İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2024/347

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/580 Esas - 2024/347

Esas2020/580Karar2024/347Tarih31 Mayıs 2024Okuma17 dk · 3.383 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/580
Karar No
2024/347
Karar tarihi
31 Mayıs 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.383 kelime·17 dk okuma·13 bölüm

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/580 Esas - 2024/347

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA

... GEREKÇELİ KARAR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/580 Esas

KARAR NO : 2024/347

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/11/2020

KARAR TARİHİ : 31/05/2024

G.K. YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.04.2018 tarihinde müteveffa ...’a

karşıdan karşıya geçmeye çalışırken davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki davalı İlkin

Dağıtım Loj. Ltd. Şti.’ye ait ... plakalı aracın çarpması sonucu yaya olan ...’ın

vefat ettiğini, müteveffanın %45 oranında engelli olması sebebiyle üst geçitleri kullanamadığını,

kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, 15.10.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine

başvuru yapıldığını ve sigorta şirketi tarafından 45.326,07 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacıların derin bir üzüntü ve ızdırap içinde olduklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları

saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile davacı eş için 40.000,00 TL, davacı

çocukların her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL toplam manevi

tazminatın tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı İlkin Dağıtım Loj. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı def’inde bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusuru

bulunmadığını, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediğini, kazanın meydana geldiği noktanın

yaya geçidi olmadığını, müteveffanın ağır kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı

aracın davalı şirket nezdinde 02.01.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 100364118

numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffa ...’ın vefatı nedeniyle 07.12.2018

tarihinde 45.326,07 TL tazminat ödendiğini, müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu, davacı

çocukların 18 yaşını doldurması sebebiyle tazminat talep etme haklarının olmadığını beyanla

davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

-Bilirkişi Raporu -Kaza Tespit Tutanağı -Hastane Kayıtları

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosyanın tetkikinden: Uyuşmazlığın, 23/04/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi yaya ...'ın ölümü nedeniyle davalıların davacılara destek tazminatı, hastane ve cenaze gideri ve manevi tazminat (sigorta şirketi hariç) ödeme yükümlülüklerinin bulunup bulunmadıkları ve var ise miktarının tespitinden ibaret olduğu olduğu anlaşıldı.

Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.

KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.

Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.

Öte yandan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.

08/11/2021 tarihli Mahkememizce aldırılanKusur Değerlendirilmesine ilişkin Raporun sonuç bölümünde özetle ;

Davacıların mürlş leri olan müteveffa yaya ...; dava konusu hayatını kaybettiği

dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda 96 70 ( YÜZDE-YETMİŞ ) Oranında

Kusurlu Olduğu. Davalı Sürücü ...; dava konusu yayanın ölümüyle meydana gelen dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda 96 30 ( YÜZDE-OTUZ ) Oranında Kusurlu Olduğuna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporudur. Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

04/04/2022 tarihli Mahkememizce aldırılanKusur Değerlendirilmesine ilişkin Bilirkişi heyeti Raporunun sonuç bölümünde özetle ;

Mülkiyetinin Petro Kar. Motorlu Araçlar Tic. A. Ş.” Ye ait olup olay tarihinde davalı Anadolu

Anonim Türk Sigorta Şirketiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plaka sayılı 2016

model RENAULT marka aracın B sınıfı sürücü belgeli ve dosya kapsamına göre alkolsüz olanı davalı

sürücü ..., meydana gelen olayda 96 30 ( yüzde — otuz ) oranında kusurlu olduğu.

Davacıların murisi müteveffa yaya ..., meydana gelen olayda 96 70 ( yüzde —

yetmiş ) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatiyle tarafımızdan tanzimle imza altına alınan iş bu

bilirkişi heyet raporu takdiri ve tayini yüce mahkemeye ait olmak üzere arz olunur.Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

22/06//2022 tarihli Mahkememizce aldırılanKusur Değerlendirilmesine ilişkin Bilirkişi heyeti ek Raporunun sonuç bölümünde özetle ;

Mülkiyetinin Petro Kar. Motorlu Araçlar Tic. A. $Ş. Ye ait olup olay tarihinde davalı Anadolu

Anonim Türk Sigorta Şirketiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plaka sayılı 2016

model RENAULT marka aracın B sınıfı sürücü belgeli ve dosya kapsamına göre alkolsüz olan davalı

sürücü ..., meydana gelen olayda X 30 ( yüzde —- otuz ) oranında kusurlu olduğu.

Davacıların murisi müteveffa yaya ..., meydana gelen olayda X 70 ( yüzde —

yetmiş ) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatiyle tarafımızdan tanzimle imza altına alınan iş bu

bilirkişi heyet raparu takdiri ve tayini yüce mahkemeye ait olmak üzere arz olunur.Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

Mahkememizce deliller toplanış nihayetinde aktüerya yönünden bilirkişi raporu alınmıştır.

değerlendirmede bulunulmuştur.

04/07/2023 tarihli Mahkememizce aldırılan Aktüerya hesap Değerlendirilmesine ilişkin Bilirkişi Raporunun sonuç bölümünde özetle ;

1. Kazaya karışan ... plakalı aracın 100364118 numaralı ZMMS poliçesi ile 02.01.2018-2019 tarihleri arasında davalı tarafından sigortalandığı, 23.04.2018 vefat tarihinde poliçe teminatının sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 360.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

2. 04.04.2022 tarihli kusursa ilişkin bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'ın 9670 oranında,... plakalı araç sürücüsü ...'in 9630 oranında kusurlu oldukları kanaati bildirilmiştir.

3. 0Z122018 ödeme tarihindeki verilere göre , sigorta araç sürücüsünün 9630 kusur oranına istinaden davacılar için toplam 78.188,02 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından davacılar için toplam 45.326,07 TL tazminat ödenmiş olup ödenen tazminatın yeterli olup olmadığı hususundaki nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize aittir.

4. Davalı araç sürücüsünün 9630 kusur oranına istinaden davacılar için hesaplanan

destekten yoksun kalma zararı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Davacı Bakiye Zarar , Elif 215.627,67 TL ,Muharrem 723,07 TL,Pınar 897,43 TL,Dilan 25.299,93 Tl Sayın Mahkemenizin takdirlerinize sunulur. .Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

02/02/2024 tarihli Mahkememizce aldırılan Aktüerya hesap Değerlendirilmesine ilişkin Bilirkişi ek Raporunun sonuç bölümünde özetle ; 2024 yılı asgari ücret verileri ve davacı tarafından bildirilen ödeme tutarları dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Davacı | Bakiye Zarar, Elif 271.641,01TL Muharrem 0,00 TL Pınar 0,00 TL ,Dilan 35.600,03 TL

Sayın Mahkemenizin takdirlerinize sunulur. Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3.(818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.

TBK'nın 53.(818 sayılı BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.

Ayrıca; Anne, babanın çocuğunun haksız fiil ve / veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6)

Zararı tazmin sorumlusunun tespiti yönünde ise; bilindiği üzere.

2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K.

Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.

İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde. “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir.

Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.

Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.

2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,

bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.

Haksız eylem nedeniyle bedensel zarara uğrayan şahsın, koşulları mevcut ise tazminat isteminde bulunması mümkün olup davaya konu olayda ölüm meydana geldiğinden, diğer bir anlatımla davacıların murisinin kaza nedeniyle vefat ettiğinden, eşi ve çocukları olan diğer davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep etmeleri mümkündür.. Zira destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup.

"Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, ölenin(desteğin) desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradığı kayıplara ilişkindir.

Dolayısıyla 3. Kişilerin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri TBK'nın 53. maddesi uyarınca ancak desteğin ölümü halinde mümkündür.(Aynı yönde bkz. Y.17.HD.'nin 2020/2224 E.,2021/1976 K. sayılı, 25/02/2021 Tarihli, Onama ilamı ve onama ilamına konu ilk derece ve istinaf ilamları)

Diğer yandan TBK'nın 56/2. Maddesi kapsamında ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat talep hakkı tanınmıştır.

Toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dosya kapsamı ve içindeki mevcut belgelerin tetkikinde; 23.04.2018 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaya ...'ın vefat ettiği geride davacı eş ve çocuklar ile dava dışı annesinin destekten yoksun kalarak tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kazaya karışan ... plakalı aracın 100364118 numaralı ZMMS poliçesi ile 02.01.2018-2019 tarihleri arasında davalı tarafından sigortalandığı, 23.04.2018 vefat tarihinde poliçe teminatının sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 360.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan tazminat talepli başvuruya istinaden davalı şirket tarafından 07.12.2018 tarihinde 45.326,07 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir. Davalı şirketçe ödemeye esas hesap raporu sunulmuş ise de bu raporda hesaplanan tazminat tutarları ile davacılara yapılan ödemenin birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür.

Bu sebeple her bir davacıya ayrı ayrı ne kadar ödeme yapıldığı tespit edilememiştir: Müteveffanın kusuru oranında davacıların zararından indirim yapılmıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından davacılar adına yapılan ödemeler, Yargıtay kararları dayanağında ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen süre için yasal faiz işletilmek suretiyle güncellenmiş ve neticede hesaplanan zarardan mahsup edilmiştir.

2024 yılı asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplama ve davacı tarafından bildirilen ödemelerin, Yargıtay kabulleri gereği yasal faiz işletilerek mahsubu sonucunda davacılar Pınar ile Muharrem Ural'ın bakiye zararının olmadığı belirlenmiştir. Diğer davacılar Elif, Dilan ve Tenzile Ural için hesaplanan bakiye zararın toplamı ise 580.581,78 TL olup poliçe teminat limit aşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından davacılara toplam 45.326,07 TL ödenmiştir.

Kaza tarihindeki ZMMS poliçe teminat limiti 360.000,00 TL ile sınırlıdır. Buna göre bakiye poliçe teminat limiti 314.673,93 TL (360.000,00 - 45.326,07)'dir.

Bu kapsamda bakiye zararı karşılanmamış olan ... ... ... e davacılar ile müteveffa ... arasında destek ilişkisinin bulunduğu bu bakımdan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilecekleri ve yine kazaya konu aracın davalı nezdinde trafik sigortalı bulunması nedeniyle zarardan sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere yapılan ödeme bakımından öncelikle ödeme tarihi verilerine göre zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının tespiti halinde rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak ödenen tazminat yasal faiz ile güncellenerek belirlenen zarardan düşülerek bakiye zarar miktarının belirlenmesi gerekir. (Aynı yönde bkz. Y. 4. HD. 2021/26828 E., 2023/6095 K. 08/05/2023 T.)

Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Kaza sonucu vefaat edenin eşi ve çocuklarının olay nedeniyle acı ve üzüntü çekmiş oldukları ve ruhsal bütünlüklerinin etkilendiği kanaat edilerek tüm davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacılar açısından manevi tazminat şartlarının oluştuğu kanaatine varılmışsa da, bu husus talep edilen manevi tazminat miktarının tamamına hükmedileceği anlamına gelmemektedir. Gerçekten de; gerek öğretide gerekse yargı kararları ile yerleşik uygulamalarda, manevi tazminat miktarının her somut olaya göre tayin edileceği ve bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı ifade edilmektedir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu miktarın tayinine, meydana gelen sonucun ağırlığı, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak karar verilmelidir. Sonuç olarak yapılan açıklamalar ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler nazara alınarak davacıların murisinin vefaatı nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, meydana gelen zararın boyutu, tarafların kusur durumu ve olayın oluş şekli ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hükümde gösterilen miktarda manevi tazminat uygun görülmüş, yine kazaya karışan aracın ticari niteliği bulunduğu da nazara alınarak kaza(temerrüt) tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmiştir.

yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan aktüerya raporu doğrultusunda; davacı tarafın 21/07/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak ve 07/03/2024 ıslah edilen tutarlar dikkate alınarak muharrem ural ve pınar ural açısından 21/07/2023 tarihli talep arttırım dilekçesindeki talepler dikkate alınarak bu davacılar açısından fazlaya ilişkin taleplerin reddi ile kazaya karışan aracın toplanan delillere göre ticari araç olduğu kabul edilmiş , ,

manevi tazminat isteminin ıslah ile arttırılamayacağı yönünde yerleşik yargıtay ilamları nazara alınarak ıslah ile manevi tazminatın arttırılmasına yönelik fazla talep kabul edilmeyerek ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilerek , fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilerek, kabul edilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile ;

maddi tazminat talebi yönü ile ...açısından destekten yoksun kalma tazminatı 271.641,01 tl ,...açısından destekten yoksun kalma tazminatı 35.600,03 tl olmak üzere toplam 307241,04 tl maddi tazminat alacağının davalılar ilkin dağıtım lojistik san. ve tic. ltd.şti ve ... yönleri ile 23/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine ,hükmedilen toplam 307241,04 tl maddi tazminatın davalı anadolu anonim türk sigorta şirketi yönü ile poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacılara

verilmesine , fazlaya ilişkin taleplerin reddine ,davacılar muharrem ural ve pınar ural açısından destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sübut bulmadığından reddine , manevi tazminat talebi yönü ile ,davacı eş ...için 40.000,00 tl ve diğer her bir davacı çocuk için 20.000,00 tl olmak üzere toplam da 100.000,00 tl manevi tazminatın davalı ... ve ilkin dağıtım lojistik san. ve tic. ltd. şti. 'den, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine Karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE ; Maddi tazminat TALEBİ YÖNÜ İLE ...açısından destekten yoksun kalma tazminatı 271.641,01 TL ,...açısından destekten yoksun kalma tazminatı 35.600,03 TL Olmak üzere toplam 307.241,04 TL maddi tazminat alacağının davalılar ilkin dağıtım lojistik san. Ve Tic. Ltd.Şti ve ... Yönleri ile 23/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine ,

-Hükmedilen toplam 307241,04 tl maddi tazminatın davalı ... ... ... sigorta şirketi yönü ile poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine ,

-FAZLAYA İLİŞKİN TALEPLERİN REDDİNE

-Kabul edilen 307.241,04 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 20.987,64 TL karar ve ilam harcından 1.716,29 TL peşin harç, 4.142,12 TL ıslah harcı toplamı olan 5.858,41 TL harcın düşümü ile eksik kalan 15.129,23 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 1.716,29 TL peşin harç, 4.142,12 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.912,81 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

-Davacıların karşıladığı 473,30 TL tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.973,30 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 307.241,04 TL üzerinden takdir edilen 48.086,16 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

2-Davacılar ... ... açısından destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE ,

-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1620,50 TL üzerinden takdir edilen 1620,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3- Manevi tazminat talebi yönü ile ;

-Davacı eş ...için 40.000,00 TL ve diğer her bir davacı çocuk için 20.000,00 TL olmak üzere toplam da 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ... ... Lojistik San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'den, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,

-FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE

-Kabul edilen 100.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.831,00 TL karar ve ilam harcından 1.716,29 TL peşin harç, 4.142,12 TL ıslah harcı toplamı olan 5.858,41 TL harcın düşümü ile eksik kalan 972,59 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 1.716,29 TL peşin harç, 4.142,12 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.912,81 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

-Davacıların karşıladığı 473,30 TL tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.973,30 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.389,32 TL'sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 3.583,98 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 100.000,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 150.000,00 TL üzerinden hesaplanan 24.000,00 TL vekalet ücreti, davacılar lehine belirlenen vekalet ücretinden fazla olduğundan, Tarifenin 13/3. maddesinin maddi tazminat davasının kısmen reddi durumunda hükmedilecek ücretin, davacılar lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlemesi dikkate alınarak takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 792,00 TL'sinin davacılardan, 528,00 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024 11:20:52

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/580, K. 2024/347, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. T.C. Türk Milleti Adına
  4. ... Gerekçeli Karar
  5. Esas No
  6. Karar No : 2024/347
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 26/11/2020
  9. Karar Tarihi : 31/05/2024
  10. G.K. Yazıldığı Tarih : 13/06/2024
  11. Gereği Düşünüldü
  12. Deliller
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. -fazlaya İlişkin Taleplerin Reddine
  15. -fazlaya İlişkin Talebin Reddine
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/580
Karar No
2024/347
Tarih
31 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/588 K.2024/387
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/592 K.2024/430
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/599 K.2024/474
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/606 K.2024/448
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/606 K.2024/482
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/628 K.2024/515

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.