KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/464 Esas
- Karar no
- 2024/44
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -....
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.923 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
... DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 16/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili başvurusunun, yasada yer bulan “...” kapsamında olmadığını, başvuru ile redde mesnet markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzerliğe yakın olmadığını, müvekkili başvurusunun bu madde kapsamında reddi için, karşılaştırma konusu markaların aynı
veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmasının gerekli olduğunu, benzer markaların ise SMK 5/1-ç hükmü dışında
kalmakta olduğunu ve Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesinin ilk bendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, farklı
işaretler içeren markaların SMK m.5/1-ç kapsamında yorumlanmasının mümkün olmadığını, işaretler arasında karıştırma ihtimalinin varlığı tartışılmak suretiyle bir sonuca ulaşmanın gerektiği
durumlarda, bu hususun Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 hükmü kapsamında nispi ret nedenleri arasında
ve önceki marka sahibinin itirazı neticesinde incelenmesi gerektiğini, müvekkili başvurusunun 6749 sayılı yasanın 6/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi
gerekirken, 5/1-ç bendi kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvuruya konu markası her seviyede bilinen, Türkiye’de de yüksek reputasyona sahip marka
özelliğinde olduğunu, bu sebeple olağan tüketici tarafından kolaylıkla ayırt edilebilir olduğunu beyanla; davalı kurumun, davacı müvekkile ait 2022/003153 sayılı marka başvurusunun reddini
içeren ... sayılı .... Kararının iptaline
karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 30/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuruya/ret kararına konu mallarla aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğunu, hem her iki markanın esas unsurunun "..." ibaresi olması, hem de mal ve hizmetler açısından ayniyet bulunduğu göz önüne alındığında, 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç maddesi uyarınca, mutlak tescil engeli bulunduğunu, mevcut yasal düzenleme çerçevesinde, tescilli bir marka var iken ikinci bir markanın tescilinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını iddia ederek; davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait 2022/003153 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet ..., ... ve ... sayılı markalar arasında, ...'nın 03/06/2022 tarih .... sayılı kararında listelenen hizmetler bakımından SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde; Marka başvuru sahibinin 10.01.2022 tarihinde .... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği bir kısım hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, marka başvurusunun davacıya devredildiği, davacı yanın 08.08.2022 tarihinde karara itirazda bulunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 14.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilmezler. (....)
Mutlak red nedenleri, marka olarak seçilmiş bulunan işaretin niteliğinden kaynaklı, yetkili mercilerce re'sen incelenmesi gereken tescil engelleridir. Söz konusu engellerin dayanağı kamu menfaati ve kamu düzenidir.
Bu kategori içerisine giren işaretlerin, başka bir kişiye ait oldukları veya üzerlerinde üçüncü kişilerin hakları bulunduğu için değil, aksine herkesin kullanımına açık tutulmaları gerektiğinden üzerlerinde hiç kimsenin hak iddia edemeyeceği mülahazasıyla marka olarak tescilleri reddedilmektedir.
Bunun tek istisnasını, daha önce, aynı türdeki mal ya da hizmetler için tescil olunmuş veya tescili için müracaat edilmiş bulunan bir markanın aynısı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzeyen marka başvuruları oluşturmaktadır. Bu olasılık, üçüncü bir kişinin marka hakkı temeline dayanmakla birlikte mutlak red nedenleri arasında sayılmıştır. (....) Marka hukukunda öncelik ilkesi hakimdir.
Bu ilkeye göre, marka olarak tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir işaret, aynı mal ya da hizmetler için başkası tarafından tescil ettirilemez. Bu ilkenin görünümlerinden birini 6769 sayılı SMK m.5/1-ç bendinde düzenlenen mutlak red nedeni oluşturur.
SMK'nin 5.maddesi mutlak red nedenlerini düzenlemiş olup, bu maddede sayılan hususlar gerek ..., gerekse mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. SMK'nin 6.maddesi ise, nisbi red sebeplerini düzenlemiş olup, bu maddede düzenlenen hususlar resen gözetilemez, ancak ilgili kişiler tarafından ileri sürülebilir.
SMK'nin 5/1-ç bendinde belirtilen "aynı" olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit v.b. olmalarını ifade eder. Bunun yanında, işaretlerin örneğin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakteri ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de "aynı" olma durumunu etkilemez.
"Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" ise, karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenim itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır.
Bu durumda, karşılaştırılan işaretlerin "aynı" ya da "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olması halinde, markayı oluşturan işaretler arasında iltibasın varlığı ayrıca bir inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğu peşinen kabul edileceğinden; anılan Kanunun 5/1-ç bendinde ayrıca iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gibi bir koşul yer almamıştır.
Bu bakımdan, yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik mevcut ise ... tarafından re'sen başvurunun 6769 sayılı SMK 5/1-ç bendi uyarınca reddine karar verilebilecektir.
Ancak, marka tescilinde nispi ret nedeninin düzenlendiği 6769 sayılı SMK 6/1 fıkrasına göre başvurunun reddedilebilmesi için, başvurunun bültende ilanı üzerine yasal sürede ilgililerin itirazı halinde Kurumca işaretler arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil halk tarafından karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzerlik bulunup bulunmadığı hususu incelenecektir.
Bir başka deyişle, anılan madde hükmüne göre yapılacak benzerlik incelenmesinde asıl olan karıştırılma ihtimalidir.
Bu nedenle, 6769 sayılı SMK m.18. maddesi uyarınca Kurum tarafından 6. madde yönünden inceleme yapılırken, başvuru konusu işaretin üzerinde kullanılacağı mal veya hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde sicilde daha önce tescilli bir marka veya marka başvurusu ile karıştırılma ihtimaline yol açılıp açılmayacağının da değerlendirilmesini gerektiren derecede, yani Kurumca takdir yetkisinin kullanılacağı bir benzerlik mevcut ise, bu takdirde işaretler arasında güçlü ve açık bir iltibasın varlığı peşinen kabul edilmiş sayılamayacağından "ayırt edilemeyecek kadar benzerlik" bulunduğundan bahisle re'sen, başvurunun reddine karar verilemez.
Çünkü, böyle bir durumda işaretlerin 6769 sayılı SMK m.6/1 fıkrası anlamında bir "benzer"liği söz konusu olacağından, artık bu husus nispi ret nedeni olarak ve ancak başvuruya itiraz halinde Kurumca değerlendirilebilecektir. Zira, nispi red sebepleri kamu menfaati ile ilgili olmadığından, mahkeme veya ... tarafından re'sen dikkate alınması mümkün değildir.
Bunların mutlaka 6769 sayılı SMK'nin düzenlediği prosedür çerçevesinde ilgili kişiler tarafından itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. SMK'nin 6/1 fıkrası kapsamında karıştırılma tehlikesine yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesi ise ancak ilgililer tarafından anılan Kanun çerçevesinde itirazda bulunulmasına bağlıdır. Böyle bir değerlendirme yapılırken her tescil başvurusunun somut koşullarının gözetilmesi gerekliliği de göz ardı edilmemelidir.
(Mülga KHK dönemine ilişkin değerlendirme; .... )
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde, markaların kapsadıkları mal veya hizmet gruplarına göre belirlenecek olan ortalama tüketiciler esas alınacak ve yapılacak karşılaştırma sırasında markalardaki ayırt edici özellik taşımayan tali ve jenerik unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Ortalama tüketicinin dikkat ve algı düzeyi, mal veya hizmetin niteliğine, türüne ve fiyatına göre değişebilmektedir.
Markaların ortalama tüketici tarafından ne şekilde algılandıkları, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik incelemesinde yapılacak global değerlendirme bakımından belirleyici role sahiptir. Ortalama tüketici. "İyi bilgilenmiş, makul derecede gözlem yapan, makul derecede dikkatli, makul derecede tecrübeli ve makul derecede ihtiyatlı kimse"dir. Bu farazi kişi, markayı bir bütün olarak algılar, değişik markalar arasında karşılaştırma imkanını nadiren bulabilir.
Daha çok, markaları, hafızasında tutabildiği kadar görüntüsüne göre değerlendirme yapar, detayların analizine girmez. (...)
Belirtilen açıklamalar ışığında tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen marka işlem dosyası, redde mesnet marka tescil belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 08.08.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu, siyah renkli standart yazı karakteri ile oluşturulduğu, başkaca ek unsur içermediği tespit edilmiştir.
Redde mesnet markalar incelendiğinde; ... sayılı markanın "...+..." ibaresinden oluştuğu, "..." unsurunun kırmızı renkli sol içe çökük kesik bir eliptik figür izlenimi verdiği, ... sayılı markanın "...+..." ibaresinden oluştuğu, "..." unsurunun gri ve bordo renkli farklı boyutlarda kare figürlerinden oluşan desen izlenimi verdiği, ... sayılı markanın "...+..." ibaresinden oluştuğu, "..." unsurunun beyaz ve açık kahve renkleri ile oluşturulmuş, taban çizgisi olmayan üçgen formunda olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar global olarak karşılaştırıldığında; "..." ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerliğinden kaynaklı, markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunsa da, karşılaştırılan markalar tıpa tıp aynı değildir. Dava konusu marka başvurusu salt kelime unsurundan oluşurken, redde mesnet markalar kelime unsurunun yanı sıra ... unsuru da içermektedir.
Redde mesnet markalarda bulunan ve yukarıda tasvir edilen ... unsurları, bu markaların genel görünümüne asgari düzeyde somut ayırt edicilik katmaktadır. Markalarda bulunan renk, ... ve yazı stili gibi farklılıkların, markaları genel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı kabul edilmelidir.
Ayrıca; kelime ibaresinden kaynaklı benzerliğin ilgili tüketiciler nezdinde bağlantı kurma ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine yol açabileceği düşünülse bile, bu husus SMK m.6/1 hükmü bağlamında ancak nispi tescil engeli oluşturabilecektir.
Bu durumda, davalı ...'in SMK m.6/1 hükmü kapsamı içerisine girecek şekilde benzerlik değerlendirmesi yapması, gerek SMK m.5/1-ç bendinde belirtilen düzenlemeye, gerekse SMK m.5/1-ç bendinin uygulanmasını gösterir yerleşik yargı içtihatlarına aykırılık teşkil etmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki.
SMK m.5/1-ç bendinde belirtilen mutlak tescil engeline ilişkin düzenleme, SMK'nin genel gerekçesinde AB mevzuatıyla uyumunun arttırılmasını amaçladığını belirten açıklama karşısında, AB'nin ... sayılı topluluk marka direktifi ile ... sayılı topluluk marka tüzüğünde mutlak tescil engeli olarak değil, nispi tescil engeli olarak düzenlenmiştir.
SMK'nin AB mevzuatıyla uyumunun arttırılmasına ilişkin Kanun Koyucunun amacı doğrultusunda SMK m.5/1-ç bendinin dar yorumlanması, Kanun Koyucunun amacına uygundur. Esasında markaların benzerliği problemi, içerisinde subjektif unsurları barındırdığından SMK m.5/1-ç bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede ilk bakışta ve hemen aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgularının mevcudiyetinin aranması elzemdir.
Somut olayda, yukarıda yer verilen maddi tespitler karşısında, ilk bakışta ve hemen markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları, markalar arasında bulunan ve yukarıda açıklanan farklılıkların, marka başvurusunun yayıma çıkartılmasını zaruri kıldığı, davalı ...'ce SMK m.5/1-ç bendi dayanak gösterilerek yapılan değerlendirmenin belirtilen gerekçelerle hatalı olduğu kabul edilmiştir.
Nitekim eldeki uyuşmazlığa emsal olabilecek nitelikteki bir uyuşmazlıkta; ... Dairesi'nin 15.02.2021 T .... sayılı kararı ile; ... markası ile ... (Şekilli yazım karakterinde) markası arasında, SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca iltibas bulunmadığı yönünde karar verilerek, SMK m.5/1-ç hükmü, yukarıda ifade edildiği üzere, dar yorumlanarak mesele çözümlenmiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/464, K. 2024/44, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama