KÜNYE
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/699 Esas - 2024/958
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/699 Esas
KARAR NO : 2024/958
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 31/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21.02.2022 tarihinde 5 (beş) yıl süre ile ... akdedildiğini, yasa gereğince bayilik sözleşmelerinin maksimum 5 (beş) yıl süreyle akdedilebildiğini, İşbu sözleşme kapsamında davacı müvekkili tarafından davalıya bayilik ve işletmecilik hakkı tanındığı ve işletme desteği sağlanarak çeşitli yatırımlarda bulunulduğunu, bayilik sözleşmesinin akdedilmesini takiben imzalanan ariyet sözleşmesinde de ariyet bırakılan ekipmanlar yer almakta olduğunu, bu hususa ilişkin dava açma hakkını saklı tuttuklarını,
bayilik sözleşmesi devam ederken davacı müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadan bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, davacı tarafından davalıya fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla bayilik sözleşmesi, protokol, ek sözleşmeler ve taahhütnamelerde yer alan edim ve yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, taahhütname uyarınca 21.02.2022 tarihli bayilik sözleşmesine atıf yapılarak davalı tarafça yıllık 400 ton alım yapılacağı ve satamadığı her eksik ton başına müvekkili şirkete 100 USD ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini,
diğer yandan yine taahhütname'nin 3. maddesinde taahhüt edilen satış tonajının yapılamaması halinde 50.000USD cezai şartın müvekkili şirkete ödeeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, sözleşme ve taahhütname hükümlerine göre tüm yükümlülük ve taahhütlerini layıkıyla yerine getiren müvekkili şirketin tek beklentisinin davalı şirketin de sözleşme süresi boyunca sözleşme hükümlerine riayet ederek tüm yükümlülük ve taahhütlerini yerine getirmesi olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete keşide edilen ...
Noterliğinin 11.12.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleriyle 21.02.2022 tarihinden itibaren sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerini, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı olmak üzere davalı bayinin sözleşme süresi boyunca satış taahhüdünü yerine getirmemesinden kaynaklanan cezai şart alacaklarının şimdilik 1.000,00-USD'lik kısmının, ihtarnamenin tebliği akabinde verilen süre sonundan itibaren işleyecek olan ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın esasına girilmeksizin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep halinde yetkili ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine TBK. 28, 30, 36 maddelerinde düzenlenen irade sakatlıkları nedeniyle taraflar arasında imzalanan sözleşme ekindeki taahhütnameden dönüldüğünden davacının haksız ve yersiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
6100 sayılı Kanun'un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesi şöyledir:
“Sözleşmeden doğan davalar, ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun)“İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir: “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.”
6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:
“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut uyuşmazlıkta dava, bayiilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart tazminat alacağı davası olup, davacı davasını HMK'nun 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde açabileceği, para alacağı olduğundan davacının ikametgahında açılabileceği, sözleşmeden doğan alacak olduğundan sözleşmenin ifa yerinde dava açabileceği, ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yetkili mahkeme belirtildiğinden yetkili olduğu kararlaştırılan mahkemede dava açabilecektir.
Davalı şirketin bulunduğu yer .../..., davacı şirketin bulunduğu yer ..., sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkeme ise ...mahkemeleridir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmayarak ve yetkisiz bir mahkemede açtığı, yetkili mahkemeyi seçme hakkının davalıya geçtiği, davalı vekilince cevap dilekçesi ile yetkili mahkeme olarak ...
Ticaret Mahkemesini belirlediği görülmekle mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, davaya bakmakla yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/699, K. 2024/958, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama