KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/314 Esas - 2025/4
- Esas no
- 2024/314 Esas
- Karar no
- 2025/4
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2-....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
- Dava tarihi
- 19/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/01/2025
Karar Metni
2.039 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 19/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait ... sayılı marka başvurusunun davalı şirketin itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, redde mesnet markanın ortak unsurunun yalnızca "..." ibaresi olması, bu ibarenin coğrafi yer bildirmesi, bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmaması, müvekkili marka başvurusu ile redde mesnet alınan markanın yazım şeklinin ve renklerinin birbirlerinden tamamen farklı olması ve müvekkili markasının standart yazı karakteri ve şekil ile yazılmadığı, markaya ayırt edicilik kazandırdığı ve uzun süredir müvekkilince kullanılması ve bu markayla ticari hayatını sürdürmesi,
müvekkili markasının bir bütün olarak bıraktığı izlenimi ile redde mesnet marka ile 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olmaması sebebiyle. 31.05.2024 tarihli ... sayılı ... kararının iptaline ve müvekkili "... ..." isimli markasının ...... numaralı sınıf kodlu tescilinin yanında, ...... numaralı sınıf kodunda da tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...vekili 31/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ve davalının itiraza mesnet markası arasında karıştırılma
ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğundan ve başvuru kapsamından
çıkarılan emtialar bakımından taraf markalarının aynı/aynı tür mallarda/hizmetlerde
kullanılacak olması ve aynı/aynı tür olarak belirtilen malların/hizmetlerin tüketici
özellikleriyle birlikte marka işaretlerinin benzerliğinin etkisi dikkate alındığında, tüketicinin ihtilaf konusu markaları aynı/aynı tür ürünler üzerinde gördüğünde ya da
işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün
olmaması, ilgili tüketicilerin malların/hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından
üretildiği/sunulduğu, veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı
bulunduğu yönünde izlenim oluşabileceği, iş bu nedenlerle 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi
anlamında başvuru kapsamından çıkarılan mallar/hizmetler bakımından ihtilaf konusu
markalar arasında bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek
derecede benzerlik bulunduğu, Kurumca hukuka uygun .... sayılı ... kararının tesis edilmiş olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi, davaya cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ... sayılı marka arasında "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 31.10.2022 tarihinde "... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.11.2022 tarih ve 408 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı yanın 05.01.2023 tarihinde ... sayılı markayı mesnet göstererek SMK m.6/1 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davacı yanın 14.02.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ...'nca “SINIF KODU : 44Tıbbi hizmetler.Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri
ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.”nin SMK m.6/1 hükmü uyarınca çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan
hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 24.08.2023 tarihinde itirazda bulunulduğu, davalı yanın 04.10.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ...... 'nun ... sayılı ... kararı ile; itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 06.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... Dairesi'nin ve .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (.... ) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (.... ) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 31.05.2024 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ...tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ...tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." aynıdır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "... ..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin en üstte yer aldığı, "..." ibaresinin İngilizce bir sözcük olup Türkçe "Güzellik" anlamına geldiği, davaya konu bir kısım hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu, "..." ibaresinin de İngilizce bir sözcük olup Türkçe'de de bilinen anlamı ile kullanıldığı, başvuru markası genel görünüm itibariyle incelendiğinde, davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici olduğu tespit edilen "..." ibaresinin markanın esaslı unsuru olduğu tespit edilmiştir.
Redde mesnet marka incelendiğinde; "... " ibaresinden oluştuğu, "wellnes&spa" ibaresinin oldukça küçük punto ile yazıldığı, redde mesnet markanın esaslı unsurunun da "..." ibaresi olduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan, "..." ibaresinin İtalya'da bir şehir adı olduğunu belirterek, maruf yerleşim yeri adlarının tek başına kimsenin tekeline marka olarak verilemeyeceğinden hareketle karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı vekilinin belirttiği üzere; ..., İtalya'nın kuzeyindeki .... yönetim bölgesinde, Serchio nehrinin içinden geçtiği, .... Denizi kıyılarındaki verimli bir düzlükte kurulmuş olan İtalyan kentidir (...).
.... . sayılı kararında, "... ülkemizdeki şehir, bölge veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tesciline olanak tanımak, bu isimlerin artık başkaları tarafından markalarında kullanılamayacağı sonucunu ortaya çıkaracaktır. O halde coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla, yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğunun kabulü gerekir. Nitekim .... . sayılı ilamında da, aynı ilkeler tekrar edilmiş ve kötü niyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Mamafih, yukarıda yer verilen .... Dairesi'nin içtihatlarının somut olay özelinde uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Zira, yukarıda belirtilen içtihatta, "ülkemizdeki şehir, bölge veya maruf mahal" isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tescil edilemeyeceğini ifade etmekte olup, somut olayda uyuşmazlık konusu olan "..." ibaresinin ülkemizde bulunan bir mahal adı olmadığı açıktır.
İtalya'nın bir şehri olduğu açık kaynak araştırması yolu ile tespit edilen bu ibarenin ülkemiz makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimince "maruf mahal adı" olarak bilindiği söylenemeyecektir. Aksini ispat eder herhangi bir delil de marka işlem dosyasına sunulmuş değildir.
Bu nedenle, uyuşmazlık konusu olan "..." ibaresinin salt yurt dışında bir coğrafi yer adı olduğundan hareketle nispi tescil engeli değerlendirmesinde dikkate alınmamasına yönelik davacı yan argümanı yerinde bulunmamıştır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (.... ), somut olayda da;
karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki hizmetlerin aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, başvuru markasının esas unsurunun "...", redde mesnet markanın esaslı unsurunun da "..." ibaresi olduğu, markaların esas unsurlarının aynı olduğu, markalarda yer alan sair unsurların işaretleri birbirinden farklılaştırmaya elverişli olmadığı,
dolayısıyla, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan davaya konu hizmetlerin hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, hatta daha dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu markayı davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlerden geldiğini fark etse bile marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında davaya konu hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/314, K. 2025/4, 3 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama