İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/206 K.2024/10

.... Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ....

Esas2021/206Karar2024/10Tarih10 Ocak 2024Okuma33 dk · 6.579 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
10 Ocak 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2021/206 Esas - 2024/10
Esas no
2021/206 Esas
Karar no
2024/10
Hakim
....
Katip
...
Davacı
....
Vekili
Av. ....
Davalı
1- ....
Vekilleri
Av. ....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.579 kelime·33 dk okuma·11 bölüm

.... Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ....

DAVA

Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Haklara Tecavüz - Haksız Rekabet

DAVA TARİHİ : 19/08/2021

KARAR TARİHİ : 10/01/2024

YAZIM TARİHİ : 15/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Haklara Tecavüz - Haksız Rekabet davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 19/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Davacının iç mekan tasarım ve mobilya tasarım alanlarında tasarımlar yapan ve çalışmaları ile pek çok ödül almış başarılı bir sanatçı olduğunu, davacı tarafından tasarlanan ve kimi zaman aylar süren bir emek sonucu ortaya çıkan eserlerin sanal gerçeklik sınırlarını aşan, tamamen gerçek bir mekan algısı sunan insan hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserler olduğunu, bu anlamda davacının ürettiği eserlerinin benzeri olmayan bilinirliğe kavuştuğunu, davacının “...” ... adıyla yaptığı paylaşımları ile büyük takipçi kitlesine ulaştığını,

davacının gerek yurt içinde gerek yurt dışında birçok yazılı ve görsel medyada çalışmaları yayınlandığını ve bu mecralarda röportajlar verdiğini, son olarak üç boyutlu tasarım sektörünün en önde gelen mecralarından biri olan ... sitesi üzerinden davacının eserleri ile ilgili bir röportaj gerçekleştirildiği ve davacının eserlerinin sektörünün en önde gelen çalışmaları arasına girdiğini, davacının bu eserleri ile çok farklı platformlarda ödüller aldığını, davacı eserinin hali hazırda birçok yerli yabancı kişi ve kuruluşlar tarafından izin alınmak suretiyle ve ismi belirtilerek paylaşılmaya devam ettiğini, davalının,

tüm mali ve manevi hakları davacıya ait olan eserlerden birini, eserin evsafını tamamen bozacak şekilde izinsiz ve hukuksuz bir şekilde işlediğini, haksız olarak işlenen bu eserin davalı ...’a ait olan pek çok internet sitesinde izinsiz bir şekilde kullanıldığını, bu eser üzerinden yapılan ürün satışları ile önemli ticari kazançlar elde edildiğini, akabinde evsafı bozulan bu eserin ... ... dergisinin Ağustos 2020 sayısında yayınlandığını, internet,

sosyal medya ve basılı görsel medya üzerinden gerçekleşen bu haksız ve hukuksuz eylemlerde davacının hiçbir izninin alınmaması ve davacının mali haklarının alenen ihlal edilmesinin yanında mezkur paylaşımlarda davacının adından hiçbir şekilde bahsedilmemiş, bilakis intihal ile eser sahibi ... olarak gösterildiğini, davacının 12.11.2018 tarihinde paylaştığı eserin davalı tarafından 4 Ağustos 2020 tarihinde paylaşıldığını, davacının eserinin izin alınmadan ve davacının hak sahipliğini gölgelemek amacıyla eserin duvar kısmında bulunan bir görselinin değiştirilmiş olduğunu ve davalı ...’ın bu eserin satışını yaptığını,

davalı ... ... ve ...'ın Instagram hesabından yapılan 4.08.2020 tarihli paylaşımlarda izinsiz olarak davacı eserin yayınlanması üzerine .... Noterliği'nin 20.04.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtarda bulunulduğunu, davalı ... tarafından davacıya gönderilen ....

Noterliği'nin 29.04.2021 tarih ve ... numaralı cevabi ihtarnamede mezkûr ihtarname üzerine davacıya ait görselin web sitesi ve benzeri mecralardan kaldırıldığını, ancak davacının davalılardan talep ettiği tazminat ve hukuka aykırı kullanım iddialarını kabul edilmediğinin ifade edildiğini, diğer davalı ... ... AŞ tarafından keşide edilen ....

Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde ise yine davacının talepleri reddedilerek asıl muhatabın dizaynmixer firmasının sahibi ... olduğunun belirtildiğini, davalıların davacının FSEK m.2 hükmü kapsamında eser niteliğinde olan 3D çizimlerinden kaynaklı eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, bu durumun 5846 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiği ve aynı zamanda TTK uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalıların, davacının eser sahipliğinden doğan mali haklarından yayma, çoğaltma ve umuma iletim hakkı başta olmak üzere mali haklarını ihlal ettiğini,

dava konusu 3D çizim belirli bir sözleşme karşılığında kullanılmış olsaydı davacıya ödenmesi gereken rayiç bedelin belirlenmesi gerektiğini ve belirlenecek bedelinin üç katına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalıların hukuka aykırı eylem ve kullanımlarının, davacının adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men olarak tanımlanan manevi haklarını ihlal ettiğini ifade ederek;

davalılar eylemlerinin, müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarını ihlal ve müvekkili aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin men ve ref'ine, davalılarca kullanılan ve müvekkilinin eser sahipliğine ilişkin haklarını ihlal eden tüm kullanımlarının hükmen durdurulmasına,

FSEK m.68 uyarınca belirsiz alacak kapsamında 1.000,00 TL maddi (en az 3 kat istemi ile) ve ayrıca ihlale konu kullanımlar nedeniyle eser sahipliğinden doğan manevi hakların ihlali ve davacının ticari itibarından haksız faydalanma nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihten itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, masrafı davalılara ait olmak üzere, hükmün tecavüz eyleminin gerçekleştirildiği dergilerde, tecavüz eyleminin gerçekleştirildiği sayfa ve boyutta ve ayrıca Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilan edilmesine,

karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 14/12/2023 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; Davalı eylemlerinin 2021 yılına

kadar devam ettiği, 06.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarının

15.000 x 3 =45.000 TL olarak belirlenmiş olduğu, “eserde değişiklik yapılmasını men” ve

“eser sahibinin adının belirtilmemesi” manevi haklarının her ikisinin de ihlal edilmiş

olduğu, eylemin 3 farklı mecrada (sosyal medya, web sitesi, yazılı ve görsel medya) 3 farklı

davalı tarafından gerçekleştiği, ... ... dergisinin satış rakamlarının

yüzbinlere ulaştığı dikkate alınarak, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararın 45.000

TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, işbu dilekçeleri ile artırmış

oldukları müddeabih tutarı olan 18.861,21 TL üzerinden davanın kabulüne, 30.000,00 TL olarak dava başında talep edilen manevi tazminat tutarının

da kül halinde kabulüne, dava dilekçelerindeki sair taleplerinin de kabulüne, masrafı davalılara ait olmak üzere, hükmün tecavüz eyleminin

gerçekleştirildiği dergilerde tecavüz eyleminin gerçekleştirildiği sayfa ve

boyutta ve ayrıca Türkiye’de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, karar verilmesini talep etmiştir.

REPLİK

Davacı vekili, davalı ... ... Şirketi'nin cevap dilekçesine karşı 04/10/2021 tarihli replik dilekçesinde özetle. Davacı sanatçı tarafından meydana getirilen ürünün bir görsel veya basit bir fotoğraf değil tamamen davacının hayal gücüyle yarattığı soyut bir mekanın vücut bulmuş hali olduğu, bu yaratımın 5846 sayılı FSEK kapsamında korunan bir eser olduğunu, davalı ...

AŞ'nin beyanından diğer davalı ... ile kendileri arasında ticari bir alışverişin bulunduğunun sabit olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin tam ve doğru olarak tespiti adına taraflar arasındaki sözleşmenin mahkemeye celbinin talep edildiğini, varsa bu işler için kesilmiş faturanın ve ödeme belgelerinin ibrazının talep edildiğini, bu belgeler ile davacıya ait eseri tecavüz suretiyle gerçekleşen kazançları tam ve net olarak ortaya koyulmasında önemli rol oynayacağını,

dergi yöneticilerinin yayınlanan görsellerin suç oluşturup oluşturmadığını kontrol ettiğinin davalı tarafından ifade edildiğini ve dava konusu görsellerin yayınlanmasının FSEK m.71 hükmü kapsamında suç teşkil ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle davalı ... AŞ’nin de sorumluluğunun bulunduğunu, davalı derginin dava konusu eseri dergisinde yayınlayarak tecavüz eylemine katkı sunduğunu, bu nedenle davacının uğradığı zarardan tüm davalıların sorumlu olduğunu, davalı ...

AŞ'nin davacının eser niteliğindeki görsellerinin farklı internet sitelerinde daha önce yayınlanmış olduğuna dair iddialarının tamamen dayanaksız olduğunu ve ispata muhtaç olduğunu, ayrıca davacı eserinin farklı internet sitelerinde yayınlanmış olduğu iddiasının, eserin davacıya ait olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini ve davacıya ait eserin izinsiz kullanılmasına bir dayanak oluşturmayacağını ifade ederek davalı eylemlerinin davacının işleme, yayma, çoğaltma, umuma iletim, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını men haklarını ihlal ettiğinin tespitini, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini,

tecavüz eylemlerinin men ve refini, davalılarca kullanılan ve davacının eser sahipliğine ilişkin haklarını ihlal eden tüm kullanımların durdurulmasını, 1.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi olmak üzere şimdilik toplam 31.000,00 TL tazminatın ihtarname tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, hükmün ilan edilmesini ve davalarının kabulünü talep etmiştir.

Davacı vekili Davalı ...'ın cevap dilekçesine karşı 14/10/2021 tarihli replik dilekçesinde özetle.

Davalının ... kataloğunu 1.000,00 adet bastığını ve ücretsiz dağıttığını, hiçbir kazancı ve kusuru olmadığını ifade etmesine karşın davalının bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, diğer davalı ... tarafından ...’a temin edildiği iddia edilen görsellerin, sırf bu nedenle davalı ...’ı sorumluluktan kurtarmayacağının ortada olduğunu, nitekim zararın daha da büyüyerek artmasının sebeplerinden birisinin ... kataloğunda dava konusu görsellerin yer alması olduğunu, zira kataloğun on binlerce kişi tarafından okunmuş ve her okuyucu katalogta yer alan eserin ...’a ait olduğu zannına kapıldığını,

davacının eserden doğan haklarının ihlalinde diğer davalı ...’ın hukuksuz faaliyetlerine davalı ...’ın da ortak olarak zararın artmasına neden olduğunu, davalı ...’ın haksız kazanç elde etmesine vesile olduğunu, davalı ...’ın ilgili katalogların ücretsiz dağıtıldığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, zira kabul anlamına gelmemek kaydıyla kataloğun ücretsiz dağıtımı ihtimalinde bile davalıların herhangi bir maddi kazancı olmadığı sonucunu doğurmayacağını,

nitekim ilgili katalog ...’da bulunan mağazaların tanıtımını ve reklamını yaparak işletmelerin ticari faaliyetlerine katkı sağlandığını ve bu şekilde işletmelerin daha fazla gelir elde ettiğinin tartışılmaz olduğunu, ilgili kataloğun okuyuculara ücretsiz dağıtılması ihtimalinde bile davacıya karşı yapılan maddi ve manevi hak ihlalini yasal hale getirmediğini, davacının zararını ortadan kaldırmadığını, ...’da kiracı olarak yer alan ...’a ait işletmenin, katalogta yer alan ve davacıya ait olan eserle birlikte kazancının arttığını,

sonuç olarak davalı ...’ın da tıpkı diğer davalılar gibi davacının eser sahipliğinden doğan haklarını ihlal etmede kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacıya ait görselin eser niteliğinde olduğunu, zira davacının eseri ilk defa kendisine ait sosyal medya platformunda ve yine kendisinin kontrolünde olan mecralarda yayınladığını, davalının söz konusu görselin herkesin meydana getirebileceği nitelikte olduğuna dair iddiasının dayanaksız olduğunu ve ispata muhtaç olduğunu,

davalı ...’ın diğer davalı ... tarafından kendisine temin edilen görsel eser sahibinin kim olduğunu ya da yayınlanan görsellerde eser sahiplerinin kimler olabileceğini araştırmadığını, davalı ...’ın katalogta davacıya ait eser görsellerini yayınlamadan önce Google görsel arama yöntemiyle yapılacak basit bir araştırmayla eserin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu anlayabilecek durumda olduğunu, ancak hiçbir araştırma yapmadan görselleri kullanmasının davacının maddi ve manevi zararlarının artmasına kusuruyla sebep olduğunu ifade ederek; davasının kabulünü talep etmiştir.

Davacı vekili Davalı ...'ın cevap dilekçesine karşı 22/10/2021 tarihli replik dilekçesinde özetle.

Davalı ... vekilinin kendisine verilen kesin süre geçtikten sonra sunduğu dilekçenin cevap dilekçesi olarak kabul edilmemesini, internette gördüğü tüm eserleri kendine mahalleden ve fakat yine de fikri haklara saygılı olduğunu iddia eden davalı ...’ın davacıya ait eserin hak sahipliğini araştırmaktan imtina etmesinin hiçbir şekilde fikri haklara saygı ve iyi niyet ilkeleri ile açıklanmasının mümkün olmadığını, davalı ...’ın davacı ile farklı alanlarda ticari faaliyette bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının yıllardır özellikle iç dekorasyon çalışmaları ile ünlü bir sanatçı olduğunu,

davacının eserleri yaratıcılığı ve kendi fikri dünyasını her hafta tasarımları bilgisayar üzerinden yaptığı 3D çizimler ile adeta gerçekmişçesine/gerçekten ayrıştırılması mümkün olmayacak şekilde somutlaştırdığını, davalı ...’ın duvar kağıtları alanında faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde davacı ile davalı ...'ın aynı benzer ticari alanlarda faaliyette bulunduğunu, tüketici gruplarına hitap ettiğini, kaldı ki davalının, davacıdan farklı alanda ticari faaliyet gösterseydi bile kendi geliştirdiğini iddia ettiği duvar kağıdını davacının eseri üzerine yerleştirmeyeceğini, davalının,

render görüntünün oluşturulmasında hiçbir çabanın gerekmediğini davacı tarafından oluşturan eserin davacının hususiyetini taşımadığını, bir programdaki bazı alternatiflerin birleşimi ile oluştuğu iddiasının yersiz olduğunu, zira davacıya ait çizimlerin eser olduğunu, deliller arasında sunulan CD kaydında da görüleceği üzere davacının sadece bir koltuk tasarımı için 3-4 saat emek harcadığını, davacı çizimlerinin bir iç mekan tasarımının bütününü kapsayacak şekilde yapılacağı düşünüldüğünde saatlerce hatta aylarca sürebileceğini, ayrıca davacı çizimleri sırasında iddia edildiği şekilde hiçbir alternatif yöntem sunulmadığını,

davacının çizim yapacağı her ürün için çizim tekniğini baştan seçtiğini ve zihninde tasarladığı modeli çizimler ile 3D bilgisayar ortamında somutlaştığını, davacının 3D çizimlerin yağlı boya tablodan veya heykelden farkı olmadığını, davalının cevap dilekçesinde yer alan görseller ve iç mekan tasarımlarına ilişkin eserlerin meydana getirilmesini basitleştirmek amaçlı örnek olarak sunulan görseller ve linklerin konuyla alakası olmadığını, davalının, davacıya ait eser görüntülerinin .... adlı iç mekan tasarımları ile tanınan firmalar tarafından kullanıldığını ve eser vasfını yitirdiğine dair açıklamalarının yersiz olduğunu,

zira bu firmaların davalının aksine, kişilerin fikri mülkiyet haklarını ihlal etmeme hususunda son derece titiz davrandığını ve faaliyetlerini bu şekilde yürüttüğünü, bu sebeple firmalar davacıya ait eseri kullandıkları gönderilerde davacıyı etiketlemeden bir ad belirtmeden çalışmaları hiçbir şekilde kullanmadığını, aşırma veya haksız kazanç peşine düşmediğini, davalının cevap dilekçesinde davacının ürününü itibarsızlaştırmak, davacının eserlerinin başka yerlerden alıntılamak suretiyle vücuda getirildiği yönündeki haksız ve hukuksuz iddiaları kapsamında yer verdiği görselin davacının itirazı sonrasında yayından kaldırıldığını,

davacının çalışmalarını sosyal medyada davacının izni ve davacının eser sahibi olarak adının belirtilerek sıklıkla kullanılması ya da kimi bazı kişiler tarafından haksız şekilde kullanılmasının davacının meşru haklarını kaldırmayacağı gibi davalı ya da davacı mesailerini izin almadan kullanma hakkını vermediğini, davacının fikri haklarını ihlal eden kişileri iyi niyetli olarak uyardığını ve taleplerinin karşılık bulması halinde yasal haklarını kullanmadığını,

ancak davalıya çekilen ihtarname sonucunda talepleri karşılanmadığından dolayı davacının tüm iyi niyetli girişimleri karşısında davalıların tutumu sonucunda huzurdaki davayı ikame etmek zorunda kaldığını, davalının web sitesi ve Instagram sayfasında basılı ve online dergilerde davacıya ait eserin izinsiz şekilde kullanıldığının sabit olduğunu, esere ilişkin görselleri gören kişilerin söz konusu eserin davalı ...’a ait olduğunu düşüneceğini, davalının, davacının çizimleri sayesinde duvar kağıdı satışında ciddi kazanç elde ettiğini,

davalının eseri paylaştığı mecralarda eserin davacıya ait olduğunu belirtmemesi bir yana eserdeki bazı detayları değiştirmesinin davacının eserlerini tanıyan ve davacıyı takip eden tüketicileri de kötü niyetli olarak yanılttığını, davalının, hakkın tükenmesi kavramının ardına sığınmasının da davalının kötü niyetli olduğunun kanıtı olduğunu, eserin kamuya arz şeklini belirlemek bir kere kullanılacak hak olsa da eserin işlenmek suretiyle yeniden kamuya arzına eser sahibinin her zaman müdahale edebileceğini, davacının 3D tasarımlarının güzel sanat eseri olduğunu, eserin yegane sahibinin davacı olduğunu ifade ederek;

davacının umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men, işleme, çoğaltma ve yayma hakları ile umuma iletim haklarının ihlal edildiğini ifade ederek davanın kabulünü talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Şirketi vekili 16/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, .... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalı ...’ın ... Aş ile iletişime geçerek röportaj yapmak istediğini ve söyleşi tamamlandıktan sonra dergide yer alan görsellerin diğer davalı ... tarafından mail yoluyla ... ... dergisi ilgili kişisine iletildiğini, görsel seçiminde müvekkili ...

AŞ’nin herhangi bir etkisinin olmadığını, derginin sorumlu yazı işleri müdürünün kontrol yetkisinin suç oluşturan görselleri kontrol etmek üzerine olduğunu ve bunları tek tek inceleyip duvar kağıdına fon oluşturan çizimin nereden alındığını incelemesi gibi bir durumun ihtimaller dahilinde olmadığını, görselde sergilenmesi amaçlananın tasarımın ...’a ait olan duvar kağıdı olduğunu, fon olarak kullanılan çizim ve benzerlerinin halihazırda pek çok internet sitesinde mevcut bulunduğunu,

derginin yazı işleri müdürünün bunun normalde olması gereken koşullarda bir fikri hakkı ihlal ettiğini düşünmesini beklemenin hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun olmadığını, davacının ihtarnamesine cevaben sunulan ihtarnamede davalı ... AŞ’nin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, röportajda fotoğrafların ... tarafından temin edildiğini ve iddia edilen değişikliğin muhatabının ...

AŞ olmadığı hususlarının bildirildiğini, dava konusu görselin iddia edilen iç mekan tasarımı renderın eser niteliğinde olmadığını, bu nedenle FSEK kapsamında korumaya sahip olamayacağını, zira fikirlerin tek başına eser olarak korunmadığını, bir ürünün eser koruması için FSEK’te sayılan eser gruplarından birine dahil olunması ve sahibinin hususiyetini taşıması,

tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir somut olması gerektiğini, davacı tarafından hak iddia edilen görselin neredeyse aynısının ve oldukça benzerlerinin, davacı tarafından Instagram üzerinde ilk kez paylaştığını belirttiği tarihten çok daha önce internet ortamında özellikle ... gibi yeniden paylaşıma teşvik eden uygulamalar üzerinde isim belirtilmeksizin farklı kişilerce defalarca paylaşılan bir görsel olduğunu, davalı ...

AŞ’nin rutin ve mutat gerekli kontrolleri yaparak ilgili görselleri diğer davalı ...’dan temin ettiğini ve sonuç olarak davalı ... Aş’nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ifade ederek; davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 27/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açılmadığını, davacının üzerinde hak iddia ettiği görselin FSEK kapsamında gerekli olan şartları taşımadığını, davacının üzerinde hak iddia ettiği görselin eser olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, zira başka kaynaklardan alınarak zihinsel bir çaba gerektirmeksizin oluşturulan dava konusu görselin sahibinin hususiyetini taşımadığını,

FSEK m.70 hükmüne göre mali ve manevi hakların ihlal edilmesi halinde açılabilecek olan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından kusur şartının aranması gerektiğini, benzer şekilde haksız rekabete uğrayan kişinin haksız rekabetten kaynaklanan zararlarını talep edebilmesi için haksız rekabet fiilini işleyenin kusurunun ve zarar ile kusuru arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, ancak söz konusu dava bakımından davalı ...’ın davaya konu görselin kullanımı ile ilgili herhangi bir şekilde kusurunun bulunmadığını,

katalog içeriğindeki yazı ve görsellerin oluşturulmasında veya değiştirilmesine ilişkin ne davalı ... ne de adına hareket ettiği ...’un herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, ...’da yer alan markaların veya mağazaların yetkililerince katalogda yer alması için üretilen içeriklerin fikri ve sınai haklarına ilişkin bilgi sahibi olması ya da bu hususta araştırma yapılmasının davalı müvekkilden beklenmesinin mümkün olmadığını, bu anlamda davalı ...’ın bilgi sahibi olmadığını ve bu konuda iyi niyetli olduğunu ifade ederek; davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 05/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ....

Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının dava dışı ve kendisinin ortağı bulunmadığı şirkete bağlı olarak çalışan konumunda olduğunu, FSEK m.18 hükmü uyarınca davaya mesnet görsel üzerindeki varsa hakların davacı çalıştıran kişi veya kuruluş tarafından kullanılması gerektiğini, internette yapılan araştırmada davacının kendi beyanı ile başka bir şirkete bağlı çalıştığını ifade ettiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını,

davalı ...’ın duvar kağıdı tasarımı ile iştigal eden kendi alanında ülkemizin tanınan ve saygın tasarımcılarından biri olduğunu, davalı ...’ın eserlerini meydana getirirken dünyanın farklı yerlerine yaptığı keşif yolculuklarından ve gözlemlediği farklı kültürlerden ilham aldığını, davalının yurtiçi ve yurtdışında popüler olan kendi alanı ile ilgili yayınlara sık sık röportajlar verdiğini ve bu yayınlarda hakkında haber yapıldığını ve televizyon programlarına davet edildiğini, bu anlamda özgün fikri ürün ve hizmetleri üreten, üçüncü kişilerin fikri haklarına son derece saygılı bir tasarımcı olduğunu,

dava konusu görselin eser niteliğinin bulunmadığını, dava konusu görselin eser niteliği bulunsa bile davalı ...’ın davacının mali ve manevi haklarını ihlal etmediğini, zira dava konusu görsel üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunmadığını, dava konusu görselin davalı diğer davalı dergide yer almasının ihlal kapsamında bir kullanım olmadığını, adil kullanım kapsamında olduğunu ve ticari amaçlı olmadığını, müvekkilinin iştigal alanının duvar kağıtları olduğu,

bu nedenle davacının üzerinde hak iddia ettiği görsel üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunmadığını ve bu görseli hiçbir şekilde ticarileştirmediğini, tasarım ekibi tarafından sadece yüksek duvarlı bir iç mekanda davalı ...’a ait olan duvar kağıdının nasıl göründüğü hakkında fikir vermek amacıyla internette isim belirtmeksizin serbestçe dolaşan davaya mesnet görsel üzerinde gösterilmesinin nedeninin, görselin başarısı veya tanınırlığının değil, internet ortamında serbestçe dolaşan bir görsel olması ve duvar kağıdını ön plana çıkaracak şekilde yüksek tabanlı bir iç mekan görseli içermesi sebebiyle olduğunu,

dergide yer alan içeriğin reklam veya tanıtım olmadığını, sadece bir haber olduğunu, bu anlamda ticari bir alışveriş veya kazancın söz konusu olmadığını, davacının davaya mesnet gösterdiği ve üzerinde hak iddia ettiği görsellerin eser niteliğinde olmadığını, sektörde render olarak belirtilen çeşitli bilgisayar programları kullanılarak oluşturulan, oluşturulurken kişinin kendi tasarlamadığı,

program vasıtasıyla kendisine önerilen işte dekorasyon elemanlarının bir araya getirilmesinden ibaret olan görüntünün oluşturulmasında kişinin hiçbir şeyi tasarlamadığını, sadece programı kullananların programda yer alan elemanları bir araya getirdiğini, bu nedenle hususiyet bulunmadığını, zira ... üzerinde ve çeşitli internet platformlarında bahse konu 3D render programlarını kullanarak nasıl herkesin çok kısa sürede bu görselleri meydana getirebileceğinin anlatıldığını, bu kapsamda davaya mesnet ürünün eğitimi olmayan kişilerce çok hızlı bir şekilde hiçbir hususiyeti özel bilgi gerektirmeden kolaylıkla oluşturulduğunu,

dolayısıyla hususiyet barındırmadığını, davaya konu görsellerin ve benzerlerinin dekorasyon fikirleri kapsamında piyasada var olan ürünleri içerecek şekilde ... ve benzeri onlarca mecralarda veya basılı dergilerde sıklıkla paylaşıldığını, davacının üzerinde hak iddia ettiği görsellerde yer alan ürünlere tıklandığında söz konusu ürünlerin tasarım haklarının farklı firmalara ait olan ürünler olduğunun anlaşıldığını, bu hususlar dikkate alındığında, davaya konu görselde davacının hususiyetinin bulunmadığını,

bir an için kabul anlamına gelmemek üzere davacının dava konusu görselde hususiyetin olduğu düşünülse dahi bunun çok düşük düzeyde olduğunu ve görsele eser vasfını kazandıracak mahiyette olmadığını, davaya mesnet render görsellerinin davacının hususiyetini taşımayan estetik değeri bulunmayan görseller olduğunu ve fikir mahiyetini aşmayacak düzeyde olduğunu, intihal eyleminin bulunması için ortada bir eserin bulunması gerektiğini, ancak davacı ürününün eser olmadığını, ayrıca işleme eserin mevcut bir eserden faydalanmak suretiyle meydana getirildiğini, aynı türden fikir ve sanat mahsulleri söz konusuysa işlemeden bahsedilemeyeceğini,

dava konusu tasarımların davacıya ait grafik eserle aynı türden fikir ve sanat mahsulü olduğundan işleme eser olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki işleme eser olsa bile davalı ...’ın bu işlemeyi ticaret mevkiine koymadığını ve bundan ticari fayda sağlamadığını, dava konusu edilen kullanımın, eserin ihlali, eserden faydalanma, ticari gelir elde etme ve eser üzerinde hak sahipliği iddiasına dayanan bir kullanım olmadığını ve tarafların farklı sektörde olduğunu,

bu nedenle dava konusu edilen kullanım neticesinde davacının üzerinde hak iddia ettiği görselin değeri üzerinde bir azalma veya zararın söz konusu olmaması nedeni ile adil kullanım olduğunu, davaya konu görselin bir an için eser olduğu kabul edilse bile davacının eseri serbest kullanıma açtığını, sosyal medyadaki serbest dolaşımlarda davacının isminden ve hak sahipliğinden bahsedilmediğini, bu anlamda dava konusu görselin anonim hale geldiğini, dava konusu görselin eser olduğu kabul edilse bile yayma hakkı bakımından tükenme ilkesinin söz konusu olduğunu,

davalı ...’ın her ne kadar hukuka aykırı bir eylemde bulunmamış olsa bile davacının ihtarnamesi üzerine söz konusu görselleri sosyal medya sitelerinden kaldırmış olduğunu, ayrıca görselin ticarete konu edilmemiş olduğunu ve ekonomik bir kazanç elde edilmediğini, buna rağmen davacının iş bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu ifade ederek; davanın reddini talep etmiştir.

DÜPLİK

Davalı ... vekili 02/11/2021 tarihli düplik dilekçesinde özetle.

Davalı ...’ın hiçbir şekilde bir kötüye kullanma veya ahlaka aykırı yapılan davranışının söz konusu olmadığını, bu sebeple haksız rekabetin mevcut olmadığını, davalının davaya konu görsel ile ticari menfaat elde etmediğini ve bu görsel üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunmadığını, bu bakımdan davaya konu görselin kullanımının davalı ... bakımından kötüye kullanım yahut ahlaka aykırı davranış teşkil etmediğini, davalı ...’ın kusurunun bulunmaması sebebiyle haksız rekabetten doğan zararların tazmini talebinin reddedilmesi gerektiğini, ayrıca FSEK m.70 hükmünün uygulanabilmesi için kusur şartının arandığını,

ancak davalı ...’ın hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığını, zira davalının katalogda yer alan görseller bakımından gerçek eser sahibini araştırma gibi bir yükümlülüğün bulunmadığını, böyle bir beklentinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davalı ...’ın araştırma yükümlülüğü olmasa da davacının Google görsel arama yöntemi ile yapılacak basit bir araştırma ile görsel sahibinin bulunabileceği iddiası üzerine yapılan araştırmada davacının hak sahipliğine işaret eden bir sonuca rastlanmadığını, bu sebeple davalı ...'a kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını,

davacı tecavüzün men ve ref'ini talep etse de bu taleplerin davalı ... bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını, zira davalı tarafından tecavüze uğratılan bir hak olmadığını, dava konusu görselin yer aldığı kataloğun dağıtımının sınırlı bir şekilde yapıldığını, davacının ihtarı üzerine dağıtımının durdurulduğunu ve ilgili web sitesinden kaldırıldığını, bu doğrultuda davacının men ve ref taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu eserlerin yer aldığı kataloğun sadece ... mağazaları ve bu mağazaların çalışanları ile paylaşıldığını, buna dair kişi listesinin mahkemeye sunulduğunu,

bu bakımdan davacı tarafın kataloğun on binlerce kişi tarafından okunduğu ve bu kişilerin dava konusu görselin diğer davalı ...’a ait olduğunu sandıkları yönündeki iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu görselin eser niteliğine sahip olmadığını ve görselde yer alan objelerin üçüncü kişiler tarafından tasarlanan ve halihazırda sosyal medya ve internet gibi mecralarda bulunan görsellere benzer nitelikte olduğunu, dolayısıyla davacının dava konusu görselin eser olduğunu ispatla mükellef olduğunu ifade ederek; davanın reddini talep etmiştir

Davalı ... vekili 08/11/2021 tarihli düplik dilekçesinde özetle.

Cevap dilekçesinin süresinde sunulduğunu ifade ederek, davacının cevaba cevap dilekçesindeki talebinin dikkate alınmamasını, davacının zaten var olan tasarımları 3D programda bir araya getirdiğini, davacının yaptığı faaliyetin bir tasarım faaliyeti değil yazılımdan kaynaklanan bir teknik faaliyet olduğunu, davacının iç mekan tasarımı yapmadığından başkasının mekan tasarımı üzerinde hak iddia etmesinde bir mantığın olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğu ve aynı müşteri kitlesine hitap etmediğini, davalı ...’ın duvar kağıdı almak isteyen kimselere, davacının ise işlerini ticarileştiren ...

Mobilya olduğu için bir mobilya almak isteyenlere hitap ettiğini, davaya konu görselin eser niteliğinin bulunmadığını, zira bu görselin yaratılmasında bir çaba gerektirmediğini, davacının yaptığı işin tasarım faaliyeti olmadığını, sadece yazılımın önerdiği şekilde dekorasyon ve mobilya elemanlarını bir araya getirmekten ibaret olduğunu, bir iç mekan görüntüsüne hususiyet kazandıracak olanın onun fotoğraf gibi canlı gösterilmesine ilişkin yazılım tekniğinin değil o görüntü içindeki iç mekan tasarımı olduğunu,

dolayısıyla davacının esasen tasarım faaliyeti gerçekleştirmediğini ve ortaya konan görselleri mevcut yazılım programlarının kullanılmasıyla herkesçe ortaya konulabilecek eser niteliği olmayan görseller olduğunu, “... “ve “...” dahil birçok firma ve kişi davacının üzerinde hak iddia ettiği görseli kullandığını davaya mesnet iç mekan görselinin yaygın şekilde internette isim belirtilmeksizin serbestçe dolaştığını, davalı ...’ın kötü niyetli olması için internette serbestçe dolaşan bu görsele ilişkin davacının eser sahipliğinden haberdar olması ve buna rağmen kullanımda bulunması gerektiğini,

davalı ...’ın değil bilakis davacının kötü niyetli olduğunu, zira internette serbestçe dolaşan görsel için ihtarname ile davalıdan 100.000,00 TL talep ettiğini, ihtarname üzerine davalının görseli ilgili yerlerden kaldırmasına rağmen işbu davanın açıldığını, eser sahibinden kaynaklan tüm haklar bakımından olmasa da yayma hakkı bakımından tükenme ilkesinin söz konusu olduğunu ve davacının eğer varsa bu hakkının tükendiğini, davalının satışa konu ettiği ürünün duvar kağıdı olduğunu, bu sebeple de dava konusu görselin kullanılmasından haksız bir ticari kazanç elde etmediğini,

çünkü duvar kağıdının satışa konu olması nedeniyle buradaki iç mekanın davacının tasarımı veya herhangi başka bir tasarım olmasının fark etmediğini, ayrıca davalının, davaya konu edilen görselde yer alan duvar kağıdından bir adet bile satış yapmadığını, satış yapmış olsa bile müşterilerin duvar kağıdını değil iç mekan görselini satın aldığını zannetmesinin mümkün olmadığını veya bu duvar kağıdını almayacakken iç mekan görselini beğendiği için duvar kağıdını almasının akıl ve mantıkla bağdaşmadığını,

internet ortamında ilham verme amaçlı iç mekan görsellerinin paylaşımının yaygın olduğunu ve görsellerin internet ortamında isimsiz olarak defalarca ve kontrolsüz olarak paylaşıldığını, bu anlamda eserin aynı işi yapan rakipler tarafından taklit edilmesi ve ticari amaçla kullanılması ile ... gibi yeniden dolaşıma teşvik eden siteler üzerinde ilham verme amaçlı paylaşılması veya isimsiz paylaşımdan alınarak başka bir ürünün sunumunda satışa konu edilmeksizin yer alması arasında fark olduğunu, davalı ...’ın kullanımının adil kullanım olduğunu, davalının ticari menfaatinin bulunmadığını,

davacının zararını ve zarar ile kullanım arasındaki illiyet bağını ispat edemediğini, ayrıca davacının suç duyurusunun haklı bulunmayarak şikayete ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini ifade ederek; davanın reddini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklı; Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Haklara Tecavüz - 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklı; Haksız Rekabet iddialarına dayalı hukuki korunma istemlerine yöneliktir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın. Davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davayı görmeye mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalılarca ileri sürülen zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı, davaya konu duvar dekorasyonu görünümlü 3D çizimin eser vasfının bulunup bulunmadığı, davacının eser sahibi sıfatının bulunup bulunmadığı,

davacıya ait olduğu iddia edilen duvar dekorasyonu görünümlü 3D çizim üzerinde değişiklik yapılarak davalı şirkete ait ... dergisinin Ağustos 2020 sayısında, davalı ... ...'e ait sanal ortamlarda ve davalı ...'a ait "...." sanal katalogta yayınlanması eylemlerinin, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı mali-manevi hakları ihlal mahiyetinde olup olmadığı, davacı aleyhine haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, buna bağlı olarak; eser sahipliğinden kaynaklı işleme, yayma, çoğaltma, umuma iletim, adın belirtilmesi,

eserde değişiklik yapılmasını men haklarının ihlal edildiği ve davalılar eylemlerinin davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu hususlarının tespiti, tecavüz eylemlerinin men ve ref'i, ihlal oluşturan eylemlerin durdurulması, belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ve hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemeleri yapılmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, ihtarnameler, katalog, özel veya teknik hususlarda tespitler barındıran bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre;

İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; telif tazminatı istemi bakımından belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunduğu (....) anlaşıldığından, bu hususta ileri sürülen dava şartı noksanlığı isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacının yerleşim yeri adresinin ...... ili olduğunun dava dilekçesine ekli vekaletname içeriğinden anlaşıldığından, 5846 sayılı FSEK m.66/5 hükmü uyarınca ileri sürülen yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.

5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca varsayımsal bedel veya telif tazminatı talebi, farazi sözleşme ilişkisine dayandırıldığından, TBK'nın 146 vd. maddeleri uyarınca bu istemin 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun ...'ın yerleşik hale gelmiş uygulamaları gereği olduğu (....), davacı tarafın manevi tazminat istemi bakımından ise uygulanması gereken 6098 sayılı TBK m.72/1 hükmü uyarınca, davaya konu ihlal iddiaları ile dava tarihi arasında 2 yılı aşkın süre bulunmadığı ve isnat edilen eylemlerin 5846 sayılı FSEK m.71 hükmü uyarınca suç vasfı da dikkate alınarak 6098 sayılı TBK m.72/1 son cümle ve 5237 sayılı TCK m.66/1-e hükümleri uyarınca ceza zamanaşımı süresi içinde kaldığı tespit edildiğinden, zamanaşımı def'ilerinin reddine karar verilmiştir.

Dava konusu fikri ürün, üç boyutlu görsel iç mekan tasarımı olarak nitelendirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda davacı tasarımında yer alan öğelerin bir araya getirilişinin, malzemelerin bütünsel tasarım olarak estetik amaçlı sunumunun belli bir fikri çaba ve emeğin ürünü olduğu, bu anlamda sahibinin hususiyetini taşıdığı ve bu tasarımın aynı zamanda göze hitap etmesi nedeniyle de estetik bir değere sahip olduğu,

söz konusu iç mekan tasarımının göze hitap etmesi için ortaya konan çabanın bir sonucu olarak oluşan kompozisyonelliğin bütün olarak değerlendirileceği, iç mekan tasarımının yapısı gereği mevcutta olan nesneler ile de bir bütün oluşturularak yapılabileceği, böylelikle ortaya çıkan bir iç mekan tasarımı özgün olabileceği gibi, estetik değere de sahip olabileceği, bu eklektik yapısı ile de özgün ve estetik değere sahip iç mekan tasarımlarının ortaya çıkabileceği, davaya konu iç mekan tasarımına ilişkin görselin, kendisini alımlayanlar karşısında değişik duygular ve hazları uyandırma yetisi ile estetik değeri haiz olduğu,

standart bir iç mekanın görseli olmadığı, yani sadece kullanım gereklerine cevap veren bir iç mekan olarak görülemeyeceği, burada kullanım gereklerinin ötesinde tasarımcının zihninde canlanan konsept ile başka düşüncelerinin aktarıldığı, özetle davaya konu söz konusu iç mekan tasarımında yer alan nesnelerin her biri yazılım içerisinde bulunan nesneler olsa da bu nesnelerin her birinin tasarımcının iradesi ve yaratıcı gücü ile seçilip bu şekilde görsel bir sunum yaratacak biçimde bir araya getirilmesinde rastlantısallık değil fikri bir çabanın ve emeğin ürünü olduğu, sahibinin hususiyetini taşıdığı,

tasavvura elverişli ve üçüncü kişiler tarafından algılanabilir olduğu kanaatine varıldığından ilgili görselin 5846 sayılı Kanun m.2 anlamında "güzel sanat eseri" olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının ... (...) adresinde 12.11.2018 tarihinde paylaşıldığına dair dava dilekçesinde yer alan beyanın bilirkişi heyeti vasıtasıyla kontrolü gerçekleştirildiğinde, ilgili tarihte söz konusu eser görselinin davacı tarafından paylaşıldığı tespit edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan deliller incelendiğinde ise; davacının görseli ile aynı olan ve davacının paylaşımından daha önce tarihli bir paylaşıma denk gelinmemiştir.

FSEK m.11 hükmüne göre, yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış ... adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.

Yukarıda yer alan hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, dava konusu eserin davacının eser sahibi olduğu belirtilerek 2018 tarihinde yayınlanması ve davalı delillerinde bunun aksini kanıtlayan bir delilin bulunmaması nedeniyle davacının dava konusu görsel üzerinde eser sahipliğinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Davalı ... vekili her ne kadar FSEK m.18 hükmü uyarınca dava konusu eser üzerinde davacının değil, çalışan olarak bulunduğu dava dışı şirketin mali hakları kullanma ehliyetini haiz olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ileri sürmüşse de söz konusu argümana itibar edilmemiştir. Şöyle ki. FSEK m.18/2 hükmü uyarınca.

Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.

Somut olayda; davaya konu eserin davacının çalıştığı işyerinde işini görürken meydana getirdiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca; davacı ve dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan 19/10/2021 tarihli eser sahipliği tutanağına göre; dava konusu eserin davacı tarafından ve iş ilişkisi kapsamı dışında meydana getirildiği kayıt altına alınmıştır. Buna göre; dava konusu eser sahipliğinden kaynaklı mali hakları kullanma ehliyetinin davacıda olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Dava konusu eserin, davacının izni olmaksızın ..., ... dergilerine ve internet ortamına (davalı ...’ın ... ve web adresine) konulduğu müşahede edilmiştir.

Söz konusu eserin davalı ... tarafından kendisine ait ... hesabı ve web sitesinde paylaşıldığı, "..." dergisinin davalı ...'a ait olup, söz konusu dergide davalı ...'ın talebi üzerine bu eser görseline yer verildiği, ... dergisinin diğer davalı ... şirketine ait olup söz konusu dergide davalı ...'ın talebi üzerine bu eser görseline yer verildiği, davalıların söz konusu eylemleri nedeniyle müteselsil sorumluluklarının bulunduğu,

davalıların müteselsil sorumlu oldukları nazara alındığında, davalılar ... şirketi ve ... vekillerinin, müvekkillerinin isnat edilen eylemlerden kaynaklı olarak kusurlarının bulunmadığına ilişkin argümanlarının davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, bu hususun müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkide rücu mekanizması bakımından önemi haiz olduğu kanaatine varılmıştır.

Buna göre; dava konusu eser, davacının izni olmaksızın ..., ... dergilerine ve internet ortamına (davalı ...’ın ... adresine ve web adresine) konulduğundan davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği, bu çoğaltılmış eser ... ve ... dergilerinde yayınlandığı için davacının yayma hakkının ihlal edildiği, davacının izni olmaksızın internet sitesinde yayınlanmış olduğundan davacının umuma iletim hakkının ihlal edildiği, davalılar tarafından eserin kullanımı sırasında davacı, eser sahibi olarak belirtilmediğinden, davacının adının belirtilmesi hakkının ihlal edildiği,

davacının eserine, duvar kağıdının eklenmesi ve davacıya ait eserin sadece belirli bir bölümünün kesilmesi, davacının da bu değişikliklere muvafakati olmadığı dikkate alındığında davacının eserinde değişiklik yapılmasını men hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.

Davalıların, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı mali-manevi hakları ihlal eylemleri, aynı zamanda 6102 sayılı TTK m.54 vd hükümlere göre haksız rekabet de teşkil etmektedir.

Davalı ... vekili her ne kadar isnat edilen eylemlerin adil kullanım ve hukuka uygun kullanım kapsamında kaldığını ileri sürmüşse de söz konusu argümana itibar edilmemiştir.

Somut olayda, davacıya ait eserin, davalı tarafından kullanılması, davalı tarafından yapılan kullanımın haber niteliği taşımadığı, taşısa dahi davacıya ait görüntü ile davalı tarafından yapılan paylaşım arasında doğrudan bağlantının bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının eyleminin FSEK m.37 kapsamında değerlendirilemeyeceği, telif haklarına dair yasal düzenlemeleri içeren Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda özellikle adil kullanım hakkı ve bu hakkın unsurlarına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, eser sahipliğinden doğan hakların sınırlandırılması hususlarının FSEK m.30-47 arasında düzenlendiği,

Anglosakson hukukundan farklı olarak Türk hukukunda adil kullanım hususunun açıkça kanunda düzenlenmiş olmadığı, Türk hukukunda kişisel ve eğitim-öğretim amaçlı kullanımların bu kapsamda değerlendirildiği, davalı eylemlerinin FSEK kapsamında yer alan bu sınırlamalar kapsamında olmadığı, zira davalı ...'ın mesleki ve ticari faaliyetleri kapsamında dava konusu eseri gerek kendisine ait ... hesabı ve web sitesi ile diğer davalılara ait dergilerde kullandığı kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yer verilen tespitler doğrultusunda; davalılar eylemlerinin davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi hakları ihlal ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, ihlal eylemlerinin men ve ref'ine, ihlal oluşturan kullanımların durdurulmasına, karar verilmiştir.

Davacı yan, davalılara isnat edilen eylemlerden kaynaklı olarak telif tazminatı isteminde bulunmuştur. .... 'nun 20.03.2002 tarih .... sayılı kararında belirtildiği üzere; varsayımsal sözleşme bedelinin tespitinde eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi subjektif; eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir.

Dava konusu haksız eylemin ilk tarihi Ağustos 2020 tarihinde gerçekleşmişse de söz konusu eylemlerin davacının davalılara çekmiş olduğu ihtarname tarihi itibariyle devam ettiği, ihtarnamelerin muhataplarına ulaşmasını müteakiben isnat edilen eylemlerin kaldırıldığına yönelik cevabi ihtarname yazıları da dikkate alındığında 2021 yılı içinde de haksız eylemlerin devam ettiği, davacı vekilinin 2020 yılı verilerine göre değil 2021 yılı verilerine göre telif tazminatı isteminin hesaplanması isteminde bulunduğu,

bir haksız eylem daha önceki tarihten itibaren başlamış olsa da hak sahibinin daha sonraki bir tarihte devam eden haksız eylemi mesnet alarak tazminat isteminde bulunmuş olmasında yasaklayıcı bir norm bulunmadığı, buna göre; davacı vekilinin 2021 yılı verilerine göre telif tazminatı isteminde bulunduğu hususu dikkate alınarak, 2021 yılı verilerine göre davacı vekilinin, davalılardan talep edebileceği telif tazminatı miktarı belirlenmiştir.

Buna göre; mahkememize ibraz edilen 05/07/2023 tarihli içinde iç mimar, güzel sanatlar, iç mekan proje, çizim, detay konularında uzmanlığı bulunan bilirkişi heyetinin tanzim ettiği ek bilirkişi raporunda detaylandırıldığı üzere, ....

En Az Ücret Bedelleri Hesaplama Esasları'na göre; standart bir iç mekan tasarım ve uygulama süreci dikkate alındığında, 2021 yılı verilerine göre standart bir "render" bedelinin 10.000,00 TL olduğu, renderin bir görselleştirme ve hizmet olduğu, estetik değeri, tasarımcı/sanatçının tanınırlığı gibi konular bu niteliğin maddi boyutunun belirlenmesinde önemli rol oynadığı,

iç mekan tasarımı özelinde değerlendirme yapıldığında dava dosyası kapsamında sunulan deliller ışığında söz konusu tasarımcının tanınırlığı (... hesabında 100.000'i aşkın takipçinin bulunduğu), işin niteliği, eserin estetik değeri ele alındığında benzer minvaldeki bir tasarımcının asgari bir ücret tarifesinin üzerinde bu hizmeti vereceğinin aşikar olduğu,

bu durumda, davaya konu eserin varsayımsal sözleşme bedelinin 15.000,00 TL olarak belirlenmesinin somut olayın oluşuna uygun düştüğü, FSEK m.68 hükmü uyarınca söz konusu bedelin üç katı olarak davacı yanın 45.000,00 TL telif tazminatı isteminde bulunabileceği, ancak davacı yanın talebini 18.861,21 TL olarak belirlediği dikkate alındığında, taleple bağlılık ilkesi uyarınca 18.861,21 TL telif tazminatının 29/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Davacı yan, davalılara isnat edilen eylemlerden kaynaklı olarak manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dava konusu görsellerin niteliği, eser sahibince yapılan katkı, estetik görünümü, eserin beğeni ölçüsü, nitelik ve niceliği, davacının ihlal edilen manevi haklarının türleri, yoğunluğu ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde düzenlenen hak ve nesafet ilkesi de dikkate alınarak; 20.000,00 TL manevi tazminatın 29/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Davacı vekilinin hükmün ilanı isteminde hukuki yararı bulunduğundan; karar kesinleştiğinde masrafı davalılara ait olmak kaydıyla hükmün, ihlal eyleminin gerçekleştirildiği dergilerde tecavüz eyleminin gerçekleştirildiği sayfa ve boyutta ve ayrıca Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilan edilmesine, karar verilmiştir.

Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

Davalılar eylemlerinin davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi hakları ihlal ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, ihlal eylemlerinin MEN ve REF'İNE, ihlal oluşturan kullanımların DURDURULMASINA,

18.861,21 TL telif tazminatının 29/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

20.000,00 TL manevi tazminatın 29/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

Karar kesinleştiğinde masrafı davalılara ait olmak kaydıyla hükmün ihlal eyleminin gerçekleştirildiği dergilerde tecavüz eyleminin gerçekleştirildiği sayfa ve boyutta ve ayrıca Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde İLAN EDİLMESİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.082,21 TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama ile alınan 894,71 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 2.187,50 TL harcın müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacının eser sahipliğinden kaynaklı mali-manevi haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, durdurulması, hükmün ilanı istemleri bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4- Davacı telif tazminatı istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 18.861,21 TL vekalet ücretinin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı manevi tazminat istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısma ilişkin olarak, karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükümleri gereği hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Manevi tazminat isteminin kısmen reddi bakımından davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Davanın kabul ret oranının para alacaklarının yanı sıra para alacağına tabi olmayan asli istemlerin de eldeki uyuşmazlığın konusu olduğu anlaşıldığından takdiren 3/4 olarak kabul edilmesine,

8-Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin ve tamamlama ile yatırdığı 894,71 TL harcın tamamının müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 46,90 TL vekalet harcı, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 5.750,00 TL bilirkişi ücreti, 867,20 TL posta, tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 6.768,82 TL yargılama giderinin 3/4'ü olan 5.076,62 TL'nin müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 1.692,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 34,10 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/4'ü olan 8,53 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine, bakiye 25,57 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,

11-Davalı ... tarafından yapılan 20,00 TL vekalet harcına ilişkin yargılama giderinin 1/4'ü olan 5,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye 15,00 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,

12-Davalı ... tarafından yapılan 8,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/4'ü olan 2,13 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye 6,37 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,

13-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00 TL'nin 3/4'ü olan 1.020,00 TL'nin müteselsilen davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

14-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00 TL'nin 1/4'ü olan 340,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

15-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/01/2024

Katip ... E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/206, K. 2024/10, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 19/08/2021
  5. Karar Tarihi : 10/01/2024
  6. Yazım Tarihi : 15/01/2024
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Dava
  9. Replik
  10. Cevap
  11. Düplik
  12. Uyuşmazlık
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/206
Karar No
2024/10
Tarih
10 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/208 K.2024/141
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/211 K.2024/57
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/213 K.2024/1
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/214 K.2024/132
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/214 K.2024/65
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/215 K.2024/51

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.