KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/86 Esas
- Karar no
- 2024/9
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.906 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
...
DAVALI
1- ... - ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVALI
2- ... -... ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/02/2023
KARAR TARİHİ : 10/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 20/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... işlem numaralı “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı ... tarafından bu başvuruya itiraz edildiğini ve ... tarafından “'benzerlik karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet kriterlerinin tümü haksız bulunarak markalar benzer görülmediğinden karıştırma ihtimali bulunmadığı” tespit edilerek davalının itirazının reddedildiğini, davalı itiraz sahibinin bu karara itiraz ettiğini ve ... tarafından verilen yeni kararda, müvekkilin marka başvurusunun reddine ve itirazın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın hatalı olup iptal edilmesi gerektiğini, zira;
müvekkilinin kendi hizmet sektörlerinde ve tüketici nezdinde bilinen bir firma olduğunu, haksız kazanç sağlamaya ihtiyacı olmadığını belirterek; ... sayılı ... kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 13/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı markası ile redde gerekçe ... sayılı markaları yan yana incelendiklerinde her iki markanın esas unsurlarının ...-... ibareleri olduğunu, anılan markaların görsel ve işitsel olarak oldukça benzer olduklarını,
her ne kadar davacı vekili tarafondan başvuru markasında yer alan “...” ibaresinin anılan markayı diğer markadan farklılaştırdığı belirtilmiş ise de başvuru markasının tertip tarzı göz önüne alındığında “...” ibaresinin oldukça göze çarpan şekilde büyük puntolarla yazılmış olduğunu ve “...” ibaresinin ise okunamayacak derecede küçük puntolarla tanzim edilmiş olduğunu, taraf markaları arasında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunduğu gibi, karıştırılmaya yol açacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal benzerliğin de bulunduğunu, başvuru markası kapsamında yer alan 20. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin,
redde mesnet ... sayılı marka kapsamında da aynı/ayırt edilemeyecek benzerlerinin yer aldığının tespit edildiğini, başvuru markası açısından nispi tescil engeli bulunduğunu, dolayısıyla verilen ... kararının usule ve yasaya uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 23/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... markasının ... ilinde faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, 2020 yılında ... ibaresini marka olarak ... marka numarası ile tescil ettirdiğini, uzun yıllardır mobilya alanında faaliyet göstermekte olup bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, markanın bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davacı şirketin, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını,
aynı toptancı firması ile çalışan davacının siparişlerinin sürekli müvekkiline teslim edildiğini, ... sayılı ... markası ile redde gerekçe ... sayılı ... markalarının esas unsurlarının ...-... ibareleri olduğunu, dolayısıyla benzerlik incelemesinin ...-... ibareleri üzerinden yapılması gerektiğini, bu markaların görsel ve işitsel olarak oldukça benzer olduğunu, “...” ibaresinin okunamayacak derecede küçük puntolarla tanzim edildiğini ve bu nedenle dava konusu markaya bir ayırt edicilik katmadığını, somut olayda markaların işaret anlamında benzer oldukları gibi, başvuru markası kapsamında yer alan 20. ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin,
redde mesnet ... sayılı marka kapsamında da aynı/ayırt edilemeyecek benzerlerinin yer aldığını, dolayısıyla verilen kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet alınan ... sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davacının "... ..." ibareli 30.09.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 13.12.2021 tarih ve 386 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şahsın 27.01.2022 tarihinde ... sayılı markayı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davacının 23.05.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davalının 06.10.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunduğu, davacının 14.11.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu,
yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın kabulüne karar vererek marka başvurusunu reddettiği, redde mesnet olarak SMK m.6/1 hükmünün gösterildiği, bu kararın davacı marka vekiline 02.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan 20 ve 35.sınıftaki mal ve hizmetler ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 20 ve 35.sınıftaki mal ve hizmetler aynıdır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; siyah dikdörtgen zemin üzerine sarı renk ile "..." ibaresine yer verildiği, bu ibarenin sağ alt köşesinde oldukça küçük punto ile Türkçe "Özel, seçkin" anlamına gelen İngilizce "..." ibaresine yer verildiği, "..." ibaresinin gerek anlamı, gerekse markanın genel görünümü içinde yer alan konumlandırma biçimi nedeniyle markasal ayırt edici etkisinin bulunmadığı, markanın genel görünümü içinde ön plana çıkan ve ayırt edicilik oluşturan unsurun "..." ibaresi olduğu tespit edilmiştir.
Redde mesnet marka incelendiğinde; salt kelime markası olup, "..." sözcüğünden oluştuğu tespit edilmiştir. Markanın ayırt edici unsuru, bu sözcüktür.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (....), somut olayda da;
karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasında farklılık derecesinin artması gerektiği, ancak gerek redde mesnet markanın, gerekse başvuru markasının esaslı unsurunun "..." ve "..." sözcüklerinden oluştukları, bu sözcüklerin bilinen bir anlamının bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu mal ve hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği haiz oldukları, markaları oluşturan beş harfin aynı olduğu, başvuru markasının;
"..." şeklinde, redde mesnet markanın "..." şeklinde telaffuz edileceği, gerek müşterek harf ortaklığı, gerekse markaların aynı seslerle başlangıç telaffuzuna konu edilmesi nedeniyle görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, kavramsal olarak markaların farklı nesnelere çağrışım oluşturmadıkları, anlamsız kelimeler olarak ilgili tüketici kesimince kavranacakları, buna göre;
daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin ve dahi dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markası ile karşılaştığında, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, redde mesnet marka ile ilişkilendirebileceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsama yaşayabileceği,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/86, K. 2024/9, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama