KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/209
- Karar No
- 2024/146
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas no
- 2023/199 Esas
- Karar no
- 2024/26
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Dava
- Marka Hakkının İhlâli-Ticaret Ünvanının Korunması-Haksız Rekabet-Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 19/04/2023
- Karar tarihi
- 19/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/01/2024
Karar Metni
4.139 kelime·21 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkının İhlâli-Ticaret Ünvanının Korunması-Haksız Rekabet-Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 19/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin hazır yemek çeşitleriyle 1989'dan bu yana hizmet vermekte olduğunu, hazır yemek üretiminde sektörün önemli ve tanınan firmalarından biri olduğunu, aynı zamanda meze çeşitleriyle de 1989’dan bu yana hizmet verdiğini, müvekkilinin faaliyetlerine şahıs firması olarak başladığını, 1998 yılında ... Ltd.
Şti.'nin kurulduğunu, müvekkilinin çok uzun yıllardan bu yana sektörde faaliyet gösterdiğini, buna ilişkin vergi levhası ve belgeleri sunduklarını, müvekkil markasının tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin ... markası ve ticaret unvanıyla hazır gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... başvuru numarasıyla tescil talebinde de bulunduğunu, ... ve ... sayılı müvekkil markalarının ise pandemi nedeniyle süresinde yenilenmediğini ve tescilinin sona erdiğini, müvekkilinin sahip olduğu "..." ve "..." adresleri incelendiğinde piyasaya sunduğu ürünlerin bir kısmının görüneceğini,
bu adreslerin ve kullanımların davalının marka başvuru tarihinden önce olduğunu, müvekkilinin sektörde uzun yıllardır faaliyette olduğunu, tüketicilerin ... marka ve logosunu doğrudan müvekkili ile özdeşleştireceğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından haksız şekilde yarar elde etmek amacıyla müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin marka ve ticaret unvanından kaynaklanan haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini, davalı tarafın ... ibaresiyle aynı mal ve hizmetlerde faaliyet gösterdiğini, "..." hesabında markayı kullandığını, ayrıca ... sayısı ile tescil ettirdiğini,
davalı kullanımlarının taklit olduğunu, müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, ifade ederek; davalı eylemlerinin marka hakkına, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bunların önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ihlal niteliğindeki eşyaya el konulmasına ve imhasına, hükmün gazetede yayımlanmasına, davalının ... sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP
Davalı vekili 21/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Marka kullanımlarının hukuka uygun olduğunu, davacının, müvekkilinden önceki tarihe ait korunmakta olan tescilli markası olmadığını, davacının hali hazırdaki markasının, müvekkilinin markasından daha sonra tescil edildiğini, davacının hükümsüz kalan marka ve logolarına ilişkin hiçbir iddiayı da kabul etmediklerini, markaların ortak noktasının sadece ... soyadı olduğunu, ancak, bu soyadının da yaygın kullanıldığını, davacının tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... hesabının da bunu ispata yeterli olmadığını, bu hesabın koruma süresi dolmuş markaları da içerdiğini, markaların farklı unsurları içerdiğini,
... ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olduğunu, taraf markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, davacıya ait markanın 29. ve 30. sınıflarda tescil edildiğini, müvekkil markasının ise 29. 30. ve 31. sınıflarda tescil edildiğini, ancak, müvekkile ait markanın ve özellikle "... " unvanlı mekanın ağırlıklı olarak 31. sınıfın kapsadığı alanlarda çalışmakta olduğunu, müvekkilinin çiftlik faaliyetlerinde yoğunlaştığını, bu alanda doğallık anlayışını ön plana çıkardığını, doğal ürünler üretip ... üzerinden sergilediklerini, davacının ise meze yani katkılı ve hazır gıda üretimi alanında çalıştığını,
faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markaların bir karışıklığa neden olmayacağını, müvekkilin Manavgat ilçesinde faaliyet gösterdiğini ve bilinir bir aile olduğunu, ... ibaresinin müvekkilinin soyismi olduğunu, ilçe bazında tanınan bir soyisim olmasından dolayı tercih ettiklerini, davacı şirketin adından yararlanarak haksız rekabet yaratmak amacıyla seçmediklerini, müvekkil markasının taklit olmadığını, marka başvurusunun kötü niyetli yapılmadığını, davacının markasını bildiği ve ondan yararlanmaya çalışıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın eskiye dayalı kullanım iddiasını kabul etmediklerini,
davacıya ait kullanım ve koruma süreleri dolmuş markaların eldeki davada delil olarak ele alınmasını da kabul etmediklerini, ifade ederek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava; 6769 sayılı SMK m.25, 6769 sayılı SMK m.29, m.149, 6102 sayılı TTK m.52, m.54 vd. hükümlere göre açılan; markanın hükümsüzlüğü, marka hakkının ihlâli, ticaret ünvanının korunması ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
I-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; Davalıya ait ... sayılı marka bakımından SMK m.6/3 hükmü uyarınca davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmü uyarınca davacıya ait ticaret ünvanı ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, SMK m.6/9 hükmü uyarınca davalının kötü niyetli olup olmadığı, bunlara bağlı olarak SMK m.25 hükmü uyarınca davalıya ait markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı,
II-Marka Hakkının İhlâli, Ticari Ünvanın Korunması ve Haksız Rekabet İddiaları Bakımından; Davalıya ait "...." uzantılı internet sitesi içerisinde davacıya ait marka haklarını ihlal, davacıya ait ticaret ünvanının ihlâli ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerin bulunup bulunmadığı, varsa; bu eylemlerin tespiti, önlenmesi, durdurulması, giderilmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, mütecaviz nesnelere el konulması ve imhası ve hükmün ilanı istemlerinin yerinde olup olmadığı, davalının "..." ibareli markasal kullanımlarının 6769 sayılı SMK m.7/5-a hükmü kapsamında hukuka uygunluk sebebi oluşturup oluşturmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, ticari sicil kayıt bilgileri celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme:
6769 sayılı SMK m.25/1 hükmüne göre; 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davalıya ait hükümsüzlüğü istenen ... sayılı "...." ibareli markanın 29, 30 ve 31.sınıftaki emtialar bakımından 19/07/2021 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği ve yapılan idari incelemeler sonucunda 02/02/2022 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.
Davacıya ait "..." ibareli alan adı içeriği incelendiğinde. Ana sayfada yer alan sol üst köşede ve alt kısımda "..." markasal kullanımına yer verildiği, diğer sayfalarda da aynı kullanımın yer aldığı tespit edilmiştir. Ana sayfada sitenin tarihinin 2021 olduğu görülmektedir.
Yine ana sayfada “Hazır yemek çeşitleriyle 1989'dan bu yana .... ’da hizmet veren firmamız, sağlıklı lezzetli vakumlu kiloluk ve ufak gramajlı zengin çeşitleriyle hazır yemek üretiminde ilk sırada yer almaktadır.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir. Yapılan incelemede, sitenin davacı ... Gıda Meze İml. San. Tic. Ltd. Şti. adına 11 Nisan 2016 tarihinde oluşturulduğu tespit edilmiştir.
İnternet sitesinde satışa sunulan ürünlere ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yapıldığı, ürünlerin bilgilerine ve içeriklerine yer verildiği, ayrıca iletişim ve adres bilgilerinden hareketle bu ürünlere erişim imkânının sağlandığı, bu haliyle internet sitesi üzerinden ticari faaliyette bulunulduğu tespit edilmiştir. Yapılan ticari faaliyetin yiyecek ürünlerinin üretim ve satışına yönelik olduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu ürünlerin, hükümsüzlüğü istenen marka kapsamında bulunan 29, 30. sınıftaki ürünlerle ve 31.01 sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.” ürünleriyle aynı/aynı tür veya ilişkili ürünler olduğu tespit edilmiştir.
Davacıya ait "...." ibareli sosyal medya hesap içeriği incelendiğinde; hesap adının “sozengidadagitim” olduğu, “... ” açıklamasına ve "...." linkine yer verildiği, söz konusu internet sitesi linkinin tespit tarihinde aktif olmadığı görülmüştür. Tespit tarihi itibariyle hesapta 6 gönderi paylaşılmış olup, hesaptaki ilk paylaşımın 13/04/2019 tarihinde, son paylaşımın ise 18/05/2019 tarihinde yapıldığı, paylaşımların bir kısmında "..." ibaresine yer verildiği, atom, haydari, çiğköfte ve rus salatası ürünlerinin paylaşıldığı, yiyecek ürünlerinin (meze) reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait "...." adresinde yerinde yapılan incelemeye göre; işyeri tabelasında "..." ibaresine yer verildiği, üç adet kapı bulunduğu, üzerlerinde "..." ibaresine yer verildiği, işyerinin farklı bölümlerden oluştuğu, bilirkişi raporunda görseline yer verilen paketleme ve soğuk hava bölümünde, "..." markalı ambalaj rulosunun, markalı ürünlerin ve kolilerin yer aldığı, üst katın imalat bölümü olduğu, yiyeceklerin burada üretildiği, bu bölümde çalışan insanların üzerinde "..." ibareli marka içerir kıyafetlerin olduğu, işyerinin ofis bölümünün de bulunduğu,
burada "..." ibareli markasal kullanım içerir kartvizit, klasör, broşür, ürün etiketlerinin ve antetli kağıt örneğinin yer aldığı, vergi levhası örneklerine göre; ticaret unvanının “... Gıda Meze İml. San. ve Tic. Ltd. Şti.”, ana faaliyet alanı ve kodunun “...- Başka yerde sınıflandırılmamış diğer gıda ürünlerinin toptan ticareti (....)”, işe başlama tarihinin 01/01/1998 olduğu, işyeri açma ve çalışma ruhsatına göre; şirket adının “... Gıda Meze İml. San. ve Tic. Ltd.
Şti.”, faaliyet konusunun “soğuk meze imal – soğuk hava deposu”, belge veriliş tarihinin “09/03/2016” olduğu, işyeri açma ve çalışma belgesi tarihinin 2016 olmasının, adres değişikliğiyle ilgili olduğu, bu adresteki faaliyet tarihini gösterdiğinin ifade edildiği, davacının faturaları incelendiğinde. 2012, 2013, 2015, 2016, 2017, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin kesilmiş faturalarda "..." ibaresine markasal olarak yer verildiği müşahede edilmiştir.
Davacı şirketin ticaret sicil kaydına göre 1998 yılında kurulduğu, bu tarihten itibaren ticaret unvanının değiştirilmediği, vergi levhasına göre işe başlama tarihinin de 1998 yılı olduğu görülmüştür. İşyerinin halen aktif olduğu, bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ve tespit tutanağında da ifade edildiği şekilde, işyerinde yiyecek (gıda) ürünlerinin üretim, paketleme ve satışının yapıldığı tespit edilmiştir.
İnternet sitesi alan adının 2016 yılında oluşturulduğu, ... hesabındaki gönderilerin 2019 yılına ait olduğu tespit edilmiştir. Faturaların tamamı incelenmiş, örnekseme yoluyla da dosyaya yansıtılmak üzere örnekleri alınmıştır. Fatura örneklerinden ve bilirkişi raporunun ekinde sunulan ticari defter kayıtlarından görüleceği üzere, davacı faaliyetlerinin "..." markası ile uzun yıllardır ve kesintisiz olarak devam ettiği tespit edilmiştir.
Faturalarda ... esas unsurunun yer aldığı tespit edilmiştir. Nitekim faturalarda 2016 yılına kadar "...+..." markasının, 2016 ve sonrasında ise "...+..." markasının kullanıldığı, her iki kullanımda da baskın ve ayırt edici esas unsurun “...” ibaresi olduğu tespit edilmiştir. Faturaların yiyecek ürünlerine ilişkin olduğu, bu ürünlere ilişkin olarak ticari faaliyetlerin yürütüldüğü tespit edilmiştir.
İşyerinde yapılan incelemede ticari kayıtlar dışında çekişme konusu markanın esas unsurunun tabelalarda, evraklarda ve giysilerin üzerinde hali hazırda da kullanıldığı görülmüş olup, örneklerine bilirkişi raporunda yer verilmiştir.
İşyerinde görülen kartvizit, broşür, klasör ve etiketlerin tarih içermemeleri nedeniyle doğrudan önceki kullanımı ve gerçek hak sahipliğini ispat eder nitelikte olmadığı, ancak, diğer delillerle birlikte bunların faaliyet alanlarını gösterir, dosya kapsamı bakımından önceki tarihli ticari faaliyet yapılarak markanın kullanıldığını destekler nitelikte deliller olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
Nitekim dosya içeriğinde de tasarım süreçlerine ilişkin başvurudan önceki tarihli mesajlaşmaların yer aldığı görülmüştür. Yine ürünlerin üzerinde ve internet sitesinde ... esas unsurlu markasal kullanımlara yer verildiği tespit edilmiştir.
Davacının ... sayılı ve "..." esas unsurlu markasının bulunduğu, ancak söz konusu markanın koruma süresinin sona erdiği, yenilenmediği, bu nedenle hükümden düştüğü görülmüşse de, yukarıda ifade edilen "..." ibareli markasal kullanımların, iş bu dava tarihi itibariyle, tescilsiz işaret olarak ve markasal fonksiyon icra edecek niteliği haiz kullanımlar olduğu hususunu etkilemeyeceği, göz önüne alınmıştır.
Buna göre; davacı firmanın "...” ibaresini markasal şekilde, markanın fonksiyonlarına uygun olarak, hükümsüzlüğü istenen davalı marka başvuru tarihinden daha önce “yiyecek ürünleri" bakımından yoğun ve sıkı bir şekilde kullanmakta olduğu tespit edilmiştir. Bu ürünlerin, dava konusu marka kapsamındaki 29, 30. sınıftaki ürünlerle ve 31.01 sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.” ürünleriyle aynı/aynı tür ve ilişkili ürünler olduğu tespit edilmiştir.
Davacının önceki tarihli markasal kullanımlarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalıya ait tescilli markanın esas unsurunun da "..." ibaresi olduğu, davacının markasal kullanımlarında yer alan ... ve ek kelime unsurları ile davalıya ait markada yer alan ... ve ek kelime unsurunun "..." ibaresine göre tali konumda kaldıkları, buna göre, davacının "..." ibaresini tescilsiz olarak kullandığı emtialar ile aynı veya benzer olduğu tespit edilen davalıya ait marka kapsamında yer alan "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.
Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.
30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.
31.SINIF: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar." emtiaları bakımından, SMK m.6/3 hükmü uyarınca davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”
Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.
Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.
Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. .... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği,
ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; yukarıdaki bölümlerde açıklandığı üzere, davacı taraf fiilen yiyecek ürünlerinin üretimi ve satışı konusunda ticari faaliyetlerini yürütmektedir. Davacının ticaret sicil kaydında yer alan “a-Her türlü gıda maddeleri, yağ, yaş ve kuru sebze meyve, kuruyemiş, sıcak ve soğuk meze, salça, kakao, çay, baharat, şeker, tekel, maddeleri, benzeri gıda maddelerinin imalatını, alımını, satımını, pazarlamasını, ithalini ve ihracını yapmak.
b-Şeker, süt, un, nişasta, irmik ve benzerlerinden mamul, mal edilmiş şekerleme malzemeleri, çikolata, bisküvi, tatlı, pasta ve emsali gıda maddeleri, meyve suyu, tabii su, şıra ve beneri meşrubat maddelerinin imalatını, alımını, satımını, pazarlamasını, ithalini ve ihracını yapmak.
c-Konserve hazır yemekler, peynir, yumurta, et ve et mamullerinin imalatını, alımını, satımını, pazarlamasını, ithalini ve ihracını yapmak.
d-Büyükbaş, küçükbaş hayvanlardan elde edilen bağırsak, sakatat ürünlerini almak, satmak, sanayisini kurmak ve işletmek.” faaliyet konusu ve alanlarının ticaret ünvanının fiilen kullanıldığı mallarla aynı ve ilişkili mallara yönelik olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının ticaret ünvanının ayırt edici unsuru "..." ibaresidir. Ticaret ünvanında yer alan sair sözcükler, faaliyet alanı, şirket türü ve kimsenin tekeline verilemeyecek tali unsurlar içermektedir. Buna göre; davacının "..." ibareli ticaret ünvanını kullandığı emtialar ile aynı veya benzer olduğu tespit edilen davalıya ait marka kapsamında yer alan "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.
Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.
Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.
31.SINIF: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar." emtiaları bakımından, SMK m.6/6 hükmü uyarınca davacının ticaret ünvanından kaynaklı üstün hakkının bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davalının engelleme, spekülasyon, şantaj, tuzak vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla hükümsüzlüğü istenen marka tescil başvurusunda bulunduğuna ilişkin somut olgu bulunmadığı, davalının soyadının "..." ibaresinden oluştuğu, davalının, soyadını esas unsur olarak kullanmak suretiyle hükümsüzlüğü istenen marka tescil başvurusunda bulunduğu, 4721 sayılı TMK m.3 hükmü uyarınca asıl olanın iyi niyet olduğu, davalının kötü niyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle. SMK m.6/3 ve m.6/6 hükümleri uyarınca, davalıya ait markanın "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.
Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.
Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 31.SINIF: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
II-Marka Hakkı İhlali, Ticari Ünvanın Korunması ve Haksız Rekabet İddialarından Kaynaklı Hukuki Korunma İstemleri Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Davalıya ait "...." ibareli sosyal medya hesap içeriği incelendiğinde; hesabın profil fotoğrafında ve ürünlerin üzerinde "...." markasal kullanımına yer verildiği, satışa sunulan ürünlere ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin yapıldığı, ürünlerin görsellerine ve bilgilerine yer verildiği, hesapta whatsapp iletişim bilgisinin aktif olarak yer aldığı, bu haliyle sipariş verilebilir olduğu, ayrıca hesap üzerinden doğrudan mesaj atma ve iletişim kurma imkanının da bulunduğu, bu şekilde de sunulan ürünlere erişim imkanı sağlandığı, bu haliyle hesap üzerinden ticari faaliyette bulunulduğu tespit edilmiştir.
Yapılan ticari faaliyetin yiyecek ürünlerinin üretim ve satışına yönelik olduğu tespit edilmiştir. Nitekim açıklama bölümünde doğal tarım ürünlerinin satışının yapıldığı “Ürün/Hizmet - Doğal tarıma ilginin ve önemin arttığı bu günlerde, kendi bahçemizde özenle yetiştirdiğimiz ürünlerimizi sizlerle paylaşıyoruz” şeklinde ifade edilmiştir. Yine hesapta yer alan ilk gönderideki açıklamadan da bu ürünlerin satışı amacıyla hesabın oluşturulduğu ifade edilmiştir.
Söz konusu ürünlerin Nice Sınıflandırma Tebliği’nin 29, 30. sınıftaki ürünlerle ve 31.01 sınıftaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.” ürünleriyle aynı/aynı tür ve ilişkili ürünler olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar müvekkiline ait marka hakkının ihlal edildiğini ileri sürse de, 6769 sayılı SMK m.7/1 hükmüne göre; Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Davacıya ait ... sayılı ve "..." esas unsurlu markanın dava tarihinde geçerliliğini sürdürmediği, koruma süresinin sona erdiği ve yenilenmediği, dolayısıyla davacı yanın ... sayılı markayı mesnet göstererek marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı hukuki korunma isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka da dava tarihinde geçerliliğini yitirmiş olup, zaten, davalının söz konusu marka ile iltibas oluşturacak markasal kullanımı bulunmamaktadır.
Davacının her ne kadar ... sayılı "..." esas unsurlu marka tescil başvuru kaydı bulunsa da, dava tarihi itibariyle, davalının, davacı marka başvurusundan önceki tarihli ... sayılı "...." ibareli tescilli markasına uygun olarak markasal kullanımda bulunduğu, yine davalının markasal kullanımların başlangıç tarihinin de ... sayılı marka tescil başvuru tarihinden daha önceki döneme denk düştüğü, öncelik ilkesi uyarınca, davacının sonraki tarihli ... sayılı marka tescil başvurusundan kaynaklı olarak da marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı hukuki korunma isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar müvekkiline ait ticaret ünvanının korunması ve davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki iddialarından kaynaklı olarak hukuki korunma isteminde bulunmuşsa da, davalının gerçek kişi olduğu, davacıya ait ticaret ünvanı ile iltibas tehlikesi oluşturacak bir ticaret ünvanı kullanımı bulunmadığı,
davalının markasal kullanımına konu "...." ibaresi ile davacının önceki tarihli tescilsiz "..." esas unsurlu markasal kullanımları arasında, "..." ibaresinin müşterekliğinden kaynaklı olarak iltibas tehlikesi bulunsa da, davalının markasal kullanımlarının tescilli markasına uygun olarak gerçekleştiği, 6769 sayılı SMK m.155 hükmü koşulunun, davacının haksız rekabet iddiası bakımından uygulama alanı bulamayacağı, zira SMK m.155 hükmü uyarınca, davalının ... sayılı tescilli markasının davacıya karşı savunma argümanı olarak ileri sürülememesi için, davacının ... sayılı markadan önceki tarihli tescilli bir markasının bulunması gerektiği, oysa ki,
somut olayda, davacının, ... sayılı markadan önceki tarihli olup, dava tarihi itibariyle geçerliliğini sürdüren tescilli markasının bulunmadığı, ayrıca; davalı kullanımlarında yer alan "...." ibaresinin esas unsuru olan "..." sözcüğünün, aynı zamanda davalı ...'in soyadından oluştuğunun da göz ardı edilemeyeceği, SMK m.7/5-a bendine göre.
Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanılıyorsa, marka hakkı sahibinin bu kullanımı men edemeyeceği, adın öz ad ve soyadından oluşan bir bütün olduğu (21.06.1934 tarih 2525 sayılı Soyadı Kanunu m.1), dolayısıyla SMK m.7/5-a hükmü kapsamına gerçek kişinin soyadını markasal olarak kullanması hususunun da girdiği, somut olayda da davalının soyadı olan "..." ibaresini ... unsuru ile birlikte davacı tescilsiz markasal kullanım biçimlerine yanaşma kastı taşımaksızın dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde kullandığı,
bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu varsayılsa bile davalıya ait markasal kullanımı, davacının SMK m.7/5-a hükmü gereği yasaklayamayacağı, izah edilen gerekçelerle; davalının, davacı aleyhine haksız rekabet eyleminde ve davacıya ait ticaret ünvanına tecavüz oluşturacak eylemlerde bulunduğunun söylenemeyeceği kanaatine varıldığından; davacı yanın marka hakkı ihlali, ticari ünvanın korunması ve haksız rekabet iddialarından kaynaklı hukuki korunma istemlerinin reddine, 06/12/2023 ve 10/01/2024 talep tarihli ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/209, K. 2024/146, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama