İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/23 K.2024/156

.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ....

Esas2023/23Karar2024/156Tarih22 Mart 2024Okuma39 dk · 7.753 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
22 Mart 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/23 Esas - 2024/156
Esas no
2023/23 Esas
Karar no
2024/156
Hakim
...
Katip
...
Davacı
... ...
Vekili
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.753 kelime·39 dk okuma·11 bölüm

.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ....

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ : 16/01/2023

KARAR TARİHİ : 22/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 16/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin enerji, telekom, tekstil, inşaat, gayrimenkul, finans ve madencilik gibi pek çok sektörde faaliyet gösteren ve bugün için Türkiye’nin en prestijli şirketlerini bünyesinde barındıran ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren bir şirketler topluluğu olduğu, şirketin temellerinin ... ailesinin bir mensubu olan ...'ın girişimleriyle 1981 yılında atılmış olduğu, 1994 yılında grubun uluslararası tekstil ticaretindeki payını arttırma hedefi doğrultusunda ...’yı, 1996 yılında da ...

Grubu'nun endüstriyel inşaatlarını gerçekleştirmek üzere ...’ı kurmuş olduğu, 1997 yılında ise grup bünyesindeki şirketler, tek bir yönetim çatısı altında toplanarak ... ...

A.Ş.’nin kurulmuş olduğu, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan ... ..., 17 ülkede yaklaşık 20 bin kişiye istihdam sağlamakta olduğu, müvekkili şirketin gerek ulusal gerekse uluslararası alanda üstün başarılara imza atmış, geldiği konum itibari ile Türkiye’ye yüksek bir katma değer sağlayan ve yurtdışında gerçekleştirdiği temsiller ile Türkiye’nin adını ... markası ile birlikte duyuran bir kuruluş olduğu,

müvekkiline ait yoğun markalaşma dolayısı ile bugüne kadar yapılan tescillerde kök ve esas unsur olan ... ibaresi korunmuş ve sair markalar da bu kök unsurun üzerine tali unsurlar eklenmesi sureti ile oluşturulmuş olduğu, markaların esas ve kök ibarelerinin “...” olduğu, marka görsellerinde “...” ibarelerinin daha büyük ve kaligrafisi değişik olarak yazılmış olduğu, müvekkiline ait tüm marka içeriklerinde ... ibaresinin görülebilir olduğu,

müvekkili ticaret unvanının esas unsurunun da ... ibaresinden oluştuğu, tüketicinin, müvekkiline ait markaları ayırt ederken ... ibaresine dayanmakta ve söz konusu ibareyi gördüğünde de hiç düşünmeden müvekkili ile ürün ya da hizmet arasındaki bağlantıyı kurmakta olduğu,

davalı markası incelendiğinde ise, “...” ibareli markanın tek unsurunun bu ibare olduğu ve müvekkilinin seri markaları olan ... ibaresine marka içerisinde direkt ilk heceler olarak yer verilmiş ve ilaveten hiçbir ayırt edicilik katılmaksızın müvekkili markalarının esas unsurunun aynen marka muhteviyatında yer almış olduğunu, bu hali ile müvekkiline ait, ... esas unsurlu marka serisinin içerisine dahil olma ihtimali taşıyan ve dolayısı ile müvekkili ile karıştırılma ihtimali bulunan söz konusu ibareye ilişkin tüketici değerlendirme yaptığında, bu markanın müvekkiline ait olduğunu düşünme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğunu,

müvekkili markası ile azami derecede benzer, esas unsurunun aynen kullanılmış olduğu “...” markasına ilişkin kullanımın, müvekkili tarafından kontrol edilemeyecek olduğunu, uzun yıllardır süren yoğun kullanımı ile bir güvence ve hizmet garantisi sembolü haline gelmiş müvekkili markasının ekonomik-idari bağlantılı yahut çatı markası olduğu düşünülerek tercih edilebilecek ve bu bağlamda satın alınabilecek olan “...” markasına ilişkin mal ve hizmetlerin tüketiciyi memnun etmemesi halinde, müşteriyi o markaya iten güvence sembolü haline gelmiş müvekkili markasının da söz konusu memnuniyetsizlikten etkileneceğini,

dolayısı ile markanın itibarına zarar verilebileceğini, müvekkili markasını tanıyan, bilen ve nakliyat ile lojistik alanlarında kaliteli hizmet sağlayıcısı olduğunu bilen bir müşterinin “...” altında verilen hizmetlerin de müvekkili markası ile bağlantılı olması nedeni ile kaliteli olduğunu varsayarak tercih edebilecek olan müşteriler ise, dava konusu markanın itibarını haksız yere artıracağı ve davalı yana haksız bir kazanç sağlayacağını, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin yıllardır süren yoğun kullanım belirlemiş olup;

müşteriler tarafından tanınır, maruf bir hale gelmiş durumda olduğunu, diğer esas unsuru “...” kök unsuru ile ayniyet derecesinde benzer olan sair markaların da pazarda yer almasının, müvekkili markasının en basit hali ile sulandırılmasına yol açacak durumda olduğunu, müvekkilinin tanınmış markanın esas unsuru ayniyet derecesinde benzer nitelikteki bir markayı bir de aynı mal sınıfı üzerinde tescil ettiren,

markasını müvekkili markasının uluslararası bilinirliği de dikkate alındığında davalı yanın bildiği varsayılması gereken ve buna rağmen markasını değiştirmeyen bir de bu kullanımı haklı gösterecek bir gerekçesi olmamasına rağmen markayı tescil ettirmek için başvuruda bulunan kişinin kötü niyetli olduğundan bahsetmenin mümkün olduğunu, müvekkiline ait alan adları ve ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında da iltibas bulunduğu hususlarını beyan etmekte, ...’nun 09.11.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmektedir.

CEVAP

Davalı ... vekili 24/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının markası ile davacının itiraza mesnet markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığı, iki marka örneğinin, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, markaların karıştırılma ihtimallerinin asla bulunmadığını beyan etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.

Davalı ... LTD. ŞTİ vekili 03/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı müvekkilinin markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olan kişinin zihnindeki intibaın, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığı,

dava konusu iki markanın, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, markaların karıştırılma ihtimallerinin de asla bulunmadığını, müvekkilinin “...” markasını tescil ettirmek istemesinin arkasında “...” markasına benzemek, bu markanın ününden yararlanarak haksız bir kazanç elde etme amacı gütmek gibi, basiretli bir tacire yakışmayan düşüncelerin kesinlikle olmadığını, müvekkiline ait şirketin kurucu ve ortaklarının soyadının "..." olması sebebiyle şirketin ve markanın adını "..." olarak belirlemiş oldukları ve uzun yıllardır faaliyetlerine bu isim altında devam etmekte olduklarını,

müvekkilinin başvuru yaptığı “...” markasının ... ve ... koduyla müvekkili adına zaten daha önceden bu yana tescilli bir marka olduğu, müvekkilinin yıllardır bu isim altında “... ...

A.Ş.” firmasının asıl faaliyet gösterdiği sektörden çok farklı bir sektörde yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilinin bu ismin tanıtılması ve bilinir hale gelmesi için birçok yatırım yapmış olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği bölgede bulunan gıda sektöründeki ilgili kişilerin, “...” markasının müvekkili ile yoğun bağlantısını bilmekte olduğunu, müvekkilinin markasını ...

Holdinge ait olan ve redde dayanak gösterilen "..." markasından daha önce tescil ettirdiği ve “... ...” markasına benzeme gayesinde olmadığını, müvekkilinin müktesep (kazanılmış) hakkının olduğu markasının, muterizin markalarından eski olduğunu, “...” ismi üzerinde 6769 sayılı SMK’nun 6.maddesi anlamında “diğer sınai mülkiyet hakları” kapsamında ve Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde hak sahibi olduğu,

müvekkilinin “...” ibaresini kullanımında muterize göre önceliği olduğunu, müvekkilinin haksız menfaat elde etme gayretinin olmadığını, bu isim üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ve tescil başvurusunu iyi niyetli bir şekilde yapmış olduğunun göstergesi olduğunu, davacının markalarını kullanmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmektedir.

ISLAH

Davacı vekili 28/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ... sayılı “ sayılı “... ...” markalarının dosya kapsamına hükümsüzlük talebi için sunulan markalar olarak alınmasına, dolayısıyla yeni bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, aksi takdirde aynı heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, nihai bağlamda davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... kararının iptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.

Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, gerek marka işlem dosyasında gerekse dava aşamasında ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davalı şirketin müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davacıya ait alan adları ve ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı,

tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde.

Davalı şirketin 31.12.2020 tarihinde "...+..." ibareli ... sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğu, ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği marka tescil başvurusundan bir kısım mal/hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, kalan mal ve hizmetler bakımından başvurunun 17.05.2021 tarih ve 372 sayılı ...'nde yayımlandığı, davacı şirketin yayıma itiraz dilekçesi sunduğu, davalı şirketin bu itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, davacının marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, davacı şirketin itirazı kısmen haklı görülerek davaya konu markanın başvuru kapsamından 35.sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiği,

bu karara karşı davacı şirket tarafından yeniden itiraz edildiği, itirazı inceleyen ...'nun ... sayılı kararı ile; itirazın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı marka vekiline 14.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 15.12.2022 tarihinde tescil edilmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.

Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.

Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.

Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.

Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.

Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.

Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.

Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.

Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.

Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre;

I-... Kararının İptali İstemi Bakımından:

İlk olarak marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'i ön sorun olarak incelenmiştir.

Bilirkişi kök raporunda; Tablo.2’de ve 1 nolu grupta yer alan markalar, davaya konu markanın başvuru tarihi itibarıyla kullanmama def’ine tabi olup, ... tarafından kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, SMK m.6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmadığı, davaya konu markanın başvuru tarihi itibarıyla kullanmama def’ine tabi olmayan ve tabloda 2 nolu grupta yer alan markaların ve kapsamındaki mal/hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edildiğinden davaya konu markanın SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında kısmen reddine karar verildiği tespit edilmiştir.

Yapılan incelemede, Tablo.2’de yer alan ve davalının Kurum nezdinde kullanma ispatı talep ettiği davacı markalarından mavi renkte işaretlenmiş olan markaların tescil tarihi itibarıyla 6769 sayılı SMK’nın 19/2 maddesi kapsamında kullanmama def’ine tabi olduğu, dolayısıyla davacı şirketin mavi renkte işaretlenmiş olan markaları bakımından kullanımı kanıtlama zorunluluğu olduğu, geri kalan markaların kullanmama def’ine tabi olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı şirkete ait davaya gerekçe markaların tescil kapsamında çok sayıda sınıf yer almakta olduğundan inceleme kolaylığı sağlanması amacıyla usul ekonomisi bakımından davaya gerekçe markaların davaya konu marka ile aynı ve ilişkili sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde kullanımı bakımından inceleme yapılması gerektiği düşünülmektedir. Davaya konu marka başvurusu .... sınıfları kapsamakta, 35. sınıfta kısmi ret sonucunda sadece gıda ürünlerinin perakende satış hizmetleri yer almaktadır.

... nezdinde 6769 Sayılı SMK’nın 19. maddesi kapsamındaki kullanım ispatı talebine istinaden itiraz sahibi (iş bu dosyadaki davacı) tarafından sunulan kullanım kanıtları incelenmiş, sunulan dokümanların “...” ibareli markanın özellikle enerji ve tekstil sektöründe kullanımına ilişkin olduğu, davacı şirketin inşaat, finans ve maden sektöründe farklı markaları kullanmakta olduğu, ancak tüm markaların “... ...” ibareli marka altında faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin bir kısım gerekçe markalarının tescili kapsamında 29, 30, 31, 32, 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile 35. sınıfta gıda ürünlerinin perakende satış hizmetleri bakımından kullanımı gösterir herhangi bir belgeye rastlanmamıştır.

Dolayısıyla; davacı tarafından sunulan delillerin kulanım ispatına konu markaların 29, 30, 31, 32, 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile 35. sınıfta gıda ürünlerinin perakende satış hizmetleri bakımından Türkiye’de ciddi kullanımının ispatı bakımından yeterli olmadığı, Kurum tarafından kullanıma ilişkin yapılan tespitin yerinde olduğu, davacı şirketin ... kararının iptali talebi bakımından SMK’nın 6/1 kapsamında itirazının sadece kullanma def’ine tabi olmayan Tablo.2’de 2 ve 3 nolu grupta yer alan markalar bakımından dinlenebileceği kanaatine varılmıştır.

Davaya konu marka başvurusu kapsamında 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan hizmetlerin, davacı şirkete ait ... ve ... sayılı markaların tescili kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetler ile AYNI/AYNI TÜR olduğu tespit edilmiştir.

Bununla birlikte davaya konu marka başvurusu kapsamında 29, 30, 31 ve 32. sınıfta yer alan mallar ile davacı şirkete ait ... ve ... sayılı markaların tescili kapsamında 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan 29, 30, 31 ve 32. sınıfta yer alan malların perakendecilik hizmetleri İLİŞKİLİ MAL ve HİZMETLERDİR. Şöyle ki; bu malların ve hizmetlerin niteliği, amacı ve yöntemi aynı olmamasına rağmen, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduklarından, hizmetlerin sunulduğu yer genellikle malların satışa sunulduğu yerle aynı olduğundan ve hedeflenen halk kesimi aynı olduğundan benzerlik söz konusudur.

Dava konusu "...+..." ibareli marka beyaz renkte zemin üzerinde kırmızı renkte küçük harflerle yazılmış, “ç” harfinin noktası zeytin, “ğ” harfinin çizgisi yaprak figürüyle oluşturulmuş “...” ibaresinden, bu ibarenin üst kısmında daire içerisinde zeytin dalı figüründen meydana gelmektedir. Söz konusu marka, kelime ve ... kombinasyonundan oluşan karma bir marka olmakla birlikte markada daha ön planda yer alan ve ayırt ediciliği haiz “...” kelime unsuru markada esas unsur niteliğinde, gıda sektöründe sıklıkla kullanılan ve başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunmayan ... unsuru ise markada tali unsur niteliğinde yer almaktadır.

Davacıya ait olup, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı veya benzer emtialar içeren ... sayılı marka "... ..." ibaresinden, ... sayılı marka ise "... ..." ibaresinden oluşan kelime markalarıdır. Bu markalarda; "..." ve "..." ibareleri, markaların genel görünümü içinde ayrı ve bağımsız olarak algılanabilmektedir.

Taraf markalarında ortak olan “...” ibaresi ... Sözlüğü’ne göre “Çarpık, verev kesilmiş, doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan, adı defterden silinmiş, yüzünde çıban veya yara yeri olan, yan yan giden, çıban yeri, koyunlarda çiçek hastalığı, çalgın” gibi birçok farklı anlamda kullanılmakta, bu bağlamda davacı şirket markalarının tescilleri kapsamında yer alan mal ve hizmetleri tasvir edici niteliği bulunmadığından ve günlük dilde ve ticaret alanında yoğun kullanımı bulunmayan bir ibare olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğu düşünülmektedir.

Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan "29.SINIF: Kuru bakliyat. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.

30.SINIF: Sütlü tatlılar, sıvı tatlılar: kazandibi, sütlaç, sup, tavuk göğsü, krem karamel, muhallebiler, aşureler. Bal, arı sütü, propolis. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. 31.SINIF: Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.

32.SINIF: Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.

Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet ... ve ... sayılı markaların kapsamlarında yer alan ve bilirkişi kök raporunda altı çizili olarak gösterilen hizmetlerin aynı veya benzer olduğu, markalarda müşterek olarak "..." ibaresinin bulunduğu,

başvuru markasında "..." ibaresine eklenen "-..." ekinin, markanın genel görünümü içinde, "..." ibaresinde toplanan esas unsuru bertaraf etmediği, davacı markalarında yer alan "..." ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, dolayısıyla ayırt ediciliği güçlü, anlamsız bir sözcük olduğu, ancak davacı markalarında "..." ve "..." ibarelerinin aralarında boşluk olacak şekilde dizayn edildikleri, bu nedenle davacı markalarının genel görünümü dikkate alındığında, "..." ibaresinin yanı sıra, "..." sözcüğünün de davacı markalarının esas unsurlarından birini oluşturduğu,

buna göre, daha önce davacıya ati "... ..." ve "... ..." markalarını gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "...+..." ibareli markayı, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı,

bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.

...'nun 08/06/2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun aksi yöndeki hukuki kanaatlerine itibar edilmemiştir.

II-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından:

Davacı taraf dava dilekçesinde, bilirkişi kök raporunda; Tablo.2’de ve 1 nolu grupta yer alan markalar ile ... sayılı “... denim” ibareli markalara yer vermiştir. Yapılan incelemede ... sayılı “... denim” ibareli markanın davacı şirket adına tescilli olmadığı anlaşıldığından aşağıda yapılacak incelemeye dahil edilmemiştir.

Davacı vekili 28/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile hükümsüzlük iddiasına mesnet gösterdiği marka listesini genişlettiğinden, davacı yanın ıslah dilekçesi ile ilave ettiği mesnet markaları da aşağıda nazara alınarak değerlendirme yapılmıştır.

Davalı şirket dava aşamasında cevap dilekçesi ve ıslaha karşı cevap dilekçesi ile kullanmama def'i ileri sürdüğünden, ilk olarak bu husus ön sorun olarak incelenmiştir.

Bilirkişi ek raporunda, Tablo.1’de yer alan ve davalının Kurum nezdinde kullanma ispatı talep ettiği davacı markalarından mavi renkte işaretlenmiş olan markaların tescil tarihi itibarıyla 6769 sayılı SMK’nın 19/2 maddesi kapsamında kullanmama def’ine tabi olduğu, dolayısıyla davacı şirketin mavi renkte işaretlenmiş olan markalar bakımından kullanımı kanıtlama zorunluluğu olduğu, geri kalan markaların kullanmama def’ine tabi olmadığı anlaşılmıştır.

... nezdinde 6769 Sayılı SMK’nın 19.maddesi kapsamındaki kullanım ispatı talebine istinaden hükümsüzlük iddiası sahibi (iş bu dosyadaki davacı) tarafından sunulan kullanım kanıtları incelenmiş, sunulan dokümanların “...” ibareli markanın özellikle enerji ve tekstil sektöründe kullanımına ilişkin olduğu, davacı şirketin inşaat, finans ve maden sektöründe farklı markaları kullanmakta olduğu, ancak tüm markaların “... ...” ibareli marka altında faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin bir kısım gerekçe markalarının tescilleri kapsamında 29, 30, 31, 32, 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile 35. sınıfta gıda ürünlerinin perakende satış hizmetleri bakımından kullanımı gösterir herhangi bir belgeye rastlanmamıştır.

Dolayısıyla davacı tarafından sunulan delillerin kulanım ispatına konu markaların 29, 30, 31, 32, 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile 35. sınıfta gıda ürünlerinin perakende satış hizmetleri bakımından Türkiye’deki ciddi kullanımının ispatı bakımından yeterli olmadığı, davacı şirketin hükümsüzlük istemi bakımından SMK’nın 6/1 kapsamında itirazının sadece kullanma def’ine tabi olmayan Tablo.2’de 2 ve 3 nolu grupta yer alan markalar bakımından dinlenebileceği kanaatine varılmıştır.

Davaya konu marka kapsamında 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan hizmetlerin, davacı şirkete ait ... ve ... sayılı markaların tescili kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetler ile AYNI/AYNI TÜR olduğu tespit edilmiştir.

Bununla birlikte davaya konu marka kapsamında 29, 30, 31 ve 32. sınıfta yer alan mallar ile davacı şirkete ait ... ve ... sayılı markaların tescili kapsamında 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan 29, 30, 31 ve 32. sınıfta yer alan malların perakendecilik hizmetleri İLİŞKİLİ MAL ve HİZMETLERDİR. Şöyle ki; bu malların ve hizmetlerin niteliği, amacı ve yöntemi aynı olmamasına rağmen, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduklarından, hizmetlerin sunulduğu yer genellikle malların satışa sunulduğu yerle aynı olduğundan ve hedeflenen halk kesimi aynı olduğundan benzerlik söz konusudur.

Dava konusu "...+..." ibareli marka beyaz renkte zemin üzerinde kırmızı renkte küçük harflerle yazılmış, “ç” harfinin noktası zeytin, “ğ” harfinin çizgisi yaprak figürüyle oluşturulmuş “...” ibaresinden, bu ibarenin üst kısmında daire içerisinde zeytin dalı figüründen meydana gelmektedir. Söz konusu marka, kelime ve ... kombinasyonundan oluşan karma bir marka olmakla birlikte markada daha ön planda yer alan ve ayırt ediciliği haiz “...” kelime unsuru markada esas unsur niteliğinde, gıda sektöründe sıklıkla kullanılan ve başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunmayan ... unsuru ise markada tali unsur niteliğinde yer almaktadır.

Davacıya ait olup, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı veya benzer emtialar içeren ... sayılı marka "... ..." ibaresinden, ... sayılı marka ise "... ..." ibaresinden oluşan kelime markalarıdır. Bu markalarda; "..." ve "..." ibareleri, markaların genel görünümü içinde ayrı ve bağımsız olarak algılanabilmektedir.

Taraf markalarında ortak olan “...” ibaresi ... Sözlüğü’ne göre “Çarpık, verev kesilmiş, doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan, adı defterden silinmiş, yüzünde çıban veya yara yeri olan, yan yan giden, çıban yeri, koyunlarda çiçek hastalığı, çalgın” gibi birçok farklı anlamda kullanılmakta, bu bağlamda davacı şirket markalarının tescilleri kapsamında yer alan mal ve hizmetleri tasvir edici niteliği bulunmadığından ve günlük dilde ve ticaret alanında yoğun kullanımı bulunmayan bir ibare olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğu düşünülmektedir.

Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan "29.SINIF: Kuru bakliyat. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin.

30.SINIF: Sütlü tatlılar, sıvı tatlılar: kazandibi, sütlaç, sup, tavuk göğsü, krem karamel, muhallebiler, aşureler. Bal, arı sütü, propolis. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. 31.SINIF: Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.

32.SINIF: Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar.

Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.

Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet ..... sayılı markaların kapsamlarında yer alan ve bilirkişi kök raporunda altı çizili olarak gösterilen hizmetlerin aynı veya benzer olduğu, markalarda müşterek olarak "..." ibaresinin bulunduğu, başvuru markasında "..." ibaresine eklenen "-..." ekinin, markanın genel görünümü içinde, "..." ibaresinde toplanan esas unsuru bertaraf etmediği,

davacı markalarında yer alan "..." ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, dolayısıyla ayırt ediciliği güçlü, anlamsız bir sözcük olduğu, ancak davacı markalarında "..." ve "..." ibarelerinin aralarında boşluk olacak şekilde dizayn edildikleri, bu nedenle davacı markalarının genel görünümü dikkate alındığında, "..." ibaresinin yanı sıra, "..." sözcüğünün de davacı markalarının esas unsurlarından birini oluşturduğu,

buna göre, daha önce davacıya ati "... ..." ve "... ..." markalarını gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "...+..." ibareli markayı, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı,

bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.

...'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun aksi yöndeki hukuki kanaatlerine itibar edilmemiştir. Davalı şirket müktesep hak iddiasında bulunduğundan aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır: .... . sayılı “...” kararında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.

.... Dairesinin 19.09.2008 tarihli ve ..... Sayılı kararına göre.

Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır.

Bu tür markalar niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 55. maddesinde tanımlanan ortak markalara benzemekle birlikte; seri markalar, ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.

Bu karar içeriğinden de anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar: • müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, • markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması, • dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması.

Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıdaki şartlar sağlansa bile, sonraki tarihli marka başvurusu, itiraza mesnet markaya yakınlaşma ve bu yolla haksız yararlanma tehlikesi oluşturmamalıdır.

Burada irdelenmesi gereken husus; marka olarak seçilen işaretin önceki tarihli kök seri markaların yenilenmesi suretiyle mi oluşturulduğu, yoksa itiraza mesnet markalar ile yakınlaşarak onunla iltibas tehlikesi doğurma tehlikesi oluşturacak şekilde mi mizanpajının yapıldığıdır.

Daha ilk bakışta başvurunun kök markanın değil de, itiraza mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde izlenim doğuyorsa, önceki kök markalardan kaynaklı müktesep hak şartlarının doğduğundan söz edilemez. Bu itibarla seri marka olarak tescili talep edilen işaret, kök markadan esaslı farklılıklar göstermemeli ve seri marka seçilirken itiraza mesnet markaya yakınlaşacak font, renk, mizanpaj değişikliklerinden kaçınılmalıdır. (....)

Müktesep hak iddiası bakımından hemen belirtmek gerekir ki; önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkması hali tek başına müktesep hak şartlarının doğumunu sağlamaz. Önceki tarihli markanın başvuruya konu emtialar bakımından aynı zamanda fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekir.

Zira, müktesep hak müessesesinin kabul edilmesinin amacı, önceki tarihli markanın uzunca süredir kullanımı nedeniyle ilgili tüketici kesiminde oluşan imajın, sonraki tarihli marka başvurusuna sirayet etmesini sağlamaktır. Bu nedenledir ki, fiilen kullanılmayan önceki tarihli markanın ilgili tüketici kesiminde bir imaj duygusu oluşturduğundan söz edilemez. Olmayan imajın yenilenen yeni bir marka başvurusuna aktarımı da dolayısıyla söz konusu olamaz.

Müktesep hak şartları bakımından yukarıda ifade ettiğimiz görüşü destekler nitelikte, .... Dairesi'nin 06/01/2020 tarih .... sayılı kararında, önceki markanın fiilen kullanılmasını, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görmüştür.

Somut olayda yapılan incelemede; Davalı şirket tarafından müktesep hak iddiasında bulunulan ... sayılı markanın tescil tarihi 09.09.2015 olup, davaya konu marka başvurusunun tarihi ise 31.12.2020’dir. Bu bağlamda bahsi geçen tarihler arasında 5 yıllık hükümsüzlük isteme süresi dolmuştur.

Bilirkişi kök raporunda yer verilen Tablo.6’dan izlenebileceği üzere, davalının müktesep hak iddiasında bulunduğu marka “...” kelime unsurunun üzerinde yer alan ... unsurunda küçük farklar dışında, dava konusu markadan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davaya konu başvurunun önceki markada yer alan asli unsur/genel izlenim muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin korunması suretiyle oluşturulmuş olduğu görülmektedir.

Bununla birlikte Tablo.6’da sarı renkle işaretlendiği üzere davaya konu marka başvurusu kapsamı ile davalı şirketin müktesep hak iddiasında bulunduğu markanın tescil kapsamı 29, 30 ve 43. Sınıflarda yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından örtüşmektedir. Ancak bu noktada söz konusu mal ve hizmetlerdeki kullanımın incelenmesi gerekmektedir.

Davalı şirketin, diğer davalı Kurum nezdinde Marka İşlem Dosyası’na sunduğu dokümanlar incelendiğinde; müktesep hak iddiasında bulunduğu “...” ibareli markasını “zeytinler ve reçeller” malları üzerinde kullanımını kanıtlandığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak; davaya konu marka başvurusunun, davacı şirketin müktesep hak iddiasında bulunduğu ... sayılı markanın asli unsuru muhafaza edilerek oluşturulmuş olduğu, davacı markalarına yanaşmadığı, önceki tarihli davalı markasını çağrıştırdığı, önceki tarihli markanın davaya konu markanın başvuru tarihi itibarıyla 5 yıldan uzun bir süredir tescilli olduğu, tescil kapsamında yer alan “zeytinler ve reçeller” malları üzerindeki kullanımının kanıtlanmış olduğu, bu bağlamda, ... sayılı davalı markasının davaya konu marka için 29. sınıfta yer alan “Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler.” malları bakımından müktesep hak teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi kök raporunda her ne kadar "Salçalar" emtiaları bakımından davalı şirketin müktesep hakkı bulunduğu belirtilmişse de, davalı şirketin önceki tarihli markasını kullandığını "Zeytinler ve reçeller." emtialarının, "Salçalar" emtiasını karşılamadığı, başka bir deyişle, "Salçalar" emtiasının, "Zeytinler ve reçeller." emtiaları kapsamında mütalaa edilemeyeceği anlaşıldığından, "Salçalar" emtiaları bakımından, bilirkişi kök raporunda yer verilenin aksine, davalı şirketin müktesep hakkı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;

A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,

B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,

C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.

Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır.

Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle,

yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez.

Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.

Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir.

Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır.

Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.

Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.

Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı şirkete ait “...” ibareli markanın tanınmış olduğu iddiasına ilişkin sunmuş olduğu deliller incelenmiştir. Davacı şirkete ait “...” markası Kurum nezdinde 20.09.2011 tarih ve ... sayı ile tanınmış marka olarak korunmaktadır. Ancak, Kurum’un geçmiş yıllarda vermiş olduğu tanınmışlık kararının 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi kapsamında yer alan koşulların tespiti bakımından tek başına yeterli olması mümkün değildir.

Davacı şirketin sunmuş olduğu faturalar 2019-2022 yılları arasında çeşitli firmalar tarafından sunulan bir takım ürün ve hizmetler için davacı şirket adına düzenlenmiş faturaları kapsamakta olup, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin ise 2019 ve 2020 yılına ait birer adet fatura sunulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla sunulan faturaların “...” ibareli markanın tanınmışlığını kanıtlamadığı düşünülmektedir.

Sunulan 2018-2022 yılları arasına ait faaliyet raporları, davacı grup şirket altında kullanımda olan çeşitli markalara ait gazete haberleri ile üzerinde tarih bulunmayan çeşitli fuar katılım vb görsellerin de “...” ibareli markanın toplumun büyük bir kesimi tarafından herhangi bir mal veya hizmet üzerinde farklı kelime veya ... unsurları ile birlikte görüldüğünde refleks halinde ilişkilendirebilecek düzeyde bir tanınmışlığının bulunduğunu kanıtlamada yeterli olmadığı düşünülmektedir.

Dolayısıyla, somut olayda SMK m.6/5 hükmü koşulunun oluştuğu söylenememektedir.

SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”

Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.

Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.

Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. .... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği,

ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı şirketin ünvan değişikliği sonucunda 14.03.1997 tarihinde kurulmuş ve 20.03.1997 ve 4253 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmış olduğu anlaşılan davacı ... ...

A.Ş.'nin ticaret ünvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı şirketin dosya kapsamına sunduğu delillerden, “...” ibaresinin özellikle enerji ve tekstil sektöründe markasal etki doğuracak düzeyde kullanılmakta olduğu, davaya konu marka ile davacının ticaret ünvanının kılavuz unsurunun görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzer olduğu, ancak davacı şirketin davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetler üzerinde fiilen kullanımı bulunmadığı anlaşıldığından 6769 Sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında ticaret unvanına dayalı koruma talep edemeyeceği değerlendirilmiştir.

Davacı şirketin 6769 sayılı SMK 6/6 maddesine dayalı olarak hak sahipliği iddiasında bulunduğu alan adları ve bağlı oldukları internet siteleri incelenmiş, “...” ve “...” alan adlarının aktif kullanımına rastlanmamıştır.

... alan adına ait 2001 yılında alınmış ilk arşiv kaydında “...” ibaresi yer almaktaysa da içeriğin tamamı görüntülenememekte, 2003 yılına kadar “yapım aşaması” şeklinde devam etmekte 2003 yılında sonra ise söz konusu internet sitesi kapsamında “... YAPI” ibareli markanın inşaat hizmetlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.

“...” alan adının bağlı olduğu internet sitesinin 2007 yılından önceki kullanımlarına ait arşiv kayıtlarındaki içerikler görüntülenememiştir. 2007 yılından itibaren “... ...” çatı markası altında maden, tekstil, finans, inşaat, enerji ve telekom sektöründe hizmet sunulduğu tespit edilmiştir.

Yapılan incelemede davacı şirketin söz konusu alan adlarına bağlı internet siteleri kapsamında “...” ibareli markayı, davaya konu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler üzerinde kullanımına rastlanmadığından dava konusu markanın başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından davacı şirkete ait alan adı ile iltibas oluşturmadığı, dolayısıyla davacının 6769 Sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında alan adına dayalı koruma talep edemeyeceği değerlendirilmiştir.

SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.

Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.

Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)

Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet bir kısım markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı şirketin müktesep hakkının bulunduğu tespit edilen emtialar hariç tutulmak üzere, SMK m.6/1 hükmü kapsamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğurduğu tespit edilen mal ve hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile. "29.SINIF: Kuru bakliyat. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. 30.SINIF: Sütlü tatlılar, sıvı tatlılar: kazandibi, sütlaç, sup, tavuk göğsü, krem karamel, muhallebiler, aşureler. Bal, arı sütü, propolis. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. 31.SINIF: Ormancılık ürünleri.

Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 32.SINIF: Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.

Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.

Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-Dava konusu ... sayılı markanın "29.SINIF: Kuru bakliyat. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. 30.SINIF: Sütlü tatlılar, sıvı tatlılar: kazandibi, sütlaç, sup, tavuk göğsü, krem karamel, muhallebiler, aşureler. Bal, arı sütü, propolis. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar. 31.SINIF: Ormancılık ürünleri.

Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 32.SINIF: Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.

Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.

Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar.

Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile alınması gereken 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,

8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya masrafı, 295,25 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.046,17 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 2.023,09 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.023,08 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 51,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 25,60 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine, bakiye 25,60 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,

11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,

Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2024

Katip .... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/23, K. 2024/156, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 16/01/2023
  5. Karar Tarihi : 22/03/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 22/04/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Islah
  12. Uyuşmazlık
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/23
Karar No
2024/156
Tarih
22 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/23 K.2024/213
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/24 K.2024/64
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/24 K.2024/106
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/24 K.2024/149
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/25 K.2024/79
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2024/216

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.