KÜNYE
T.C. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/657 Esas
- Karar no
- 2021/350
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/12/2015
- Karar yazım tarihi
- 03/05/2021
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçsinde özetle, Davacı ile davalı şirketin ....
Çankaya/Ankara adresinde bulunan taşınmazda yapılacak olan çeşitli imalatlar konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin taahhüt ettiği işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işin bedeli olarak 138.279,00TL fatura düzenlediğini,davalı şirketin fatura bedeline istinaden müvekkiline 16/09/2015 tarihinde 30.000 TL, 02/10/2015 tarihinde 20.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL ödeme yaptığını, davacının davalı şirkete faturayı tebliğ etmek istediğini ancak davalı şirketin faturayı tebliğ almaktan imtina ettiğini, bunun üzerine ....Noterliği'nden 30/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın davalı tarafa gönderildiğini,
davalı şirketin cevaben gönderdiği ihtarnamede taşınmazın şirkete değil şirket yetkilisinin eşine ait olması nedeniyle faturanın şirketi bağlamayacağı, fatura içeriğini kabul etmemek kaydıyla işin KDV hariç 98.030,00 ye yapılacağı konusunda anlaşıldığını, yapılan işin eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürerek faturayı iade ettiğini,bunun üzerine ...
Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin hiçbir borcunun olmadığını ve alacak iddiasının muhatabı olmadığını ileri sürerek takibi durdurduğunu beyanla,itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın dayanağı olan faturada yer alan işin yapıldığı iddia olunan taşınmazın müvekkilinin şirket yetkilisi ...’nın eşi ...’ya ait olduğunu ve tapuda mesken olarak kayıtlı taşınmazın şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, dava dışı şirket yetkilisinin eşine ait dairenin içinin 1. sınıf malzeme ile anahtar teslim olarak,
30-40 gün içerisinde tamamlanacak şekilde anlaşma sağlandığını, davalı tarafından 07/09/2015 tarihinde dairede yıkım işlemlerinin başladığını, davacı tarafça ilk olarak 123.750 TL + KDV olarak teklif gönderilmişse de tarafların internet üzerinden yapılan yazışmalar sonrası 98.030 TL üzerinden anlaştıklarını, müvekkilin 16/09/2015 tarihinde 30.000 TL, 02/10/2015 tarihinde 20.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL ödeme yaptığını, davacının yıkım esnasında eşyaları koruyucu bir önlem almadığını ve eşyaların zarar görmesine sebebiyet verdiğini, kırımdan sonra işlere devam etmeyerek oyalandığını, birlikte seçilen eşyaların kullanılmadığını,
yapılan işçiliğin hatalı olması sebebiyle tarafların itirazı üzerine sökülen malzemelerin tekrar aynı yere uygulandığını, davacının şirket yetkilisi ile eşinin evlerinde yaşayamaması üzerine zordurumlarından yararlanarak sözleşmeye aykırı bir şekilde 12/11/2015 tarihinde 138.278,30 TL tutarında fatura gönderdiğini,Taşınmazın sahibi olan ... tarafından ...
Hukuk Mahkemesi’nin ....îş sayılı dosyası ile dairedeki durumu ortaya koymak amacıyla tespit davası açıldığını ve işlerin tam ve eksiksiz olarak yapılmadığının tespit ettirildiğini beyanla, Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın Konusu; eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalidir. Mahkememizce yargılama yapılmak suretiyle 16/12/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş, söz konusu hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi sonrasında istinaf incelemesini yapan Ankara BAM 27. Hukuk Dairesi işin davalı tacirin ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, bu durumda Ticaret Mahkemesinin değil, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu tespit edip mahkememizin kararını kaldırmıştır.
Davacı gerçek kişinin ticari işletmesi ile ilgili olarak dava konusu sözleşmenin tarafı olduğu mahkememizin ve Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin kabulündedir. Ancak Anonim Şirket olan davalının ticari işletmesi ile ilgili iş yapmadığı Ankara BAM 27. Hukuk Dairesince kabul edilmektedir. Oysa sermaye şirketlerinin haksız fiilleri dahil tüm iş ve işlemleri ticari işletmeleri ile ilgilidir.
TTK 19. Madde sadece gerçek kişi tacirler için bazı hallerde ticari iş karinesinin dışına çıkılabileceğini düzenlemektedir. İstisnai durum sadece gerçek kişi tacirler için geçerli olup sermaye şirketleri için işlemin ticari işletmeyle ilgili olmadığına dair bir istisna getirmemektedir. Kısaca anonim şirket için bir işlemin ticari işletmesi ile ilgili olmadığı söylenemeyecektir.
Bu durumda somut uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin mahkememizce verilen kararı görev yönünden kaldırması yerinde görülmemekte ise de HMK 23. Madde kapsamında verilen karar mahkememizi bağladığından aşağıdaki görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/657, K. 2021/350, 12 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama