İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/164 K.2023/576

2-... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ..

Esas2023/164Karar2023/576Tarih29 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.305 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
29 Aralık 2023
Esas no
2023/164 Esas
Karar no
2023/576
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacılar
1- ... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.305 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

2-... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ..

DAVA

Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat, Hükmün İlanı)

DAVA TARİHİ : 26/11/2019

KARAR TARİHİ : 29/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat, Hükmün İlanı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... sayılı marka ve logoların ... nezdinde tescilli marka ve logoları olduğunu, iş bu markaların kullanım hakkının müvekkili ... tarafından, diğer müvekkili şirkete verildiğini, davalı tarafın herhangi bir kullanım hakkına sahip olmamasına rağmen müvekkili şirketin ve marka sahibine ait söz konusu markaların hukuka aykırı olarak marka hakkına tecavüz fiilini teşkil edecek şekilde kullanıldığını, davalı tarafın sözlü olarak uyarıldığını, ancak markanın izinsiz ve haksız şekilde kullanılmaya devam edildiğini belirterek;

müvekkili şirketin marka hakkına tecavüzün önlenerek davalıya ait "..." adresindeki işyerinin ön cephesinde bulunan müvekkili şirketin markası taklit edilmek suretiyle kullanılan "..." ibareli her türlü reklam tabelası da dahil olmak üzere ancak bununla sınırlı olmaksızın tecavüzün tespitini ve giderilmesini, markaların bulunduğu tabela, malzeme ve eşyaların ihtiyati tedbir kararı ile indirilmesini, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle imhasını, tecavüzün tespitini, önlenmesini tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve kaldırılmasını, kesinleşmiş kararın günlük gazetete ilan edilmesini,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın müvekkili şirkete ödenmesini, tüm dava ve harç giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 16/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; Maddi tazminat talebini 2.988,73 TL artırarak, 3.988,73 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

İhtiyati tedbire ilişkin yasal şartların gerçekleşmediğinden talebin reddinin gerektiğini, davacının 31/10/2019 tarihli dava dilekçesinin ekinde sadece marka tescil belgelerini sunduğunu, emlakçılık faaliyetinin yapılması için gerekli olan belgeleri, mesleki yeterlilik belgesini, taşınmaz ticareti yetki belgesini, işyeri açma ve çalışma ruhsatını, ilgili ticaret odasına kaydını gösterir bir belge ve ülke çapında tanınmış olduğu iddiasını ispatlar somut delillerini sunmadığını, 6769 sayılı SMK "Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı 29. maddeye göre tecavüz filinin somut olay bakımından oluşmadığını,

"..." kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf olması nedeniyle iltibas ihtimali bulunmadığını, davacının marka hakkını kötüye kullanarak kötü niyetle ve haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini iddia ederek; davanın reddini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 6769 sayılı SMK m.29 ve m.149 vd hükümlerine dayalı marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının, davacılara ait tescilli markalarına tecavüz eyleminin bulunup bulunmadığı, bu minvalde davacılar tarafın ileri sürdüğü tespit, men, durdurma, kaldırma, maddi manevi tazminat, hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ edilmiş, sundukları deliller alınmış, marka tescil belgeleri getirtilmiş, ... D.İş sayılı dosyası celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemesi yapılmış ve 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YAPILAN YARGILAMA

Mahkememizin 06/01/2021 tarih ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuş olup, bu başvuruyu inceleyen ... Dairesi'nin 23.02.2023 tarih ... sayılı kararı ile. "Davacı ...'ye ait olup diğer davacı şirkete lisans verilen markaların asli unsurunu "..." ibaresi oluşturmaktadır. Davalının "... ..."" şeklindeki kullanımında da asli unsur "..." ibaresidir.

Zira, söz konusu kullanımdaki diğer ibarelerin tanımlayıcı nitelikte olup, "..." ibaresinin de ayırt ediciliğe bir katkısı bulunmamaktadır. Öte yandan, davalının söz konusu ibareyi kullandığı hizmetler de davacı taraf markaların kapsamında aynen yer almaktadır.

Her ne kadar mahkemece "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu kabul edilmiş ise de davalı kullanımının gerçekleştiği 36. sınıf hizmetlerde bu ibarenin tanımlayıcı veya tasvir edici bir niteliği olmadığından, bu değerlendirme doğru değildir. Diğer bir deyişle "..." ibaresi 36. sınıf hizmetler yönünden ayırt edici olup, davalının bu hizmetlerde söz konusu ibareyi asli unsur olarak markasal olarak kullanması karıştırılmaya yol açacak niteliktedir.

Bu durumda, davalının davaya konu eylemlerinin, davacı tarafın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararı yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle markaya tecavüzün bulunmadığına ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığının ve kaldırılması gerektiğinin tespitinden sonra çözülmesi gereken diğer bir sorun, istinaf incelemesini yapan Dairemizce, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra nasıl bir karar verileceği noktasında toplanmaktadır.

HMK'nın 341 vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır. Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi yönden de denetlenmektedir.

İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir.

Ancak, HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hali de düzenlenmiştir.

Gerçekten de ilk derece mahkemesince, taraflarca gösterilen delillerin hiç değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir. Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacının tazminat istemine ilişkin hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilmemiştir.

Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde davacının maddi zarara ilişkin delilleri toplanmak suretiyle maddi zararının belirlenmesi, bu şekilde zararın belirlenememesi halinde TBK'nın 50. maddesi uyarınca maddi zararın hüküm altına alınması ve markaya tecavüz sabit olduğundan uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın yeniden görülmesi için dosya mahkememize iade edilmiştir.

İade edilen dava dosyası yukarıda yazılı esasa kaydedilmiş ve dava yeniden görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların yazılı ve sözlü beyanları, celp edilen marka tescil belgeleri, delil tespiti dosyası, ...

Dairesi'nin kaldırma kararı, muhasip bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriği birlikte incelendiğinde; davacı ...'nin ... numaralı 36.sınıftta bulunan "... ... hizmetleri" ni kapsayan tescilli ve "..." ibaresini esas unsur olarak içeren markalarının bulunduğu, bu markaların kullanımı hususunda diğer davacı şirkete lisans verdiği, davalının "..." adresinde ... komisyonculuğu faaliyetinde bulunduğu, söz konusu adreste bulunan tabelalarda ve tanıtım afişlerinde "... ..." ibaresinin kullanıldığı, bu hususun delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile görselleştirildiği,

yine davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği ...'ndan alınma 11.09.2019 tarihli belgede davalının ticaret ünvanında "... ... ... ..." ibaresinin yer aldığı, ...'nden alınma 01.11.2019 tarihli belgede "... ... ... " ibaresinin yer aldığı, sanal ortamda "... ..." ve "..." ibarelerinin yer aldığı,

özellikle delil tespiti ile davalı yana ait işyerinde yapılan keşifte tespit edilen markasal kullanımlarda ve davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesi ekindeki sanal ortamda yapılan markasal kullanımlarda bir bütün olarak "... ..." ibaresinin markasal olarak öne çıktığı, davacının tescilli "..." ibareli markalarının koruma kapsamında bulunan "... ... hizmetleri" ile davalıya ait emlakçılık hizmetinin aynı tür hizmetler olduğu,

yukarıda künyesi belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, davacılara ait "..." esas unsurlu markalar ile davalının markasal kullanıma konu ettiği "... ..." ibaresi arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilgili tüketici nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, bu nedenle, davalının tespit edilen "... ..." ibareli markasal kullanıma dayalı eylemlerinin, 6769 sayılı SMK m.29/1-a ve m.7/2-b hükümleri uyarınca davacılara ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz oluşturduğu kanaatine varıldığından;

davalının, davacılara ait marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun tespitine, muhtemel tecavüz eylemlerinin önlenmesine, halihazırdaki tecavüz oluşturan eylemlerin durdurulmasına ve kaldırılmasına, karar verilmiştir.

Davacılar vekili, müvekkili şirket adına maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, söz konusu istemi bakımından SMK m.151/2-b hükmü uyarınca "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" seçeneğini tercih ettiğini mahkememize beyan etmiştir.

Davacılar vekilinin seçimlik hakkı doğrultusunda, davalıya ait olup celp edilen yıllık gelir vergisi beyannameleri dosya arasına alındıktan sonra, davalıya ait ticari kayıtların bulunduğu yerde muhasip bilirkişiye yetki verilerek hesaplamaya ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Muhasip bilirkişi ... tarafından mahkememize ibraz edilen 12/10/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının 25/08/2014 tarihinden itibaren emlakçılık işiyle iştigal ettiği, davalının vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelere göre 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarında zarar beyan ettiği, 2019 yılında 3.988,73 TL kâr beyan ettiği, davalının defter ve belgeleri incelendiğinde, 2014 döneminden 2018 dönemine kadar kullanılan faturalarda "... " ifadesinin bulunduğu, 2019 yılına ilişkin herhangi bir satış faturasının bulunmadığı, 2019 yılına ilişkin diğer belgelerde söz konusu ibareye rastlanmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer verilen tespitlere göre; davalının, 2014 döneminden 2018 dönemine kadar kullandığı faturalarda "... " ibaresine yer verdiği tespit edilmişse de, bu yıllar arasında zarar beyanında bulunduğu, bu yıllara ilişkin muhasip bilirkişinin, davalının elde ettiği net kazanç tespitinde bulunamadığı, 2019 yılında ise davalının 3.988,73 TL kâr beyan ettiği, her ne kadar bu yıla ilişkin satış faturası bulunmamışsa da, davalının bu yıla ilişkin kâr beyan ettiği ve ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti işlemine göre davalının 2019 yılı içinde "... ..." markasal kullanımı ile emlakçılık faaliyetine devam ettiği de nazara alındığında, söz konusu kâr beyanının "... ..." ibareli markasal kullanımdan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.

2014-2019 yılları arasındaki toplam dönem içinde, dosya içerisine celp edilen yıllık gelir vergisi beyannamelerinde yer alan kâr-zarar durumları da dikkate alındığında, bu yılların kümülatif toplamında davalının zarar durumunda olduğu mahkememizce re'sen gözlemlenmiş olup, bu nedenle davacı şirketin, davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarının SMK m.151/2-b hükmü uyarınca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Bu nedenle, davacı şirketin, davalıdan talep edebileceği maddi tazminat miktarı, 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmü uyarınca mahkememizce belirlenmiştir.

Buna göre; davacı şirketin lisans sahibi olduğu marka tescil belgeleri, bu markaların ayırt edici gücü ve ekonomik önemi, davalının "... ..." ibareli markasal kullanım eylemlerinin biçimi, yoğunluğu, süresi gibi kriterler dikkate alınarak, TBK m.50/2 hükmü uyarınca, davacının ıslah ile artırdığı 3.988,73 TL maddi tazminat bedelinin somut olay adaletine uygun düştüğü, ölçülü ve tutarlı olduğu anlaşıldığından.

3.988,73 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, karar verilmiştir.

Davacılar vekili, müvekkili şirket bakımından, marka hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.

Davalının, davacı şirketin lisans sahibi olduğu markalar ile iltibas tehlikesi oluşturan markasal kullanımlarda bulunma eyleminden kaynaklı olarak davacı markasının ticari piyasada edindiği imajı zedelediği, bu nedenle manevi tazminat talep etme koşulunun oluştuğu anlaşılmakla; ihlale konu markasal kullanımların süresi, yoğunluğu ve niteliği, ihlale konu hizmetin türü, tarafların kusur oranları, sıfatları, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde.

3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat istemleri için faiz talep edilmemesi, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmesine engel teşkil etmez (Aynı yönde bkz; ...). Bu nedenle, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin faiz istemleri de mahkememizce hüküm altına alınmıştır. Davalının, marka hakkı ihlali eylemlerinde bulunduğu tespit edildiğinden, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak kaydıyla hükmün gazetede ilan edilmesine, karar verilmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

Davalının, davacılara ait marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, muhtemel tecavüz eylemlerinin ÖNLENMESİNE, halihazırdaki tecavüz oluşturan eylemlerin DURDURULMASINA ve KALDIRILMASINA,

3.988,73 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete VERİLMESİNE,

3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak kaydıyla hükmün gazetede İLAN EDİLMESİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 477,41 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan 242,86 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 234,55 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 242,86 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, hükmün ilanı istemi bakımından davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

4-Maddi tazminat istemi bakımından davacı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 3.988,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine,

5-Manevi tazminat istemi bakımından, davanın kabul edilen kısmına ilişkin olarak, davacı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine,

6-Manevi tazminat istemi bakımından, davanın reddedilen kısmına ilişkin olarak, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine,

7-Davanın kabul-ret oranının takdiren 3/4 olarak belirlenmesine,

8-Davacılar tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 10,91 TL dosya kapağı masrafı, 426,33 TL posta-tebligat-müzekkere masrafı, 1.118,70 TL ... D.iş sayılı dosyasından sarf edilen delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 3.306,74 TL yargılama giderinin 3/4'ü olan 2.480,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan 826,68 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL'nin 1/4'ü olan 330,00 TL'nin davacı şirketten alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL'nin 3/4'ü olan 990,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,

Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/12/2023

Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/164, K. 2023/576, 29 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 26/11/2019
  5. Karar Tarihi : 29/12/2023
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 08/01/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Uyuşmazlık
  12. Kaldırma Kararı Öncesi Yapılan Yargılama
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/164
Karar No
2023/576
Tarih
29 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/165 K.2023/746
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/166 K.2023/1272
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/166 K.2023/887
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/166 K.2023/1027
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/167 K.2023/804
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/167 K.2023/1084

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.