da telefonda bana parayı vermemi söyledi. Ben de 16.000,00 TL'yi ...'e verdim. Babam sonrasında ... ile hayvan pazarında karşılaştığında senedi yırtıp attığını söylemiş babam da bu konuşmayı cep telefonuna kaydetmiş.
Senet 3 yılın dolmasına yakın bir tarihte babama icra kağıdı geldi. İcra dosyasındaki alacaklı ...'ı tanımıyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 04/04/2022 tarihli celsede; ...'ı tanıyorum ancak ...'ı tanımıyorum. ... ve eşim ... ile sürekli hayvan alışverişi yaptıkları için tanıyorum. ...'dan alınan son hayvanlar için eşim ..., ...'e senet verdi. Senedin miktarı hatırladığım kadarıyla 26.000,00 TL'ydi. 10.000,00 TL'sini eşim ...'da ...'e elden ödemiş. Geri kalan 16.000,00 TL ise ... yanında ... ile birlikte geldi. Eşim ... beni aradı. ...'in geleceğini ve parayı alacağını ve senedi almamı söyledi.
Ben ...'e senedi vereceğini karşılığında parayı ödeyeceğimi söyledim. Ancak ... başka köyden geldiğini yanında senedin olmadığını söyledi. Eşimi aradım, eşim bana parayı ver ben senedi alırım nasıl olsa ... arkadaşım dedi. Ben de bunun üzerine 16.000,00 TL'yi elden ...'e verdim. Aradan 10-15 gün geçti. Eşim .... hayvan pazarından geldi. Ben de eşime senedi alıp almadığını sordum.
Eşim bana ...'e sorduğunu ve ...'in de senedi yırtıp attığını kendisine söylediğini bana eşim söyledi. Sonra 3 yıla yakın bir süre sonra eve icra kağıdı geldi. İcra kağıdında alacaklı ... borçlu ... yazıyordu. İcra da bu senetten dolayı yapılmıştır. ...'ı tanımıyoruz. herhangi bir borcumuz yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur.
.... getirtilen .... nolu dosyasında davacı ... tarafından davalılar hakkında nitelikli dolandırıcılık, bedeli ödenmiş senedin tekrar tahsili ve tefecilik suçlarından yapılan suç duyurusu üzerine 30/03/2021 tarih ve .... nolu karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, davacı tarafından karara karşı yapılan itiraz .... 21/04/2022 tarih ve ... Değişik İş nolu kararı ile reddedilmiştir.
.... Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 24/10/2022 tarih ve ....nolu kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davacının dava konusu bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalı ... yönünden reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ....
Dairesinin 09/02/2024 tarih ve ....nolu kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya ....Mahkemesinin esas kaydının ....sırasına kaydedilmiş ....Mahkemesinin 16/04/2024 tarih ve ....nolu kararı ile ....
Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, karar 31/05/2024 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekili Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz esas kaydının ....sırasına kaydedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zamanaşımına uğrayan, davacının keşidecisi, davalılardan ...‘ın lehtar, diğer davalının ise ciro yoluyla hamili olduğu bonoya dayalı davacı hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine yönelik menfi tespit davasıdır.
Davacı keşidecisi olduğu dava konusu bonuyu lehdarı olan davalı ...‘a elden ödediği ve davalının buna karşın bonoyu lehdara ciro yolu ile devir ettiği vakıalarını ileri sürmüş ve bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile zamanaşımı defini uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı ... iyi niyetli hamil olduğunu savunmuş, zamanaşımı define itiraz etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ise davacınını ileri sürdüğü vakıaların doğru olmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
....Mahkemesinin 24/10/2022 tarih ve ....nolu kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davacının dava konusu bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalı ... yönünden reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı yalnızca davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve karar .... Dairesinin 09/02/2024 tarih ve .... nolu kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile kaldırılmıştır.
28/03/2023 tarihinde kabul edilip 05/04/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ... nolu İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. maddesindeki "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." hüküm ile Türk Ticaret Kanununun "Dava şartı olarak arabuluculuk " başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrası " Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak,
tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklinde değiştirilerek menfi tespit davalarından önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı haline getirilmiş, aynı Kanununun 43. maddesine göre bu değişiklik 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava tarihinde menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olmaması ve davacının ... dosya nolu dosya ile davalılar hakkında arabuculuğa başvurması nedeni ile arabuluculuk dava şartı açısından bir eksiklik bulunmadığı kabul edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalılar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak dava dilekçesinde dayandığı vakıaları ispat yükü davacıdadır.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Davalı ... hakkında açılan davada;
.... Mahkemesinin 24/10/2022 tarih ve .... nolu kararı yalnızca davalı ... tarafından istinaf edilmekle birlikte kaldırma kararının gerekçesi görevsizlik olduğundan dosyamızdaki kaldırma kararının içeriğine göre yeniden hüküm kurulmasının gerekmesi, davalının dava konusu bononun yetkili hamili olması, hamilin icra takibi yapabilmesi için haklı hamil olması gerekmeyip yetkili hamil olmasının yeterli olması,
Türk Ticaret Kanununun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 687. maddesi gereğince bonodan dolayı kendisine başvurulan kişinin düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı kötüniyet dışında ileri sürememesi, ....
30/03/2021 tarih ve .... nolu kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, davacının davalının kendi zararına hareket ettiğini ve dava dilekçesinde dayandığı uyuşmazlık konusu olan vakıayı ispatlar nitelikte delil sunmaması,
davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmakla birlikte Türk Ceza Kanununun 156. maddesine göre suç oluşturan dava konusu vakıanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 226. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince yemine konu olamayacak vakıalardan olması nedenleri ile ispatlanmayan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeni ile İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine, ....
Esas nolu dosyasının 29/11/2021 tarihli celsesinin ....numaralı ara kararındaki ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılmaması ve icra edilmesi için .... gönderilmemesi nedeni ile davalı lehine İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince tazminat hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, ıslah dilekçesine karşı davalı vekilinin süresinde itiraz etmesi dolayısı ile zamanaşımı defi hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı ... hakkında açılan davada;
Dava konusu bononun zamanaşımına uğramış olması, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 202. maddesinin 1. fıkrasına göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilmesi, davacının davalı ... ile yaptığı telefon konuşmasına dair cd'nin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 199. maddesine göre belge niteliğinde olması, davacı tanıklarının beyanlarına göre davalı ... ile davacı arasında 5 adet büyükbaş hayvan satımı konusunda alışveriş olduğunun, davacının ...'a bir adet bono verdiği,
bononun miktarının 26.000,00 TL olduğunun, davacının bononun vadesi geldiğinde 10.000,00 TL'sini elden davalı ...'a ödediğinin, davacının kalan 16.000,00 TL için bir ay süre istediğinin veya elinde bulunan hayvanlardan geri kalan miktarı karşılayacak şekilde almasını istediğinin, sonrasında davalı ...'ın yanında ... ile davacının evine geldiğinin, davacının oğlu ...'ın 16.000,00 TL'yi davalı ...'a elden ödediğinin, davacının oğlunun bonoyu davalı ...'dan istediğinde davalı ...'ın bononun yanında olmadığını ve bonoyu davacıya vereceğini söylediğinin, davacının oğlunun parayı davalı ...'a verirken davacının eşi ... ve ... olduğunun,
davacının sonrasında davalı ... ile hayvan pazarında karşılaştığında davalı ...'ın senedi yırtıp attığını söylediğinin, davacının da bu konuşmayı cep telefonuna kaydettiğinin, davacının dosyaya sunduğu konuşma kayıtlarında davacının davalı ...'a "evde çocuklar akşamleyin kaç lira verdi ....
Bak şimdi" şeklinde sorusuna davalı ...'ın "onbeşbinyediyüzon mu ne para verdi" şeklinde cevap verdiğinin anlaşılması dolayısı ile davacının dava dilekçesinde dayandığı ödeme vakıasını ispatlaması nedenleri ile davanın kabulüne, davacının ....
Esas nolu dosyasına konu 19/09/2017 düzenleme tarihli, 20/10/2017 ödeme günlü ve 26.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ise davalının haksız olmasına karşın kötü niyetli olarak davacı hakkında icra takibi başlatılmasına sebep olduğunun ispatlanamaması nedeni ile İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, menfi tespit davasında icra takibinin iptaline karar verilmesi olanaklı olmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/423, K. 2024/882, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama