KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/335 Esas
- Karar no
- 2024/438
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/02/2019
- Numarası
- 2018/1131 E. - 2019/189 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/03/2024
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacağı için davalı aleyhine bakiye fatura alacağının tahsili talebiyle takip yaptığını, davalının 12/10/2018 tarihinde iki adet çek vererek ana parayı ödediğini, çeklerin verildiği tarih olan 12/10/2018 tarihinde haricen kısmi tahsil olduğu belirtilerek icra açılmasına borçlu şirket sebep olduğundan icra takibi, icra giderleri, harçları, vekalet ücreti yönünden devam ettiğini belirterek talep açıldığını ve 631,97 TL tahsil harcı ödendiğini, çekler alınırken faiz hakkı saklı tutulmadığından faiz talebinin kalmadığını, davalı kötü niyetle icra takibine itiraz ettiğinden tahsil harcı,
icra giderleri, icra harçları ve vekalet ücreti yönünden itirazı iptali ve takibin devamına, davalıdan icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere göre, yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı kötü niyetle icra takibine itiraz ettiğinden takip için tahsil harcı, icra giderleri ve icra vekalet ücretiyle beraber icra inkar tazminatını da ödemesi gerektiğini, davalı tarafın işbu giderleri ve vekalet ücretini ödememek için yapmış olduğu itirazın haksız olması sebebiyle bu husustaki alacaklarının tahsili için itirazın iptali davası açtıklarını, ancak yerel mahkemenin vermiş olduğu davanın reddi kararı üzerine başlatmış oldukları takibe ilişkin masraf, harç ve vekalet ücreti alacaklarının ödenmediğini,
İcra dosyasının açılmasına borçlu şirketin sebep olmasına rağmen borcun haricen tahsil edilmiş olması sebebiyle harç ödemek zorunda kaldıklarını, 631,97 TL haricen tahsil harcının ödendiğine ilişkin dekontu işbu dilekçenin ekinde Mahkemeye sunduklarını, bu sebeple tahsil harcının da davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bahsi geçen sebeplerle haksız olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine anaparanın %20'inden (5.568,00-TL) az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde; davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatması nedeniyle talep etmiş oldukları kötü niyet tazminatının reddine yönelik kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu yönüyle kötü niyet tazminatının reddine ilişkin Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ve müvekkili lehine %20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, fatura alacağı ile işlemiş faizleri toplamı olmak üzere 29.371,45 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 15/10/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ancak davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 12/10/2018 tarihinde ...
Bankası Merter Şubesi'nden kendisi adına olan iki adet çek vererek dosyadaki anapara borcunu ödediği, buna rağmen davacının takibe ilişkin masraf, harç ve vekalet ücreti alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle takibe devam etmek istediğini bildirdiği, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmekte olup, uyuşmazlık; takipteki harç ve giderlerden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi kararında, takip konusu faturanın belirli bir vadeye bağlandığına dair bir delilin olmadığı, davacının fatura borcu nedeniyle takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne veya herhangi bir yazılı ihtarda bulunduğuna dair bir iddia delilin de bulunmadığı, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 12/10/2018 tarihinde ...
Bankası Merter Şubesi'nden kendisi adına olan iki adet çek vererek dosyadaki anapara borcunu ödediği, bu nedenle takipteki harç ve giderler yönünden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü olan davalının, takip konusu alacağı, icra takibi başlatıldıktan sonra ödemiş olduğu, bu nedenle dava açılmasına da sebebiyet verdiği, dolayısıyla icra takip harç ve giderlerinden de sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek,
davanın kabulü ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu, katılma yoluyla istinafa gelen davalının istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
davanın icra masraf ve giderleriyle sınırlı olarak açıldığı gözetilerek maktu harç alınmasına dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
07/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/335, K. 2024/438, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama