KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/45 Esas
- Karar no
- 2022/244
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 08/02/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/10/2022
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 08/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Inc.'nin tütün sektöründe
faaliyet göstermekte olup, alanında lider bir firma olarak ....gibi
tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu,
davalılardan ..., müvekkiline ait dünya çapında tanınmışlığa ulaşan ve hâlihazırda
TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak da tescilli olan “...” ibareli markayı kullanarak
haksız yarar elde etme gayreti ile müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer
... numaralı “ ... ...” ibareli marka başvurusunu TÜRKPATENT nezdinde 15.09.2020 tarihinde
gerçekleştirmiş olduğunu, bu marka başvurusunun yayınına müvekkili tarafından itiraz edilmiş olduğunu, Markalar Dairesi
Başkanlığı tarafından markaların benzer görüldüğünü, ancak karıştırma ihtimali bulunmadığını, Sınai Mülkiyet
Kanunu’nun (buradan itibaren “SMK” olarak anılacaktır) 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 sayılı hükümlerinin
koşullarının karşılanmadığı kanaatine varılarak müvekkilinin itirazının reddedilmiş olduğunu, bunun üzerine
müvekkili tarafından itirazın yeniden incelenmesinin talep edildiğini, bu talebin YİDK’nın davaya konu
06.12.2021 tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca reddedilmiş olduğunu, YİDK’nın söz konusu kararının hukuken isabetsiz olduğunu,
“...” ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu, “...”
markalarının ülkemizde sahip olduğu ciddi tanınmışlığının tescilli olduğu sektörü de aşar hale
geldiği hususları düşünüldüğünde ve ürünün ismini duyan ortalama tüketicinin zihninde doğrudan
çağrışım yapması sayesinde aynı ibarenin farklı emtialarda kullanılması durumunda dahi ülkemizde
“...” denilince ilk akla gelenin müvekkili markaları olacağını, müvekkili markasının tanınmışlığından ve itibarından haksız yarar sağlanacağını ve markanın ayırt edici
niteliğine zarar verileceğini, dava konusu markanın müvekkiline ait “...” markasının ayırt edilemeyecek derecede
benzerini içermesi, tescili talep edilen emtialar ile müvekkili adına tescilli markanın kapsamında yer
alan emtiaların ilişkili/bağlantılı olması, bu durumun tüketici nezdinde karıştırmaya sebep olabileceğini ve
davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olması gerekçeleriyle, 06.12.2021 tarihli ...
sayılı YİDK kararının iptali ile söz konusu markanın, davalı tarafından üçüncü kişilere devredilmesinin
ve devrin sicile kaydedilmesinin engellenmesi hususunda takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini beyanla; davalı ...’in 15.09.2020 tarih ve ...
numaralı “... ....MAĞAZALARI” ibareli marka başvurusunun devrinin dava sonuna dek önlenmesi için, SMK
madde 159 ve HMK. 391 ve devamı maddeleri gözetilerek
ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve
Değerlendirme Kurulu’nun 06.12.2021 tarih ve ...
numaralı kararının iptaline
karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili 18/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu markanın kapsamında bulunan hizmetler bakımından
davacının itiraza mesnet markalarına benzememesi ve markaların kapsadıkları
mal/ hizmetlerin aynı veya benzer olmaması, davalı ile itiraza gerekçe olarak gösterilen
davacı markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil
olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını; farklılıkların
karıştırma hususunun belirlenmesinde daha etkili olacak olması bir bütün olarak
değerlendirildiğinde dava konusu markalar arasında farklılaşan mal ve hizmetler
bakımından 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, somut olayda davacı markaları Paris Sözleşmesinin ilgili maddesi kapsamında tanınmış
marka olmadığı gibi işaretlerin ya da mal ve hizmetlerin benzerliğinin söz konusu olmadığını, davacının tanınmışlığını ileri sürdüğü
markalarına verilecek zararın ya da markalarının ününden sağlanacak yararın nelerden
oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen
durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak
deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, başvurunun 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi
uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığını, davacı taraf vekili, SMK 6/9 hükmü kapsamında davalı şahsın başvurusunun
kötü niyetli olduğunu iddia etmiş olup bu iddiayı ispata ilişkin somut bir delil ortaya
konulmamış olduğunu beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, HMK m.128 hükmü gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK m.150/1 hükmü uyarınca; 25/05/2022 tarihinde dava dosyası işlemden kaldırılmıştır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde yenilenme talebinde bulunulmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK m.104 hükmü de nazara alınarak 08/09/2022 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HMK m.331/3 hükmü gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/45, K. 2022/244, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama