KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/638
- Karar No
- 2025/853
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2025/638 Esas
KARAR NO : 2025/853
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVALI
... - ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... - .... Av. ... - ....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2025
KARAR TARİHİ : 07/11/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin ... Dış Tic. Ltd. Şti unvanlı şirkette yönetici sıfatı ile çalışmakta olduğunu, bahsi geçen şirketin, başkaca şirketlere danışmanlık yapan bir şirket olduğunu, ...
İnşaat isimli bir firmanın deprem bölgesinde .... ihale alma konusunda verilecek danışmanlıkla ilgili anlaşma imzalandığını, anlaşmayı yaparken, müvekkili şirkete de danışmanlık vermesi için ... ve ... isimli kişilerle benzer muhteviyatta bir sözleşme 20.10.2023 tarihinde imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra proje başlangıcı için ... isimli dava dışı 3. Kişi peşinat talep etmiş ancak kendi banka hesaplarında sorun olduğunu, bu nedenle boşanmış da olsa hala birlikte yaşamaya devam etmekte olduğunu beyan ettiği ...'in banka hesabına peşinatın gönderilmesini talep ettiğini, kendisinin beyanına güvenen müvekkilinin,
bir sakınca görmeyerek ...'in banka hesabına 450.000,00 TL "...'a verilen proje ödemesi" açıklaması ile 21.10.2023 tarihinde gönderdiğini, peşinat kendilerine gönderildikten sonra tarafların arasındaki sözleşmeye aykırı davranan ... ve ..., sözleşme edimlerini yerine getirmedikleri gibi müvekkilinden teminat mektubu talep ettikten sonra bahsi geçen dava dışı kişiler teminat mektubunu bir faktörün şirketinde bozdurmak istemeleri nedeni ile müvekkili şahısların iyi niyetli olmadıklarına kanaat getirip, sözleşmeyi feshettikten sonra yatırmış olduğu peşinatın kendisine iade edilmesini talep ettiğini,
ancak bu noktadan sonra müvekkilinin şahıslara telefonla ulaştığında kendisine hep kaçamak cevaplar vererek geçiştirdiklerini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ayrıca %20'den az olmayacak icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın müvekkili açısından öncelikle husumet yokluğu sebebiyle ayrıca esasa ilişkin de müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu olmaması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayla ilgisinin bulunmadığını belirterek haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle karşı yana alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Göreve dair kurallar ise, kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır. Bir davanın nispi ticari dava sayılması için ise TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz.
Davacının, hizmet sözleşmesine dayalı alacak talebinin TTK 4 ve 5. maddesi uyarınca sayılan davalardan olmadığından eldeki davanın mutlak ticari olmadığı açıktır.
Davanın nispi ticari dava olması için ise her iki tarafın tacir olup hizmetin ve işin tarafların ticari işletmeyle ilgisinin bulunması zorunludur. Bu durumda davalının sermaye şirketi olup tacir olduğu, davacının ise gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır.
Vergi Usul Kanunu’na göre birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacı gerçek kişinin tacir kaydı bulunmadığı gibi, Vergi Usul Kanunu gereği de tacir sayılan kişilerden olmadığı, dolayısıyla dava nispi ticari dava da sayılamayacağından iş bu davaya bakma görevinin HMK’nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
. 07/11/2025 Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/638, K. 2025/853, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama