KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/333
- Karar No
- 2024/112
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/481 Esas - 2024/59
- Esas no
- 2022/481 Esas
- Karar no
- 2024/59
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı - birleşen davalı
- ....
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
5.171 kelime·26 dk okuma·12 bölüm
Av. .... DAVALI - BİRLEŞEN DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ... Av. ...
DAVA
Markanın Hükümsüzlüğü - Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
BİRLEŞEN DAVA
Kullanmama Nedeniyle Marka İptali
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 07/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Asıl Dava; Markanın Hükümsüzlüğü - Marka Hakkının İhlali - Haksız Rekabet / Birleşen Dava; Kullanmama Nedeniyle Marka İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA - BİRLEŞEN CEVAP
Davacı-birleşen davalı vekili dava, replik, birleşen cevap ve birleşen düplik dilekçelerinde özetle.
Müvekkilinin 1929 yılından bu yana nizasız ve fasılasız şarap ve üzüm suyu üretimi ve satışı ticari faaliyetini Türkiye'nin en eski ve tanınmış “...” lider markası altında gerek yurt içinde gerekse yurt dışında başarı ile sürdürdüğünü, “...” lider markasının yanısıra “.....” ve huzurdaki davaya konu “...” gibi tescilli markaların da sahibi olduğunu, bu markalardan, 32 ve 33. sınıflara giren emtialar yönünden tescilli olan ... sayılı “...” markasını da fiilen kullanmakta olduğunu,
hal bu iken karşı tarafın “...” markasını taşıyan şaraplarının çeşitli mecralarda bu meyanda sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımlarını yapmaya ve ürünü de fiilen piyasaya arz etmeye başladığının ve dahi söz konusu markayı kendi adına ... nezdinde ... sayı ile tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, halbuki taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, zira her iki markanın da birebir aynı “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, ayrıca markaların kapsamına giren emtiaların da aynı/aynı tür olduğunu, hatta bu markaların fiiliyatta taraflarca birebir aynı “şarap” emtiasında kullanılıyor olduğunu,
taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ibaresinin şarapçılık sektöründe kullanımının teknik bir zorunluluk içermediğini, karşı tarafın, müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek kadar aynı olan “...” markası altında şarap üretmesinin ve satışa arz ederek pazarlama yapmasının iyi niyetli ve basiretli bir tacir davranışı olarak değerlendirilemeyeceğini, karşı tarafın bu davranışlarının müvekkilinin öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu markasının bilinirliğinden ve itibarından haksız fayda elde etme ve haksız rekabet gayesiyle yapıldığının açık olduğunu iddia ederek,
karşı tarafın ... sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, karşı tarafın “...” markasını kullanarak müvekkilinin ... sayı ile tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve müvekkili ile haksız rekabet ettiğinin tespitini, bu kullanımların ref ve men’ini, önlenmesini ve maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiş; birleşen davadaki savunmalarında da;
kullanılmama nedeniyle iptali talep edilen ... sayılı “... ...” markasının müvekkili tarafından alkollü içeceklerde fiilen kullanıldığını, asıl dava kapsamında müvekkilinin dava dosyasına markasal kullanımları tevsik eden fatura örnekleri sunmuş olmasına ve dahi karşı tarafın, müvekkili markasını kullandığını bilmemesinin mümkün olmamasına rağmen, karşı tarafın birleşen davayı açmış olmasının kötü niyetli olduğunu, ayrıca karşı taraf asıl davada taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürdüğünden huzurdaki birleşen davayı açmasında hukuki bir yararının da bulunmadığını,
karşı tarafın birleşen davayı açmış olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunun zımnen kabul edildiği şeklinde yorumlanması gerektiğini, tarafların faaliyet gösterdikleri alkollü içkiler piyasasının özel bir denetime tabi olduğunu ve her bir şişenin izinin "bandroller" ve özel tüketim vergileri gibi düzenlemelerle sürülebildiğini, reklam ve tanıtım yasağı bulunan bu piyasada gözetim ve denetiminin son derece etkin olduğu gözetildiğinde müvekkili markasının kullanılmadığının iddia edilmesinin sadece kötü niyetle yapılmış bir iddia olabileceğini,
nitekim müvekkilinin “...” markasını “şarap” emtiasında yoğun ve ciddi bir biçimde kullanmakta olduğunun müvekkili ticari defter ve kayıtlarından, .... aylık olarak bildirilen kayıtlarından ve gerekse de .... yine aylık bildirilen ... kayıtlarından rahatlıkla anlaşılabileceğini, müvekkilinin “...” markasını alkollü içecek mevzuatı kapsamında aldığı izin dahilinde 2021 yılı Temmuz ayından başlamak üzere kullanmaya başladığını ve bu kullanımın günümüze kadar da kesintisiz sürdüğünü, huzurdaki birleşen dava 07.02.2023 tarihinde ikame edilmiş olduğundan,
müvekkilinin bu kullanımlarının da mevzuatta aranan zaman dilimine denk geldiğinin kabulünün gerektiğini, nitekim karşı tarafın asıl dava dosyasına sunmuş olduğu 07.07.2022 tarihli faturada 60 adet, 13.07.2022 tarihli faturada 70 adet, 19.09.2022 tarihli faturada da 6 adet ürünün satış tarihlerinin müvekkilinin markasal kullanımlarını gösteren faturaların düzenlenme tarihinden yaklaşık bir yıl sonra olduğunu, karşı tarafın sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımların da müvekkilinin tevsik edilen markasal kullanımlarından sonraki tarihlere denk geldiğini,
müvekkilinin birleşen davanın açıldığı tarihe kadar 165.000 adet “...” markalı ürün satışını yaptığını tevsik edebildiğini ileri sürerek, birleşen davanın bütünüyle reddini talep etmiştir.
CEVAP - BİRLEŞEN DAVA
Davalı-birleşen davacı vekili cevap, düplik, birleşen dava ve birleşen replik dilekçelerinde özetle.
Müvekkilinin butik bir firma olarak kurulduğu 1990 yılından beri Türkiye’de en iyi ve en çok saygı gören alkollü içecek ithalatçısı ve distribütörlülerinden biri olarak kabul gördüğünü, Türkiye’nin belli başlı şehirlerinde şubeleri olduğunu, katıldığı şarap buluşmaları, tadım organizasyonları ve fuarlar sayesinde şarap ve içkilerin Türkiye piyasasında başarılı olup olmayacaklarını değerlendirerek sektörün lideri üreticilerden özel olarak seçtiği ürünleri Türkiye piyasasına sunmakta olduğunu, “...” markalı ürünlerinin de Türkiye’nin en büyük market zincirlerinde uzun yıllardır satışta olduğunu,
bu ürünlerin kendine özgü nitelikleri ve tasarımı gereği büyük ilgi toplayarak kısa bir sürede müvekkilinin en çok tercih edilen ürünleri arasına girdiğini, bu ürünlerin tamamen özgün ve oldukça dikkat çekici dış ambalajlara sahip olduğunu, hal bu iken taraf markalarının ve ürünlerinin karıştırılacağının kabul edilemeyeceğini, ayrıca karşı tarafın asıl davasına mesnet aldığı ... sayılı “... ...” markasının kullanılmama nedeniyle geriye dönük olarak iptal edilmesinin gerektiğini, bu durumda mesnetsiz kalan asıl davanın da reddedileceğini, nitekim müvekkilinin asıl dava kapsamında kullanmama def’i ileri sürüyor olduğunu,
zira karşı tarafın ... sayılı markasının 31.01.2017 olan tescil tarihi üzerinden asıl davanın açıldığı tarih itibariyle 5 yıl geçmiş olmasına rağmen tescilli olduğu tüm emtialarda ve tescilli olduğu haliyle kullandığını ispat edemediğini, zira karşı tarafın fiili kullanımlarında “...” ibaresinin tüketicilerce okunmasını oldukça güçleştirecek derecede küçük puntolar ile “...” ibaresinin altına yazıldığını, bu fiili kullanım ile asıl karşı tarafın, müvekkilinin marka haklarını ihlal ediyor olduğunu,
karşı tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu birkaç adet fatura örneği ile Ekşi Sözlük kullanıcı yorumlarının marka kullanımının ciddi olması gerekliliğiyle bağdaşmadığını, ayrıca bu faturalardan karşı tarafın “... ...” markalı ürünlerinin müvekkilinin ürünlerine oranla çok daha az sayıda ve uzun aralıklarla satışa sunulduğunun anlaşılabileceğini, bu kullanımların sembolik dahi sayılabileceğini, nitekim karşı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturalardan iki tanesi dışındakilerin dava açılma tarihinden önceki üç ay içinde kesilmiş olduğunu,
dolayısıyla karşı tarafın kullandığını ispat edemediği markasına dayalı olarak açmış olduğu asıl davanın reddinin gerektiğini, zaten de taraf markalarının benzer olmadığını, tescilleri kapsamına giren ve fiilen kullanıldıkları emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özen seviyesinin de yüksek olduğunu, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, karşı tarafın markasında geçen “...” ibaresinin yer almasının taraf markalarındaki ortak unsurdan kaynaklanan benzerliğinin etkisini zayıflattığını, ayrıca da taraf markalarında ortak olarak geçen “...” ibaresinin günlük konuşma diline de yansımış olan,
İtalyanca’da “aşk” anlamına gelen, markasal hüviyette zayıf bir ibare olduğunu, nitekim ... nezdinde tescilli toplam 342 adet “...”lu markanın bulunduğunu, bu ibarenin markasal hüviyette kullanımında tekel hakkının karşı tarafa verilemeyeceğini, müvekkilinin kendine özgü tasarımları ile birlikte kullanılan “...” ibaresi ile “...” gibi ayırt edici bir ibareyi içerir karşı taraf markasının karıştırılmayacağını, ayrıca taraf ürünlerinin aynı market zincirlerinde dahi satışa sunulmadığını, karşı tarafın kötü niyet iddialarının da hiçbir mesnedi olmadığını ileri sürerek, asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davadaki iddialarında da;
karşı tarafın ... sayılı “... ...” markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş olmasına rağmen tesciline uygun olarak, tescil edildiği tüm emtialarda, yoğun ve ciddi bir biçimde kullanılmadığını, asıl davanın varlığı göz önüne alındığına müvekkilinin iş bu (birleşen) davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, birleşen davada verilen kararın geriye yürüyerek karşı tarafın ... sayılı markasının geçmişe etkili olarak iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek,
karşı tarafın ... sayılı “... ...” markasının SMK madde 9 uyarınca kullanılmama sebebiyle geçmişe dönük olarak iptaline ve ... marka sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
..... Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ... sayılı kararı ile söz konusu dava dosyası, mahkememize ait yukarıda yazılı esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiğinden, birleşen dava dosyası, dosyamız arasına alınarak yargılama birlikte yürütülmüştür.
Dava, 6769 sayılı SMK m.25, 6769 sayılı SMK m.29, m.149 ile 6102 sayılı TTK 54 vd göre açılan; markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemleri / birleşen dava; kullanmama nedeniyle marka iptali istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
I-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; Davalıya ait ... sayılı "..." ibareli marka ile davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahli karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalının ileri sürdüğü kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davalının kötü niyetli olup olmadığı, bunlara bağlı olarak söz konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
II-Marka Hakkının İhlali / Haksız Rekabet İddiaları Bakımından; Davalının, davacıya ait ... sayılı marka hakkına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerinin bulunu bulunmadığı, davalının ileri sürdüğü kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, varsa bu eylemlerin tespiti, men-i, ref'i, tecavüze konu nesnelerin toplatılması, "..." markasının bunların üzerinden silinmesi, çıkarılması, bunların mümkün olmaması halinde toplatılacak nesnelerin imha edilmesi, tecavüze konu yayınlara erişimin engellenmesi, hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı,
III-Markanın Kullanılmama Nedeniyle İptali İstemi Bakımından; Birleşen davalıya ait ... sayılı markanın tescilli olduğu emtialar bakımından geçmişe etkili olarak kullanmama nedeniyle iptali koşulunun oluşup oluşmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Asıl ve birleşen davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil belgeleri celp edilmiş, delil tespiti icrası gerçekleştirilmiş, tarafların bildirdikleri deliller celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemesi yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I-İlk olarak birleşen davada ileri sürülen davacı-birleşen davalıya ait ... sayılı markanın kullanılmadığı gerekçesi ile geçmişe etkili olarak iptal edilmesi istemi değerlendirilmiştir. Zira; söz konusu markanın geçmişe etkili olarak iptal edilmesi halinde, asıl davada ileri sürülen markanın hükümsüzlüğü, marka hakkının ihlali ve haksız rekabetten kaynaklı istemlerin yargılaması doğrudan etkilenecektir.
Birleşen davaya konu ... sayılı "... ..." ibareli markanın "32.SINIF:Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). 33.SINIF:Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." emtiaları bakımından 31/01/2017 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.
Söz konusu markanın tescil tarihi ile birleşen dava tarihi olan 07/02/2023 tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunmaktadır. Buna göre.
6769 sayılı SMK Geçici m.4, m.26/1-a, m.9, m.27/2 hükümleri uyarınca, davacı-birleşen davalının, tescilli iş bu markasını, birleşen dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde ve birleşen dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette kullanım söz konusu değilse, bunun da ötesine geçecek şekilde, tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hoşgörü süresi içinde (arada ciddi surette kullanım olmadığı ihtimalinde) ciddi surette kullandığını ispatlama yükümlülüğü altındadır.
Aksi halde; birleşen dava tarihinden önceki son 5 yılın da dışına uzanacak şekilde, hoşgörü süresinin bitimi ile birlikte söz konusu markanın kullanmama nedeniyle iptali koşulunun oluştuğu söylenebilecektir.
Davacı-birleşen davalının, iptali istenen markanın kullanıldığına dair dermeyan ettiği delil niteliğinde evrakın;
Davacı-birleşen davalının “... ...” markalı çok sayıda ürününün satışına ilişkin 2021-2022 yıllarına ait 31 adet satış faturası örneği,
Davacı-birleşen davalının "... ..." markalı ürünleriyle ilgili olarak Ekşi Sözlük platformunda yayınlanmış yorumların çıktıları,
Davacı-birleşen davalının "... ..." markalı ürünleriyle ilgili olarak ...'na yapılan aylık satış bildirim kayıtları ve ...'na verilen ... beyanname örnekleri (Söz konusu kayıtların birleşen dava dosyasına bir CD içerisinde sunulduğu ve bunların ...'ndan gelen 10.05.2023 tarihli cevabi yazıdaki tablolar ile örtüştüğü görülmektedir.),
Davacı-birleşen davalının ticaret sicil gazetesinin örneği,
Davacı-birleşen davalının “... ...” markasının kullanımına ilişkin ürün görselleri ve ürün numuneleri,
...’nın, davacı-birleşen davalının “... ...” markalı ürünlerinin alkollü içecekler online portalında satışı hususunda sistemsel onay verdiğine ilişkin 21.09.2021 tarihli yazısının örneği,
...’nün, davacı-birleşen davalının “... ...” markalı ürünlerinin etiketlerinin ilgili mevzuata uygun olduğuna dair 03.09.2021 tarihli yazısının örneği,
Dava dosyasına celp edilmiş bulunan; ...’nın, davacı-birleşen davalının tüm ürünlerinin, bu meyanda “...” markalı ürünlerinin Temmuz 2021-Ocak 2023 dönemindeki aylık satış bildirimlerini içerir 09.05.2023 tarihli yazısı (Tablonun incelenmesinden; “...” markalı ürünlerinin bahsi geçen döneme ait toplam satış adetinin 17.723 olduğu görülmektedir.),
Dava dosyasına celp edilmiş bulunan; ...'nın, davacı-birleşen davalı tarafından 01.07.2021-31.01.2023 tarihine kadar sunulan aylık Özel Tüketim Vergisi Beyannamelerini içerir 10.05.2023 tarihli yazısı (Yazının ekinde yer alan tablolardan, bahsi geçen dönem içerisinde davacı-birleşen davalının “...” markalı ürünlerinin ... beyannamelerinin içerisinde geçmediği görülmektedir.
Zira; ... tarafından dava dosyasına yollanan beyannamelerin ek liste muhteviyatında bu ürünlerin beyan edildiği, ancak bu listede “...” ibaresinden sonra ürün isimlerinin/markalarının ... beyannamesinin ekinde yer alan satırlarda bulunan isim kutucuk kapasitesinden kaynaklı sadece “...” kısmının göründüğü, ihraç edilen ürünlerde böyle bir yer kısıtlaması olmadığından bu ürünlerin alt markalarının da tabloda görülebiliyor olduğu, beyan edilen “...” markalı kırmızı ve beyaz şarapların “...” üst markası kapsamında yer verilmiş olan gruplar içerisinde olduğu,
yerinde inceleme esnasında mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından tespit edilebilmiştir.), şeklinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacı-birleşen davalı yan delil olarak ticari kayıtlarına da dayandığından; mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtasıyla davacı-birleşen davalının ticari defterleri üzerinde, taraf vekillerinin de katılımıyla birlikte yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir.
Bilirkişi heyeti marifetiyle, davacı-birleşen davalının ticari defterleri ile bu defterlerin dayanağını oluşturan satış faturaları, sevk irsaliyeleri, makbuzlar, satış hasılatları ve tanıtım evrakı gözden geçirilmiş olup, davacı-birleşen davalının “... ...” ibareli markası altında bahsi geçen dönemde “şarap” ürününün üretimini, satışını ve pazarlamasını gerçekleştirdiği ve mali tablolarından, bahsi geçen dönemde “... ...” markalı ürünlerinin satış hasılatının bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı müşahede edilmiştir.
Buna göre; 2021 yılı Eylül-Aralık ayları arasında, davacı-birleşen davalının tüm hasılatının 109.746.966,33 TL iken, "..." markalı emtialardan kaynaklı hasılatının 571.652,40 TL, 2022 yılı Ocak-Aralık ayları arasında, davacı-birleşen davalının tüm hasılatının 565.229.254,03 TL iken, "..." markalı emtialardan kaynaklı hasılatının 4.047.231,17 TL, 2023 yılı Ocak ayında, davacı-birleşen davalının tüm hasılatının 77.297.319,12 TL iken, "..." markalı emtialardan kaynaklı hasılatının 612.702,72 TL olduğu, bu satışların vergi idaresine ibraz edilen ... beyannameleri kapsamında olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre; davacı-birleşen davalının, iş bu davaya konu markayı, ayırt edici karakterini değiştirmeksizin, Türkiye sınırları içerisinde, tesciline uygun olarak, Temmuz 2021-Ocak 2023 tarihleri aralığında, markasal hüviyette ve ciddi bir pazar payı oluşturacak biçimde “şarap” emtiasında kullandığını yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispatladığı kanaatine varılmıştır.
Davalı-birleşen davacı vekilinin ibraz ettiği uzman görüşünde; her ne kadar, davacı-birleşen davalının, nihai tüketiciye ulaşacak şekilde doğrudan satış yapmadığı, yapmış olduğu satışların dava dışı "... A.Ş"ye ilişkin olduğu, iki şirket arasında gerçekleşen satışın, davaya konu markanın ciddi surette kullanıldığını ispatlamayacağı, "...
A.Ş" tarafından "..." marketlerine kesilen faturaların sınırlı sayıda olduğu, bu nedenle davaya konu markanın kullanıldığının ispatlanamadığı yönündeki görüşüne itibar edilmemiştir. Şöyle ki; davacı-birleşen davalının ibraz ettiği delillerden, davaya konu markalı ürünlerin satışını "... A.Ş" isimli şirkete faturalandırdığı müşahede edilmekle birlikte, "...
A.Ş" tarafından, davaya konu markalı ürünlerin "..." isimli zincir marketin .... gibi idari merkezlerde bulunan çok sayıda şubesine satıldığı, "..."un Türkiye genelinde çok sayıda ili kapsayacak şekilde perakende satış mağazası niteliği dikkate alındığında, davacı-birleşen davalı markalı şarap ürünlerinin bu şekilde nihai tüketiciye ulaştığı, .... gibi illerin ilçeleri ile birlikte oluşturduğu nüfus yoğunluğu nazara alındığında, dava konusu markasal kullanımın yerel ölçekte kaldığının söylenemeyeceği, salt "..." isimli zincir market aracılığıyla ürün satışı yapılmış olmasının,
dava konusu markanın kullanımının göstermelik olduğu anlamına gelmeyeceği, önemli olan hususun; markanın piyasada kendisinden beklenen fonksiyonlarını işlevsel kılacak şekilde kullanılması olduğu, davacı-birleşen davalının yukarıda detaylı olarak belirtilen ticari iş hacmi ve davaya konu markalı ürünlerin pazarlama şirketi aracılığıyla yayıldığı dağıtım noktalarındaki nüfus yoğunluğu ile davacı-birleşen davalının,
davaya konu markayı instagram hesabında tanıtıcı şekilde kullandığı ve ekşi sözlük isimli ulusal ölçekte yayın yapan dijital mecrada marka olarak potansiyel tüketicilerce başlık açıldığı gibi hususlar kül halinde değerlendirildiğinde; davalı-birleşen davacı vekilinin ibraz ettiği uzman görüşünün yukarıda belirtilen kanaatleri mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Davalı-birleşen davacı vekilinin ibraz ettiği uzman görüşünde; davacı-birleşen davalının markasal kullanıma konu "Şekil+... ..." şeklindeki kullanımın, iptali istenen markanın kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğine yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Şöyle ki; dava konusu ... sayılı "... ..." ibareli markanın salt kelime unsurlarından oluştuğu, "..." ve "..." sözcüklerinin eşit düzlemde yazıldığı, "..." ibaresinin davacı-birleşen davalının ticaret ünvanının ayırt edici unsuru ve çatı markası olduğu, zira; davaya konu emtialar bakımından, davacı-birleşen davalının salt "..." markasının da bulunduğu, davacı-birleşen davalının "..." ibareli markası varken "... ..." ibareli markayı tescil ettirmesinde, markasal ayırt edici etkinin "..." üzerinde toplanacağı, dolayısıyla "..." sözcüğünün davaya konu markanın ayırt edici unsuru olduğu,
"..." ibaresinin markanın tali unsuru olduğu tespit edilmiştir. Uzman görüşünde her ne kadar "..." sözcüğünün; şarap emtiaları bakımından ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu ileri sürülse de, söz konusu görüş dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Şöyle ki; "..." kelimesi İtalyanca olup, Türkçe "Aşk" anlamına gelmektedir.
Aşk kavramı ile şarap kavramı arasında özellikle divan edebiyatında birlikte kullanılan beyitler bulunsa da, divan edebiyatının XIII. yüzyıl sonlarından, XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadar, bünyesini sarsıcı ve zayıflatıcı bir tepki ve değişikliğe uğramadan .... kelimelerin geniş ölçüde yer aldığı bir dille varlığını altı asır sürdürmüş bir edebiyat geleneği olup (....), günümüzde etkinliğini sürdürmediği, dolayısıyla, şarap emtialarının hitap ettiği günümüz ilgili tüketici kesiminin, "..." sözcüğünü şarap emtiası üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu sözcüğün Türkçe "Aşk" anlamına geldiği,
"Aşk" ve "Şarap" emtiası arasında divan edebiyatına konu olmuş beyitlerin bulunduğu, şarap emtiası bakımından "..." sözcüğünü tanımlayıcı veya ayırt ediciliği oldukça düşük zayıf karakterli bir marka olarak algılayacağı argümanının oldukça zorlayıcı bir yorum olacağı, uzman görüşünde "...." adlı internet sitesi dayanak gösterilerek "..." ibaresini içerir şarapların dünyanın birçok yerinde üretildiği ileri sürülse de, mülkilik ilkesi uyarınca, davaya konu marka bakımından ülkemiz ilgili tüketici kesiminin dikkate alınması gerektiği,
bu nedenle dünyanın başka yerlerinde "..." ibaresinin kullanım şeklinin doğrudan ülkemiz ilgili tüketici kesimi bakımından etkisinin bulunmadığı, ülkemiz piyasasına ilişkin olarak "..." ibaresinin çok sayıda teşebbüs tarafından şarap emtiası üzerinde kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu yönde davalı-birleşen davacı tarafça delil ibrazında bulunulamadığı, uzman görüşünde yer alan örnekler incelendiğinde; ülkemize ilişkin salt tek bir ürün görseli bulunduğu, onun da davacı-birleşen davalıya ait olduğu, kaldı ki;
dünyanın diğer bölgelerinde kullanıldığı belirtilen "..." ibareli şarap emtialarının tasviri nitelikte kullanıldığı hususunun ibraz edilen örneklerden anlaşılmadığı, aksine; ibraz edilen örneklerde, "..." sözcüğünün markasal ayırt edici etki doğuracak şekilde ön plana çıkartılan örnekler bulunduğu, dolayısıyla, davaya konu markanın ayırt edici unsurunun "..." sözcüğü olduğu,
davacı-birleşen davalının da markasal kullanıma konu ürün görsellerinde "..." sözcüğünü "..." sözcüğüne göre daha büyük punto ile yazmış olmasının ve figüratif şekil unsuruna yer vermiş olmasının, bu markasal kullanımı, dava konusu markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanımı olarak tanımlanacağı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan "Şaraplar" emtiaları bakımından, markanın kullanılmama nedeniyle iptali istemi yerinde görülmemiştir. Bu emtialar bakımından, talep reddedilmiştir.
Dava konusu marka kapsamında yer alan "32.SINIF:Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). 33.SINIF: Alkollü içecekler (biralar hariç): Rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." emtiaları bakımından ise; dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde ciddi surette kullanıldığı ispatlanamadığından, 01/02/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, söz konusu emtialar bakımından markanın kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
II-Asıl davada ilk olarak davalı-birleşen davacıya ait ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemi değerlendirilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tüm dosya kapsamına göre;
... sayılı "..." ibareli markanın "Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." emtiaları bakımından 17.12.2018 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği, 10.07.2019 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.
Davacı-birleşen davalıya ait hükümsüzlüğe mesnet ... sayılı markanın 31.01.2017 tarihinde tescil edildiği, dava tarihi olan 23.12.2022 tarihi itibariyle söz konusu markanın 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, davacı-birleşen davalının ileri sürdüğü kullanmama def'inin SMK m.25/7 hükmü uyarınca dinlenebilir olduğu, ancak; yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, davacı-birleşen davalının, ... sayılı markasını, tescili kapsamında yer alan "Şaraplar." emtiaları üzerinde 2021 ve 2022 yılları içerisinde ciddi surette kullandığını ispatladığı, buna göre; dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde, davacı-birleşen davalının "Şaraplar." emtiaları üzerinde ... sayılı markasını kullandığını ispatladığından, söz konusu emtialar nazara alınarak SMK m.6/1 hükmü uyarınca inceleme yapılmıştır.
Davacı-birleşen davalı markası kapsamında kalıp kullanımı ispatlanan "Şaraplar." emtiaları ile davalı-birleşen davacıya ait olup hükümsüzlüğü istenen ... sayılı markanın kapsamında yer alan "Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." emtiaları; aynı, aynı tür veya benzerdir. Zira bunlar alkol barındırır, aynı tür yerlerde, aynı raflarda satılır, aynı veya benzer ihtiyaçlara yöneliktir, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunur.
Davalı-birleşen davacıya ait marka "..." ibaresinden oluşurken, davacı-birleşen davalıya ait marka "... ..." ibaresinden oluşmaktadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; mesnet marka kapsamında kalıp kullanımı ispatlanan emtialar ile hükümsüzlüğü istenen marka kapsamında yer alan emtiaların aynı, aynı tür veya benzer olduğu, mesnet markada yer alan "..." ibaresinin davacı-birleşen davalının ticaret ünvanının kılavuz unsuru olup aynı zamanda çatı marka vasfının bulunduğu, bu nedenle markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, yukarıda detaylı olarak belirtildiği üzere markalarda müşterek olarak bulunan "..." ibaresinin, davaya konu emtialar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, buna göre;
daha önce, davacı-birleşen davalıya ait "... ..." markalı şarap emtialarından yararlanan, davaya konu emtiaların hitap ettiği 18 yaşından büyük, günlük ve sıradan ürün alıcısına nazaran dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu "..." markalı davaya konu emtiaları gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacı-birleşen davalıya ait marka ile ilişkilendireceği, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsama yaşayarak tüketim tercihinde bulunacağı,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davaya konu marka ile hükümsüzlüğe mesnet markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmasının haricinde davalı-birleşen davacının kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Sonuç olarak; SMK m.25 ve m.6/1 hükümleri uyarınca davalı-birleşen davacıya ait ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
III-Marka hakkı ihlali ve haksız rekabet iddialarında kaynaklı hukuki korunma istemlerine yönelik yapılan incelemede; ilk olarak belirtilmesi gerekir ki davalı-birleşen davacıya ait ... sayılı marka, iş bu istemler bakımından hukuka uygunluk sebebi oluşturmaz. Zira; söz konusu markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmiş olup, SMK m.27/1 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı geçmişe etkilidir. Söz konusu marka hükümsüz kılınmamış olsaydı dahi SMK m.155 hükmü uyarınca; davacı-birleşen davalıya ait önceki tarihli ... sayılı markanın varlığı gözetildiğinde, söz konusu markanın, bu markaya karşı savunma argümanı olarak ileri sürülmesini kanun koyucu men etmiştir.
Davacı-birleşen davalıya ait marka hakkı ihlali ve haksız rekabet iddiasına mesnet ... sayılı markanın 31.01.2017 tarihinde tescil edildiği, dava tarihi olan 23.12.2022 tarihi itibariyle söz konusu markanın 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, davacı-birleşen davalının ileri sürdüğü kullanmama def'inin SMK m.29/2 hükmü uyarınca dinlenebilir olduğu, ancak; yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, davacı-birleşen davalının, .... sayılı markasını, tescili kapsamında yer alan "Şaraplar." emtiaları üzerinde 2021 ve 2022 yılları içerisinde ciddi surette kullandığını ispatladığı, buna göre;
dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde, davacı-birleşen davalının "Şaraplar." emtiaları üzerinde ... sayılı markasını kullandığını ispatladığından, söz konusu emtialar bağlamında; marka hakkı ihlali ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı istemlerin dinlenebilir olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri evrak ve tüm dosya kapsamına göre; davalı-birleşen davacının "..." ibareli şarap emtialarının ticaretini yaptığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Tarafların ibraz ettikleri dokümanlara göre; "..." ibareli ilk ticari kullanım davacı-birleşen davalı tarafından yapılmıştır.
Zira; davacı-birleşen davalının "... ..." ibareli markasal kullanımları 2021 yılı içinde gerçekleşirken, davalı-birleşen davacının tespit edilebilen en eski tarihli "..." ibareli markasal kullanımı 2022 yılına ilişkindir. Davalı-birleşen davacı "..." ibareli şarap emtialarının ticaretini fiziki ve sanal ortamlarda, davacı-birleşen davalıdan sonra gerçekleştirmeye başlamıştır.
Ayrıca; fiili kullanımın dışında, davacı-birleşen davalıya ait önceki tarihli ... sayılı markadan kaynaklı olarak, öncelik hakkı davacı-birleşen davalıdadır.
Buna göre; davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalıya ait ... sayılı marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer "..." ibaresini şarap emtiaları bakımından gerek fiziki, gerekse sanal ortamlarda ticari etki doğuracak şekilde kullanması eyleminin, marka hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşturduğu tespit edildiğinden;
davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalıya ait ... sayılı marka hakkını ihlal ve davacı-birleşen davalı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, bu eylemlerin MEN ve REF'İNE, davalı-birleşen davacının "..." markası ile şarap ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, reklam ve tanıtımının, pazarlamasının ve satışının ÖNLENMESİNE, üzerinde "..." ibaresi bulunan ürünlerin bulundukları her yerden TOPLATILMASINA, ürün ambalajları üzerinde mevcut "..." ibaresinin SİLİNMESİNE, bu ibareli ambalajların SÖKÜLÜP ÇIKARILMASINA,
bunun teknik olarak mümkün olmaması halinde üzerinde "..." ibaresi bulunan ürün ve ürün ambalajlarının İMHA EDİLMESİNE, davalı-birleşen davacının "..." markalı şarap emtialarının reklam ve pazarlamasının yapıldığı internet sitelerinden, sosyal medya hesaplarından ve her türlü online alışveriş sitelerinden "..." markası ile vaki reklam, tanıtım, pazarlama ve satışlarının ve ayrıca reklam ve tanıtım yapılan yayınların ve dahi bu yayınlara erişimin ENGELLENMESİNE, ayrıca "..." ibaresine ilişkin katalog, broşür, tabela gibi her türlü tanıtım vasıtasının TOPLATILMASINA,
karar kesinleştiği takdirde hüküm özeti ve hüküm fıkrasının masrafı davalı-birleşen davacı tarafından karşılanmak kaydıyla ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE, karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/333, K. 2024/112, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama