KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/43 Esas - 2024/883
- Esas no
- 2024/43
- Karar no
- 2024/883
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Davacı vekili
- AV. .....
- Davalı
- .....
- Davalı vekili
- AV. .....
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 17/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 22/01/2025
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının davalıdan ihale aldığını, davalının davacının hiçbir şekilde bilgisi ve muvafakatı olmaksızın ihale kapsamında ödenmesi gereken ücretten ...'e 01/08/2023 tarihinde yaptığı 16.845,44 TL kıdem tazminatı ödemesini davacıya yansıttığını, davalının hakedişinden ve diğer alacaklarından kesinti yaparak başkalarına ödeme yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 16.845,44 TL'nin sözleşme/ihale dahilinde davacıya ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın zamanaşımı ve yetki yönünden reddinin gerektiğini, davacı ile davalı arasında imzalanan 19/07/2022 tarihli sözleşmede yetkili mahkemenin ..... olarak belirlendiğini, davalının İş Kanununa ve ilgili mevzuata uygun olarak dava dışı işçi ...'e işçi alacaklarına karşılık ödeme yaptığını, bu ödemenin 28/07/2022-27/12/2022 dönemleri için 16.845,44 TL'sini davacının borçlandırıldığını, davacıya bu borcu ödemesinin ihtar edildiğini, ödenmemesi üzerine borcun davacının hakedişinden kesildiğini,
davacı ile davalı arasında imzalanan 19/07/2022 tarihli sözleşmenin 22. maddesi ile bu sözleşmenin eki niteliğinde olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesine göre bu ödemenin davalının sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 02/02/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının 27/12/2019 tarihinden itibaren ticari faaliyete başladığını ve 01/01/2020 tarihinden itibaren bilanço usulüne tabi olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 07/02/2024 tarihli dilekçesi ile davacının ..... kayıtlı olduğunu beyan etmiştir.
..... tarihsiz cevabi yazısı ile davacının ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmiştir.
Dava dışı işçi ...'ün ... uzun vadeli hizmet dökümü Uyap'tan alınmıştır.
Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... 12/06/2024 tarihli raporunda sözleşmesel ilişkilerindeki teknik şartnamelerde işçilik ödemelerinden davacı yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlendiğinden davalı asıl işveren kurumun davacı alt işverende çalışması bulunan işçi ... için 01/08/2023 tarihinde ödemiş olduğu 71.026,00 TL'nin içerisindeki davacının sorumlu olduğu tutarın 16.967,33 TL olarak hesaplandığını ve davacının hakkedişinden kesilen toplam 16.845,44 TL'nin sözleşmeye uygun kesinti olarak hesaplandığını bildirmiştir.
17/09/2021 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline yemin metnini sunması için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili 19/09/2024 tarihli dilekçesi ile davalının kamu kurumu olduğunu, dava konusu işlemin idari bir işlemden kaynaklandığını, bu işlemin gereğini yerine getiren davalı yetkililerinin kamu görevlisi olduğunu, dava konusu işlemin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işlerden olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 226. maddesi gereğince yemine konu olamayacağını ileri sürerek mahkememizin 17/09/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararından dönülmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 01/10/2024 tarihli dilekçesi ile yemin metnini sunmuştur.
03/10/2024 tarihli ara karar ile davalı vekilinin 19/09/2024 tarihli dilekçesindeki açıklamaları, ... 19/09/2024 tarihli cevabi yazısı ekindeki belgeler ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 226. maddesi a fıkrası gereğince serbestçe tasarruf edilemeyecek işlerin yemine konu olamayacak olması nedenleri ile talebin kabulüne ve mahkememizin 17/09/2024 tarihli celsesinin ..... numaralı ara kararlarından dönülmesine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının hakedişinden kesilen tutarın tahsili için açılan alacak davasıdır.
Davacı davalının hakedişinden yaptığı dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemesi kesintisinin haksız olduğu vakıasını ileri sürmüş ve kesintinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise dava dilekçesindeki vakıaya kabul etmiş, yetki ilk itirazı ile zaman aşımı definde bulunmuş, kesintinin hukuka uygun olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık davalının dava dışı ...'e yaptığı kıdem tazminatı ödemesini davacının hak edişinden kesmesinin hukuka uygun olup olmadığı hususundadır.
..... 02/02/2024 tarihli cevabi yazısı ile davacının 27/12/2019 tarihinden itibaren ticari faaliyete başladığını, 01/01/2020 tarihinden itibaren bilanço usulüne tabi olduğunu bildirmesi, davacı vekilinin 07/02/2024 tarihli dilekçesi ile davacının ..... kayıtlı olduğunu beyan etmesi ve ..... tarihsiz cevabi yazısı ile davacının ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmesi nedenleri ile Türk Ticaret Kanununun 11., 12. ve 15. maddeleri ile 11. maddesinin 2. fıkrasına göre yürürlüğe konulan karara göre davacının dava tarihi itibari ile tacir olması nedeni ile Türk Ticaret Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.
07/05/2024 tarihli celsede davalı vekilinin cevap dilekçesindeki yetki itirazının davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye göre taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde ..... mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki sözleşmesi yapılmış olması nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17. ve 18. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak dava dilekçesinde dayandığı vakıaları ispat yükü davacıdadır.
İspat yükü kendisine düşen davacı ile davalının sundukları delillerin toplanmasından sonra nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...'ın hazırladığı 12/06/2024 tarihli raporunda dava konusu kesintinin davacı ve davalı arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu bildirilmesi, 17/09/2021 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı yemin teklifi için süre verilmesi ara kararından davalı vekilinin 19/09/2024 tarihli dilekçesi üzerine 03/10/2024 tarihli ara karar ile dönülmesi, davacının dayandığı dava konusu kesintinin hukuku aykırı olduğunu ispatlar nitelikte delil sunmaması nedenleri ile ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · e-imza Hakim ..... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/43, K. 2024/883, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama